Hayaller, hedefler, gerçekler.

2018 Mart ayında Üniversite öğrencilerine yönelik bir sempozyuma misafir konuşmacı olarak katıldım. Orada 40 dk.lık bir konuşma yapacaktım ama öğrenciler ve ben öyle keyif almış olacağız ki tam 4 ders (160 dk) boyunca konuştuk. Konuşma interaktif bir şekilde gerçekleşti. Ben gerçekten çok keyif aldım.

Tüm konuşmanın özetine gelirsek; kimse olmak istediği yerde değildi. Herkesin hayalleri ve hedefleri farklı olmakla birlikte sırf üniversite mezunu olabilmek adına tutturabildikleri ve puanlarının yettiği bölümü okuyorlardı.

Bir başka tespit ise; hemen hemen tüm insanların yaptığı hataya bu gençlerimiz de düşmekteydiler. Nedir bu hata?

-den sonra; herkes hayatına bir takım engelleri kendisi koymaktadır. Hep okul bittik-ten sonra, askerlik bittik-ten sonra, evlendik-ten sonra, çocuk olduk-tan sonra, borçlar bittik-ten sonra gibi…

Gençlerle yaptığımız interaktif konuşma sonrasında bu engelleri aslında onların önüne kendilerinin koyduğunu gördük. Kelime haznenizden bunu çıkarmanızı şiddetle tavsiye ediyorum, – den sonra…. Atın bunu çöp kutusuna, belleğinizden çıkarın.

İkinci bir engel de ailelerdir. Evet hiç kimse ailesinden gördüğü zararı hayatı boyunca bir başka kişiden göremez. Bunu daha öncelerde katıldığım bir bilinçlenme toplantısında duymuştum ve çok etkilenmiştim.

Düşünsenize; aileniz yani anne-babanız kadar hiç kimse size ne yapacağınızı söyleyemez. Bunu sadece söylem olarak algılamayın. Bunların çoğu direktiftir. Yani emir. Yapmazsanız cezalandırılacağınız emirler. Hayatta hiç kimse anne-babasından işittiği kadar azar işitmemiştir. Bu bazen de dayak olabilir. Sözün kısası hiç kimse size anne-babanız kadar sözlü ve fiili şiddette bulunamaz ve yine hiç kimse size ne yapacağınız söyleyemez.

Düşünsenize evlisiniz ve eşiniz sizin önünüze bir yemek koyuyor ve bu bitmeden sofradan kalkamazsınız diyor. Veya bugün kesinlikle dışarı çıkamazsın veya siz tv izlerken gelip onu kapatacak ve sizi azarlayarak “sana tv izlemek yasak” diyecek. Aman Allahım, sonuçları düşünmek bile istemiyorum.

Konu başlığına dönersek, bizler çocukken çok fazla hayal kurarız ve bunları ilerleyen zamanlarda unutmaya ve azaltmaya başlarız. Çünkü yaşımız büyüdükçe çevremizden, yaşantımızdan, olduğumuz bölgeden, bulunduğumuz konumdan ve ailemizden gelen okuma ya da çalışma baskısından dolayı hayellerimizi bastırmaya, azaltmaya ve hatta hayal kurmamaya başlarız. Bazen de (aslında genelde) başkalarının hayallerini yaşamaya başlarız. En çokta anne-babamızın hayallerini…

Peki bunu nasıl atlatacağız, özellikle de çocuk yaşlarda… Hayallerimiz ve hedeflerimiz bizim gerçeklerimiz olabilir mi, yoksa bizim gerçeklerimiz başkalarının hayalleri ve hedefleri mi olacak.

Bunu önümüzdeki haftaya bırakıyorum. Sizlerden gelen yorumlar ve sorulara cevap olabilecek yeni yazımı önümüzdeki hafta sizlerle paylaşacağım.

Hayal kurmaktan vazgeçmeyin.

H. Hüseyin YAYLA

Hüseyin Yayla Kimdir?

6 Cevaplar

  1. Gülseren dedi ki:

    kaleminize sağlık Hüseyin Bey… Ülkemizdeki yaşam koşulları da hayallerimizden vazgeçmemize veya ertelememize neden olmuyor mu?

    • Teşekkürler Gülseren Hanım. Bugünün şartlarını Mustafa Kemal’in hayalleri ve ülke şartları, Che ‘nin hayalleri ve şartları, Martin Luther King’in hayalleri ve şartları ile karşılaştırabilir miyiz? Onlara da mutlaka birileri “imkansız, yapamazsın” demiştir. Ama onlar “yapamazsın” diyenlerle değil, “harika, hadi yapalım” diyenlerle birlikte yürüyerek bu sonuçları elde etmişlerdir.

  2. ahgul dedi ki:

    kaleminize sağlık…

  3. Cem dedi ki:

    Kesinlikle doğru. Hayatımız yanliş yaparak geçmedimi.halen devam ediyoruz doğruyu görsekda..

  4. Dilek dedi ki:

    Merhaba o kadar güzel özetlemişşinizki ne söylesem azdır ancak bir ata sözü varki söylemeden geçemicem çok özür dilerim ayı yavrusunu severken öldürürmüş tamda böyleyiz elimize yüreğinize sağlık

  5. Sibel dedi ki:

    Tam isabet analiz…çocukların adına karar veren aileler maalesef ne yaptıkların bile farkında değiller… herkes hayatında, çocukluk izlerini her zaman taşır…ebeveynler ne kadar erken hata yapmalarına müsade ederlerse,çocuklar İçin doğru karar vermelerine fırsat yaratmış olacaklar, o günün çocukları,bu günün büyükleri olarak hayatlarını etkileyen en büyük kararları az yanılma payları ile en doğru şekilde verebilirler…. kaleminize sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir