Filtreler hem motorun hem de sizin sağlığınızı tehdit ediyor

 

Operasyonel filo kiralama sektöründe hizmet veren Hedef Filo; bahar aylarında, polen ve tozları araç içerisindeki havadan ayrıştıran filtreler mutlaka değiştirilmesi gerektiğini aksi takdirde araç kullanıcılarının sağlığının ve aracın performansını olumsuz yönde etkilendiği dikkat çekiyor.

Türkiye operasyonel filo kiralama sektörünün öncü markalarından Hedef Filo, bahar aylarının yaklaştığı şu günlerde araç kullanıcılarının dikkatini araçların periyodik bakımları, klima ve polen filtre değişimlerinin önemine çekiyor. Mevsimlerden bağımsız olarak belirli sürelerle değişimi yapılan klima filtreleri aracın verimliliğini ve aynı zamanda sürücünün sağlığını yakından ilgilendiriyor. Kış şartlarında kısa sürede kirlenen filtreleri değiştirilmediği takdirde otomobillerin motor performansı düşürüyor ve yakıt tüketiminde de artışa sebep oluyor.

Araç filtrelerinde belirli periyodlarda değişimler yapılması gerektiğini vurgulayan Hedef Filo Operasyon Direktörü Emre Yılmaz, “Araç filtreleri için belirli sürelerle gerçekleştirilen değişimler otomobillerin verimliliğini artırarak ömrünü uzatıyor. Bahar aylarının yaklaşması ile birlikte araçlardaki hava ve polen filtrelerinin değişimi de büyük önem kazanmaya başlıyor. İşlevleri özellikle bahar aylarında havadaki polen ve tozu süzerek aracın içerisine aktarmak olan bu filtrelerde; nemli ve soğuk kış günlerinden sonra sistemde çeşitli bakteriler ürüyor. Hava yolu ile insanların hasta olmasına sebep olabilecek bakterilerin bulunduğu filtrelerin bahar ve yaz ayları öncesinde mutlaka değiştirilmesi gerekiyor.” dedi

Hedef Filo olarak her 15 bin km’de hava ve polen filtrelerini değiştiriyoruz

Bütün araçların periyodik bakımlarında gerçekleştirilen filtre değişikliklerinin farklılık gösterdiğine dikkat çeken Yılmaz, “Hedef Filo’nun araç parkında bulunan bir araç üzerinden örnek vermek gerekirse; 15 bin km. ve katları bakım işlemlerinde; motor yağı, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi yakıt filtresi gibi bölümler değiştiriliyor. Maksimum hizmet kalitesi ve güven prensibiyle hizmet veren bir marka olarak müşterilerimizin ve araç kullanıcılarının sağlığını ve araçların verimliliğini yakından ilgilendiren bu konuya dikkat çekmeyi sorumluluğumuz kabul ediyoruz” dedi.

Ulaşımda Değişimin Gerekliliği

Kentsel ulaşımda ağırlık kazanan otomobil odaklı ulaşım politikaları ve uygulamaları kentlerde bir kısır döngü oluşturmaya başlamış, trafik sıkışıklığı, trafik kazaları gibi problemler artmaya başlamıştır. Kentlerdeki bir kısır döngü haline gelen trafik sıkışıklığını çözmek amacıyla çoğunlukla yeni karayolu kapasitelerinde arttırmaya gidilmekte, bu durum kısa vadede çözüm olsa bile, sonrasında iyileştirilmiş koşullarla birlikte otomobil talebi artmakta, artan otomobil kullanımı sebebiyle uzun vadede kalıcı çözümler üretilememektedir. Bu kısır döngünün sonucunda tekrar trafik sıkışıklığı ortaya çıkmaktadır.

Dünyada ekonomik krizler, çevre kirliliği, küresel ısınma, doğal kaynakların azalması ve tehlikeye girmesi, sosyal problemler gibi bir çok tehdit sürdürülebilir, yaşanabilir, ekolojik, sağlıklı, akıllı kent gibi kavramların gelişmesini sağlamıştır. Bu durum ulaşım sistemini de etkiler hale gelmiş ve alternatif ulaşım çözümü arayışına gidilmiştir. Bu alternatif ulaşım yaklaşımlarından en önemlilerinden biri organik ulaşım yaklaşımlarıdır.

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Kevser ÜSTÜNDAĞ, “Organik Ulaşım Yaklaşımı” 3. Uluslararası Ulaşım ve Araç Park Alanları Yönetimi Sempozyumu Bildiri ve Sunum Kitabı, 2013.

Az Kirleten Az Ödemeli

Doç. Dr. Metin Gümüş, Türkiye’de otomotiv parkındaki araçların yaklaşık yarısının 12 yaşından daha yaşlı olduğunu belirterek, “Tabir yerindeyse Türkiye’de ulaşım hurdalar ile gerçekleştiriliyor.” dedi. Gümüş, bu duruma motorlu taşıt vergisindeki çarpıklığın sebebiyet verdiğini ileri sürdü.

Sitemize açıklamalarda bulanan Doç. Dr. Gümüş, vergi çarpıklığı yüzünden Türkiye’de ekonomik ömrünü tamamlamış araçların hala revaçta olduğunu belirterek, yeni nesil teknolojilerle donatılmış araçların hem yakıt ekonomisi sağladığı hem de atmosfere daha az egzoz emisyonu ve gürültü emisyonu salan araçların üretildiği ve orta düzeylerde fiyatlarla alınabildiği bir ortamda yollarda bu kadar çok hurda aracın seyretmesini; kamu sağlığı, çevre, trafik emniyeti ve ülke ekonomisi açısından garabet olduğunu belirtti. Bunun da motorlu araçlara uygulanan Motorlu Taşıtlar Vergisi`ndeki (MTV) çarpıklıktan kaynaklandığını dile getiren Gümüş, sıfır otomobildeki yüksek vergilerin ikinci eli cazip kıldığını ve yaşlı araçlarda daha düşük oranda kalmasının da sürücülerin uzun süre aynı aracı kullanmalarına yol açtığını vurguladı. Bunun en güzel göstergelerinden biri olarak ta 2012 yılında 2 milyon ikinci el araç satışına karşılık, sıfır araç satışının 800 binlerde gerçekleşmesi olarak yorumladı.

Doç. Dr. Gümüş, “Türkiye, Avrupa’nın en yaşlı araç parkına sahip. Türkiye’de her 3 otomobildenbiri bugün 16 yaşın üzerinde. Bu gerçekten çok korkunç bir durum. Buna karşın araçların 12 ya da 13 yaşı ekonomik ömür bağlamında düşünülmesi gerekir.” dedi.

Teknisyen kimdir?

Mühendislik, fen ve sağlık bilimleri alanlarında yüksek öğrenim görmüş ya da meslek lisesi veya meslek yüksek okullarının teknik fen ve sağlık bölümlerinden mezun, teknik bilgi ve deneyim sahibi kişilerdir.

Kaynak: “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği”, Resmî Gazete, Sayı: 26953, 31 Temmuz 2008.

Kirletici maddelerin insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri nasıl tanımlanır?

Yanma ürünü zararlı maddelerin inan sağlığına olumsuz etkileri alınış sürelerine ve miktarlarına göre değişmektedir. Bu konsantrasyonlar üç şekilde tanımlanır.

MAK (Max. Atm. Kons.): Sürekli solunum sonucunda zarar vermeyecek miktar.

MİK (Max. İşyeri Kons.): 8 saat süre ile solunumu sonucu zarar vermeyecek miktar.

DTK (Doğrudan Tehlike Kons.): Çok kısa süre içinde tehlike doğuracak miktar.

Karbonmonoksitin (CO) etkileri nelerdir?

Kokusuz ve renksiz bir gaz olan CO çok zehirlidir. Kandaki oksijeni taşıma görevine sahip olan hemoglobine bağlanma yeteneği oksijene oranla yaklaşık 200 kere daha fazla olduğundan CO ortamında bulunan bir kişinin kanındaki karboxy hemoglobin (O2 yerine CO taşımakta olan hemoglobin) miktar zamana ve CO konsantrasyonuna bağlı olarak artış gösterir. Böylece vücut hücrelerinin O2 alma olanağı engellenerek zehirlenmeye ve boğulmaya neden olur.

Kaynak: Doç. Dr. Metin Gümüş’ün “Emisyon Kontrol” ders notlarından derlenmiştir.

Emisyonların insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?

Bu kirleticilerin alınış sürelerine ve miktarlarına göre insan üzerindeki zararlı etkileri değişmektedir. Bu konsantrasyonlar üç şekilde tanımlanır.

MAK (Max. Atm. Kons.); sürekli solunum sonucunda zarar vermeyecek miktar.

MİK (Max. İşyeri Kons.); 8 saat süre ile solunumu sonucu zarar vermeyecek miktar.

DTK (Doğrudan Tehlike Kons.); çok kısa süre içinde tehlike doğuracak miktar.

Kaynak: Doç. Dr. Metin Gümüş’ün “Emisyon Kontrol” ders notlarından derlenmiştir.