Otomotivde Yeni Trend Spot Piyasa

Bugüne kadar farklı sektörde karşımıza çıkan spotçular otomotiv sektörüne de el attı. Yetkili satıcı veya distribütörlerden toplu araç satın alarak, düşük fiyata piyasaya sunan spotçular sıfır ve ikinci el otomobil satışlarının beklenenin üzerinde artmasına yol açtılar. Geçen yıl 1 milyon adet sıfır, 6.3 milyon adet de ikinci el araç satışı gerçekleştirilirken, spot piyasanın otomobil pazarının büyümesine yüzde 10’luk bir katkı sağladıkları belirtiliyor.

9 Temmuz 2016 / İstanbul – Bu zamana kadar başta elektronik olmak birçok farklı sektörde rastladığımız spotçular, otomotiv sektöründe de kendini göstermeye başladı. Yetkili satıcı veya distribütörlerden toplu araç satın alarak, daha düşük fiyata piyasaya sunan spotçular hem sıfır hem de ikinci el otomobil satışlarının beklenilenden fazla artmasını sağladılar. Spot piyasanın etkisiyle geçen yıl sıfır araç satışlarının bir önceki yıla göre yüzde 10 artışla 1 milyon, ikinci elde ise yüzde 14’lük bir büyüme ile 6.3 milyon adetlik satış rakamına ulaşıldığını belirten Borusan Manheim Genel Müdürü H. Zafer Terzioğlu,Şu anda piyasada fiyat artışları durdu ve stabil gidiyor. Buna karşılık spot piyasada ise hareketlilik sürüyor” dedi.

Euro kritik bir öneme sahip

Otomobil piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zafer Terzioğlu, geçen yıl Ocak – Nisan döneminde 1.8 milyon adet olan ikinci el otomobil satışlarının, bu yıl aynı dönemde yüzde 5’lik bir artış ile 1.9 milyon adede yükseldiğini ifade etti. Sıfır araçlarda ise büyümenin yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Zafer Terzioğlu, bunun nedenini gerçek perakende satışlarının çok hareketli olmamasına bağladı. Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği’nin (OYDER) bu yıla ilişkin beklentisinin sıfır araçlarda 950 bin adetlik bir rakama ulaşmak olduğunu söyleyen Zafer Terzioğlu, “Bu rakam geçen yıla göre sıfır araç satışlarında yüzde 5’lik bir azalmaya işaret ediyor” dedi. İkinci el satışlarında ise geçen yıla göre yüzde 5’lik bir artış beklediklerini kaydeden Terzioğlu, “Türkiye’de satılan araçların yüzde 80’den fazlası ithal. Euro’daki artış otomatikman fiyatlara da yansıyor. Eğer Euro ciddi anlamda artarsa, ki böyle bir beklenti yok, bu durumda ikinci el pazarı yüzde 10 büyürken, sıfır araç pazarı daha fazla daralabilir” dedi.

Geçen yıl sıfır araç piyasasında 2014’e göre yüzde 10’luk büyüyerek 1 milyon adetlik bir satış rakamına ulaşıldığını ifade eden Zafer Terzioğlu, ikinci el piyasasında ise aynı dönemde yüzde 14 büyüme ve 6.3 milyonluk bir satış rakamı yakalandığını kaydetti. Sıfır ve ikinci el piyasasının Türkiye ekonomisinden daha fazla bir büyüme sergilediğini vurgulayan Zafer Terzioğlu, “Sıfır araçta fiyatlar ÖTV ve kur artışı ile birlikte geçen yıl 2014’e göre yüzde 40 artış gösterdi. Hane halkının geliri aynı düzeyde artmadığı için de sıfır araca olan talep geriledi. Peki nasıl 1 milyon adetlik bir satış rakamı oluştu, derseniz… Bu hem filo kiralama şirketlerinin adetlerinin büyümesi hem de toplu satın alma gücü olan spotçuların ciddi indirimlerle yüksek miktarlarda araç satın almalarıyla oldu, diyelim. Bu hem filo kiralama şirketlerinde adetlerin büyümesi hem de parası olanların ya da kredi kullananların toplu satın almaları ile oldu. Bunu yapan çok sayıda firma var. Toplu araç çekerek spot piyasaya satıyorlar. Bu durum hem sıfırın hem de ikinci elin normalde beklenenden fazla büyümesine neden oldu. Tahminimize göre spot piyasa otomobil pazarının büyümesine yüzde 10’luk ek bir katkı sağladı. Şu an fiyat artışları durmuş ve stabil halde seyrediyor, ama spot piyasa halen hareketli” diye konuştu

70.000 araç ihale usulüyle satılıyor

6.3 milyonluk ikinci el pazarında ihale usulü ile satılan toplam araç sayısının 70.000 adet olduğunu belirten Zafer Terzioğlu, “Gelişmiş ülkelerde bu rakam toplam satışların yüzde 50’sini oluşturuyor. Türkiye’de ihale usulü araç satışı ile ilgili hala önümüzde büyüyecek geniş bir alan var” dedi. Borusan Manheim olacak geçen yıla oranla bu yılı yüzde 30’luk bir büyüme ile kapatacaklarını ifade eden Zafer Terzioğlu, “Haziran sonu itibariyle 10 bin 500 adet araç satışı gerçekleştirdik. Yılı 22 bin adetlik satış rakamı ile kapatmayı hedefliyoruz. Türkiye genelinde fiziki ve online ihaleler yapıyoruz. 5 bin üyemiz var” dedi.

2013 yılında Ford Otosan 80 patent başvurusu ile sektör lideri oldu

Ford Otosan 100 yıllık Ar-Ge ve üretim şirketi olma yolunda ilerliyor

Patent başvurusu sahibi çalışanların ödüllendirildiği törende konuşma yapan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, 2013 yılında 73 milyon dolarlık mühendislik ihracatı gerçekleştirdiklerini dile getirerek, “Sürekli geliştirmeye ve inovasyona yönelik çalışmalarımız, 100 Yıllık Ar-Ge ve üretim şirketi olma hedefimize sağlam adımlarla yürümemizi sağlayacak” dedi.

Türk Patent Enstitüsü’nün “2013 yılında En Çok Yerli Patent Başvurusu Yapan Firmalar” sıralamasında 80 başvuru ile otomotiv sektöründe birinci, Türkiye genel sıralamasında ise ikinci sırada yer alan Ford Otosan, patent başvuru sahibi çalışanlarını ödüllendirdi. Vehbi Koç Vakfı Gölcük Kültür ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine; Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, TÜBİTAK Marmara Teknokent Genel Müdürü Faruk Sakin, Ford Otosan yöneticileri ve çalışanları katıldı.

Törende bir konuşma yapan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına büyük önem veren ve Türkiye’nin ilk ‘Fikri Haklar Stratejisini’ oluşturan Koç Topluluğu’nun ardından ikinci özel sektör kuruluşu olarak 2013 yılında Ford Otosan’ın da Fikri Haklar Stratejisi’ni oluşturarak kendi sektöründe bir ilke imza attığını belirtti.

Yenigün sözlerini şöyle sürdürdü: “Ford Otosan’ın Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında olmasını, Otosan’ın kuruluş yıllarından itibaren Ar-Ge faaliyetlerine başlamasına borçluyuz. Kuruluşumuzdan itibaren sadece üretmek değil, nasıl ürettiğimizle ilgili düşünerek ve geliştirmeye odaklanarak faaliyetlerimizi yürütüyoruz. 2013 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 38 oranında bir artış ile 73 milyon dolar mühendislik ihracatı gerçekleştirdik. Sürekli geliştirmeye ve inovasyona yönelik çalışmalarımız, 100 yıllık Ar-Ge ve üretim şirketi olma hedefimize sağlam adımlarla yürümemizi sağlayacak. Türkiye otomotiv endüstrisine ve Ford Otosan’ın gelişimine verdikleri destek için başta TÜBİTAK olmak üzere, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nın ilgili tüm birimlerine ve Ford Otosan’ın Ar-Ge faaliyetlerini yürüten tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

TÜBİTAK Marmara Teknokent Genel Müdürü Faruk Sakin ise konuşmasında yenilikçi yaklaşımlar, yeni ürünler, inovasyon ve Ar-Ge fikrine katkı sağlayanların, insanlık tarihinde büyük iz bırakacağını söyledi. Ford Otosan’ın Ar-Ge çalışmalarına verdiği önem ile özel sektörde ayrı bir konuma sahip olduğunu da belirten Sakin, “Ford Otosan Ar-Ge merkezinden tüm dünyaya kuvvetli bir sinyal göndererek Ar-Ge çalışmalarının merkezi olmuştur. Yakın gelecekte patent çalışmalarını katlayarak artıracağına inanıyorum. Ford Otosan’ın daha nice 100 yıllık çalışmalarında başarılarının artarak devamını gönülden diliyorum” dedi.

Bugüne kadar 436 patent başvurusuna sahip olan Ford Otosan, 2013 yılında 80 patent başvurusunda bulunurken 30 patentinin de tescilini gerçekleştirdi.

Ford Otosan Fikri Haklar Stratejisi

• Ar-Ge ve fikri haklar ilişkisini güçlendirip, yaratıcılığı ve yenilikçiliği artıran Ar-Ge faaliyetleri

çerçevesinde gelecek teknolojileri öngörmek ve uygulamaya geçirerek sektörde öncü olmak.

• Rakiplerin fikri haklarını ihlal etmeden yeni teknolojilerimizi koruyarak sektörde fark yaratmak.

• Ürün geliştirme ve Ar-Ge hedeflerimize uyumlu biçimde değerli fikri haklar portföyünü genişletmek.

• Uluslararası fikri haklar izleme ve ihlal takibini benimseyerek yenilikleri izlemek.

• İş hedeflerine uyumlu fikri haklar portföy yönetim sistemi oluşturmak ve lisans geliri elde etmek.

Otomotiv sektöründe roller değişiyor

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin otomotiv sektörü üzerine hazırladığı rapora göre, Çin, Hindistan ve Brezilya küresel otomotiv sektörünün geleceğinde önemli bir kaldıraç etkisi yaratacak. Bu ülkelerde araç sahiplik oranının düşüklüğü, ekonomik gelişme ve orta sınıfın artan alım gücü küresel otomotiv sektörünün hızla büyümesinde lokomotif rolü oynayacak.

EY’nin otomotiv sektörü özelinde hazırladığı “Riskler ve Fırsatlar” raporuna göre, Çin, Brezilya ve Hindistan gelecek dönemde otomotiv sektörünün parlayan yıldızları arasında yer alacak. Bugün bin kişiye yaklaşık olarak 800 aracın düştüğü ABD ile karşılaştırıldığında bu oran Çin’de 50, Hindistan’da ise 20 civarında olduğuna dikkat çeken rapor, gelecek dönemde bu iki piyasadaki düşük araç rakamlarının otomotiv şirketleri için büyük fırsat sunacağı yönünde tahminlerde bulunuyor.

Rapora göre, gelişen ülkelerdeki orta sınıfın yaklaşık 30 bin dolar hane başı harcamasıyla hızla büyüyor ve 2020 itibarıyla bu rakamın 120 milyon dolar olan ABD ve 116 milyon dolar olan Avrupa bölgesini sollayarak 149 milyon dolara çıkması bekleniyor. Brezilya’da orta sınıfın son 10 yılda hızlı bir büyüme yakalayarak toplam nüfusun yüzde 52’sine ulaşması, Hindistan’da ise 50 milyon ile nüfusun yüzde 5’ini oluşturan orta sınıfın 2020 itibarıyla 200 milyona ulaşması bekleniyor.

Geçen sene Çin’de 15, Hindistan’da 3, Brezilya’da ise yaklaşık 4 milyon yolcu taşıtı satıldığına dikkat çeken raporda, bu üç bölgede artan orta sınıf harcamaları ve gelişen alt yapıların otomobil satışlarında patlama yaratacağına vurgu yapılıyor. Bu gelişmelerin otomotiv sektöründe yeni talepler oluşturacağı ve bu taleplerin çoğunu da ilk kez araç sahibi olanların oluşturacağı tahmin ediliyor.

Rapora göre Brezilya, 45 farklı marka, 2.000 model ve 4.000 bayi ile dünyadaki en büyük dördüncü otomotiv piyasası olma yolunda hızla ilerlerken,  tahminlere göre Çin,  2013 yılında ABD’yi sollayarak en büyük pazar olacak.

Otomotiv sektörü rekora mı koşuyor!

Türkiye otomotiv pazarında bu yılın ilk 11 aylık dönemine bakıldığında binek otomobil satışlarında 560 binli rakamların üzerine çıkıldı. Bu da şu anlama geliyor ki 2013 yılı ilk 11 aylık dönemi geçmiş yıllara bakıldığında en yüksek rakamlara ulaşılan 2011 yılının aynı dönemi satışlarını geride bırakıyor. 2013’ün son ayına girdiğimiz şu günlerde otomotiv sektörü rekora mu koşuyor acaba. Eğer yıl sonu itibariyle toplam pazar bazında 880 binli adetlere ulaşılması durumunda geçmiş yıllara kıyaslan yeni bir rekora imza atılmış olunacak.

Otomotiv sektörünü değerlendiren Proton Türkiye yetkilileri; ”2013 yılının sektörümüz açısından başarılı bir yıl olarak görüyoruz. Her ne kadar son aylarda döviz kurları ve banka faizlerindeki artışın olumsuz etkileri olsa da özellikle binek otomobil satışlarında yükseliş eğiliminin devam edeceği kanaatindeyiz. Fakat yine de döviz kurları ve banka faizlerindeki artışın olumsuz etkilerinin 2014 yılı ilk yarısı içerisinde de devam etme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Buda 2014 yılına dair satış beklentilerinde bir revizyona gidileceği kanaatindeyiz.” şeklinde açıkladılar.

Yine şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre; ”Genel anlamda bakıldığında otomotiv sektörü yükseliş eğilimini sürdürüyor ve bu yükselişin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyoruz. Tabiki sektörümüzün 2015 yılı için uzun vadeli ortak hedefimiz olan 1 Milyon’lu rakamlara ulaşılması doğrultusunda daha önünde alacağı çok yol var. Fakat yine de mevcut koşullar dahilinde bunun ulaşılması zor ve imkansız olduğunu düşünmüyoruz. Gerek gelişmekte olan ülke ekonomimizin, gerekse sektörümüzün sahip olduğu gücün bu hedefimize ulaşmamızı mümkün kılacağı inancındayız.” şeklinde açıklandı.

Farklı Bir Akşam

iftar-yemegi-musem

Otomotiv sektöründe yine ilklerin yaşandığı akşamlardan birindeydik. İstanbul’un gözde restoranlarından birinin bahçesinde, çok hoş bir ortamda kurulmuş masada iftar yemeği yeniliyordu. Masanın etrafında İstanbul ve çevre illeri kapsayan bölgedeki yetkili satıcılıkların tüm 2.el müdürleri, satış danışmanları ve teslimat sorumluları dâhil 2.el ekibi, yani ikinci elin ehilleri toplanmışlardı.

Benim bildiğim kadarıyla böyle bir toplantı ilk defa yapılıyordu. Sektörün 2.el çalışanları ilk defa bu kadar kalabalık bir şekilde bir iftar yemeğinde buluştu.

Daha öncesinde belki birkaç arkadaşın buluştuğu bir akşam yemeği veya şirket içi yemekler olmuştur ama bölgeyi kapsayan ve hatta tüm ikinci el personelini içeren bir kalabalık ilk defa bir aradaydı. Bu güzel akşamı hazırlayan ve emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederim. Orada olmak çok güzeldi.

Bu akşamın göstergesi olarak şunu söyleyebilirim ki; son zamanlarda gerçekleştirilmiş ve yaşanmış olan aylık toplantılar, organizasyonlar, tatiller, konvansiyonlar ve verilen ödüllerle birlikte ikinci el çalışanları kendilerinin bir marka çatısı altında yaşadığını daha fazla hissetmeye başladılar.

Bugün baktığımızda, geçmişte sürekli şikâyet edilen “2.el ekibinin 2. Sınıf muamele görmesi” olayının bittiğini yine hepimiz görebiliyoruz. Bu konuda bizi dinleyen, bize inanan ve destek olan herkese teşekkür ederim

Bu zaman içerisinde marka ve çalışanları arasında iyi bir iletken olmayı başaran sorumlu kişileri de ayrıca tebrik etmek, onlara da hak ettiği değeri vermek gerekiyor.

Doğadaki en iyi iletkenin ne olduğunu söylememe gerek yok, hepiniz biliyorsunuzdur.

O yüzden rahatlıkla; “iyi bir iletken aynı zamanda da değerli bir madendir” de diyebiliriz.

Aradaki iletişimi iyi yöneten kişiler de değerli insanlar olmaktadır.

***

Ürünler, şirketler, hizmetler ve fiyatların birbirine çok benzediği bu dönemde; zaman, ‘farklı’ olma zamanıdır.

Yetkili satıcılar, markalarının tavsiye ettiği ürünleri kendi ürünleriyle birleştirdiğinde farklı bir şeylerin ortaya çıktığı görülmektedir. Bu dayanışma, önümüzdeki günlerde hem kendileri ve hem de müşterileri açısından daha kaliteli ve güzel oluşumların yaşanacağının net bir göstergesidir.

Her zaman her yerde söylediğim gibi bir kez daha söylemek istiyorum ki; 2.el personeli her zaman daha değerlidir.

İkinci el çalışanlarının özel yetenekleri vardır. Satın alma deneyimleri, araç hazırlama ve satış yetenekleri gelişmiştir.

Bu güne kadar önce kendileri olmak üzere sektör onlara hak ettikleri değeri maalesef ki verememiştir.

Bu gün ise her şeyin değiştiğini ve geldiğimiz noktada, 2. elin; yetkili satıcılıkların en değerli bölümlerinden biri olduğunu söyleyebiliyoruz.

***

Akşama damgasını vuran en önemli konulardan bir tanesi de yetişmiş, kalifiye 2. el personeli bulunamamasıydı. Birçok yetkili satıcılıkların ihtiyacı oldu halde en az 2 kişi olmak üzere çok sayıda ekspertiz ve araç bilgisine haiz satış danışmanlığı yapabilecek yetenekte personel aradığına şahit olduk.

İftarın başladığı andan itibaren mutlulukları gözlerinden okunan, bu ortamda bulunmaktan dolayı aldıkları keyif her halinden belli olan arkadaşların çehresini birden hüzün kaplamıştı. Bu konu konuşulurken herkesi bir çaresizlik içindeymiş gibiydi.

Oysaki çaresi var…

Hepinizin bildiği gibi MÜSEM’de açmış olduğumuz “2.el satış danışmanlığı ve ekspertizliği” eğitimi, bu sorunu kökünden halledebilecek bir ilaç gibi sektörün imdadına yetişmiştir.

Öncelikle markaların ve yetkili satıcılıkların bu programı desteklemeleri ve kısa sürede bundan faydalanmaları gerekmektedir.

Bu süreç içerisinde en hızlı şekilde iyi ve olumlu sonuçlar alınacağını hep beraber görebileceğiz.

Hep beraber daha iyi ve güzel günlere…

Hayırlı Ramazanlar :)

Ulaşım Yatırımlarını Hızlandırıcı Alternatif Fon Kaynakları

Ulaştırma projeleri için dünyada yaygın olarak kullanılan finansman modelleri; Yap-İşlet-Devret (YİD), Yap-İşlet (Yİ), Tasarla-Yap-Finansla-İşlet (TYFİ), Yap-Sahiplen-İşlet-Devret (YSİD), Yap-Sahiplen-İşlet (YSİ), Yap-Kirala-İşlet-Devret (YKİD), Kamu Özel Sektör Ortaklığı (KÖSO) ve Menkulleştirme seçenekleridir. Bu seçeneklere; tıkanıklığın ücretlendirilmesi, raylı sistem ağı hızlandırma fonu, yeni yerleşim bölgeleri kalkınma fonu gibi öneriler/düzenlemeler de eklenebilir.

Kaynak: İstanbul Metropoliten Alanı Kentsel Ulaşım Ana Planı, Mayıs 2011

Otomotiv sektörü canlandı!

2013 yılı Ocak-Haziran döneminde toplam pazar, 2012 yılı aynı dönemine göre yüzde 12 oranında artarak 401 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil pazarındaki artış yüzde 19 düzeyinde gerçekleşti ve pazar 292 bin adede yükseldi.

2013 yılı Ocak-Haziran döneminde hafif ticari araç pazarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 oranında azaldı ve pazar 90 bin adet oldu.

2013 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yıla göre ağır ticari araç pazarı yüzde 3 oranında arttı ve 20 bin adede yükseldi. 2013 yılında 2012 yılı dönemine göre kamyon pazarı yüzde 7 oranında azalarak 15 bin adet düzeyine gerilerken, otobüs pazarı ise özellikle kent içi yolcu taşımacılığı talebindeki olumlu gelişmeler nedeni ile yüzde 136 gibi önemli oranda arttı ve 2.724 adet oldu.

Son 10 yıllık ortalamalara göre toplam pazar yüzde 30,5 ve otomobil pazarı yüzde 53,7 artarken, hafif ticari araçlar (HTA) pazarı yüzde 10,7 azaldı. Kamyon pazarında 10 yıllık ortalamalara göre çok az değişim varken otobüs pazarı ise yerel yönetim alımları ile yüzde 201 artış gösterdi.

Otomobil pazarında 2012 yılının ikinci yarısından sonra başlayan ithalatın pazar payı artışı devam etti ve 2013 Haziran ayında yüzde 78 e ulaştı.

Öte yandan bu ay da yerli hafif ticari araçların pazar payı gerilemeye devam etti.

İhracat

2013 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yıla göre, toplam otomotiv ihracatı yüzde 7, otomobil ihracatı ise yüzde 5 oranında arttı. 2013 yılı Ocak-Haziran döneminde toplam ihracat 421 bin adet, otomobil ihracatı ise 233 bin adet düzeyinde gerçekleşti.

Bu dönemde, ticari araç ihracatı ise yüzde 9 artış ile 188 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Traktör ihracatı ise yüzde 11 oranında azaldı ve 7.354 adet düzeyine geriledi.

Üretim

2013 Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 1 oranında arttı, otomobil üretimi ise yüzde 2 oranında azaldı. Bu dönemde, toplam üretim 569 bin adet, otomobil üretimi ise 304 bin adet düzeyinde gerçekleşti.

2013 yılı Ocak-Haziran döneminde üretim minibüste ve otobüste yüzde 41, midibüste yüzde 39, küçük kamyonda yüzde 27, kamyonette yüzde 1 oranında arttı, büyük kamyonda ise yüzde 11    oranında azaldı.

Bu dönemde, traktör üretimi yüzde 24 oranında azalarak 20.276 adet oldu.

Kiler’in tercihi Ford Cargo

Perakende, inşaat, turizm ve enerji gibi birçok farklı sektöre hizmet sunan Kiler Holding, filosunu Ford Cargo’lar ile genişletiyor. 32 ilde faaliyet gösteren Kiler, mevcut 171 mağazasını 200’e çıkartmayı hedeflerken, tercihi Ford Cargo yol kamyonları oldu. Nisan ve Mayıs aylarında toplam 12 adet 2526 yol kamyonu teslim alan holdingin filosunda 40 adet Ford Cargo bulunuyor. Ford Cargo’ları Ford Otosan Kamyon Bölge Müdürü M. Caner Sinanoğlu, Kiler İdari İşler ve Satınalma Müdürü Cemal Dilmaç’a teslim etti. Teslimat törenine Çetaş Tic.Vas Genel Müdürü Serhan Işıldar da katıldı.

Törende bir konuşma yapan Cemal Dilmaç, birçok farklı sektörde hizmet verdiklerini ve her sektörde en önemli parametrenin kalite olduğunu dile getirerek, “Müşterilere daha yüksek kalite sunmak için daha yüksek kalitede hizmet almamız gerekiyor. Bizler daha da büyümeyi hedeflediğimiz bu dönemde tercihimizi bu yüzden Ford Cargo’dan yana yaptık.

Ford Otosan Kamyon Bölge Müdürü M. Caner Sinanoğlu da törende bir konuşma yaptı. Farklı sektöre hizmet veren ve büyümeyi hedefleyen firmaların tercihi olmanın oldukça önemli olduğunu belirten Sinanoğlu, “Türkiye pazarının en çok tercih edilen 6×2 aracı 2526, uygun işletme ekonomisi ile lojistik sektörünün ilk tercihi olmaya devam ediyor. Ford Otosan olarak bundan gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu.

Ford Cargo’lar 50 ülkeye ihraç ediliyor

Ford Cargo’lar, 1,1 milyon m2’lik alana sahip olan Ford Otosan İnönü Fabrikası’nda üretiliyor. Yurtiçinde 30 yetkili satıcı, yurtdışında 20 distribütör ile müşterilere ulaşırken; Rusya, Türki Cumhuriyetleri, Doğu Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’da 50’ye yakın ülkeye ihraç ediliyor.

1500 kişiye istihdam sağlayan Ford Otosan İnönü Fabrikası’nda aynı zamanda Euro 5 normlarına uygun, çevre dostu Ecotorq motor üretimi yapılıyor. 7,3 lt ve 9 lt silindir hacminde 260PS/320PS/360PS/380 PS güce sahip motorlar yüzde yüz Türk işgücüyle, yüzde yüz yerli üretiliyor. Türkiye’nin kendi markasıyla kendi motorunu üreten tek kamyon markası olan Ford Cargo, yüzde 70 yerlilik oranı ile Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağlıyor.