Oto Haber imagesCANWMJK5

Published on Temmuz 14th, 2011 | tarafından Dr. Abdullah DEMİR

0

Volvo efsanesi çöküyor mu?

İsveç mühendisliğinin farklı bir algısı vardır tüm dünyada. İsveç çeliğinin kalitesi herkes tarafından çok iyi bilinir. İsveç’in en önemli markalarından Volvo’nun da güvenlik konusunda zirvede olduğuna da…

İsveç çeliğinin şimdi ne aşamada olduğunu bilemeyeceğim. Ancak, dünyanın en kaliteli çeliğini yapıyor olsalar bile dünyanın bu alandaki bir numaralı şirketi bir İsveç firması değil.
Tıpkı otomobillerde olduğu gibi…

Dünyanın en güvenli otomobillerini üretiyorlar olsalar bile Volvo, bugün dünyanın saygın ama ortalama oyuncuları arasında yer alıyor.

Bir bakıma özellikle Avrupa’da feodal dönem sırasında esip gürleyen, zenginlikleri dillere destan aristokrat ailelerden çağa ayak uyduramayanların ya da rekabette geride kalanlarının düştüğü durum gibi. Herkes miras açısından saygı gösterir, fakat güç/etkinlik anlamında geride kalmışlardır.

Butik bir hayat yaşarlar.

Hatta durumları daha da kötüye gidenler, yeni büyümek isteyen, sıfırdan gelen paralanan ve sınıf atlamak isteyenlere unvanlarını satarlar.

Volvo ve Land Rover’i ben buna benzetiyorum. Asil duruşları, saygınlıkları var ancak eski güçlerinden uzak…

İşte Volvo’nun merkezine yaptığımız bu ziyarette bu duygular içindeydim. Bir döneme damgasını vuran efsane marka, giderek artan tüketim çılgınlığı içinde çağın şartlarına ayak uyduramayınca Çinliler’e satılmıştı.

Çinliler İsveç’in bu önemli markasına akıttıkları kaynaklarla, zor duruma düşen markayı yeniden ayağa kaldırdılar.

Volvo’nun doğululara satışı, ticari ve bence başarılı bir karar olduğu için, parasıyla Lord olan bir Çinli’nin kabulünden daha kolay olacaktır ama yine de bence otomotiv dünyasında bir devrin daha kapanışının ispatını gördük.

Peki Volvo’yu Volvo yapan nedir?

Tabii ki güvenlik…

İsveçli Volvo dünyanın en güvenli otomobillerini üretir.

Bu arada hemen bir parantez açmamız gerekiyor. Bu “Dünyanın en …..” söylemiyle başlayan iddialar aslında zaman zaman gerçeği yansıtmayabiliyor. Zira, yine Volvo’da olduğu gibi en güvenli söylemi bazı durumlarda geçerli olmayabilir.

Dolayısıyla bu önerme birçok noktada aksi yönde ispat edilmiş olsa ve hatta edilse bile halen birçok tüketicinin bilinçaltına kazınmıştır. Bu İsveçli üreticinin marka imajı için yaptığı uzun yıllara dayanan bir çalışmanın ürünüdür. Tüketiciler aksi yönde birçok veri önlerine konsa bile Volvo hakkında bilinçaltından gelen dürtülerine yenik düşecektir. Ama hemen belirtelim ki Volvo da bu ünü haklı olarak kazanmıştır. İsveçli üretici sadece bir yılda 250 düzeyinde çarpışma testi yapıyor. Sadece bir çarpışma testinin maliyetinin otomobiller hariç 25-50 bin dolar arasında olduğunu belirtelim. Bir de bu çarpışma testlerinin yapılan araştırma giderleri içinde buzdağının görünen yüzü olduğunu da ekleyelim. Dolayısıyla altı boş değil. Diğer firmalar da bunları yapsa da Volvo bu alanda önemli devrimlere imza atıyor. Mesela, herkes yaya güvenliği konusunda teknoloji geliştirirken, Volvo bir adım öteye geçip yolda hayvanlara çarpmayı engelleyen sistemleri devreye alıyor. Bu örnekleri uzatmak mümkün. Buradan başa dönersek, Volvo zor duruma düşmüş olsa da çıkışı belirli bir alanda uzman olduğu, kökleri derine ulaştığı için daha kolay oluyor.

Kaynak: Gültekin Kara’nın 11.07.2011 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yayımlanan “Güvenliğin devrik prensi” köşe yazısından derlenmiştir.

 

Tags: ,



Yazar Hakkında

1973 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Trabzon’da tamamladı. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümünü kazandı. 1996 yılında Otomotiv Öğretmeni olarak mezun oldu. 1996-1999 yılları arasında “Toplu Taşım Araçlarında Otomatik Vites Kutusu Uygulaması ve İşletme Maliyetlerine Etkisi” konulu tez çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı. 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Fren Disklerine Uygulanan Kaplamaların Frenleme Performansına Etkisinin Deneysel İncelenmesi” konulu tezi vererek doktor unvanını aldı. Demir, İSPARK AŞ’de sırasıyla, Teknik İşler Şefi, İşletmeler Müdürü, Etüt Plan ve Proje Müdürü, Etüt ve Planlama Müdürü olarak çalıştı. 17.11.2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde Yardımcı Doçent unvanıyla öğretim üyeliğine başladı. Başta otomotiv olmak üzere, güç aktarma organları, alternatif yakıtlar, ulaşım ve otopark yönetimi alanlarında ulusal ve uluslararası dergilerde, kongre ve sempozyumlarda yayımlanmış 30 makale çalışması bulunmaktadır. Ayrıca “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri”, 52 bin kelimelik “Otomotiv ve Temel Teknik Bilimler Sözlüğü”, 2500 kelimelik “Otopark Endüstrisi Sözlüğü”, 11 bin kelimelik “Sistem Sistem Otomotiv Teknik Terimler ve Terminolojiler Sözlüğü” gibi yayımları da bulunmaktadır. Haftalık Otohaber dergisinde yaklaşık 4 yıl süre ile teknik danışmanlık ve okur soruları editörlüğü, www.otomotivbilgi.com web sitesinde yayımlanmış 43 haftalık yazısı, www.otoguncel.com ve www.nenedir.net web sitelerinin editörlüklerini yürütmektedir. Aynı zamanda Wushu spor dalında hem Uluslararası Hakem hem de Merkez Hakem Kurulu Üyesi’dir. Uluslararası Wushu Sanda Hakemlik Kuralları Tercümesi gibi yayımları olan Demir, İngilizce bilmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.


Üste Git ↑