Galerileri bekleyen tehlike

Son zamanlarda – özellikle de – binek otomobillerin alınıp satılması ile ilgili olarak birçok kişi ile sohbet etme imkânım oldu.

En çok dikkatimi çeken olay; vergi mükellefi olan ve binek otomobil alımı ve satımı yapan şahıs veya tüzel kişilerin vergi mevzuatından haberi olmayışıydı.

Ben vakti zamanında bu konu üzerinde çok araştırma yaptım. Birçok mali müşavir arkadaşıma danıştım. Parantez içinde söylemeliyim ki birçok muhasebecilerin bile mevzuattan haberi yok. Konusunda uzman kişiler hemen size net bilgi verebiliyorlar. İnternet üzerinden de araştırabileceğiniz üzere 13.08.2012 tarih ve 2532 sayılı mevzuata göre ilgili paragraf şu şekildedir.

“Kullanılmış binek otomobillerin satın alınıp işletme adına kayıt ve tescil ettirildikten sonra satışa sunulmasında alış sırasında satıcının durumuna bağlı olarak %1 veya %18 olarak ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmayıp gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.”

Yani anlayacağınız üzere; binek otomobil aldığınızda size kesilen faturadaki KDV’yi devlete ödeyeceğiniz KDV üzerinden indirim yapamazsınız. Siz aracı sattığınızda kestiğiniz KDV direkt olarak devlete olan borcunuzu yansıtmaktadır.

Yani daha da açık olursak, araç aldığınızda size kesilen fatura üzerindeki KDV hiçbir işinize yaramaz.

Bundan daha da açık bir cümle olmazdı herhalde.

Diğer maddelere bakacak olursak; eğer ki siz araç kiralama işi yapıyorsanız ve size kesilen faturadaki KDV oranı %18 ise bunu indirim konusu yapıp, aldığınız aracı belli bir süre kiralama yapıp ve kiralama faturasını da kesmek kaydıyla sattığınızda keseceğiniz faturanın KDV oranı %18 olacaktır. Burada alış KDV’sini indirim söz konusu yapabilirsiniz.

Yine ticari araç alıyorsanız ve satıyorsanız, alış ve satış KDV oranları %18 olacaktır. Burada da alış KDV’sini indirim söz konusu yapabilirsiniz.

Konunun kısaca özeti şu; binek otomobil alımı ve satımı yapıyorsanız araç alırken kesilen faturayı indirim söz konusu yapmayın. Eğer ki bu güne kadar yaptıysanız konuyu muhasebeciniz ile konuşun ve bir uzlaşmaya varınız, aksi takdirde gelecekte sizi çok yüksek meblağlarda vergi borcu bekliyor olabilir.

Mevzuata aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.gib.gov.tr/node/91302

Sorular

Her yıl olduğu gibi bu yılda noter satış bedelleri, muayene bedelleri, plaka ve tescil işlemleri, motorlu taşıtlar vergisi, trafik sigortaları ve kasko fiyatları zamlanarak geldi durdu karşımızda…

Artık belirli bir artışı içimize sindirmişiz galiba. Kimse sesini çıkarmıyor, doğal olarak da her yeni yılda % 5- 10 arası zamlar otomatik olarak yapılıyor.

Dolayısıyla ÖTV, KDV, MTV, TUV ve Benzin sağladıkları yüksek katma değerlerle otomobil fiyatlarında başrol oynamaya devam ediyor.

Neden Yeni araçların vergileri daha yüksek?

Uzun süredir medyada da gündeme getirildi;

Neden egzost CO2 salınımı az olan yeni model araçların mtv ( motorlu taşıtlar vergisi -halk dilinde bandrol ) ‘leri yüksek oluyor da eski araçların düşük oluyor?

diye sordular ama hiçbir şey değişmedi. Demek ki bu söylemler destek bulamadı. (Kuzu kuzu meee…)

Gider öderiz canım ne olacak. 30- 40 milyarlık araçlara biniyoruz, 500- 1.000 TL’lik vergi mi koyacak bize?

diyenler bile vardır içimizde.

Oysa eski teknoloji ile üretilmiş ve zaman içerisinde de yıpranmış eski model araçlar, egzostlarından çıkarmış oldukları yüksek oranda CO2 salınımı ile hem insanları hem de dünyayı zehirlemeye devam etmektedir. Bunun bir bedeli olmamalı mı?

Atalarımız şöyle demiş;

Eskiye rağbet olsaydı, bitpazarına nur yağardı.

Nafile, eskiye rağbet de Türkiye’de, bitpazarı da… Biz eskiyi seviyoruz.

Hurda yasası neden çıkmıyor?

Hurda yasası bekleniyor, devlet bu konuda henüz yeni bir adım atmış değil. Eski araçlar malımızı canımızı tehlikeye atmaya devam ediyor. Bugün birçok kazada eski araçlar başrol oynuyor. Eski araçları nasıl tedavülden kaldıracağız?

Geçen akşam işten çıktık eve gidiyoruz. Uzun çayır durağının etrafı kalabalık, trafik yaklaşık yarım saat durdu. Eski model bir Murat 124, İETT otobüsüne arkadan çarpmış, araç hurda yığınına dönmüş, ümit ederim ki can kaybı olmamıştır. Ön yargılı olmak istemem ama kazaya baktığımızda muhtemelen fren sisteminin eski olmasından kaynaklandığını düşündük.

Her gün bu şekilde yüzlerce kaza oluyor. Yazık değil mi bu kadar can kaybına?

Ayrıca çıkarılacak bir Hurda Yasası, can ve mal güvenliği yanında birçok derde daha ilaç olacaktır. Ekonominin canlanmasında başrol oynayabilir.

Araçlarda muayene süreleri ne durumda?

Yeni tescil (0 km) araçlarda muayene 3 yıl, daha sonraki periyotlarda 2 yıl süreyle yapılıyor. Baktığımızda Eski- Yeni araç ayırımında en mantıklı noktanın sadece burada olduğunu görebiliyorsunuz. Oysaki yeni araçlarda ilk çıkış 3 yıl tamam, sonraki periyotlarda 2 yıl da tamam,  ama eski araçların muayene süreleri daha sık yapılmalı bence. Gerçi bu durum bazılarına daha çok para kazandırmak anlamına geliyor. Herkes gibi buna bende karşıyım, fakat ben işin siyasetinde değilim. Sadece eski araçların trafikteki dolaşımına bir çözüm bulmaktan yanayım.

Neden hem Kasko hem de Trafik Sigortası ödüyoruz?

2009 yılına kadar trafik sigortaları (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) belli bir tarife üzerinden yapılıyordu. Sene başında belirlenen fiyatlar yıl boyunca sabit olarak tüketiciye sunuluyordu. Fiyatlar 200- 250 TL civarında makul ölçülerdeydi. Daha sonra sektörden gelen talepler ve baskılar neticesinde yönetmelikte bazı değişiklikler oldu.

Şimdilerde Trafik sigorta fiyatları her gün değişken tablo izliyor. Aracın yaşı ve modeline göre, kaza oranına ve sürücü kriterlerine göre değişken fiyatlar karşımıza çıkıyor. Gerçi yönetmelik 6 ayda bir değişiklik yapılabilir diye öngörse de sigorta şirketleri sektörün ayakta kalabilmesi için değişken tarifede ısrar ediyor.

Hal böyle olunca da kişiden kişiye ve araçtan araca değişmek üzere trafik sigortası bedelleri yaklaşık 800 TL’lere kadar çıkabiliyor. Trafik sigorta poliçe tutarları neredeyse kasko primleri kadar tutuyor. Hem trafik sigortası hem de kasko yaptırdığınızda 2.500 – 3.000 TL gibi bir yıllık bedeli gözden çıkarmak zorunda kalıyorsunuz. Trafik sigortası zorunlu olunca da kimse buna ses çıkarmıyor.

Gerçi ben kaza riski yüksek kişiler için trafik sigorta bedellerinin de yüksek çıkmasına taraftarım. Yine de aklıma takılan bir şeyi sizlerle de paylaşmak istedim.

“Kasko poliçesi yaptıranlar Trafik Sigortası yaptırmak zorunda kalmasın.”

Bu konuya böyle bir düzenleme getirilemez mi?

Biz soruları soralım da içimizde kalmasın dedik. Sonuçta hepimiz birer tüketiciyiz.

Sorduk da rahatladık mı? Eh işte, kısmen…

Peki ya siz ne durumdasınız?

Kış lastiği alana KDV Pirelli’den…

Pirelli Yetkili Satıcılarından 01 Kasım 2012  – 31 Aralık 2012 tarihleri arasında 4 adet otomobil, SUV (4×4) veya hafif ticari araç kış lastiği alan herkes KDV oranında indirim fırsatını elde ediyor.

Tüketici odaklı kampanyalarına bir yenisini daha ekleyen Pirelli, 01 Kasım – 31 Aralık 2012 tarihleri arasında geçerli “4 adet Pirelli otomobil, SUV (4×4) ya da hafif ticari araç kış lastiği satın alanlara KDV Pirelli’den” kampanyası kapsamında kazandırmaya devam ediyor. World’e özel 3 ay erteleme imkânının yanı sıra 8 taksit fırsatı da sunan kampanyada “Pirelli Yola Devam” üyeliği ve “Tyrelife” lastik sigortası da avantajlar arasında yer alıyor.

Pirelli’den kış lastiklerine özel  “Lastik Saklama”, “Yola Devam” ve “Tyrelife” hizmetleri

Pirelli, +7 derecenin altındaki koşullarda mutlaka kış lastiği kullanılmasını öneriyor. Kış lastiklerine özel “lastik saklama” hizmetinin yanı sıra “Pirelli Yola Devam” ve “Tyrelife” hizmet programlarıyla da tüketicinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Pirelli Yetkili Satıcıları’ndan yapılan kış lastiği alımlarında sezona bağlı olarak kullanılmayan yaz lastikleri özel depolama alanlarında zarar görmeyecek şekilde saklama imkânı da sunulan hizmetler arasında yer alıyor. Pirelli’den lastik alan herkes “Pirelli Yola Devam“ programı kapsamında lastik değişim, çekici ve acil durum hizmeti gibi ayrıcalıklardan faydalanma fırsatını elde ediyor. Pirelli Yetkili Satıcıları’ndan 4 adet 15 inç jant ve üzeri otomobil veya SUV (4×4) kış lastiği alan herkes lastiklerde ortaya çıkan delinme, çarpma, sürtünme ve yangın sonucunda tamiri mümkün olmayan hasarlara karşın lastik sigortası “Tyrelife”dan yaralanabiliyor. Pirelli lastik sektöründe bir ilk olan Tyrelife lastik sigortası ile zarar gören lastikleri aynı ölçü ve desende değiştirme imkânı sunuyor. Söz konusu hizmet fatura tarihinden itibaren ilk 6 ay veya 5000 km kullanım süresince geçerli.