Bosch ve Daimler’den otonom park hizmeti: Mercedes’ten vale hizmeti

  • Bosch ve Daimler, otoparkta otonom park etme için pilot bir proje başlatıyor
  • Bosch, Daimler ve car2go, yeni bir işbirliği konusunda anlaşmaya vardı
  • Bu işbirliği akıllı telefon aracılığıyla vale hizmeti sunuyor

Bosch, Daimler ve car2go, otonom park için güçlerini birleştiriyor. Bosch, Daimler ve car2go yakın gelecekte araçların bir akıllı telefon uygulaması ile kendi başlarına otoparkta yer aramasını ve ardından geri dönmesini sağlayacak bir proje geliştirdi. Bu yeni işbirliğinin mevcut park etme sürecinde devrim yaratacağı düşünülüyor. Araçlar bağımsız bir şekilde müsait bir park alanına gidecek ve yine kendisi geri gelecek. Otonom park, Mercedes-Benz’in en yeni nesil otomobil içi sensörleri ve car2go’nun araç paylaşım uzmanlığıyla birlikte Bosch’un otomobil park etme ve araç kontrol ünitesi içerisinde yer alan altyapısıyla mümkün hale gelecek. Bu, yakın gelecekte uygun bir şekilde donatılmış olan otoparklarda otonom manevraya imkân sağlayacak.

İşbirliğiyle ilgili Bosch Yönetim Kurulu Sorumlu Üyesi Dr. Dirk Hoheisel şunları söyledi:  “Tam otonom park etme, tam otonom sürüşten önce seri üretime hazır hale gelecek. Senaryo makul bir basitliğe sahip: Akıllı telefon, car2go aracılığıyla bir aracı rezerve etmek için kullanılıyor. Kullanıcı otoparkın alım bölgesinde hazır olur olmaz, araç bağımsız bir şekilde harekete geçiyor ve sürüş başlıyor. Otomobilin geri dönmesi de bir o kadar rahat. Müşteri, otomobilini otoparkın araç indirme bölgesine park ediyor ve akıllı telefonu aracılığıyla otomobilini geri çağırıyor. Otoparkın akıllı sistemi aracı kaydediyor, çalıştırıyor ve belirlenen park alanına yönlendiriyor.”

Daimler AG’nin Grup Araştırma ve Mercedes-Benz Otomobil Geliştirmeden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Thomas Weber de, “Yakın gelecekte otomobiller sürücülerine gidecek, sürücüler onlara değil. Ortağımız Bosch ve mobilite servisi car2go ile işbirliği içerisinde, tam otonom vale park hizmeti için altyapıya dayanan bir çözüm geliştiriyoruz ve test ediyoruz. Bizim için bir sonraki adım otonom sürüş – veya söz konusu durumu dikkate alacak olursak, otonom park etme” dedi.

Bosch, park alanı doluluk sensörleri, kameralar ve iletişim teknolojisi başta olmak üzere otopark için gerekli altyapıyı geliştiriyor. Bosch ayrıca, park etme sürecini kontrol eden ve Daimler ile birlikte mevcut araç parçaları ile arayüzü tanımlayan aracın iletişim biriminden de sorumlu olacak. Daimler, car2go araçlarında sensör sistemlerini ,yazılımı ayarlayacak ve car2go’nun otomobil paylaşım modeli için geleceğe yönelik inovasyon adımları atıyor.

Geleceğin otoparkında, kiralık otomobiller otonom bir şekilde park edilecek. Otoparklar ve bu otoparklara park edecek olan otomobiller için gerekli olan teknolojinin geliştirilmesini amaçlayan proje tamamlandığında bir akıllı telefon uygulaması sayesinde kiralık otomobiller alım noktasına otonom olarak gidecek. Ve  otomobiller geri döneceği zaman, bulundukları park yerinden otonom bir şekilde gelecekler.

Otoparklarda Sorumluluk İşletmelerde

Otoparklarda gördüğümüz “oluşabilecek hasarlardan ve kayıplardan işletmemiz sorumlu değildir” uyarıları hukuki gerçeği yansıtmıyor. İşletmeler, park alanlarından ücret almanın oluşturduğu sorumlulukla, oluşabilecek birçok hasar ve kayıptan sorumlu. Bu durum vatandaşı işletmeye karşı korurken, işletmeler de aynı şekilde gerekli önlemleri alarak kendilerini koruyabilir.

Otopark girişlerinde ve içerisinde her hangi bir olumsuzlukta sorumluluğun işletmede olmadığına dair uyarılar görmeye alışkınız. Ancak işin hukuki boyutu bu şekilde çalışmıyor. Avukat Cevat Kazma’nın açıklamasına göre ücretli bir hizmet sunan bu tür otopark işletmeleri oluşacak her türlü olumsuzluktan belli ölçülerde sorumlu. Avukat Cevat Kazma “ücretli otoparklarda; araç sahiplerinin zarara uğraması halinde, Borçlar kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca otoparkın sahibi kurum; kusuru oranında bu zararları tazmin etmek mecburiyetindedir” diyor.

Otopark içerisinde yaşanan trafik kazaları ise işletmenin sorumluluk alanı dışında kalıyor. Eğer trafik işaretleri ve bilgilendirmeler tam ise otopark işletmesi bu konuda sorumlu tutulamadığını belirten Avukat Cevat Kazma, herhangi bir trafik kazasında uygulanan prosedürün, bu noktada da geçerli olduğunu söylüyor. Cevat Kazma şöyle devam etti: “Otopark içindeki giriş ve çıkışların, trafik yönünün, kör noktaların uyarıcı levha ve işaretleri, yolu ayırıcı bariyer ve dubaların bu konunun uzmanı kişilerce uygulanması otopark içindeki riskin minimuma indirilmesi işletmenin sorumluluğunda olan önemli bir konudur.”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Otopark ve Trafik Sistemleri Danışmanı Alp Aktuğ ise “Teknolojik yönlendirme sistemleri, olası kazaların önleyebileceği gibi, bu sistemlere entegre olan görüntü kayıt fonksiyonu da güvenliği arttıracaktır. Park halindeki araçların güvenlik kaydının elde edilmesi, misafirlerde güven hissi uyandıracak ve işletmenin de gereği halinde kendi hakkını arayabilmesini sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Otoparkın Tamamı Kayıt Altında Olmalı

Alp Aktuğ, özellikle AVM gibi, ziyaretçi memnuniyetinin öncelikli hedef olduğu işletmelerde, trafik levhaları, aynalar ve elektronik yönlendirme uygulamaların büyük önem taşıdığını belirtiyor. Alp Aktuğ’a göre kullanıcıların, kendi olası hataları da dâhil olmak üzere tüm problemlerin önlenmesi için tedbir alınması mümkün.

Toyota ICS Akıllı Radar Tanıma Sistemi ile Park Kazalarını Önlüyor

Toyota, geliştirdiği Akıllı Radar Tanıma Sistemi (ICS) teknolojisiyle park ederken veya park edilen yerden çıkarken oluşabilecek kazaları önlemeyi ve azaltmayı hedefliyor. Buna ek olarak yeni görüntüleme modu Toyota’nın Panoramik Görüntüleme Monitörüne eklendi. Böylece sürücü park yerinden çıkmadan önce etrafını daha detaylı bir şekilde kontrol edebiliyor ve güvenli bir biçimde hareket edebiliyor.

Akıllı Radar Tanıma Sistemi (ICS)

Toyota’nın şu anki ICS özellikli park sistemi etraftaki engelleri tespit ediyor ve araçta daha fazla sensör yer aldığı için daha geniş ve derinlikli bir taramayla daha ilerideki objeleri tespit edebiliyor. Böylece, gaz pedalına yanlışlıkla basılsa bile kaza yapılması önleniyor. Buna ek olarak, akıllı kontrol sistemi pedala yanlışlıkla basmanın oluşturacağı kazaların yanı sıra, düşük hızda park ederken veya park alanına girerken yaşanan kazaları da azaltıyor ve engelliyor.

Otomatikleştirilmiş frenle kazaların önüne geçmesinin yanı sıra yeni çok noktalı direksiyon sistemi özelliği otomatik olarak direksiyonu kontrol ederek dar alanlara park etmekte yardımcı oluyor. Diğer otomatikleştirilmiş asistan ise paralel parklarda önde ve arkada çok az boşluk bırakarak park edilmesine imkan tanıyor.

Panoramik Görüntüleme Monitörü

Panoramik Görüntüleme Monitörü, navigasyon ekranına aracın yukarıdan görünümünü yansıtıyor. Bu ekran sürücünün açısından aracı transparan hale getirerek Şeffaf Park Etme Ekranı ile destekliyor. Ayrıca, sürücü tek bir düğmeye basarak Park Etme Açısı Görüntüleme ekranına ulaşılabiliyor ve böylece aracın park edeceği yerdeki nesneleri rahatlıkla görebiliyor. Şeffaf Park Etme Ekranı’nda nesneler daha büyük görünüyor ve sürücünün bunları tanımlaması daha kolay hale getiriliyor.

Toyota’nın park destek sistemlerinde yaptığı bu geliştirmeler, park esnasındaki güvenliği artırmayı amaçlıyor ve aynı zamanda maddi hasarların önüne geçilmesini sağlıyor.

Park destek sistemleri ile park alanlarındaki maddi hasarlı kazaları yüzde 30 oranında azaltmayı hedefleyen Toyota, yaptığı yeniliklerle de trafik güvenliğini artırmak, her geçen gün daha güvenli araç ve teknolojileri yaratma konusunda ısrarla çalışmaya devam ediyor.

Bir Teşekkür, Bir Öneri

İki arkadaş Sabiha Gökçen Havalimanı kalkış ile Gaziantep-Urfa seyahati için yola çıkmadan önce konuşuyorduk.

Acaba havaalanına otomobil ile mi, taksi ile mi yoksa motosiklet ile mi gitsek daha ekonomik olurdu?

Ben internetten otopark ücretlerine bir bakayım dedim. Araştırdım ama motosiklet tarifesini göremedim.

İnternet sitesindeki telefon numarasından yetkili ile görüştüm ve motosiklet ücretlerinin otomobil ile aynı olduğu bilgisini aldım.

Hesaplarımız doğrultusunda havaalanına motosiklet ile gitme kararı aldık ve ertesi gün yola koyulduk.

Yolculuğumuza çok az bir süre kala sağanak yağan yağmur kesilmiş, güneş açmıştı.

Her şey çok güzel gidiyordu!

Motosiklet ile havaalanı otoparkının gişelerine geldik ve butona bastık. Herhangi bir hareket yoktu. Bu arada yanımızdan bir motor geldi ve kaçak olarak bariyerin yanındaki boşluktan geçti. Biz şaşkınlıkla izledik. Ne kadar yasadışı işler vardı, herkes bir yol tutturmuş gidiyordu!

Biz beklerken diyafondan bir ses duyduk,

“Plakanızı okuyamadık. Lütfen plakanızı söyler misiniz?”

“34 AL 6307”

“Teşekkürler”

Giriş kartını aldık ve açılan bariyerden geçerek motorumuzu park ettik.

İki günlük neşeli yolculuğumuzun sonrasında (buna rötarlı uçuşlarımızı dâhil etmiyorum) tekrar İstanbul’daydık.

Otopark ödeme noktasına geldik ve ödeme yapmak üzere giriş kartımızı uzattık.

“Motosikletimiz için ne kadar ücret ödeyeceğiz?”

“Motosikletler için ücret almıyoruz.”

Biz önce şaşkınlıkla birbirimize baktık ve sonra da görevliye döndük.

“İyi o zaman, biz gidelim.”

“Hayır, gidemezsiniz.”

“Neden?”

“Giriş kartı aldığınız için ödeme yapmak durumundasınız.”

!!!

Şaşkınlığımız iki kat artmıştı.

Kısa bir konuşma sonrasında başka bir çıkar yolu olmadığı kanaatine vararak ödememizi yaptık ve oradan ayrıldık.

Bu arada belirtmeliyim ki; ne internet sitesinde ne de otopark girişinde “motosikletler ücretsizdir” ibaresi bulunmuyordu.

 Daha sonra ben kuruma durumu anlatan bir mail gönderdim.

Birkaç gün sonra cevap geldi ve ödemenin iade yapılacağını belirttiler. Verilen sürenin sonunda ücret iadesi hesabıma yatırılmıştı.

Gösterilen ilgi ve sağlanan adalet için ISG Müşteri İlişkilerine teşekkür ederim.

Yine de bugün baktığımızda halen internet sitesinde motosiklet ücret tarifesi veya motosikletler ücretsizdir ibaresi bulunmamaktadır.

Kurumdan gösterdikleri tüm bu ilgi yanında, olaydan ders çıkarılmasını ve başka bir müşteri memnuniyetsizliğine yol açılmamasını beklerdim.

Bence asıl çözüm; sorun yaşanmadan önünü kesmektir.

Nasrettin Hoca’nın “su testisi” hikâyesini bilmeyen yoktur sanırım.

Tüm kurum ve kuruluşların bu hikâyeden bir ders çıkarmaları gerekir.

Gelelim bizim hikâyemize;

Bir başka sorun olmaması adına internet sitesinde veya otopark girişinde  “Motosikletler ücretsizdir” ibaresi yazılabilir. Tercihen motosikletlerin nasıl giriş yapacaklarını anlatan bir bölüm olabilir veya en doğrusu motosikletler için ayrı bir giriş düzenlenebilir.

Bu arada bilmek isteyenler için; havaalanı girişine yakın noktalarda Pegasus ve İspark’ın ekonomik otoparkları bulunmaktadır. Aracınızı oraya park ederek her 15 dakikada bir kalkan servislerle havaalanına ulaşabilirsiniz.

Hayırlı yolculuklar.

Otoguncel Ailesi Yemekli Toplantıda Buluştu

Genel Yönetmenliği Dr. Abdullah DEMİR tarafından yürütülen Otoguncel Ailesi yemekli bir toplantıyla biraraya geldi. Yemeğe; başta sitenin sevilen yazarı H. Hüseyin YAYLA olmak üzere, okur soruları editörü Abdullah ÇALIŞIR, web sitesi sistem yöneticisi Ufuk ATBAŞ, haber editörümüz Abdülkadir YEŞİLYURT, projecilik ve yöneticilik üzerine deneyimlerini ve incelemelerini paylaşan Lutfullah DUMAN, genç yazarlarımız Serkan CEYHAN ve Enis BÜYÜKTAŞ katıldı. Yemekli toplantı Hüseyin YAYLA tarafından kaleme alınan Gaflikve Kadir GURBETCİ, Abdullah DEMİR ve Ali KARAAHMET tarafından yazılmış olan “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri” isimli eserlerin katılımcılara takdimi ile son buldu…

Tarihe not: Otoguncel ailesine eksiksiz katılımlarından ve tüm katkılarından dolayı şükranlarımı sunarım. AD

Otopark mülkiyet tapusu mu dediniz?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, 2013 yılı Faaliyet Raporu’nu açıklamak üzere İBB Meclisi kürsüsünde, İstanbul’da yaptıkları çalışmalardan söz ederek, otopark sorununun çözümü konusunda tüm Türkiye’ye örnek olacak bir çalışma başlatacaklarını söyledi.

Topbaş, sokaklardaki park yoğunluğuna önlem için, öncelikle birkaç sokaktan başlayarak 200 metrekareden aşağı olmayacak yapıları satın alıp katlı otoparka dönüştüreceklerini belirtti. Aynı konuşmasında “Sadece o sokaktakilere hizmet edecek bir sisteme doğru gitmek istiyoruz. Arzum, bir model olacağına inanıyorum. Kat mülkiyet tapusu gibi araç otopark mülkiyet tapusu çıkararak, orada yaşayan insanlar bir maliyet karşılığında böylece otopark belgesi alacak. İstanbul’da bunu başlatmamız gerekir diyen Topbaş, bu uygulamanın Türkiye için de bir model olacağını belirtti.

***

“Kat mülkiyet tapusu gibi araç otopark mülkiyet tapusu”da olmalı sözü beni aldı bir miktar eski zamanlara götürdü.

Bu ifadelere 2007 yılından sonra aşına oldum. Ancak ilk vurgu yapan ben değilim. Hakkı teslim etmekte en büyük haktır.

Hakkın hakkıdır.

Bu ifade Türkiye’de bildiğim kadarıyla literatüre Sayın Müştak Ağrikli tarafından taşındı.En azından ben öyle biliyorum. Aksini söyleyen olursa kaynağıyla bildirirse duyarsız kal/a/mam.

Ne zaman mı?

Tabi ki 28 Mayıs 2009 yılında İSPARK AŞ tarafından düzenlenen ve editörlüğünü yürütmüş olduğum “1. Kentiçi Ulaşımda Otopark Politikaları ve Uygulamaları Konferansı”nda Sayın Müştak Ağrikli’nin “Otopark Yapımındaki Engeller ve Dünyadan Çözüm Önerileri” sunumundaki “Park yerlerinin münferit olarak tapulandırılabileceği bir düzenleme tartışılmaya başlanmalıdır.” ibaresi.

Bizde bu ifadeden esinlenerek aynı sempozyumun sonuç bildirgesine şu ifadeleri taşıdık.

“Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, özel otoparkların ortak mekân olmaktan çıkarılıp, ayrıca tapulandırılabilir olması gerekir. Bu durum yatırımcılar için somut bir değer ifade edecek ve park yeri arzının oluşmasına da olumlu yönde katkı sağlayacaktır.”

***

2009’dan 2014’e söylenilmiş.

Az çok bu tür konuların bir yerinde bulunmuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki geç te olsa “olumlu beyanlar ve yerinde beyanlar”.

Doğrular er geç arayanlara kılavuzluk ediyor. Onun için düşünen, bir konunun üzerine odaklanan insanlar paylaşımlarını her ortamda en güzel bir biçimde yapmalılar.

Netice itibariyle “Kat mülkiyet tapusu gibi araç otopark mülkiyet tapusu” çalışması başlatılırsa bundan hem şehir hem de ahalisi kazançlı çıkacaktır. Ancak en çok sevabı herhalde Sayın Müştak Ağrikli alacaktır.

Bir hakkı teslim ettiğimi düşünüyorum.

Bunu yapmasam herhalde bir hakka haksızlık etmiş olurdum.

Bilmek sorumluluk gerektirir.

Yazının konusunu kadim geleneğimizin kodları ile bitirelim.

Doğru söz yemin istemez.”

Sağlıcakla kalın…

Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri

İnsan hayatında birçok sermaye vardır. Ekonomik, sosyal, kültürel ve entelektüel sermaye bunların başında gelir. Ancak bir sermaye vardır ki o olmadığında bunlar eksik sayılır. O da tabi ki “zihinsel sermaye”dir.

Zihinsel sermayenin en önemli girdisi ve çıktısı şüphesiz kitaplardır. Kitap bir aydınlanma ve aydınlatma aracıdır. Geleneğimizde yerinde söylenmiş bir söz vardır: “Güneş dünyayı, kitaplarda insanları aydınlatır” diye.

Yönümüzü Cenab Şahabeddin’e çevirdiğimizde ise karşımıza “Akıllı insanlar hem hayattan bir kitap hissesi alır hem de kitaptan bir hayat hissesi” sözü çıkar.

***

Kadir GURBETCİ, Abdullah DEMİR ve Ali KARAAHMET.

Üç yönetici,

Üç arkadaş,

Üç yazar,

Teknoloji, çevre ve emniyet üçlüsünden hareketle otopark uygulamalarına dikkat çekmişler.

Bunu yaparken de tecrübeyi, zihinsel sermayesi ile birleştirip, emekle yoğurmuşlar ve ortaya “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri” isimli bir eser çıkmış.

***

Belki bu tür yazılarda “önsöz”den alıntılar yapmak gelenekleşmiş olabilir. Ancak zatım bu geleneğe aykırı duruş sergileyerek yazıma eserin “sonsöz”ünü davet ediyorum.

Buyurun okumaya!

“…

Dünya ülkelerindeki hızlı gelişme ve sanayi toplumu olma yolunda atılan adımlar beraberinde birçok kolaylıkları getirmiştir. Ancak bu kolaylıkların yanında zamanla içinden çıkılması gittikçe zorlaşan sorunlar da ortaya çıkmıştır. Özellikle büyük kentlerde gün geçtikçe büyüyen ulaşım ve onun paralelinde artan otopark problemi.

***

Otomobil ve şehir ikisinde, “şehirleri otomobillere uydurmaya çalışmak” yerine sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kent için, “otomobillerin şehirlere uydurulması” gerekir.

Çevresel sorunlar ve şehir merkezlerindeki sınırlı alanlar nedeniyle araçtan arındırılmış bölgelerin oluşturulması yönündeki arayışlar gelecekte öncelikli olarak iş trafiğini azaltmak için otoparkları şehir dışındaki tren istasyonu ve aktarma merkezlerinin yakınına konumlandırarak toplu taşımaya ağırlık vermek olacaktır. Park et devam et tesisleri gibi transfer merkezleri otomobilleri yerleşim alanlarının dışında tutacaktır.

“Sürdürülebilir bir şehir içi ulaşım” politikası; otoparkları, toplu taşıma sistemini, yol altyapısını ve arazi kullanımındaki değişimleri gözetmek zorundadır. Bu kapsamda otoparklar ve otopark yönetimi, şehir içi ulaşımın asli bir öğesi ve değeridir. Dolayısıyla, otopark hizmetleri toplu taşımanın yerine geçen değil, aksine toplu taşımanın yanında bulunması gereken hizmetlerdir.

***

Şehirlerdeki özel otomobillerin 24 saatlik yaşamlarının, yaklaşık 2 saatinin “hareket halinde” ve geri kalan 22 saatinin “park etme” eylemiyle geçtiğini göz önüne aldığımızda araçların evi olan düzenlenmiş otoparkların önemini kaçınılmaz olmaktadır. Aksi takdirde şehir içi ulaşım düzeyinde düşünüldüğünde, taşıt hareketlerine ayrılmış arazi şeritleri olan yollar, otopark haline gelerek/getirilerek; bağlantı, erişim ve hareket fonksiyonlarını icra edemeyen bir ulaşım sistemi haline dönüşmektedir. Sonuçta da gerekli akışın sağlanamadığı bir ulaşım ağında, önlenemez tıkanıklıklar ve darboğazlar meydana gelmektedir.

***

Trafikte seyreden araç sayısının giderek artması nedeniyle şehirlerin park alanı konseptine ve park alanlarının ekonomik kullanımına yönelik planlama ihtiyacı da artış göstermektedir. Belediyeler park alanlarını şehrin dokusuna uygun şekilde kullanıma sunması ve organize etmesi için gerekli enstrümanlara ve yaptırım gücüne sahiptir. İlçe ve belde yönetimleri de bu planlama çalışmalarına dâhil edilerek karar verme mekanizmasında etkili ve sorumlu olmaları sağlanmalıdır.

Şehirdeki ulaşım planlaması bir yandan motorlu araçların hareket serbestisine ve sosyoekonomik faktörlere cevap vermeli, diğer yandan şehir içinde trafik yoğunluğu, trafik dağılımı ve yolların kullanımına ait kararları verme noktasında da esnekliğe sahip olmalıdır. Şehir içinde en büyük problemi gelişigüzel ve kontrolsüz park eden araçlar oluşturmaktadır.

Şehirlerin fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri ve şehir içindeki yaşam kalitesini sürdürülebilir kılmak için uygun yerlere konumlandırılmış park alanları ve geniş bir alana yayılmış park yönetim ve denetim sistemleri şehirle bütünleştirilmelidir. Bu amaca yönelik olarak teknolojik enstrümanlardan en azami düzeyde yararlanılmalıdır.

***

Günümüz şartlarında, özellikle karayolu kapasitelerini artırmanın, iyi ve sürdürülebilir bir çözüm olmadığı artık pek çok kesim tarafından anlaşılan bir gerçektir. Artık, çözümlerin odağını her türlü ulaştırma altyapısının en uygun şekilde yönetilmesi oluşturmaktadır. Bu noktada akıllı ulaştırma sistemleri, çözüm sürecine önemli katkılar sağlayacak bir potansiyele sahiptir. Bu sistemler; iletişim, bilgisayar ve elektronik gibi gelişmiş teknolojiler üzerine kurulmuş, gerçek zamanlı ve güncel veri tabanlarını kullanan, ulaştırma konusundaki etkinliği, güvenliği ve hizmet kalitesini geliştirmek amacıyla daha çok işletme, denetim, yönetim ve ekolojik çıktıların verimli yönetilmesine yönelik olarak hizmet veren sistemlerin ortak adıdır. Otopark yönetiminde ve denetiminde akılı ulaşım sistemlerinden beklenen fayda ve verimi elde edebilmek için, sistemin tüm ülke genelinde ve kentler özelinde yaygınlaştırılmış bir ağ olarak tasarlanıp, uygulanması önemli bir gerekliliktir.

***

Otoparklar çevreye uyum sağlamanın dışında fonksiyon itibariyle de iyi tasarlanmalı ve müşteri memnuniyeti hedef seçilerek işletilmelidir. Kullanışlı otoparklar için seçim kriterleri; otopark içindeki/dışındaki yönlendirme, bilgilendirme, kontrol ve güvenlik sistemleriyle hem yapısal hem de teknik tasarımın birlikte düşünülmesi gerekir. Bunlara ek olarak yürüme yolları ve  koridorlar da yeterince geniş olmalıdır.

Araç kullanımının ve arazilerin giderek pahalılaşması, yüksek inşaat giderleri ve oluşan ilave giderler otopark yapılarında ekonomik bir işletimi ve yapımı zorunlu kılarken binaların daha küçük olması, emniyet, aydınlatma ve tasarım gereksinimlerinin zorunluluğu maliyetleri daha da yükseltmektedir.

***

Otoparkların tarihi seyri dikkate alındığında hep bir imaj sıkıntısı bulunmuştur. Bu alanlar belirli bir amaca yönelik binalar olarak algılanır ve sonuç olarak görüntüleri de bu halin bir yansıması olurdu. Son zamanlarda bu konuda farklı gelişmeler yaşanmaktadır. Yenilikçi tasarım konseptleri ve yeni yapı malzemeleri günümüzde otoparkları artık kötü imaja sahip yapılar olmaktan çıkarmakta ve çevreye değer katan binalara ve alanlara dönüştürmektedir.

şeklinde geniş bir projeksiyonu okuyucunun önüne koymaktadır.”

***

Ve işin ilginci yazarlar tarafından sonsöz üç nokta (…) ile tamamlanmış. Aslında bu ifade de başlı başına bizlere ve okuyucuya bu eserin bir başlangıç olarak düşünülmesi gerektiğini göstermekte ve gelecekte bu alanda yayımlanacak eserlere küçük bir hulasa olsun denilmektedir. Özetle bu çalışma dünyadan otoparklara dair teknolojik ve çevreci model ve örneklerin; planlamacılara, yatırımcılara, üreticilere, tedarikçilere/distribütörlere, işletmecilere, denetleyicilere/yerel idarecilere ve akademik çalışma yapanlara sunulmasından ibarettir. Umarım faydalı olur ve faydalanılır.

Faydalanmanın yolu da bilmem katılır mısınız ancak  “zihinlerimize kitaplarla daha fazla teneffüs yaptırmaktan” geçmektedir.

 

Kitap hakkKapak_Otopark Uygulamalarinda Teknoloji, Cevre ve Emniyet Faktorleriında:

Kitap Adı         : Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri

Yazarlar          : Kadir GURBETCİ, Abdullah DEMİR, Ali KARAAHMET

Kategori          : Araştırma – İnceleme

Yayınevi          : İlke Yayıncılık

 

Teknik Özellikler

ISBN               : 978-605-5961-38-1

Basım Yılı        : 2014
Sayfa Sayısı   : 256 sayfa

Kitap boyutları: 13,5×21 cm.

Raflarda eksik olan bir kitaptı!

Kapak_Otopark Uygulamalarinda Teknoloji, Cevre ve Emniyet FaktorleriİSPARK AŞ’de yöneticilik yapmış olan Kadir GURBETCİ, Abdullah DEMİR ve Ali KARAAHMET’in kelamından ve kaleminden “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri” isimli bir çalışma raflardaki yerini aldı.

Kıymetli yazarlar çalışmanın önsözünde aşağıdaki cümlelere yer vermişler:

İnsan, zaman ve mekân ile mukayyet bir varlıktır. Biçim ortaya koyacağı için “ne ile” sorusunu sorar. Nerede? Ne zaman? Ne ile? sorularından elde edilen çıktılar; şehirleri, evleri, arabaları, otoparkları, kitapları vb. gibi bütün biçimleri meydana getirir. Bütün bu biçimler de kültürü oluşturur. Kültür ise toplum aktörü tarafından, medeniyet tasavvuru esaslarına göre üretilir. Bir bakıma şehir bu tasavvurun bir üründür.

***

Otomobiller günlük yaşantımızın doğal bir parçası haline geldi. Yaygınlaşan toplu taşıma sistemlerine rağmen ekonomik gelişmelere paralel olarak günümüzde birçok kişi artık bir araca sahiptir ya da sahip olmak istemektedir. Aynı zamanda köylerden şehirlere sürekli nüfus akışı olması m2’ye düşen araç sayısını her geçen gün arttırmaktadır. Bu nedenle de otoparklara olan talep özellikle de şehir ve diğer büyük yerleşim birimlerinde her gecen gün artmaktadır.

***

Şehirlerin fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri ve şehir içindeki yaşam kalitesini sürdürülebilir kılmak için uygun yerlere konumlandırılmış park alanları ve geniş bir alana yayılmış park yönetim ve denetim sistemlerinin şehirle bütünleştirilmesi gerekmektedir. Otomobillerin bir günlük zamanlarının ortalama 1-2 saatlik dilimini şehir trafiğinde hareketli olarak geçerken kalan kısmı ise park halinde geçmektedir. Bu durum genelleme yapıldığında otomobillerin yaklaşık %90-95’lik yaşam süreleri otoparklarda geçmektedir. Bu durum bizi araçların park yerinde konforu fazlasıyla hakkettiği sonucuna götürebilir.

***

Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak, otopark yönetiminde ve denetiminde de teknolojik ve otomasyon uygulamaları önem kazanmıştır ve kazanmaya devam edecktir. Sürdürülebilir kentiçi ulaşım için, gelişmiş teknoloji ile desteklenmiş otopark yönetimi ve denetimi, bugün artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Çünkü teknoloji odaklı düzenlenmiş otoparklar; mobiliteyi kolaylaştırır, ekonomiyi destekler, müşteri memnuniyetini arttırır, ekolojiye katkı sağlar ve yönetimi de kolaylaştırır.

***

Bu eser dünyadan otoparklara dair teknolojik ve çevreci model ve örneklerin; planlamacılara, yatırımcılara, üreticilere, tedarikçilere/distribütörlere, işletmecilere, denetleyicilere/yerel idarecilere ve akademik çalışma yapanlara sunulmasından ibarettir. Bu çalışma otoparklara dair küçük bir nokta olarak ve başlangıç olarak düşünülmelidir. Faydalı olması ve faydalanılması dileklerimizle…” cümleleri ile nihayete erdirmişler. Bizlerde Otogüncel ailesi olarak yazarları tebrik ederiz. Hayırlı olsun.

 

Kitap hakkında:

Kitap Adı         : Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri

Yazarlar          : Kadir GURBETCİ, Abdullah DEMİR, Ali KARAAHMET

Kategori          : Araştırma – İnceleme

Yayınevi          : İlke Yayıncılık

Teknik Özellikler

ISBN               : 978-605-5961-38-1

Basım Yılı        : 2014
Sayfa Sayısı   : 256 sayfa

Kitap boyutları: 13,5×21 cm.