Hüseyin Yayla no image

Published on Aralık 26th, 2014 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

0

Puzzle’ın Son Parçası

İstanbul’un merkezi semtlerinden birinde, iki farklı markanın yetkili satıcılığını birlikte yürüten bir otomobil bayisini ziyaret ediyordum. Üstelik yapmış oldukları yatırımla yeni bir plazaya kavuşmuşlardı. Bu bayinin ikinci el satış müdürlüğünü çok yakın bir dostum yürütüyor. Yılların birikimi ve deneyimlerini aktararak ikinci el departmanını kısa sürede yeni bir çehreye kavuşturduğunu kimse inkâr edemez. İkinci el faaliyetine kurumsal bir bakış açısı kazandırmakla birlikte işlem hacminin de arttığını biliyoruz.

Fakat o da ne; içeriye girdiğimde gözlerime inanamadım. Daha öncesinde üç satış danışmanı ve masası bulunan ikinci el departmanında şimdi iki masa duruyordu. Evet, kısa süre önce bir satış danışmanı ayrılmıştı ama yerine yenisinin alınacağını düşünüyordum. Bunun yerine yola iki satış danışmanı ile devam etme kararı alınmış olacak ki masa kaldırılmıştı. Oysaki ikinci el departmanının birçok fırsatları da içinde barındırdığını sizlerle paylaşmıştık.

***

Sosyal medyada karşılaştığım bir haberi inceliyordum. Birden fazla yetkili satıcılığı bir arada bulunduran grup firmasının bir yöneticisinin röportajından bahsediyordu. Aylık yayınlanan bir otomobil dergisi kendisi ile ropörtaj yapmış ve bu ayki sayısında yayınlanmıştı. Dergiyi çok yakından biliyorum. Otomobil dünyası için oldukça prestijli bir dergidir. Geçmiş sayılarında da yine birbirinden değerli yöneticilerin röportajları yayınlanmıştı.

Yer alan röportajda “Kârlılıklar düşmeye devam ediyor” diye bir başlık yer alıyordu. Ropörtaj şöyle devam ediyordu; “Otomobil yetkili satıcılıklarının hem satış hem de satış sonrası ayağında kârlılıkların oldukça azaldığını ve bu nedenle ‘çok markalı bayiliğe’ doğru yönelmek gerektiğini açıklıyordu.

Kârlılıkların düşmesini, kiralama sektörünün gelişmesine ve artan yüksek adetli-düşük kârlı filo satışlarına bağlıyordu.

***

Birkaç gün öncesinde önemli bir markanın ikinci el yöneticiliği yapan bir arkadaşım aradı. Hal hatır muhabbetinden sonra bir ay içerisinde görevini bırakacağını açıkladı. Şaşırdım desem yalan olur. Hiç şaşırmadım. Ondan kısa bir süre öncesinde de yine farklı bir markanın ikinci el yöneticiliğini yapan bir arkadaşım ayrılmıştı. Tıpkı daha öncelerinde nice arkadaşlarımızın yaptığı gibi. Hepsi birbirinden değerli tüm bu arkadaşlarımız neden sektörü birer birer terk ediyorlardı? Aslında sektörü demeyelim. Zira çoğu kendi işyerlerini kurmak üzere sektöre devam ediyorlar. Soruyu şu şekilde sormak daha doğru olur; neden yetkili satıcılıkları bırakıyorlar?

***

Şimdi puzzle’ın parçalarını birleştirelim. Yetkili satıcılar kâr edemediklerinden bahsediyorlar. Çözüm olarak ilk akıllarına gelen giderleri düşürmek oluyor. Bina giderleri ve vergilerden tasarruf yoluna gidemeyen firma sahipleri en kolay yolu seçiyor; personel çıkarmak veya maaşlarını düşürmek. Mutsuz çalışan çareyi ayrılmakta buluyor. Yerine gelen deneyimsiz personel sürdürülebilir kurumsallık veya kârlılığı baltalıyor. Giderek labirentin içlerine doğru sürüklenmeye başlayan yetkili satıcılıkların çoğu iş bırakma noktasına geliyor.

Oysaki çözüm kolay; kâr merkezlerini iyi belirleyip buralara yatırım yapmak ve deneyimli personel istihdamını artırmak gerekir. Hem kârlılık açısından hem de rekabette yarışabileceğiniz alan genişliği açısından ikinci el departmanı bu merkezlerden biridir.

Yetkili satıcıların bu merkezden neden uzak durduklarını merak ederseniz yanıtı da şudur ki; bu alanda deneyimli personel istihdamı giderek zorlaşmaktadır.

Biliyorsunuz ki biz bu konuda bazı adımlar attık ve MUSEM’de bir eğitim programı açtık. Sonuç; ülkemizin kronik rahatsızlığı olarak her zamanki gibi eğitim rağbet görmedi.

Biz ekip olarak yardıma hazırız. Tüm başvuruları titizlikle inceleyerek ve öncelikle personel eğitiminden başlayarak kurumsal bir yapının temellerini atabiliriz. Kurulacak sistem ve metotlarla uzun süreli bir kârlılık merkezi oluşturmak inanın ki hiç te uzak değil.

Tags: , ,




Üste Git ↑