Endonezya seyahat notları – 1

Endonezya seyahat notları – 1

İstanbul Endonezya seyahatimiz 22 Eylül’ü 23’üne bağlayan gece başladı…

THY ile önce Singapur’a (Ara not: Singapur, Endonezya ve Malezya toprakları arasına sıkışmış, küçücük bir ada devletidir) 1 saat moladan sonra aynı uçakla Jakarta’ya ve oradan da yaklaşık 2 saat beklemeden sonrada Lion Air ile Palembang’a uçtuk.  Bu arada Palembang’a vardığımızda Sultan Mahmud Badaruddin II uluslararası havaalanına indik. Duraklamalarla birlikte yaklaşık 20 saatlik yorucu bir seyahatti… Dönüşte aynı seyahat kolları açmış bizi bekliyor :)

Ne diyelim bekletmeyelim özleyenin özlemini!

Sonra Palembang’ta Royal Asia Hotel’e yerleştik. Otele vardığımızda saat yaklaşık 23.30 sularındaydı.

Şunu not olarak düşelim ki Palembang güne İstanbul’dan yaklaşık 4 saat önce başlıyordu.

***

Türkiye’den yaklaşık 10.000 km uzakta olan Palembang’ta benim ne işim vardı?

Sebebi Endonezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen, Türkiye’nin de 160 sporcuyla katıldığı 3. İslami Dayanışma Oyunları’nda Wushu (yaygın bilinen ismiyle “Kung-Fu”) mücadele sporunda uluslararası hakemlik için çağırılmıştım. Ancak bir ara notu da yazalım. Oyunlara, üye ülkelerin gayri Müslim sporcuları ve hakemleri de katılabiliyordu ve katıldı da…

***

Zaman farkı ve iklim koşulları dengemizi bozmadı desem yalan olur. Dengesizliklerle gün/ler/e başladık. Otelimiz küçük bir sanayi sitesine ve galerilere yakındı. Gündüz gözü ile Palembang’a baktığımızda;

Karınca sürüsü gibi motosikletlerin yollara yayılması,

Yollarda genellikle Japon üreticilerin MPV segmenti araçlarının hakimiyetinin olması,

Yapılaşması gecekonduyu andıran bir şehirde yollardaki araçların kalitesi ve binaların vermiş olduğu görüntülerin tenakuz oluşturması,

29 Eylül sabahı saat sabahın 05.30’larında yaklaşık 1.5 saat süren şiddetli yağmur sonrası hayatın felç olmaması ve gördüğüm kadarıyla hayatın ertelenmediği,

Endonezyalıların misafirlere -özellikle de bizlere- iklimleri gibi çok sıcak davranmaları,

Beni hayrete düşürmedi desem yalan olur.

***

Gezide duyduklarım ve gördüklerim bana sosyal hayata dönük bir sonuç çıkarmamı sağladı. “İnsan, vakti geldiğinde, çekilmeyi bilmezse, çekilmez oluyor.

Özetle zirvedeyken bırakmasını bilmeli insan!

Tenekci’den alıntı ile söze nokta koyalım.

“Zaman, hem iyi bir öğütçü, hem de öğütücüdür”.

Öğüdü okuyamayanlar öğütülür.

***

Oyunlar hakkında: İslami Dayanışma Oyunları Federasyonu’nun (ISSF) organizatörlüğünde, İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) üye ülkelerin katıldığı oyunların ilki, 2005 yılında Suudi Arabistan’da düzenlendi. Dört yılda bir yapılması kararlaştıran oyunların ikincisinin, İran’da düzenlenmesi bekleniyordu. İran’da ilk olarak 2009 Ekim ayında yapılmasına karar verilen oyunlar, bu ülke ile Arap dünyası arasındaki sorunlar nedeniyle 2010 Nisan ayına ertelendi. Ancak başka nedenlerden ötürü oyunların ikincisi gerçekleş/tiril/medi. Oyunlara, üye ülkelerin gayrimüslüm sporcuları ve hakemleri de katılabiliyor. İslami Dayanışma Oyunları’nın dördüncüsü, 2017 yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak.

 

Geziye dair bir not ve teşekkür: Marifet iltifata tabidir. Birçok sporcumuzun da yanımda ikrar etmiş olduğu bir gerçeği tüm kamuoyu ile paylaşalım. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü’ne tüm kafilelere kaliteli sporcu kıyafetleri tercihlerinden ve ayrıca kafilelere destek olmak üzere genel müdürlükten gelen yetkililerin/görevlilerin sıcak ilgilerinden dolayı teşekkür ederim. Bununla birlikte Wushu takımını yalnız bırakmayan gecesini gündüzüne katan Wushu Federasyonu İcra Kurulu Başkanı Sayın Abdurrahman Akyüz’e, federasyon yetkiliklerine ve sporcularına da teşekkür etmesem haksızlık olur. Bu organizasyondaki sonuçları, daha iyi başarıların habercisi olarak okumak istiyorum. Beni mahcup etmeyin gençler! Yaklaşık 25 gün sonra Malezya’da yapılacak olan dünya şampiyonasından müjdeli haberlerinizi bekliyor olacağım. Kendi çapımda üniversitedeki maarif davamı aksatmamak için orada sizlerle olamayacağım. Ancak kulağım sizlerde olacak. Bahtınız açık,  Malezya’dan dönüşünüz muhteşem olsun!

Dr. Abdullah DEMİR

1973 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Trabzon’da tamamladı. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümünü kazandı. 1996 yılında Otomotiv Öğretmeni olarak mezun oldu. 1999 yılında yüksek lisansını tamamladı. 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Fren Disklerine Uygulanan Kaplamaların Frenleme Performansına Etkisinin Deneysel İncelenmesi” konulu tez çalışmasıyla doktor oldu. Demir, İBB - İstanbul Otopark İşletmeleri (İSPARK) AŞ’de sırasıyla, Teknik İşler Şefi, İşletmeler Müdürü, Etüt Plan ve Proje Müdürü, Etüt ve Planlama Müdürü olarak çalıştı. 2011 yılında Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Başta otomotiv olmak üzere, güç aktarma organları, alternatif yakıtlar, ulaşım ve otopark yönetimi alanlarında ulusal ve uluslararası dergilerde, kongre ve sempozyumlarda yayımlanmış makale çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca “Güç Aktarma Organları”, “Otopark Uygulamalarında Teknoloji, Çevre ve Emniyet Faktörleri”, 40 bin kelimelik “Otomotiv ve Temel Teknik Bilimler Sözlüğü”, 11 bin kelimelik “Sistem Sistem Otomotiv Teknik Terimler ve Terminolojiler Sözlüğü”, 2500 kelimelik “Otopark Endüstrisi Sözlüğü” gibi yayınları da bulunmaktadır. www.otoguncel.com web sitesinin editörlüklerini yürüten ve wushu spor dalında uluslararası hakem olan Demir, evli ve iki çocuk babasıdır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir