Ruhunu Verdiğin Anda

H. Hüseyin YAYLA

Hüseyin Yayla Kimdir?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

6 Cevaplar

  1. Gülseren dedi ki:

    bence verilen ödevin niteliği de çok önemli..Ödev oradan al buraya yaz değil…öğrenmeyi pekiştirici,düşünmeye ve araştırmaya yönlendirici olmalıdır..
    Kalemine sağlık…

  2. Gökhan dedi ki:

    Yazınızda dediğiniz gibi mezun oldum ve hayata yeniden (sıfırdan) başlıyorum. Kaleminize sağlık.

  3. Tuğba Oksal dedi ki:

    Kesinlikle muhteşem bir konu!., Yüreğine sağlık…

  4. Fügen DEDE dedi ki:

    Bir eğitimci olarak sözlerinize katıldığımı belirtmeliyim. Ülkemizde eğitim maalesef ızdıraplı bir süreç olmakta. Aslında eğitim ve öğrenme öğrenciye keyif vermeli. Bu konunun bir çok yönü var. Malum eğitim sistemimiz sınav odaklı. Böyle olunca herkesin beklentisi sınav başarısı. Yüklü müfredatlar öğretmenleri de zorluyor, öğrencileri de. Öğrenme yarışa dönüyor. Öğretmen öğrencilere yükleniyor. Ödevler ise keşfetme ve araştırma yapmayı teşvik etmek yerine öğrenciyi zorlayan ve bıktıran bir şekle dönüşüyor. Yani yarış atı gibi koşturmaya yönelik oluyor. Sistem değişmeli. Eğitim sınav odaklı olmaktan çıkarılmadıkça bu sorunlar devam edecek gibi görülüyor.

  5. Hakan dedi ki:

    yazıyı okurken canım resmen cola çekti :)

  6. Sona Küçükyan dedi ki:

    Sayısal derslerde alıştırma yaparak öğrenme pekişir. Bunun dışında yazılı abuk sabuk ödevlerin yararına hiç inanmadım. Enayice yapan yapar, yapmayan ertesi gün onun defterinden alelacele çeker. Her ders anlatılan azıcık konuyu bir-iki kez okuyup derse hazır gitmek yeterlidir. gel gelelim çocuklar diğer derslerin ödevlerini yazıp durmaktan fırsat bulamayıp, benim konuyu okumadan geliyorlar. demem o ki, bu gereksiz ödevler asıl yapılması gerekeni de engelliyor sonuçta.

Tuğba Oksal için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir