Hüseyin Yayla renault-twizy

Published on Eylül 11th, 2012 | tarafından H. Hüseyin YAYLA

3

Darısı Başımıza Diyelim

Paris’te Orly havaalanındayız. Uçaktan inip bizi terminal binasına götürecek servis otobüsüne binene kadar sırılsıklam olduk.
“Bardaktan boşanırcasına” yağmur yağıyordu.
“Eyvah, tüm planlar altüst mü oldu acaba?” diye geçiriverdim aklımdan.
Planlarımız arasında Disneyland’a gitmek vardı. Ama hazır gelmişken birkaç otomobil yetkili satıcısını da gezip son durumlarını incelemek istiyordum.
Otele doğru ilerlerken yağmur kesildi. Zamanımız kısıtlı olduğu için eşyalarımızı Paris’in banliyölerinden Boulogne’deki otelimize bırakır bırakmaz Champs-Élysées (Şanzelize) caddesine doğru yola çıktık. Metro ağı çok eski olmasına rağmen ulaşım zenginliği bakımından çok iyiydi. 15 dk. Sonra Şanzelize caddesinde yürüyorduk.

Etoile – Zafer Takı caddenin en aşağı noktasından dahi görünüyordu. Önce bir karnımızı doyuralım dedik. Antrikot’tan çıktık, “karnımız tok sırtımız pek” ti. Hava açıktı ve artık gezmeye başlayabilirdik.

Sağa sola bakınarak ilerlerken birden kendimi Renault L’Atelier (Atölye)’nin önünde buluverdim. Çok şaşırmıştım. Sıra dışı bir “otomobil showroom“‘uydu. Adına yakışır şekilde Show yeriydi. Akşam saat 22:00 sularıydı. Hava kararmıştı. Ama cıvıl cıvıl insanların doldurduğu Atölye, ışıl ışıldı. Spot ışıkları her noktayı aydınlatıyor, kalabalık ahali podyumların üzerindeki araçları hem dışarıda geniş vitrinlerden hem de içeride rahatlıkla inceleyebiliyordu.

Kapıdan içeri girince hemen solda Renault Frenzy vardı. Geleceğin otomobili. Hani uzay filmlerinde gördüğümüz türlerden. Bir tek uçmuyordu bu. 360 derece dönen bir platform üzerinde sergilenmekteydi.

Sağ tarafta Megane R.S. tüm ihtişamı ile karşılıyordu ziyaretçileri. Hemen arkasında bir resepsiyon, karşısında küçük bir alışveriş standı, stand içerisinde küçük otomobil maketleri ve t-hsirt ler bulunmaktaydı.

Kapıdan girince tam karşı cephede arkada ve geniş bir alanda Twizy Show yer almaktaydı. Sayısını hatırlamıyorum ama herhalde 10’a yakın Twizy sergilenmekteydi. Kalabalık sırayla Twizy’lere biniyor, resimler çektiriyor, doyasıya aracı inceliyorlardı.

Bu sıra dışı elektrikli sevimli küçük araba henüz Türkiye’ye gelmedi ama Paris’te çok popüler olduğu belliydi.

Elektrikli araçların Türkiye’de yaygınlaşması ile birlikte Twizy’leri de Türkiye yollarında sıkça göreceğimizden emin olabilirsiniz.

Koca hoparlörlerden yayılan müzik, kendinizi Bodrum Barlar sokağındaki herhangi bir mekândaymış gibi hissetmeniz için yeterliydi.

Yukarıya doğru dönen merdivenler ile restaurant-cafe bölümüne çıkabiliyordunuz. Showroom’un üzerinde asma kata kurulan cafe bölümünde istediğiniz şekilde zengin menü ile karnınızı doyurabilirsiniz.

Yemek için keşke acele etmeseydik dedim içimden.

Kendimizi müzikle birlikte Twizy’ye kaptırmıştık.

Kapısı yukarı doğru açılıyor, ön taraf sürücü için tek kişilik, arka taraf bir çocuk sığabilecek genişlikteydi.

Kimse bize aman ellemeyin kırılır, bozulur, çizilir v.b. demiyordu.

Resimler çektirdik. Dev ekranlarda video klipleri izledik.

Zaman bir hayli hızlı akıp gitmekteydi ve bizim gezip göreceğimiz çok yer vardı.

Kalabalık arasından dışarıya doğru çıkarken şöyle düşünmeden de edemedim.

“Neden bizim Nişantaşı, Bağdat Caddesi veya İstiklal caddesinde böyle bir showroom açılmamıştı?”

Az ilerideki Le Rendez-Vous Toyota da Atölyeden aşağı kalır gibi değildi. Orada Toyota’nın Hybrid araçlarını görebilir, dilediğiniz gibi eğlenceli ve renkli bir zaman geçirebilirsiniz.

Türk otomotiv sektörünün showroom olayını yeniden gözden geçirmesi gerekir diye düşünüyorum.

Biz gördüğümüzü gördük, diyeceğimizi dedik. Ne diyelim ki artık.

Darısı başımıza :)

Tags: , , , , , , , ,




Üste Git ↑