Hüseyin Yayla resim_imza

Published on Temmuz 21st, 2015 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

1

Yeni “bymarka” doğuyor!

2012 Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz Otomobilciler Kulübü Zirvesi’nin üzerinden çok sular aktı, çok zaman geçti.

http://www.otoguncel.com/yazarlar/huseyin-yayla/kurtlar-puslu-havayi-sever/

O gün, otomotiv sektörünün birbirinden değerli birçok amirali toplantıya katılmışlardı. Toplantıda yapmış olduğum konuşmada katılımcılara şunları söylemiştim.

Şu anda hepimiz belki de olabileceğimiz en iyi konumlarda bulunuyoruz. Mevcut avantajlarımızı kullanarak otomotiv sektörü çalışanlarının geleceğini biçimlendirebiliriz. Bu hepimiz için iyi olacaktır ve gereklidir. Yarının bizlere neler getireceğini bilemeyiz.

Şimdi dönüp baktığımızda o gün zirveye katılanlar (birkaç kişi dışında) hep farklı yerlerde görev yapıyorlar.

Değişikliklerin çoğu nedeni “gelişen olumsuz şartlar ve memnuniyetsizlik” olarak adlandırabilir.

O gün de dediğim gibi; umarım otomotiv sektörü çalışanları daha iyi şartlarda çalışma imkânı bulurlar.

Ve ümit ederim ki; bu sektörün temas ettiği (patronlar, çalışanlar, müşteriler ve hobi olarak ilgilenenler olmak üzere) herkes mutlu olur.

Benim Otomobilciler Kulübü’nü kurmaktaki amacım; bu platformda otomotiv sektörünün sıkıntılarını konuşarak beraberce bunları bertaraf etmek ve güzel günlere çıkabilmekti.

Çok uzun bir süre facebook üzerinde kurmuş olduğum bu platformdan sektör çalışanlarına seslendim.

Genel sorunları ortaya koymaya, çözümler üretmeye çalıştım.

Otogüncel üzerinden yazdığım yazıları yine bu platformda paylaştım.

Tek amacım; otomotiv sektörü çalışanlarının hak ettiği değeri bulmasıydı.

Uzun yıllar çalıştığım Renault markasının çatısı altında dahi, başkanlığını üstlendiğim 2.elin ehilleri topluluğuna hep şu mesajı vermişimdir;

İkinci elin ehilleri olarak sizler çok değerlisiniz, çok özel insanlarsınız. Sizin yetkinlikleriniz arasında ekspertiz yapmak, teşhis koymak, fiyatlandırmak ve satın almak, tamir/onarım/iyileştirmek/yenilemek, fiyatlandırmak ve satmak gibi birçok özellikler barınmaktadır. Sizler değerli olduğunuzun farkına varın ve gittiğiniz her yerde bunu dile getirin. Sizler değerli olduğunuza inanın ki başkaları da sizin değerli olduğunuza inansınlar.

Ben otomotiv sektörü çalışanlarına inandım ve temas ettiğim her noktada bu mücadelemi sürdürdüm.

Aranızda “Peki, yaptın da ne değişti?” diyenler olabilir. Bir şey olsun veya olmasın, benim vicdanım rahat.  Bence önemli olan da budur.

“Şimdi neden Bymarka‘da olduğumu” merak edenler de olabilir.

Sizlere Bernard Shaw’ın şu sözleri ile cevap vermek istiyorum.

İnsanlar başlarına gelenler için hep içinde bulundukları şartları suçlarlar. Ben şartlara inanmam. Bu dünyada başarılı olan insanlar, ayağa kalkıp arzu ettikleri şartları arayanlar, bulamazlarsa o şartları oluşturanlardır.

Ben ve arkadaşlarım Bymarka‘da öncelikli olarak her marka ve her model ikinci el araç alımı ve satımı yapmakla birlikte sistem, metot ve inandığımız doğruların savaşını vermeye devam edeceğiz.

***

Bildiğiniz gibi yakın bir zamanda kitabım yayınlandı, Gaflik

Kitabımın içeriği; Otogüncel’de de paylaştığım yazıların derlemesi şeklinde oldu. Yazılarımın çoğunda mutluluk üçgeni diye adlandırdığımız patron, çalışan ve müşterilerin mutlu olabilmeleri adına kendi üzerlerine düşen görevleri anlatmaya çalıştım.

Her yerde ve her platformda anlatmaya da devam edeceğim…

Bir gemi düşünün ve bu geminin üç tane tıpası olduğunu hayal edin. Bu tıpalara şu isimleri verelim;

Patron, Çalışan ve Müşteri.

Bu üç tıpadan birini çekerseniz gemi su almaya başlayacak ve batacaktır.

Hangisinin daha önemli olduğunu anlamak için bazı şartlar öne sürülebilir. Biri diğerinden daha büyük veya küçük olabilir. Biri diğerinden daha aşağıda veya yukarıda da olabilir.

Ne olursa olsun sonuç değişmez. İçlerinden hangisini çekerseniz çekin gemi batmaya başlar.

Mademki bu üç öğede önemli, bunlar olmadan geminin yürümesi mümkün değil. O zaman bunları yaşatmamız lazım.

Çalışanın yaşayabilmesi için iç etkenler ve dış etkenler vardır.

İç etkenler; statü, ücret, sosyal haklar ve ekip ruhudur.

Dış etkenler ise; aile, çevre, yaşam şartları, satın alma gücü ve ihtiyaçlarını karşılayabilmektir.

Bunlardan herhangi biri eksik olduğunda statik halde bulunan mutsuzluk hareketlenir, kıpırdanmaya başlar.

Evet, mutsuzluk her zaman vardır ve var olmaya devam edecektir. Statikte olsa o hep vardır. Önemli olan onu harekete geçiren etkenlere fırsat vermemektir.

Çok nazlıdır çalışan. Tıp ki müşteriler gibi…

Bir işyeri ayakta kalmak istiyorsa (nasıl ki müşterisini memnun etmek durumundaysa) çalışanını da mutlu etmek durumundadır.

***

Buradan tüm otomotiv sektörü çalışanlarına sesleniyorum.

Bymarka hepinizin yeridir.” Bir nevi Otomobilciler Kulübü Binası olarak da adlandırılabilir. Kapımız herkese açık. Ne zaman isterseniz buyurun gelin. Her türlü derdinizi, sıkıntınızı dinlemeye, elimizden geldiğince yardım etmeye hazırız.

Marmara Üniversitesi’nde sertifikalı eğitim programımızda başlamıştır.

Otomotiv sektörüne ve çalışanlarına hizmetimiz kesintisiz devam etmektedir, edecektir.

Gözünüz arkada kalmasın.

Her şey gönlünüzce olsun…

Tags: , , , , , , , ,




Üste Git ↑