Hüseyin Yayla no image

Published on Ocak 29th, 2013 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

6

Bir Yıldız Daha Kaydı

Gün geçmiyor ki bir ayrılık haberi daha almayalım. Artık şaşırmıyorum gelen e-posta ve telefon haberlerine… Önceleri zor geliyordu, şimdilerde alıştım.

Şöyle başlıyor ve bitiyordu çoğu e-postalar:

Sevgili dostlarım,

… yılından beri yürütmekte olduğum … görevimden ayrılıyorum. … iyi – kötü günlerimiz oldu.

Bu süre içerisinde bana destek olan, yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkürler.”

En son gelen telefondaki ( kendisi de daha önce otomotiv sektöründen ayrılmış olan ) arkadaşımız şöyle diyordu:

–          Duydunuz mu müdürüm? “Bir yıldız daha kaydı…”

***

2012 yılında da birçok meslektaşımız, arkadaşımız, dostumuz aramızdan ayrıldı. Kimi çalışma hayatına nokta koydu kimi sektörü tamamen bırakıp başka sektöre geçti. Kimine şaşırdık kimine üzüldük, kimi için kaygılandık kimi için sevindik.

Birçoğu sektöre büyük hizmetleri olan arkadaşlardı… Bazılarının işe başlangıç günlerini bile hatırlıyorum. Bazen yan yana olduk birçok projede bazen de karşı karşıya geldik. Ama sonuçta hepsiyle de güzel şeyler paylaştık.

Birçoğunun işi bırakmasındaki ortak nokta; hedef baskısı, mesai saatlerinin fazlalığı, hafta sonu çalışmaları, yeterli kazanç elde edememeleri, yıpranmaları ve benzeriydi diyebiliriz.

Evet, sektörümüz çalışanları ilk arabasını alan çiftlerin, ilk defa direksiyona geçme heyecanı yaşayan gençlerin, hediye edilen otomobillerin ve hayallerinin arabasına kavuşan insanların sevinç tablosu gibi çok güzel anılara tanıklık etseler de çok meşakkatli bir sektörde çalışmaktadırlar.

Ücretler

Son 10 yıldır, otomotiv sektöründe rekorlar üst üste kırılmaktadır. 850 bin adetleri gören yeni araç satışları haricinde, tam bir rakam verilemese de 3 milyon adetlerde olduğu tahmin edilen 2. el otomobil alım satımlarıyla birlikte cirosu çok yüksek olmasına rağmen alınan ücretler sektör çalışanlarını çok tatmin edememektedir.

Otomobil üzerinden alınan vergiler çok yüksek olduğundan bu vergiler otomatik olarak araç fiyatlarına yansımakta ve fiyatlar yükselmektedir. Tüketiciye ulaşabilmek adına fiyat rekabeti içerisine giren firmalar kampanya üstüne kampanya yapmakta bu da kârlılığı azaltmakta hatta sıfır seviyelerine çekmektedir. Hal böyle olunca sektör çalışanları, hedefleri ve cirosu yüksek olan sektörde kârlılık az olduğundan gelir kaybı yaşamaktadır. Bu da sektörü -şimdilerde çok anlaşılmasa bile- ileride hepimizin göreceği üzere kanserli bir hücre gibi yavaş, belki de ani bir ölüme götürmektedir.

Eğitim

Sektör içinde, şirket içi ve şirket dışında akademik eğitimlerini tamamlayamayan çalışanlar, hem maddi hem de manevi doygunluğu yaşayamamaktadır.

Gelir düzeyi düşük olan sektörümüzde yavaşça kopmalar yaşanırken şirketlerin kurumsallaşma sürecini de uzatmaktadır. Kurumsallaşamayan şirketler yapmış oldukları yatırımların karşılığını alamadığı gibi bu sebeple de Ar-ge, eğitim v.b. birçok yatırımlarına da finansman ayıramamaktadırlar.

Finans sektöründe çalışan bir arkadaşımla yapmış olduğumuz sohbet sırasında duyduklarıma çok da şaşırmadım. Üniversite mezunu olmak, lisansüstü eğitim ve yabancı dil gibi faktörler arkadaşımın maaşında artışa neden olmuş.  Bunların hepsini sonradan sonraya tamamlamış ve her defasında maaşı ve kademesi artmış. “Bunları yapmak için zamanı nereden buldu acaba?” diye sordum kendi kendime. Sabah 8-akşam 8, hafta sonları Cumartesi-Pazar da dâhil olmak üzere bilfiil çalışmakta olan sektörümüzün güzel insanları kendileri için gerekli zamanı nasıl bulacaklar?

Kariyer

Otomotiv sektöründe unvan kısırlığı da var, diyebiliriz.

Sadece satış departmanını incelediğimizde; Teslimat sorumlusu, Satış Temsilcisi, Satış Müdürü, Genel Müdür sıralamasını görebiliriz.

Teslimat Sorumlusu, çok azimli çalışırsa Satış Danışmanı olabilir ama Satış Müdürlüğü için gerekli bilgi ve birikime ulaşması yıllar sürebilir ve hatta – şirket içi eğitimler o kadar az ki – çok uzak bir ihtimal gibi görünüyor.

Birçok sektörde görebiliriz; Takım Lideri, Satış Direktörü, Proje Direktörü, Operasyon Müdürü, Finansal Danışman, Halkla İlişkiler Danışmanı-Müdürü, Satın Alma Danışmanı–Müdürü, Satış Şefi, Satış Müdür Yardımcısı, Satış Müdürü v.b. unvanlarla ara kademeler açılmakta ve şirketler alttan yukarıya doğru kendi içerisinden personel yetiştirmektedir. Böylelikle ara duraklarda nefes alıp tecrübesini pekiştiren ve olgunlaşan personel bir üst basamağa çıktığında daha yapıcı ve kalıcı olabilmektedir.

Otomotiv sektöründe ise Satış Danışmanları için ara kademe olmadığından Satış Müdürlüğüne o kadar uzaklar ki kurum içerisinde bir Satış Müdürü gittiğinde dışarıdan başka bir Satış Müdürü geliyor. Kendi içinden yönetici yetiştiren yok denecek kadar az. Asıl yapılan yanlışlık ise tam hazır olmadığı halde “Yıllardır yanımızda çalışıyor” diyerek Satış Danışmanını Müdür yapmaktır.

Oysaki ara kademeler açılır ve personel atamaları bu kademelere göre yapılırsa şirket açısından hem maddi hem de manevi olarak daha fazla verim alınacaktır.

Gerçi son zamanlarda Krediler Birimi ve Müşteri İlişkileri Yönetimi gibi birimler kuruldu ama bunlar da yine Satış Müdürüne bağlı çalışıyorlar. Sapla samanı birbirinden ayırmanın vakti geldi de geçiyor bile.

Otomotiv sektöründeki yıldızlar gökyüzündekiler kadar bol değil. Eğer ki bir çözüm bulunamaz ve yıldızlar tükenirse sektörümüzün gökyüzü, karanlığa gömülecektir…

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,




Üste Git ↑