İnsanlığın çöküşüne şahit olmak!

Kalıcı ve köklü medeniyetler zamanın terbiyesiyle mümkün olur. Dünyada güç dengelerini elde tutmak adına dinamikleri değiştirmeye kalk/ış/mak, koladan yoğurt yapmaya benzer [1]. Bu durumda ortaya alıcısı olmayan bir içecek çıkar…
Gandi, Hindistan’ın İngiltere’ye karşı yaptığı bağımsızlık mücadelesi sırasında, görüşmeler yapmak üzere İngiltere’ye gider. Bu görüşmeler sırasında bir İngiliz gazeteci Gandi’ye “Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye bir soru yöneltir. Gandi’nin cevabı kısa ve bir o kadar da ibret vericidir: “Olaydı iyi olurdu!” [2].
***
Modern Batı, kendisini “insanlığı erişkinliğe eriştiren medeniyet” olarak merkeze alır ve kendisinden “başka” olanı kendi merkezliğinde önce “tanımlamaya” sonra da “dönüştürmeye” başlar. “Kendisi” yetişkin olduğu ve diğer tüm medeniyetler “henüz erişkinliğe erişmemiş, çocukluk hâlleri” olarak tanımlandığı için, Batı, bu çocukların “ehlileştirme” hakkını kendisinde görmekte hiçbir beis görmez [2].
Dönüştürme temelde iki aşamalı olarak yürütülür. Ülkeleri askeri veya ekonomik yollarla “ele geçirilmesi” ve o ülkedeki “elitin” bir “sömürge aydını”nın inşa edilmesi. “Sömürge aydını” oluşturma aşaması da temelde üç evrede gerçekleştirilir. Öncelikle “aklın ve bilginin” sömürgeleştirilmesi, ikinci olarak “kalbin” sömürgeleştirilmesi ve son olarak ta “vicdanın sömürgeleştirilmesi” şeklinde gerçekleştirilir. Batı kendi medeniyetinin aydın taraftarlarını bu süreçlerden geçirerek oluşturur/üretir [2].
***
Dünyanın bozulan ekonomik dengesi güç odaklarını daha da acımasızlaştırmaktadır. Daralan kaynaklar ve artan iştah medeniyetimizin de sonunu hazırlıyor yavaş yavaş. Bugün en gelişmiş ülkelerde işsizlik artıyor, bozulan ekonomiler ülkeleri iflasın eşiğine getiriyor. Yaratılışından bu güne bize son derece cömert davranan dünyamız yavaş yavaş yok oluşa gidiyor. Yani bir bakıma, asırlara efendilik eden; ama eninde sonunda geldiği yere geri dönen, hırslarının ve aç gözlülüğünün kıskacından kurtulamayan insan kendi sonuna ve çöküşüne adım adım yaklaşıyor…[1].
***
Müslüman ülkelerde başlayan ve Arap baharı olarak adlandıran olayların arkasından bu ülkelere yaz gelmesi bekleniyordu, ancak beklenen olmadı. Birilerinin tetiklemesiyle başlayan bu olaylar bölgedeki istikrarsızlığı, yoksulluğu ve kaosu daha da artırdı [1].
Mısır’da dünyanın gözleri önünde bir vahşet yaşanıyor. Meydanlarda toplanan insanlar demokratik haklarını kullanırlarken eli silahlı grupların, askerlerin saldırısına uğramakta ve acımasızca katledilmektedirler. Unutulmamalıdır ki insan hayatı üzerinde oynanan oyunların bedelini er ya da geç tüm dünya öder. Sönen yaşamlar, akan gözyaşları üzerine medeniyet bina edilemeyeceği mutlaka anlaşılacaktır bir gün [1].
***
Selam olsun o direnişin şanlı neferlerine! Selam olsun dirilirken insanlığın ölümüne tanıklık edenlere! Selam olsun onlarla acılarını paylaşanlara ve onlara selam duranlara…

Günün Sözü:
Üzülme! Çünkü Yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar.
Unutma! Yağmurun en şiddetlisi kara bulutlardan çıkar. Hz. Mevlana

Kaynaklar:
1. Serhat Saruhanoğlu, “Mısır ve Medeniyetin çöküşü!”, www.gundemci.net, 05.07.2013.
2. Enver Gülşen, “Batı Medeniyeti mi? Olsaydı iyi olurdu!”, www.timeturk.com, 15 Ağustos 2013.

Dr. Abdullah DEMİR

1973 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Trabzon’da tamamladı. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümünü kazandı. 1996 yılında Otomotiv Öğretmeni olarak mezun oldu. 1999 yılında yüksek lisansını tamamladı. 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Fren Disklerine Uygulanan Kaplamaların Frenleme Performansına Etkisinin Deneysel İncelenmesi” konulu tez çalışmasıyla doktor oldu. Demir, İBB - İstanbul Otopark İşletmeleri (İSPARK) AŞ’de sırasıyla, Teknik İşler Şefi, İşletmeler Müdürü, Etüt Plan ve Proje Müdürü, Etüt ve Planlama Müdürü olarak çalıştı. 2011 yılında Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Başta otomotiv olmak üzere, güç aktarma organları, alternatif yakıtlar, ulaşım ve otopark yönetimi alanlarında ulusal ve uluslararası dergilerde, kongre ve sempozyumlarda yayımlanmış makale çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca “Güç Aktarma Organları”, “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri”, 40 bin kelimelik “Otomotiv ve Temel Teknik Bilimler Sözlüğü”, 11 bin kelimelik “Sistem Sistem Otomotiv Teknik Terimler ve Terminolojiler Sözlüğü”, 2500 kelimelik “Otopark Endüstrisi Sözlüğü” gibi yayınları da bulunmaktadır. www.otoguncel.com web sitesinin editörlüklerini yürüten ve wushu spor dalında uluslararası hakem olan Demir, evli ve iki çocuk babasıdır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir