Grevler Hakkında STK’lardan Ortak Açıklama Geldi

TİSK, MESS, OİB, OSD, TAYSAD’DAN ORTAK ÇAĞRI:

“KAYBEDECEK TEK BİR GÜNÜMÜZ OLMAMALI. SAĞDUYU İÇERİSİNDE ÜRETİME BAŞLAMALI, İŞLERİMİZE DÖRT ELLE SARILMALIYIZ.”

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) otomotiv sanayinde devam eden eylemlere ilişkin ortak basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, “Son günlerde otomotiv sektöründe karşı karşıya kalınan süreç tüm taraflara zarar veren bir boyuta ulaşmıştır. Otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edebilmesi için kaybedecek bir tek günümüz bile olmamalıdır” vurgusu yapılarak, “işçilerimizi sağduyu ile davranmaya, işverenin çağrısına kulak vermeye ve eylemleri sona erdirmeye çağırıyoruz” denildi.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından yapılan ortak açıklama şöyle:

“Ülkemizde otomotiv sanayi; ihracatın, istihdamın, Ar-Ge ve inovasyon gücümüzün gurur kaynağı ve ülke ekonomimizin lokomotif işkoludur. Bu sektördeki üretimin sürekliliği, doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye ekonomisine katkıda bulunan pekçok sektörü de yakından ilgilendirmektedir.

Son günlerde otomotiv sektöründe karşı karşıya kalınan süreç tüm taraflara zarar veren bir boyuta ulaşmıştır.Otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edebilmesi için kaybedecek bir tek günümüz bile olmamalıdır.

Bugüne kadar işçi, işveren ve işveren temsilcilerinin uyumu ülkemiz otomotiv sanayinin en önemli güçlerinden olmuştur. Şüphesiz sektörümüzde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, iyi niyetli, barışçıl ve yapıcı iklimi korumak tüm tarafların sorumluluğundadır. Türkiye’de üretimden yana olan, Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmak isteyen tüm kesimlerin çalışma barışına katkıda bulunması gerekmektedir.

Sendikal örgütlenmenin olduğu bir sektörde, hak aramanın yolunun karşılıklı diyalog ortamını korumaktan geçtiği aşikardır. Toplu iş sözleşmesi yürürlükte iken, yasal olmayan yollara başvurmak, sadece üretimin sürekliliğine zarar vermekle kalmayacak, bu diyalog ortamının zedelenmesine de sebep olacaktır. Sürecin, sosyal diyalog ve çalışma barışı ile olumlu bir noktaya gelmesi tüm tarafların ortak çıkarınadır.

Nasıl ki, işçi kardeşlerimizin taleplerini dinlemek ve değerlendirmek işverenlerin sorumluluğu ise, sadece sektörü değil ülke ekonomisini de telafisi güç zararlara uğratacak üretim kaybının olmaması ve üretim sürekliliğinin sağlanması da işçilerimizin ve bağlı bulundukları sendikaların sorumluluğundadır.

Hal böyleyken, otomotiv sektörüne hizmet veren kurum ve kuruluşlar olarak, işçilerimizi sağduyu ile davranmaya, işverenin çağrısına kulak vermeye ve eylemleri sona erdirmeye çağırıyoruz.

Ülkemize, işimize, ailelerimize ve işletmelerimize olan sorumluluğumuz ile işlerimize dört elle sarılarak üretime başlamalıyız.”

Otomotiv Sektörünün Yıldızları Belli Oluyor…

Dünya çapındaki danışmanlık çözümleri ile şirketlerin verimlilik ve karlılığını artıran InoTec Teknoloji ve Yönetim Danışmanlığının 12K Modeli’ni başarıyla uygulayan şirketler ödüllendiriliyor.

T.C. Ekonomi Bakanlığı destekli ve TAYSAD Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği işbirliğiyle yürütülen Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm Projesi Ödül Töreni, 25 Nisan 2013 tarihinde TAYSAD Konferans Salonu’nda düzenlenecek.

Eğitim ve danışmanlık çözümleri ile şirketlerin verimlilik ve karlılığını artıran InoTec Teknoloji ve Yönetim Danışmanlığı, 13 yıllık danışmanlık tecrübesi sonucunda oluşturduğu “12K Model” ile başarıya ulaşan şirketler ödüllendiriliyor. 25 Nisan 2013 tarihinde TAYSAD – Taşıt Araçları Yan Sanayiciler Derneği işbirliğiyle düzenlenecek Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm Projesi Ödül Töreni’nde en başarılı otomotiv tedarik sanayi şirketleri ödüllerini alıyor.

TAYSAD Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek tören; TAYSAD Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu’nun yapacağı açılış konuşması ile saat 13.00’da başlayacak.

Ardından katılımcılar Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm Projesi’nin temelini oluşturan, 12K Model’in alt başlıkları; 12K İK Model ve 12K Ar – Ge Model konusunda bilgilendirilecek. Verilecek aranın ardından başlayacak ödül töreni öncesinde katılımcılara proje katılımcısı ve finale kalan kurumların tanıtım videoları ile şirketler hakkında bilgilendirme yapılacak.

12K Model Nedir?

12K Model kapsamındaki çalışmalara Nisan 2011 tarihinde kurumların ihtiyaç analizi yapılarak başlanmıştı. Her biri kendi çalışma koşullarında incelenen kurumlar, 12K Model kriterlerine göre 1.000 puan üzerinden değerlendirildi. Bu süreç zarfında her türlü gelişimleri takip edilen kurumların geliştirilmesi gereken yönleri danışmanlık ve eğitim faaliyetleri ile desteklendi.

Proje sonunda final analizi gerçekleştirilen 10 şirket yine 1.000 puan üzerinden değerlendirilerek gelişim seviyelerine göre bir üst kura yani ikinci sınıfa geçmeye hak kazandı.

12K Model 12 temel, 75 alt kriterden oluşuyor. Proje kapsamında farklı şirketlerle ortak eğitim faaliyetleri yapılması, her kurum özelinde şirketlerin stratejik planlarının oluşturulmasından, ürün geliştirme altyapılarına, insan kaynakları yönetim süreçlerinden üretim verimliliklerinin yalın üretim teknikleriyle iyileştirilmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kurumları yüksek performanslı bir yapıya dönüştüren sistem, beraberinde önemli bir rekabet avantajı da sağlıyor.

 

KPMG Türkiye 2013 Otomotiv Yöneticileri Araştırması Açıklandı

“Türkiye Otomotiv Sektörünün Geleceğe Yolculuğu”
KPMG Türkiye Otomotiv Sektör Lideri Ergün Kış:
BRIC ülkeleri üreticilerinin 6 yıl içinde Avrupa pazarına girmesi bekleniyor, Türkiye kendini bu sürece göre konumlandırmalı
KPMG Türkiye Otomotiv Sektör Lideri Ergün Kış yönetiminde KPMG Türkiye tarafından hazırlanan, Türkiye otomotiv sektörünün 5 yıl sonrasına ışık tutan “KPMG Türkiye 2013 Otomotiv Yöneticileri Araştırması”nı açıkladı. Araştırma, Türkiye otomotiv sektöründeki yöneticilerin beklentilerini ve görüşlerini yansıtarak, sektörün 2017 yılına yönelik yol haritasını çiziyor.
Ergün Kış, araştırmanın açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, KPMG’nin küresel ölçekte 14 yıldır düzenlediği otomotiv yöneticileri araştırmasının bir uzantısı olarak farklı dinamiklere sahip Türkiye otomotiv pazarına özel bir araştırma yaptıklarını açıkladı. Kış, KPMG Türkiye olarak 2013’te ilkini hazırladıkları bu araştırmayı önümüzdeki yıllarda da her sene tekrarlamayı düşündüklerini belirtti.
Araştırma, KPMG Türkiye yönetiminde Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) ile bu derneklerin üyelerinin destekleriyle gerçekleştirildi.
Türkiye otomotiv pazarında 5 yılda %20’nin üzerinde büyüme bekleniyor
Ergün Kış, bağımsız bir bakış açısı ile Türkiye otomotiv sektörüne bakmak istediklerini belirterek, “Bu çalışma ile önümüzdeki 5 yılın Türkiye otomotiv pazarı için neler getireceğini ve yaratacağı fırsatları ortaya koymaya çalıştık” şeklinde ifade etti. Ergün Kış, geçtiğimiz 10 yılda Türkiye otomotiv sektörünün dikkat çekici bir büyüme sergilediğini söyleyerek, 2003 yılında Türkiye’de 1000 kişiye düşen araç sayısı 95 iken son 10 yılda bu değerin 151’e ulaştığına dikkat çekti. Ergün Kış, bu rakamın Avrupa’ya göre oldukça düşük değerde seyrettiği göz önünde bulundurulursa otomotiv pazarının önümüzdeki yıllarda daha da büyüme eğilimi içerisinde olacağını belirtmenin doğru olacağını ifade etti. Bununla birlikte Türkiye’de demografik yapının değiştiğine vurgu yapan Ergün Kış şunları söyledi: “İstatistiklere göre Türkiye’de 25 yaş altı nüfusun yüzde 43’lük bir dilimi kapsadığı düşünülürse, önümüzdeki 5 yıl içinde 6 milyon kişinin ekonominin içinde önemli rol alan 25 yaş üzeri gruba eklenmesi bekleniyor. Bu da Türkiye’nin Avrupa’nın en yüksek tüketim potansiyeline sahip ülkelerinden biri olabileceğinin göstergesi. Otomotiv Yöneticileri Araştırması’na göre, Türkiye’deki otomotiv sektöründe önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 20’nin üzerinde büyüme bekleniyor. 2011 yılında 910 bin olan pazar büyüklüğünün ise 1 milyon 100 binin üzerine çıkması tahmin ediliyor.”
Türkiye’de otomotiv satış vergilerinin yeniden düzenlenmesi gündemde olacak
Otomotiv sektörünün hem Türkiye’de hem küresel ölçekte önemli belirsizlikler ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Ergün Kış, KPMG Türkiye 2013 Otomotiv Yöneticileri Araştırması’nda önümüzdeki beş yıllık dönemde öncelikli olacak konular arasında otomotiv satış vergilerinin yeniden düzenlenmesinin başı çektiğini, Avrupa krizinin etkilerinin ve aşırı fiyat rekabetinin ise diğer öne çıkan konular olduğunu belirtti. Araştırmaya göre, otomotiv yöneticileri sektör üzerindeki ÖTV, KDV gibi vergi yüklerinin bir dengeye oturtulması ve hatta azaltılmasının, sektörün gelişimi için kritik olduğunu düşünüyor. OECD tarafından açıklanan 2012 tüketim vergi trendleri incelendiğinde Türkiye’nin Danimarka ve Finlandiya’dan sonra dünyada binek otomobil satış ve tescillerinde uygulanan en yüksek toplam vergi oranlarında üçüncü sırada yer aldığı görülüyor. Oysa Danimarka’da kişi başına milli gelir yaklaşık 60 bin ABD doları, Finlandiya’da yaklaşık 50 bin ABD doları iken, Türkiye’de 10 bin 444 ABD doları seviyesinde.
BRIC ülkeleri üreticilerinin 6 yıl içinde Avrupa pazarına girmesi bekleniyor, Türkiye kendini bu sürece göre konumlandırmalı
Araştırmada çıkan sonuca göre Türkiye’deki otomotiv yöneticileri, BRIC ülkeleri üreticilerinin Avrupa pazarına 6 yıl gibi kısa bir süre içinde gireceğini öngörüyor. Yöneticiler, bu ülkelerin Avrupa pazarına girerken üretim üssü olarak ise öncelikli olarak Doğu Avrupa ve yeni AB ülkelerini tercih edeceğini düşünüyor. Ergün Kış, Türkiye’nin daha önemli bir üretim üssü olabileceğinin uzun bir süredir gündem konusu olduğunu, KPMG’nin 2012 Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’nda Türkiye’nin BRIC ülkelerinin Avrupa’ya giriş kapısı olabileceği beklentisinin ortaya çıkması nedeniyle Türkiye’deki otomotiv yöneticilerinin bu konuya nasıl baktıklarını öğrenmek istediklerini söyledi. Ergün Kış, sonuçlara bakıldığında ilginç bir şekilde, katılımcıların değerlendirmelerinde Türkiye’yi ikinci sıraya yerleştirdiğini gördüklerini ifade etti. Türkiye’nin otomotiv sektörüne yönelik yatırım çekmeyi hedeflediğini belirten Ergün Kış, bu yıl açıklanan KPMG’nin 2013 Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’nda ise BRIC ülkelerinin üreticileri için dünyada en çok büyüme potansiyeline sahip ikinci bölgenin Güneydoğu Asya’dan sonra Doğu Avrupa ülkeleri olduğuna dikkat çekti. Ergün Kış, Türkiye’nin kendi büyüme potansiyelini de mümkün mertebe kullanması gerektiğini söyleyerek, Türkiye’de iç pazarın canlandırılması isteniyorsa vergi yüklerinin hafifletilebileceğini ifade etti. 15 Şubat 2013’te yürürlüğe giren yeni teşvik kanunu ile yatırımcılar için eyleme geçildiğini belirten Kış, sektör açısından oldukça olumlu değerlendirdikleri bu kanunun Türkiye otomotiv sektörü için yeni bir döneme işaret ettiğini açıkladı.
Yeni teşvik kanunu Türkiye otomotiv sektörüne yapılacak yatırımları destekleyecek
Araştırmaya göre Türkiye otomotiv sektörü önümüzdeki 5 yıllık süre içinde yeni bir üreticinin Türkiye’ye yatırım yapmasını bekliyor. Ergün Kış, Türkiye’deki yöneticiler tarafından bu yatırımın Avrupa’dan beklendiğini açıklayarak, KPMG Türkiye olarak da Türkiye’de beklenen kapasite artışının daha çok Avrupa ve iç pazara yönelik olacağını ama uzun vadede Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun da potansiyel olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Araştırmaya katılanların bugüne kadar teşvik yasasının otomotiv sektörü için yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Kış, son yapılan değişikliklerle birlikte önemli gelişmeler beklendiğini açıkladı. Önümüzdeki dönemde bu nedenle Türkiye’ye yatırımların artacağını, yeni teşvik kanunu ile birlikte yatırımların yönünün Türkiye’ye dönüş yapabileceğini belirten Kış şunları söyledi: “Türkiye’deki kapasite artışının ılımlı olması bekleniyor. Yeni teşvik kanunu ile bu resim değişebilir. Son 5 yılda otomotiv yan sanayisinde 15 tane satın alma yaşadık. Bunun 8 tanesinin 2012’de gerçekleşmiş olması dikkat çekici.”
Türkiye’nin güçlü otomotiv yan sanayisi Rusya’ya odaklanıyor
Araştırmaya göre, Türkiye otomotiv yöneticileri yan sanayi için, işbirliğinde en önemli bölgenin Rusya olacağını öngörüyor. Otomotiv dünyasının Çin’i konuştuğu ortamda yöneticilerin Rusya’yı ilk sırada göstermelerinin ardında Türkiye ile Rusya’nın arasındaki potansiyelin olduğunu belirten Kış sözlerine şöyle devam etti: “Araştırmaya katılan yöneticiler için Doğu Avrupa ülkelerinin ikinci sırada gelmesini de Türkiye’nin bölgedeki rolünü ve önemini artırma hedefinin bir göstergesi olarak açıklayabiliriz. Rusya’da otomotiv sektörü ülkenin en hızlı gelişen sektörlerinden biri konumunda. Araç satışları açısından önümüzdeki birkaç yıl içinde Rusya’nın Avrupa’nın en büyük pazarı olan Almanya’yı da geride bırakarak en büyük otomotiv pazarı haline gelmesi bekleniyor. Rusya’da yerli otomotiv tedarikçileri en son teknoloji ve güvenilirlik konusunda geri kalmış durumdaydı. Buna ek olarak, küresel tedarikçilerin Rusya pazarındaki varlıkları daha zayıftı. Bu yüzden, Rusya’da sayısı artan ve üretimlerini geliştiren imalatçılar ile birlikte son zamanlarda Rusya pazarına birçok üretici girdi. Son birkaç yıl içerisinde, küresel anlamda ilk 50 tedarikçinin Rusya pazarındaki varlığı yaklaşık %40’tan %60’a çıktı. Bu gelişmenin üretim kapasitesindeki artışla paralel olarak seyretmesi bekleniyor. Rusya otomotiv pazarı, Türkiye otomotiv yan sanayisi için zengin bir fırsat çeşitliliği sunuyor.”

Yerli Otomobilde her şey % 100 Türkiye’de yapılacak diye bir kural yok

Türkiye Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, yerli otomobilden ne anladıklarını açıkladı. En az yüzde 70’i yerli talep etti. Türkiye Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, dizaynı, mühendisliği Türkiye’de yapılan, fikri mülkiyet hakları Türkiye’ye ait ve yerlilik oranı yüzde 70’in üzerinde olan aracın, yerli otomobil olduğunu belirterek, ”Bizim yerli otomobilden anladığımız, dizayn hakları bize ait olan, mühendisliğini bizim yaptığımız, karar vericisi bizim olduğumuz bir araç…” dedi. Türk otomotiv yan sanayisine ilişkin soruları yanıtlayan Kaya, geçen yıl Türk otomotiv sanayinin olağanüstü bir başarı gösterdiğini, 1 milyon 260 bin adetlik üretim ve 20,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini kaydetti. Kaya, 2011 yılında gerçekleştirilen 20,4 milyar dolarlık ihracatın 9 milyar dolarlık kısmının otomotiv yan sanayisine ait olduğunu ifade etti. Sektörde geçen yıl özellikle yan sanayi açısından önemli bir kaç başlık bulunduğunu belirten Kaya, bunları kapasite kullanımı, ARGE çalışmaları ve yurt dışına açılım olarak sıraladı. Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu, bunun 75 milyar dolarının da otomotiv sanayisine ait olduğunu anımsatan Kaya, otomotiv yan sanayi olarak her yıl yüzde 25’in üzerinde büyüdüklerini anlattı. Kaya, geçen yıl dünyaca ünlü otomotiv şirketi BMW’yi 110 yan sanayici ile ziyaret ettiklerini, üç gün süre ile BMW’nin, ARGE, lojistik ve satın alma yetkililerine Türk otomotiv yan sanayisini anlattıklarını, ürünlerini tanıttıklarını ifade ederek, bugün 26 Türk otomotiv yan sanayi firmasının BMW ile iş yapar düzeye geldiğini söyledi. Önümüzdeki aylarda MAN ile görüşmek için Münih’e gideceklerini bildiren Kaya, bunun yanında yurt dışından, İngiltere’den, Rusya’dan, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden alım heyetlerini Türkiye’ye getirdiklerini ve ciddi projeleri almaya başladıklarını bildirdi. Kaya, TAYSAD üyelerinin yurt dışında yatırım da yapmaya başladığını ifade ederek, ”Tataristan’ın Kazan bölgesinde Türk otomotiv sanayisinin ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Bunun ya sıra Brezilya’da yan sanayimiz yatırım yaptı. Çin’de fabrika inşaatı devam yan sanayicilerimiz var. Şu anda inşaatı devam ediyor. Yan sanayi olarak yurt dışından firma da satın almaya başladık. Özellikle Almanya’da, ABD’de ve Çin’de fabrikalar satın aldık” diye konuştu. ARGE faaliyetlerini son bir yılda seferberlik ilan ederek yaptıklarını belirten Kaya, 2011 yılında 34 firmanın ARGE merkezlerinin kurulduğunu, bu ARGE merkezleri sayısını 2012 yılında 50’ye, 2013’de de 75’e çıkarma hedeflerinin bulunduğunu bildirdi. Kaya, geçen yıl TAYSAD Almanya’yı kurduklarını anımsatarak, 2012,2013 ve 2014 yıllarına kadar TAYSAD olarak ABD, Çin ve Hindistan’da ofis açacaklarını söyledi. Kaya, otomotiv sanayisinin dünyanın en hızlı geliştiği Çin, Hindistan, Brezilya ve ABD gibi ülkelerde Türk yan otomotiv yan sanayisi olarak faaliyette olacaklarını belirtti. Türk yan sanayisinin çıtayı çoktan aştığına işaret eden Kaya, Türkiye’de üretilen hiç bir aracın geri çağrılmadığını, bunun da Türk otomotiv sanayisinin en büyük başarısı olduğunu belirtti. Kaya, otomotiv sanayisinin 2012 yılı ihracat hedefini kendilerinin 22 milyar dolar olarak belirlediklerini aktararak, 2012 yılında otomotiv sektörünün ihracattaki büyümesinin yan sanayide olacağını, 2023 yılında 75 milyar dolar ihracatı hedefleyen bir sektörün hızlı büyümek zorunda olduğunu, kendilerinin de bunu sağlamaya çalıştıklarını kaydetti. Hükümetin, Türkiye ekonomisinin 2012 büyümesini yüzde 4 olarak açıkladığını hatırlatan Kaya, kendi tahminlerinin bu yıl Türkiye büyümesinin yüzde 5,5’un altına düşmeyeceğini yönünde olduğunu aktardı.

”Tapusu olmayan arsanın üzerinde konuşma yapıyoruz”

Türkiye’de üretilecek yerli otomobil çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, dizaynı, mühendisliği Türkiye’de yapılan, fikri mülkiyet hakları Türkiye’ye bize ait olan ve yerlilik oranı yüzde 70’in üzerinde olarak üretilen aracın arzu edilen Türk malı yerli otomobil olduğunu kaydetti. Kaya, yerli otomobilde her şeyin yüzde 100 Türkiye’de yapılacak diye bir kural olamayacağına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Aracın dizaynını ben etmişsem bana ait. Bir kere tapusu benim. Biz şimdi tapusu olmayan arsanın üzerinde konuşma yapıyoruz. Öyle değil. Şimdi Karsan’ın yapmış olduğu proje, dizaynı Türkiye’de yapılmış, mühendislik hizmetleri bize ait. Bütün şartları sağlıyor. Karsan’ın V1 projesi bizim yerli otomobil için öngördüğümüz şartları sağlıyor. Karsan başlangıçta motorunu yurt dışından alacağını söylüyor ama bir sonraki adımda kendilerinin yapacağını söylüyor. Türk yan sanayisi olarak motorun içini ve dışını yapabilir durumdayız. Ne kaldı geriye? Bunların mühendisliğini yapıp da o motoru dizayn edebilmek. Bunları da gerçekleştirecek Türkiye…” Kendilerinin yerli otomobilden anladıklarının dizayn hakları Türkiye’ye ait olan, mühendisliğini Türkiye’nin yaptığı, karar vericisi konumunda Türkiye’nin bulunduğu bir sistemle üretilen otomobil olduğunu dile getiren Kaya, ”Global firmaların Türkiye’de ortaklıkları var. Biz bunları lisansla üretiyoruz. Dizaynı yurt dışında yapılıyor, Türkiye’de de üretiliyor. Hakları oraya ait. Günü saati geliyor, durdu deniliyor. Devam ettirilmiyor” dedi. Celal Kaya, yerli otomobilde elini taşın altına koyacak ilk kurumun otomotiv yan sanayiciler olarak kendileri olduğunu ifade ederek, bu konuda yan sanayi olarak ne yapılması gerekiyorsa yapacaklarını söyledi. Araç Türkiye’de dizayn edilmişse ve yerlilik oranı yüzde 70’in üzerindeyse bu otomobilin yüzde 100 Türk malı olduğuna değinen Kaya, ”Bu araç bir marka olarak da toplumda yerini alır. Motor ve aktarma organlarının burada yapım şartını da kamu otoritesi koydu. O var ama şuna da hoşgörü ile bakmak lazım. Diyelim proje yeni başlıyor. 1 yıllık süreçte motoru dışardan alabilir. Ama derse ki ikinci yılda buna başlıyorum. Buna çok saygı ile bakarız. Çünkü bu süreçtir O süreci iyi değerlendirmek lazım. Ama motoru mutlaka burada yapması gerekiyor. Motor dışında yerlilik oranı yüzde 70 diyorsa, onun bizce bir anlamı yok” diye konuştu. Kaya, böyle bir projede Türk otomotiv yan sanayisi olarak daha özverili davranacaklarını belirterek, yerli otomobilin Türk aile yapısına uygun bir araç olacağını ve maliyet itibari ile de Türk insanının alım gücüne uygun bir fiyatla piyasaya sunulması gerektiğini, ortaya çıkan 25 bin liralık yerli otomobil fiyatının Türk insanının alım gücü içerisinde bir fiyat olduğunu vurguladı. ”Otomotiv yan sanayicileri olarak bütün özverimizle, bütün gücümüzle bu projenin içinde yer almayı taahhüt ediyoruz” diyen Kaya, otomotiv yan sanayi olarak böyle bir projede ellerini taşın altına koyacaklarını, buna ilk günden beri hazır olduklarını ifade etti.

Yerli otomobil için neden hibrid motor?

Öncelikle sıfırdan tasarlanıp üretilecek bir yerli otomobilin yurtiçinde ya da dünyadaki otomotiv piyasalarında hangi boşluğu doldurabileceği iyi etüt edilmelidir.

“Bir otomobili Türk otomobili yapan nedir” sorusunu cevaplamak hiç de kolay gözükmemektedir. Çünkü otomotiv sanayi aşırı derecede küreselleşmiştir. Bu gerekçelerden dolayı vakit kaybetmeksizin devletin öncülük ettiği ilgili akademisyenlerden, STK’lardan (OSD, ODD, Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği-OYDER, Otomotiv Teknoloji ARGE Merkezi-OTAM, Taşıt Araçları İhtisas Sanayici ve İş Adamları Derneği-TAİSAD, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği-TAYSAD, Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği), üreticilerden ve uzmanlardan oluşan bir kurul vasıtasıyla yerli otomobilin ülkemizde ve dünyada fırsat ve ihtiyaç bağlamında teknik yapılabilirlik ve otomobilin ürün ömrünün etütlerinin çıkarılması gerekmektedir.

Otomobillerde güç kaynağı olarak; yakın gelecekte “hibrid”, orta vadede hem menzili arttırılmış elektrikli hibrid ve elektrik, uzun vadede ise tam elektrikli ve yakıt hücreli otomobillerin hâkimiyetinde şekillenecektir. 2020 yılında tüm yeni araçların %10’nun elektrikli hibrid fonksiyonlu ve 2035 yılına gelindiğinde hala araçlardaki motorların %50’sinden fazlasının içten yanmalı motor olacağı gibi ön görüler yapılmaktadır. Bu durumda “Yerli otomobilin” güç ünitesi olarak start-stop özelliği ve fren enerjisi geri kazanım sistemi olan yarı hibrid (semi-hybrid) benzinli/dizel bir motorla başlamak doğru bir tercih olabilir.

Yerli otomobil çıkışını; tasarım, patentli ürün ve yerlilik düzeyi, motor seçimi, ucuz ya da geleceğe yatırımı, iç ve uluslararası pazar hedefi, satış için finansal model gibi konulara getirilecek çözümler belirleyecektir.

[poll id=”1″]

Bir sonraki yazımızda yerli otomobil yapımına yönelik önerilerimizi sunmaya çalışacağım…

Not: Bu yazı Mimar ve Mühendis Dergisi’nde (Şubat 2012) yayımlanan “Yerli otomobil çalışmalarına yönelik öneriler” konulu makalemizden istifade edilerek hazırlanmıştır.