Hüseyin Yayla otomobilciler-dernegi-katilim-belgesi

Published on Ağustos 14th, 2012 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

1

Kurtlar puslu havayı sever…

Şubat ayının 1. günüydü. Müthiş bir kış mevsimi yaşanıyordu. Tüm İstanbul karlar altındaydı. Karayolları Müdürlüğü’nün yapmış olduğu çalışmalar nedeniyle anayollar açık olsa da birçok ara yol halen kapalıydı. Karlar altında mahsur kalan araçlar vardı. İnsanlar, mümkün oldukça araçları ile trafiğe çıkmıyorlardı. Onlar için en iyisi, sıcacık evlerinde kahvelerini yudumlayıp TV haberlerinde memleketimden kar ve insan manzaralarını seyretmekti.

Hani bir şarkı vardır ya:

Puslu, soğuk hava, dökülen yapraklar…
En sevdiğim mevsimdi sarı sonbahar.
Artık değil…

Evet, artık sonbahar değildi. Kış mevsiminin en karanlık yüzünü gösterdiği günlerden biriydi. Hava soğuk ve pusluydu. Ama kurtlar puslu havayı severdi.

***

Otomobilciler Kulübü Zirvesi, 01.02.2012 tarihinde, İstanbul’un tarihi ve nadide güzellikteki semtlerinden Üsküdar, Nakkaştepe’de yapıldı. Hava muhalefetine rağmen “Kurt puslu havayı sever.” misali, sektörümüzün en KURT ADAMLARI bu toplantıdaydı. İstanbul’un dört bir yanından hiçbir menfaat gözetmeksizin, sadece ve sadece sektörümüzün geleceği adına, “Ne yapabiliriz?” duygu ve düşünceleri içerisinde katılmışlardı bu toplantıya.

Değerli hocamız Dr. Abdullah Demir ile de o toplantıda ilk kez bir araya gelmiş ve yüz yüze konuşma fırsatı bulmuştuk. O da sağ olsun, diğer katılımcı dostlarımız gibi beni kırmayıp davetime icabet etmişti.

Yine otomotiv sektöründe ve aynı işyerinde çalışan iki dostumuz bizi yalnız bırakmamış, evlilik yıldönümleri olmasına rağmen öncelikle toplantımıza katılmayı tercih etmişlerdi.

Bir dostumuz Şekerpınar’dan, bir diğeri Esenyurt’tan, Yenibosna’dan, Tuzla’dan, Çekmeköy’den ve İstanbul’un dört bir yanından katılarak bizleri onurlandırdılar.

Hava ne kadar soğuksa katılımcıların yüreği de bir o kadar sımsıcaktı. Samimi, sıcak ve çok verimli geçtiğini düşündüğüm toplantıda, sektörün eksikleri, hatalı yönleri, geliştirilmesi gereken noktalar, yenilenmesi gereken model ve yöntemleri, istihdam ihtiyaçları ve niteliği, mevcut istihdam ve yanlışları, ücretlendirme politikaları, görevlendirmeler ve pozisyonlar, 2.el ve takas yöntemleri, satış yöntemleri, CRM, v.b. konularda birçok fikir alışverişi yapıldı. Katılımcıların, konular hakkında iştahlı ve hararetli olmaları “gelecek” açısından beni çok ümitlendirdi.

O gece, daha önceden birbirini tanıyanlar olsa bile birçok yeni tanışıklıklar ve muhabbetler oldu.

Toplantı sonunda tüm katılımcılara Sertifikaları dağıtıldı.

***

Otomotiv sektöründe bu yıl için, geçen yıllara göre biraz daha durağan geçiyor diyebiliriz.

Bazıları bunlara hemen bir bahane bulabilir, hatta “yurdum insanı”  misali, hava durumuna göre yorum bile yapabilirler.

Kışın; kar yağıyor, insanlar dışarı çıkmıyor, bu havada müşteri mi gelir?

Yazın; havalar çok sıcak, insanlar dışarı çıkmıyor, çıksalar bile alışveriş merkezlerini tercih ediyorlar.

Okullar açıkken; YGS, LYS, ÖSYM sınavları var, kim gelecek?

Okullar kapalı; herkes tatilde.

Ramazan ayı; mübarek ay, kimse kılını bile kıpırdatmıyor.

Altın düştü, döviz yükseldi, borsalar belirsiz…

Bahane çok…

Peki, sorarım size; bu bahanelerle çalışanlar, bu yılın projeksiyonunu önceden hazırlamamışlar mıdır?

Geçen yılın raporları çıktı mı, bu yılın beklentileri nelerdir? Yeni yılda ne kadar reklam bütçesi ayırdılar, kampanyalarını hangi aylara sakladılar? Ekiplerini hangi şartlara göre kurdular, motivasyon için ne yaptılar? Kurum içi çapraz satışlar için hangi hamleleri yaptılar, toplantı kültürü oluşturuldu mu? Beyin fırtınaları gerçekleştiriliyor mu? Fikirlere değer veriliyor mu? Müşteri analizleri yapılmış mı? Müşteri halen sizin müşteriniz mi?

Tüm bunlar, önceden düşünülüp eylem planları hazırlanmamış mı? Harekete ne zaman geçilecek?

Yoksa işler durma noktasına geldiğinde, neredeyse kapıdan içeri hiç müşteri girmediğinde veya satışlar azaldığında, hedefler tutmadığında siz de türlü bahanelerin arkasına sığınıp “Aradım, sordum. Her yerde durum böyle, hiçbir yerde iş yok, herkes oturuyor.” diyerek kendinizi haklı çıkarmak ve günü kurtarmak mıdır gayeniz?

***

Otomobilciler Kulübü resmi bir dernek, kuruluş, kurum veya kulüp değildir. Kulüp veya dernek binası bulunmamaktadır. Bu benim taktığım bir isim. Amacım, otomotiv sektörü çalışanlarının daha yüksek seviyede maddi ve manevi kazanç, refah, kaliteli yaşam ve mekân içerisinde iş hayatlarını sürdürebilmeleri; bunun için gerekli zeminin hazırlanması, sürecin hızlanması ve nihayete ulaşması için gerekenleri de kendilerinin yapacakları hamlelerle gerçekleştirebileceklerini anlatabilmektir.

Artık Otogüncel’deyiz. Umarım, sektörün sıkıntılarını buradan beraberce bertaraf edip güzel günlere çıkabiliriz.

Ümit ederim ki; bu sektörün sorunlarının masaya yatırıldığı daha nice Zirve Toplantıları ve Sempozyumlarda sektörümüzün duayenleri bir araya gelirler…

Ümit ederim ki; bu sektörün çalışanları daha iyi şartlarda çalışma imkânı bulurlar…

Ve ümit ederim ki; bu sektörün temas ettiği (patronlar, çalışanlar, müşteriler, hobi olarak ilgilenenler olmak üzere) herkes mutlu olur…

Bununla ilgili olarak bir üstadımızdan gelen yazıyı sizlerle de paylaşmak isterim:

İnsanlar, içinde bulundukları durumlar için her zaman şartları suçluyorlar. Ben şartlara inanmıyorum. Bu dünyada ileri gidenler, ayağa kalkıp arzu ettikleri şartları  arayanlar, bulamazlarsa o şartları oluşturanlardır.
Bernard Shaw

***

Tüm okuyucularımın ve otomotiv sektörünün Ramazan ayını ve bayramını kutluyorum.

Hepinize iyi bayramlar…

Bayram dolayısıyla yola çıkacaklar için de küçük bir uyarı;

“Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım…” :)

Tags: , , , , , ,




Üste Git ↑