Namaz kılan Toyota çalışanına baskı!

Dr. Abdullah DEMİR

1973 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Trabzon’da tamamladı. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümünü kazandı. 1996 yılında Otomotiv Öğretmeni olarak mezun oldu. 1996-1999 yılları arasında “Toplu Taşım Araçlarında Otomatik Vites Kutusu Uygulaması ve İşletme Maliyetlerine Etkisi” konulu tez çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı. 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Fren Disklerine Uygulanan Kaplamaların Frenleme Performansına Etkisinin Deneysel İncelenmesi” konulu tezi vererek doktor unvanını aldı. Demir, İSPARK AŞ’de sırasıyla, Teknik İşler Şefi, İşletmeler Müdürü, Etüt Plan ve Proje Müdürü, Etüt ve Planlama Müdürü olarak çalıştı. 17.11.2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde Yardımcı Doçent unvanıyla öğretim üyeliğine başladı. Başta otomotiv olmak üzere, güç aktarma organları, alternatif yakıtlar, ulaşım ve otopark yönetimi alanlarında ulusal ve uluslararası dergilerde, kongre ve sempozyumlarda yayımlanmış 30 makale çalışması bulunmaktadır. Ayrıca “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri”, 52 bin kelimelik “Otomotiv ve Temel Teknik Bilimler Sözlüğü”, 2500 kelimelik “Otopark Endüstrisi Sözlüğü”, 11 bin kelimelik “Sistem Sistem Otomotiv Teknik Terimler ve Terminolojiler Sözlüğü” gibi yayımları da bulunmaktadır. Haftalık Otohaber dergisinde yaklaşık 4 yıl süre ile teknik danışmanlık ve okur soruları editörlüğü, www.otomotivbilgi.com web sitesinde yayımlanmış 43 haftalık yazısı, www.otoguncel.com ve www.nenedir.net web sitelerinin editörlüklerini yürütmektedir. Aynı zamanda Wushu spor dalında hem Uluslararası Hakem hem de Merkez Hakem Kurulu Üyesi’dir. Uluslararası Wushu Sanda Hakemlik Kuralları Tercümesi gibi yayımları olan Demir, İngilizce bilmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. Dr. Abdullah Demir dedi ki:

    Toyota’nın habere gönderdiği cevap:
    Toyota Otomotiv Sanayi Turkiye AŞ, 2008 yılından bu yana devam eden ekonomik kriz ve daha sonrasında Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketleri gibi nedenlerle son yıllarda üretimde önemli düşüşler meydana geldiği anımsatarak, ”Alınan tüm karşı önlemlere rağmen, bu olumsuzlukların şirketimiz için özellikle finansal anlamda daha fazla sürdürülebilir bir durum olmaması nedeniyle, sadece yıllık performans neticeleri dikkate alınarak toplam 143 çalışanımızın sözleşmelerinin sona erdirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir” açıklamasında bulundu.
    Toyota Türkiye’den yapılan yazılı açıklamada, bugün bazı gazete ve internet sitelerinde şirket ile ilgili çıkan haberlerde, bazı çalışanların dini sebeplerle işten çıkartıldığı ve yine bazı çalışanların meslek hastalıklarına yakalanmaları nedeniyle işten ayrılmalarına sebep olunduğu iddialarının yer aldığı hatırlatıldı.
    Bu iddialar nedeniyle bazı gerçeklerin kamuoyu ile paylaşma ihtiyacı doğduğu dile getirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
    ”Şirketimiz 1994 yılından bu yana Türkiye’de otomobil üretmekte ve 2002 yılından bu yana da ürettiği ürünlerin yüzde 90’ından fazlasını yurtdışına ihraç ederek Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Toplam yatırım tutarı 1,2 milyar avro olan şirketimiz 2004 ve 2005 yıllarında Türkiye ihracat şampiyonu olmuş ve gerek katma değer, gerek istihdam konularında sektöre de önemli bir dinamizm getirmiştir.
    İş hacmindeki bu artış ilave bazı Japon Yan Sanayi yatırımlarını da ülkemize getirmiştir. Öte yandan, Toyota Türkiye Fabrikası’nda sadece Toyota Üretim Sistemi değil, Toyota Yaklaşımı da tam anlamıyla uygulanmaktadır.
    Sürekli Gelişim ve İnsana Saygı başlıkları altında yaşatılan bu yönetim felsefesi doğrultusunda ‘insan’ şirketimizde en önemli değer olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda şirketimiz çalışma koşullarını sürekli olarak iyileştirme uygulamalarını geliştirerek devam ettirmektedir.
    Bununla birlikte, 2008 yılından bu yana devam eden ekonomik kriz ve daha sonrasında Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketleri gibi nedenlerle son yıllarda üretimde önemli düşüşler meydana gelmiştir.
    Şöyle ki 2006 yılında 177 bin adet olan üretim hacmi 2011 senesinde 89 bin olarak gerçekleşmiş olup, 2012 yılında ise sadece 62 bin adetlik bir üretim öngörülmektedir.
    Alınan tüm karşı önlemlere rağmen, bu olumsuzlukların şirketimiz için özellikle finansal anlamda daha fazla sürdürülebilir bir durum olmaması nedeniyle, sadece yıllık performans neticeleri dikkate alınarak toplam 143 çalışanımızın sözleşmelerinin sona erdirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.
    Bu nedenle 2012 yılının Mart ve Nisan aylarında bu çalışanlarımıza gerekçeleri de bildirilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra 10 aylık brüt maaş ödemesi yapılmış ve sözleşmeleri karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmiştir.”
    ”Çalışanlarımız dini vecibelerini özgürce yerine getirmektedir”
    Üretim düşüşü sebebiyle son 4 yıldır kimseyi işe alma imkanı olmadığı belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
    ”Aksine 2007 yılında 3 bin 100 seviyesinde olan çalışan sayımız halen 2 bin 446’ya düşmüş bulunmaktadır. Kaldı ki, bazı basın organlarında iddia edildiği gibi kişinin din ve vicdan hürriyetini sorgulayan hiç bir sorunun işe alım mülakatlarında sorulması mümkün değildir ve kesinlikle olmamıştır.
    Şirketimiz çalışanları dini vecibelerini özgürce yerine getirmektedir. Buna kolaylık sağlamak için şirketimiz elinden gelen gayreti sarfetmektedir. 24 saat açık, 3 adet mescidimiz bulunmaktadır. Çalışanlarımızın büyük bir çoğunluğu oruç tutmakta olup bu ibadetlerine kolaylık sağlamak için çalışma ve yemek saatleri düzenlenmektedir.
    Dini ibadet özgürlüğünü ve insana saygıyı bu kadar önde tutan şirketimizle alakalı bu tür asılsız haberler şirketimizin tüm çalışanlarını ve paydaşlarını derinden üzmektedir. Bütün bunların yanı sıra çalışanların iş güvenliğini ve sağlığını herşeyin üstünde tutan şirketimizde modernize edilmiş bir sağlık merkezi ve 5 doktor görev yapmaktadır. Çalışanlarımızın sadece fiziksel çalışma koşullarını iyileştirmek değil, daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak için spor merkezi, yürüyüş parkuru, sigara bırakma kampanyaları, kalorisi azaltılmış yemek servisi gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda ifade etmek isteriz ki medyada yer alan bu haberlerin şirketimizdeki gerçek uygulamalarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir