Hüseyin Yayla oto-cizim

Published on Eylül 25th, 2012 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

7

Alaylılar Mektebi

Bir toplantıdayız; markanın neredeyse tüm 2. El Satış Yetkilileri aynı masanın etrafında toplanmış ve “İşimizi daha iyi nasıl yaparız?” sorusuna öneriler getirmekteler.

Orada da söyledim ve her yerde de söylerim ki sektör içerisinde 2. El Satış Danışmanları çok özel insanlardır. Çünkü satın alma kabiliyetleri vardır. Bir bakışta araç hakkındaki ( kaporta – motor – şanzıman – ön takım v.b. ) tüm bilgilere haiz olup aynı zamanda aracı fiyatlandırabilme özelliklerine sahiptirler.

Fakat yalnız elemanlardır. Zira sektör, kendi içerisinde yetişmiş ve işin kurumsal olarak yapılması gerekliliğine inanmış az sayıda personeli barındırabilmektedir. Bu sebepledir ki bayilerde neredeyse tüm iş 1-2 kişi üzerinden yürütülmeye çalışılmaktadır.

***

OYDER kaynaklı internet verilerine göre ülkemizde yaklaşık 40 adet marka ve bunlara bağlı toplamda yaklaşık 850 adet yetkili satıcı bulunmakta ve 1.300 farklı noktada hizmet sunmaktalardır.

Bunlara rağmen yıllık 2-3 milyon adete ulaşan 2. El Araç ticaretinin büyük bir çoğunluğu internet ortamında, galerilerde veya açık oto pazarlarında, v.b. yapılmaktadır.

Peki, 100.000 kişilik istihdam üreten bu büyüklükteki markalar ve yetkili satıcıları, neden 2. El ticaretinin büyük bir çoğunluğunu gerçekleştiremiyorlar?

Bunun cevabı aslında çok basit…

Geride bırakmış olduğumuz yıllar içerisinde 2. El araç ticaretinin mesleki eğitimi kurumsal olarak verilememiştir. Bu iş sahada öğrenilmektedir. Meraklılara ve bu işin ticaretine atılmak isteyen yeni adaylara, alaylı kişiler tarafından uygulamalı olarak verilmektedir. Çoğunlukla da “babadan oğula” yöntemi ile süregelmektedir.

Ve tabi ki kaçınılmaz son…

Tamamen pratik olarak eğitim alan adaylar, işin en cazip yanını, yani almayı ve satmayı öğrenmektedir. Teorik olarak hiçbir eğitim almayan aday, işin prosedür kısmı hakkında en ufak bir bilgiye sahip olamamaktadır.

İşte bundan sonra işin sancılı kısmı baş göstermektedir. Pratikte aracı çok iyi tanıyabilen adaylar, teoride yalan yanlış bilgilerle kendilerini donattıkları için müşterilerini de bu yönde bilgilendirmektedirler.

“Bayandan, az kullanılmış…”  :)

Onarım ve araç hazırlama kısmında da en ucuz yolu ve sanayi mantığını seçtikleri için kaliteyi yakalamakta zorlanmaktadırlar. Bu sebepledir ki ülkemizde 2. El ticareti yapan kişi ve firmalara olan güven giderek azalmaktadır.

Peki, bu işin gidişatını nasıl düzelteceğiz? Yetkili satıcılar buna ne zaman yatırım yapacaklar?

Maalesef ki yetkili satıcılar, birçok branşta yetişmiş ve eğitimli personeli rahatlıkla istihdam edebilirken 2. El ticaretini yönetebilecek personel bulmakta zorlanmaktadır.

Neler yapılabilir derseniz?..

Amatör sahada yetişmekte olan genç adayları okullara çekip eğitecek ve daha sonra kurumsal sahalara süreceksiniz derim. Yani alaylıları mektebe alıp uygun şekilde belli bir eğitimden geçirdikten sonra onları kurumsal firmalara yerleştirmek ve 2. El ticaretinin belli bir sistem ve metoda dayanarak yapılmasını sağlamak.

Bu sayede profesyonel iş hayatı içerisinde “Proje hazırlamak, ekip çalışmasına yatkınlık, raporlama, müşteri karşılama ve teklif hazırlama, ofis programlarını kullanabilme, v.b.” gibi birçok konuda beceriler ile donatılmış olarak kariyerlerine başlangıç yapabileceklerdir.

İşte size çözüm yolu veya yollarından birisi. Artık gerisi de size kalmış.

***

Neden eğitim bünyesine alaylıları alıyoruz, neden bu ticareti hiç yapmamış bir kişiyi eğitemiyoruz derseniz, 2. El ticaretinin iki yönlü olduğunu unutmamak lazım; almak ve satmak.

Almak ayrı bir branş, satmak ayrı bir branştır. Satıcıyı yetiştirebilirsiniz ama alıcı tarafı uzun bir süreç. Bu yüzden alaylı olarak piyasalarda az da olsa yetişmiş (ekspertiz ve araç bilgileri ile donatılmış) kişileri almalıyız diye düşünüyorum.

Tabi ki bu bir düşünce, geliştirilebilir. Başlangıç için hiçte fena değil :)

Bu okulların kurulması için kurumsal firmaların MEB ile temas kurmaları ve biran önce uygulamaya geçmeleri gerekiyor.

Sektörün, mesleğin, çalışanların ve en başta da tüketicilerin salahiyeti için;

“Haydi Alaylılar, okula” diyelim…

Tags: , , , , , ,




Üste Git ↑