SUV’lar arasında safkan bir yarış otomobili: Porsche Macan GTS

Porsche’nin GTS harflerini taşıyan tüm modellerinde olduğu gibi, ilhamını otomobil yarışlarından alan Macan GTS, daha iyi bir performans ve sürüş dinamiğiyle, daha keyifli bir sürüşü garanti ediyor

Porsche Macan GTS, yeniden tasarlanmış şasisi, Macan S modelinden 20 hp daha fazla gücü ve takviye edilmiş frenleriyle performansla ilgili gereken her şeyi sağlıyor. 360 hp’lik güç ve 500 Nm’lik tork sağlayan motoruyla Macan GTS, Macan S ve Macan Turbo arasında konumlanıyor. Macan S modelinde bulunan 3 litre, 6 silindirli çift turbo motor ve PDK şanzımanın yanı sıra ön ve arka akslar arasında esnek bir güç dağılımı sağlayan Porsche Çekiş Yönetimi (PTM) Macan GTS modelini 0’dan 100 km/saat sürate 5,2 saniyede ulaştırıyor. Opsiyonel olarak sunulan Sport Chrono paketiyle ise bu değer 5,0 saniyeye düşüyor. 256km/s’lik bir maksimum hız değerine sahip Macan GTS modelinin ortalama yakıt tüketimi 100km’de 9,2-8,8 l olurken, CO2 emisyonu ise km’de 215-207 g.

Macan GTS Porsche’nin kendine has, yüksek düzeydeki sürüş dinamiklerini olağanüstü gündelik kullanım özellikleriyle birleştiriyor. 15 milimetre alçaltılmış PASM şasinin (Porsche Aktif Süspansion Yönetimi) sportif ayarının yanı sıra mat siyah renkli RS Spyder tasarımlı 20 inçlik jantlar GTS donanımının özelliklerinden bazıları. Ayrıca orta panelleri Alcantara olan GTS spor koltuklar, ilave Alcantara döşemeler ve spor egzoz sistemi gibi standart donanımlar tarzın bütünlüğünü koruyor. Yeni Porsche İletişim Yönetimi (PCM) Macan GTS ile ilk kez SUV’lerde sahne alıyor. Opsiyonel olarak sunulan Connect Plus modülü ile birlikte yüksek kaliteli, çoklu dokunmatik ekran, gerçek zamanlı trafik bilgileri veren çevrimiçi navigasyon sistemi ve Apple CarPlay® vasıtasıyla akıllı telefonlarla entegrasyon olanağı sunuyor.

Gövdesinin üst kısmında çok parlak, alt kısmında ise mat renkli siyah dış vurgularıyla ve standart olarak sunulan, yine GTS’ye özgü renklerde, Sports Design paketinin özel versiyonuyla Macan GTS ilk bakışta tanınıyor. Macan GTS, Porsche Dynamic Light System Plus özelliği taşıyan LED far opsiyonu ile ilk kez sunuluyor. Farlar her koşulda en yüksek seviyede yol aydınlatması sağlıyor.

Eşsiz özellikleri sayesinde yeni Macan GTS daha fazla sürüş keyfi ve daha yoğun Porsche hissi sunuyor. Macan GTS ile Porsche, Macan’ın kompakt SUV’lar arasındaki yegane spor otomobil olduğu iddiasını bir kez daha vurguluyor.

Audi Q7’nin güvenliğine Euro NCAP’ten 5 yıldız

Audi’nin SUV segmentindeki başarılı modeli Q7, Avrupa Güvenlik Değerlendirme Kurumu Euro NCAP tarafından yapılan çarpışma testlerinden en yüksek puan olan 5 Yıldız elde etti.

1997 yılından bu yana Avrupa’da pazara sunulan otomobillerin tasarımlarını, teknik yapılarını ve güvenlik performanslarını, çarpışma testleri sonrasında titiz biçimde denetleyen bağımsız güvenlik kuruluşu Euro NCAP Q7’yi 5 Yıldız ile ödüllendirdi.

Yapılan testlerde Yeni Q7, ön ve yan çarpışma testlerinde sadece sürücüye değil ön ve arka yolculara da sunduğu güvenlik için bu dereceye layık görüldü. Otomobil, ayrıca yaya güvenliği ve çocuk güvenliği kategorilerinde de başarılı güvenlik sistemleriyle segmentinin en güvenli modellerinden biri oldu.

İleri güvenlik sistemleri

Yeni Q7, standart olarak sunulan Audi Pre Sense Basic ve İkincil çarpışma freni “Multi Collusion Brake”, güvenlik sistemleri nedeniyle de “Euro NCAP Advanced” olarak tanımlandı.

Türkiye’de satışa sunulan modellerde opsiyonel olarak sunulacak olan Audi Pre Sense Basic, herhangi bir tehlike anında, çarpışmadan önce emniyet kemerini sıkı bir duruma getiriyor, pencereler ve açılır cam tavan da kapanmasını sağlıyor. İkincil çarpışma freni “Multi Collusion Brake” ise, çarpışmanın yeterince kuvvetli olması durumunda, ana çarpışmanın ardından elektromekanik park freni üzerinden aracı frenleyerek, darbenin etkisiyle hızlanan aracı yavaşlatarak başka bir çarpışmaya girmesi riskini azaltıyor.

Şehir içi güvenliği de tam

Yeni Q7, diğer güvenlik sistemleriyle de öne çıkıyor. Standart olarak sunulan Pre sense city, otomobil saatte 85 km veya daha düşük hızda giderken, yol çevresindeki yayaların hareketlerini algılıyor. Yine Türkiye’de opsiyonel olarak sunulan bu sistem, aracın önüne aniden bir yaya çıkması durumunda sürücüyü uyarırken, sürücünün tepkisine göre gerekmesi halinde otomatik olarak fren de yapabiliyor.

Böylece yaya güvenliği de sağlanıyor. Collision avoidance assist (Çarpışma önleme asistanı) ise, sürücünün aracı bir engelin çevresinde güvenli olarak döndürebilmesine yardımcı oluyor. Sola dönüşlerde sistem otomobilin çevresinde bir engel olduğunda çarpışma kaçınılmazsa otomobili durduruyor. Yeni Q7’nin arka LED farları da kırmızı yanarak otomobile arkadan yaklaşan bisikletlileri veya diğer araçları uyarıyor.

Yeni Mercedes-Benz GLC, Ekim ayında Türkiye’de satışa sunuluyor

  • Mercedes-Benz’in yepyeni SUV modeli GLC, çekici tasarımı, gelişmiş teknolojisi ve donanımı ile segmentinde öncü olmaya hazır.
  • 2008 yılından bu yana tüm dünyada 650.000 adetten fazla satılan GLK modelinin yerini alan yeni GLC, Ekim ayında Türkiye’de satışa sunulacak.
  • Yeni GLC, Mercedes-Benz’in GLE ve GLE Coupé’den sonra 2015 yılında tanıttığı üçüncü SUV modeli olma özelliğini de taşıyor.

Yuvarlak hatlı tasarımı ile bir önceki modelden farklılaşan yeni GLC, duyusal çizgileri, tasarımı ve sportif yapısı sayesinde iddialı bir tasarım ile üst düzeyde sürüş konforunu bir arada sunuyor. Yeni GLC’nin tasarım felsefesi, “duyusal saflık felsefesi” ve klasik off-road görüntüsünü biraraya getiren modern bir estetik anlayışını temel alıyor. GLC’nin karakteristik ön yapısı, üç boyutlu radyatör ızgarası ve merkeze yerleştirilmiş Mercedes-Benz yıldızı, yeni ve başarılı tasarım hatlarını ortaya seriyor. LED yüksek performanslı farların özgüvenli bir görünüş kazandırdığı GLC, coupé modelleri andıran silueti ve geniş aks mesafesi ile şık bir profile sahip.  Tamamen yeni şasi ve süspansiyona sahip olan GLC, bu sayede bir önceki modele kıyasla artırılan performansı ile dikkat çekiyor.

Modern ve şık bir tasarıma sahip iç mekan

GLC’nin iç mekanındaki yeni tasarım tarzı ise dinamik sportiflik ile modern lüksü yeniden yorumluyor. Opsiyonel olarak sunulan geniş panoramik cam tavan, araç içini daha aydınlık ve ferah hale getiriyor. Ayrıca yolcular için oturma alanı ve bagaj kapasitesindeki artış da daha fazla kullanım alanı sağlıyor. Bagaj kapasitesi 80 ila 100 litre arası arttırılan yeni GLC, tüm koltuklar kullanımdayken toplamda 580 litreye ulaşan taşıma hacmine sahip.

AIR BODY CONTROL ile yenilikçi bir yolculuk

Yeni GLC’de çelik yaylar ve değişken sönümleme sistemiyle standart olarak sunulan AGILITY CONTROL ve yanı sıra AIR BODY CONTROL çok körüklü havalı süspansiyon özelliği ile sürüş konforu ve keyfi en üst seviyede sunuluyor. Bu süspansiyon özelliği ile yeni GLC, kendi segmentinde elektronik olarak kontrol edilen ve sürekli ayarlanabilen süspansiyon sistemi sunan tek model olma özelliği taşırken mükemmel sürüş stabilitesi ile sportif özellikleri optimum konfor ve sıra dışı off-road özellikleriyle birleştiriyor.

“DYNAMIC SELECT” ve “Off-Road Engineering” paketleri ile en uygun sürüş

Yeni GLC, DYNAMIC SELECT sürüş karakter seçimi ile 5 farklı seçenek sunuyor:

  • “ECO” –yakıt verimliliğinin en üst seviyede olduğu sürüş seçeneği
  • “COMFORT” – konforlu süspansiyon ayarlaması ile iyi dengelenmiş sürüş seçeneği
  • “SPORT” – motorun direk tepkisi, otomatik şanzıman ve sportif bir sürüş stiliyle desteklenen daha ileri sürüş seçeneği. Ayrıca AIR BODY CONTROL ve ADS Plus ile bağlantılı sportif süspansiyon karakteri
  • “SPORT+” – uzunlamasına ve yanal dinamikler için maksimum tepki ile en sportif sürüş seçeneği
  • “INDIVIDUAL” – sürüş deneyiminin, diğer seçeneklerin kombinasyonları dahilinde bireysel tercihlere göre şekillendirilmesi. Sürüş sistemi, süspansiyon ve direksiyon kişisel tercihlere göre aktive edilebilir ve birleştirilebilir.

Yeni GLC, arazi kullanımına uygun yapısıyla yukarıdaki sürüş seçeneklerine ek “Off-Road Engineering” paketiyle de donatılabiliyor. Bu kapsamda tercih edilebilecek seçenekler: “Slippery-Kaygan”, “Off-road”, “Incline-Eğimli”, “Rocking Assist” ve “Trailer”. Tüm seçenekler ESP®, ASR ve 4ETS dinamik yol tutuşu kontrol sistemleri ile çalışıyor, böylece üstün ve tahmin edilebilir yol tutuşu sağlanıyor.  Yeni GLC, “Off-road Engineering” paketi ile donatıldığında AIR BODY CONTROL sayesinde tekerleklerin yerle temasını en üst düzeye getiriliyor ve sürüş yüksekliğini 50 mm kadar artırarak off-road koşullarına en uygun sürüşü garanti ediyor.

Mercedes-Benz “Akıllı Sürüş” ile GLC’de güvenlik en üst seviyede

Yeni GLC, „Akıllı Sürüş“ konseptinin bir parçası olarak C- , E- ve S-Serisi araçlarda sunulan üstün teknolojik sistemler ile konfor ve güvenliği en üst seviyeye taşıyor. Yardımcı sistemler en son radar, kamera ve sensör teknolojilerine dayanıyor ve yakın sürüş, yorgunluk, karanlık gibi kaza nedenlerine sebep olan öğeleri hedef alıyor.  Yeni geliştirilen yardımcı sistemlerinibazıları sadece uyarırken bazıları tehlikeli durumlarda sürücüye müdahale de edebiliyor;

  • Sürücünün yorgunluğunu tespit ederek uyaran Konsantrasyon kaybı yardımcısı (Attention Assist)
  • Arkadan çarpma risklerini azaltan Çarpışma önleme yardımcısı (Collision Prevention Assist)
  • Takip edilen araç ile aradaki mesafeyi sürekli koruyan, hatta trafik sıkıştığında otomatik olarak dur-kalk yapmasını sağlayan – Distronic Plus ve dur-kalk pilotu
  • Olası kazayı algılayan ve yolcuları kazayı en hafif şekilde atlatmaya hazırlayan Pre-Safe®
  • Aracın şerit içinde kalmasını denetleyen ve aktif müdahalede bulunan Aktif Şerit Takip Yardımcısı (Active Lane Keeping Assist)
  • Aracın otomatik şekilde, şoför kontrolü olmadan park etmesini sağlayan – Aktif Park Asistanı (Active Parking Assist)
  • Ön, arka ve yan taraflardaki dört kameradan gelen görüntü bilgilerini kullanarak, aracın ve çevresinin kuş bakışı görünüşünü çıkaran, manevra ve park sırasında kolaylık sağlayan 360-derece kamera
  • Uzun hüzmeli farları, trafik durumuna göre diğer araç sürücülerinin gözünü almayacak şekilde otomatik ayarlayanAdaptif Uzun Far Yardımcısı PLUS

Geniş boyutları ve daha uzun aks mesafesine rağmen alüminyum ve kuvvetli çelik malzemelerin kullanımı ile ağırlığı 80 kilogram azaltılan yeni GLC, tümü ECO start/stop fonksiyonuna sahip, Euro 6 emisyonu standartlarındaki verimli motorları ile bir önceki versiyonuna kıyasla % 19’a varan bir yakıt tasarrufu sağlıyor. Ayrıca tüm GLC modellerinde 4MATIC sürüş sistemi de standart olarak sunuluyor.

Yeni Mercedes-Benz GLC, 2.0 litre hacminde 211 PS gücündeki benzinli motoru ile GLC 250 4MATIC, 2,1 litre hacminde 170 PS gücündeki dizel motoruyla GLC 220 d 4MATIC ve 2,1 litre hacminde 204 PS gücündeki dizel motoruyla GLC 250 d 4MATIC olmak üzere 3 farklı versiyonuyla Türkiye’de pazara sunulacak. Bu motorların teknik verileri:

Model Sld # Motor Hacmi

(cc)

Motor Gücü

(kW/hp)

Tork

(Nm/dev dk. )

0-100

Km/h (s)

Yakıt Tüketimi

(l/100 km)

GLC 250

4MATIC

4 1.991 155/211 350/1.200 – 4.000 7,3 7,1 – 6,5
GLC 220 d

4MATIC

4 2.143 125/170 400/1.400 – 2.800 8,3 5,5 – 5,0
GLC 250 d 4MATIC 4 2.143 150/204 500/1.600 – 1.800 7,6 5,5 – 5,0

Euro-NCAP Nedir? Euro-NCAP Testleri Yeterli Mi?

Avrupa yeni otomobil değerlendirme programı (Euro-NCAP), Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenlik performanslarının değerlendirilmesi amacıyla 1997’de kuruldu. Kuruluş, tüketiciler ve otomobil üreticileri tarafından da desteklendi. Kurulduğu tarihten bu güne kadar Euro-NCAP, yüzlerce farklı marka ve model otomobili değerlendirdi. Zaman içerisinde yapılan testler ile Avrupa başta olmak üzere birçok ülke tarafından benimsendi ve takip edilir oldu. Bağlayıcılığı veya zorunluluğu olmadığı halde, otomobil üreticileri otomobillerinin sağlamlığını kanıtlamak için kuruma otomobillerini gönderiyor. Bunun haricinde Euro-NCAP bağımsız olarak temin ettiği otomobilleri de test edebiliyor.

Avrupa Birliği mevzuatı 56 km/h olan önden çarpışma test hızı, Euro-NCAP tarafından 64 km/h olarak uygulanıyor. Önden çarpışma testinde test edilen otomobiller, burun genişliğinin %40’ını kapsayacak şekilde 64 km/h sürat ile ezilebilen bariyere çarptırılıyor. Yandan çarpışma testinde, test edilen otomobile yandan 1,5 metre genişliğindeki deney aracı 50 km/h hızla çarptırılırken, yandan direğe çarpma testinde 254 mm’lik çapa sahip sabit direğe 29 km/h hız ile otomobil tekerlekli platform yardımıyla çarptırılıyor. Bunlar haricinde kurum, arkadan çarpma anında boyun zedelenmesini incelemeye yönelik koltuk testleri, ESC (Elektronik Stabilite Kontrolü) etkinlik testleri ve yayaya çarpma testleri de yapıyor.

1997 yılında ilk testler yapıldığında son derece vahim sonuçlara ulaşılmıştı. Öyle ki, bu günün lüks otomobil üreticileri bile son derece kırık notlar almışlardı. Zaman içerisinde her yeni model ile birlikte yıldız sayıları yükseldi. 2000’li yılların ortalarına gelindiğinde teste giren otomobillerin çoğu 5 yıldız alırken, 2000’li yılların sonunda teste giren hemen her otomobil 5 yıldızla ayrılıyordu. Örnek vermek gerekirse, BMW 3 Serisi; 1997 yılında yapılan ilk testinde 1,5 yıldız alabilmişken, 2001 yılında test edilen modeli 4 yıldız, 2005 yılı ve sonrasındaki 3 Serisi modelleri ise testten 5 yıldız alarak ayrılmışlardı*.

Yıllar içerisinde teknolojinin gelişimiyle birlikte otomobillerin hızları, boyutları ve ağırlıkları da artmış durumda. Euro-NCAP kurumu 2009 yılından beri arkadan çarpmalarda boyun zedelenmelerini önlemeye yönelik koltuk başlıklarını da test ediyor. 2010 yılında ise otonom frenleme ve otomatik yardım çağrısı gibi güvenlik sistemleri de değerlendirmelere dahil edildi.

Testler Yeterli Mi?

Bence Euro-NCAP kurumunun yaptığı testler günün koşullarına göre yapılan yeni puanlama prosedürlerine rağmen yetersiz kalıyor. Mesela arkadan çarpma testi Euro-NCAP programına dahil değil. Küçük sınıf hatchback otomobillerin arka koltuk sırası ile 7 koltuklu MPV ve SUV otomobillerin üçüncü koltuk sırası, bagaj kapağının yalnızca birkaç santimetre önünde. Arkadan bir araç çarptığı takdirde arka koltuk yolcularının zarar göreceği aşikâr. Önden çarpışma hızının ise yalnızca 64 km/h olması, günümüzde otomobillerimizle ulaştığımız hızlar düşünüldüğünde düşük kalıyor. Elbette ki bu test hızlarında bile açığa çıkan çarpışma enerjisinin absorbe edilmesi son derece zor ve meydana gelen mekanik zorlanma da hayli yüksek. Ancak şu anda neredeyse tüm otomobiller bu test standartlarıyla rahatlıkla baş edebiliyor. Test hızlarının artırılmasının, sağlamlık konusunda belli bir seviyeye gelmiş olan otomotiv endüstrisinin daha da gelişmesine yönelik olumlu bir adım olacağını düşünüyorum. Neticede Euro-Ncap’tan önce 56 km/h hızla yapılan testlerden geçen otomobiller trafiğe çıkıyordu. Fakat aynı otomobiller 64 km/h hızlarda Euro-NCAP koşullarında tabiri caizse “dağıldılar”. Günümüzde neredeyse her otomobil bu hızdaki çarpışmalara dayanabiliyorsa bu çıtanın biraz daha yükseltilmesinin zamanı gelmiş demektir. Eğer test hızları artırılırsa otomobil markaları arasında sağlamlık konusunda farklılıklar olabileceğini düşünüyorum. Test standartlarını karşılayıp 5 yıldız almayı başaran otomobil markaları ile bu standartların çok ötesinde zorlukta testlerle geliştirilen otomobil markaları arasında oluşabilecek sağlamlık farkından bahsediyorum. Sonuçta sağlamlığıyla ünlü, güvenlik konusunda çığır açmış, her yıl dünyanın parasını güvenliğe harcayan otomobil markaları da var ve onlar da diğer otomobil üreticileriyle birlikte Euro-NCAP testlerinden en yüksek puanı alıyorlar. Sizce de bu durum merak uyandırıcı değil mi?

Haftaya görüşmek üzere… Enis BÜYÜKTAŞ

* www.euroncap.com üzerinden kurumun değerlendirdiği tüm otomobillerin sonuçlarına ulaşabilirsiniz.

Infiniti Euro kurunu 2.45 TL’de sabitledi

Türkiye’de Bayraktar Grubu güvencesiyle sunulan Infiniti markası, Premium SUV FX 30d modeline özel yıl sonu kampanyasında Euro kurunu 2.45 TL’den sabitledi. 31 Aralık tarihine kadar sınırlı sayıda FX 30d GT Premium için geçerli olacak kampanya kapsamında, otomobil severlere Infiniti’yi sabit kurla satın alma imkanı sunuluyor.

Infiniti ayrıca, dileyenlere aylık cazip ödemelerle uzun vadeli kiralama imkanı da sunuyor. Infiniti FX 30d GT Premium araca dileyenler 36 aylık operasyonel kiralama yoluyla çok cazip aylık ödemelerle de sahip olabilecekler.

Yeni Dacia Duster “Her Zamankinden Daha Çekici”

Dacia, markanın en önemli modellerinden biri olan Duster’ı yeniliyor:

· sağlamlığı vurgulayan dış tasarım ve tamamen yenilenmiş iç tasarım,

· yepyeni ekipmanlar ve daha fazla opsiyon,

· daha az yakıt tüketimi ve performans avantajı sunan motor seçenekleri.

Bir Renault Grubu markası olan Dacia, Türkiye’de yükseliş trendini sürdürüyor. 2012 yılını 10. sırada tamamlayan Dacia, 2013 yılında toplam pazarda marka sıralamasında 7. sıraya yükseldi. Türkiye, uluslararası platformda da Dacia satışlarında en başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye dünya sıralamasında 4. sıraya yerleşti.

2010 yılında lansmanı gerçekleştirilen Dacia Duster üç yılda 450 binden fazla müşterinin gönlünü fethetti. Türkiye’de ise Duster müşterilerin en çok tercih ettiği dizel SUV modeli. Aynı zamanda 4×4 segmentinin de lideri.

Yeni Duster Ambiance ve Lauréate olmak üzere iki farklı versiyon ile Türkiye’de 2 Aralık 2013 tarihinde 36.600 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Yeni Duster

Dacia, Sandero ve Sandero Stepway’i yenileyip Lodgy ve Dokker modellerini pazara sunduktan sonra ürün gamını eksiksiz hale getiriyor ve Yeni Dacia Duster ile birlikte ürün gamı tamamen yenilendi.

Dış tasarımında değişiklik, iç mekanında devrim

Yeni Dacia Duster’ın ön yüzü, her yol koşuluna uygun bir otomobil olduğunu vurgulayacak biçimde iyileştirildi. Yeniden tasarlanan ızgaranın artık yeni bir hava giriş kanalı ve gündüz farlarına sahip çift optikli farları var.

Aracın iç mekânı da yeni ön panel ile birlikte yeniden tasarlandı.

Yepyeni ekipmanlar ve iyileştirilmiş özellikler; üstelik hepsi Dacia fiyatlarıyla

Yeni Dacia Duster’da daha fazla özellik bulunuyor: elektronik denge programı (ESP) ve dört hava yastığı, Eco mode, gündüz farları, vites değiştirme göstergesi standart olarak sunuluyor. Buna ek olarak Dacia MEDIA NAV, hız ayar ve sınırlayıcı ve arka park sensörleri de opsiyon olarak müşterinin beğenisine sunuluyor.

Ekstra çok yönlülük ve performans için genişletilmiş motor yelpazesi

Yeni Dacia Duster, 1.5 dCi motorun iki versiyonu ile sunuluyor: 90 bg ve 110 bg. Bunların her ikisi de daha düşük yakıt tüketimleri ile birlikte üstün sürüş özellikleri sağlıyor. Ayrıca, 1.6 16V 105 bg motorun benzinli ve LPG’li versiyonları da Türkiye pazarında satışa sunuluyor. Yeni Duster’da sunulan Eco mode sayesinde sürücülere yakıt tüketimlerini azaltmada yardımcı oluyor ve sürüş tarzına ve yol koşullarına bağlı olarak CO2 emisyonları %10’a kadar azaltılabiliyor.

Yeni Dacia Duster akustik performans konusunda da iyileştirildi: araç içerisindeki gürültü seviyesi yarı yarıya azaltıldı.

Gerçek bir kompakt SUV

Yeni Dacia Duster, Duster’ı tam bir başarı hikâyesine dönüştüren bütün iyi nitelikleri barındırmaya devam ediyor. Buna, kullanımındaki çok yönlülük, 4×2 versiyonunun her yol koşulundaki becerileri ve 4×4 versiyonunun off-road kabiliyetleri de dahil.

Ve Dacia’nın temel değerlerine sahip: cömertlik, güvenilirlik ve yalınlık

Yeni Dacia Duster, diğer tüm Dacia’lar gibi 3 yıl /100,000 km* garanti ile sunuluyor.

 

SUV Segmentine Yeni Bir Soluk Geldi!

Ford’un Avrupa’da pazara sunacağı ilk büyük SUV olma özelliğini taşıyan Edge Konsept, Los Angeles Fuarı’nda yapılan lansmanla otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu. Ford’un Edge’de kullandığı teknoloji, tasarım ve işçilik gibi unsurlar hakkında ipuçları barındıran Edge Konsept’inin pazara sunulmasının ardından SUV segmentine yeni bir hareketlilik getirmesi bekleniyor.

Teknolojisi ile fark yaratmaya hazırlanan Edge Konsept, kullanıcıların araç içinden ya da uzaktan kumanda ile sadece bir düğmeye basarak park etme özelliği gibi ileri teknolojik donanımlara sahip.

Ford’un Avrupa’daki İlk Büyük SUV’u

Pazara sunulduğu tüm ülkelerde kullanıcıların ve otomobil otoritelerinin beğenisini toplamayı başaran Edge, Avrupa’da Ford tarafından pazara sunulacak ilk büyük SUV olma özelliğini de taşıyor. Edge, aynı zamanda Ford’un 2017 yılına kadar Avrupa pazarında satışa sunacağını açıkladığı 25 modelden biri ve Ford’un Avrupa’da Kuga ve Ecosport’tan oluşan SUV ailesinin yeni üyesi.

Segmentinde fark yaratacak ve müşerilerin beğenisini kazanacak global bir araç için yola çıkan Ford, zarif ve sportif bir tasarıma sahip; performansı ve verimliliği ile ön plana çıkan Edge’i müşterilerine değer katmak için hazırladı ve SUV segmentinde küresel ölçekte büyüme hedefleri doğrultusunda bir adım daha atmış oldu. Edge, Avrupa’da çarpıcı bir görünüme ve mükemmel sürüş dinamiğine sahip lüks ve ileri teknoloji ürünü SUV’lara yönelik talebi karşılamaya hazırlanıyor.

Ford’un Edge stratejisinde Avrupa bölgesindeki SUV satışlarının 2005 ila 2012 yılları arasında yüzde 6.5’den yüzde 11.9’a artması önemli rol oynuyor. Aynı zamanda Ford, 2013 ila 2018 yılları arasında Avrupa’daki toplam SUV satışlarının yüzde 22 oranında artacağını öngörüyor.

Daha Akıllı Araçlar ile Güvenli Yollar

Ford Edge Konsept’teki sürücü destek sistemleri ve yarı otonom sürüş teknolojileri, Ford’un gelecek planları hakkında da ipuçları barındırıyor. Otonom sürüş teknolojilerinin yapı taşlarını oluşturan sensör bazlı teknolojiler sayesinde Ford’un gelecek planları ile daha güvenli bir sürüş sunmayı hedefliyor.

Ford’un Otomatik Park Sistemi özelliğinden yola çıkarak geliştirilen bir prototip olan ve Edge Konsept’te sunulan Park Etme Asistanı kullanıcıları sadece bir düğmeye dokunarak ve hatta uzaktan kumandayla araçlarını park etme imkanı sunuyor. Sistem, ultrasonik sensörler yardımıyla dikey bir park yeri bulabiliyor ve kullanıcılara araca binmeden, dar bir park yerinden çıkıncaya kadar bekleme olanağı sunuyor.

Araştırma geliştirme çalışmaları devam eden çarpışma önleme sistemlerine yönelik teknolojiler de Ford Edge Konsept’te fark yaratan özellikler olarak ön plana çıkıyor. Bu teknolojileri olası kaza risklerinin minimize edilmesi yönünde avantajlar sunuyor.

Adaptif direksiyon sistemi, düşük hızlarda direksiyon kullanmayı gözle görülür bir biçimde daha kolay hale getiriyor ve bütün koşullar altında direksiyon kullanımını daha güvenli ve keyifli hale getiriyor.

Zarif ve Çevik Dış Tasarım

Ford Edge Konsept’in dış tasarımı, titiz bir estetik anlayışıyla şekillendirilmiş akıcı ve çevik hatlara sahip. Güçlü omuz çizgisi, aracın durağan haldeyken başlangıç çizgisindeki koşucu görünümünü pekiştiriyor. Geriye doğru eğimli ızgara, kaportanın güçlü ve kompakt şeklini vurguluyor.

Edge Konsept’in yeni yüksek teknoloji ürünü Aktif Ön Izgara Kapakçıkları, ideal motor çalışma sıcaklığını korumak ve aerodinamik verimliliği azamiye çıkartmak için motor sıcaklığına bağlı olarak otomatik açılıyor ve kapanıyor. Ön tamponun alt kısmında yer alan benzersiz hava perdeleri, havayı, aracın önünden, ön tekerlek yuvalarına doğru dışarıya ve oradan aşağıya aracın yan tarafına doğru yönlendiriyor.

Lüks iç tasarım unsurları arasında deri kaplama ve elde dikilmiş bir gösterge paneli yer alıyor. Ayrıca dokunmatik ekran ve ses kontrollü Ford SYNC özelliklerini içeren 10 inçlik ekran ve mekanik kumanda mekanizmasının bulunduğu dinamik orta konsol, aracın iç tasarımını tamamlayan teknolojik öğeleri içeriyor. Bu sayede birinci sınıf işçilik ve kaliteli malzemeler, Ford Edge Konsept’in iç tasarımına bütünlük kazandırıyor. Üst gösterge panelini, orta konsolu ve kapı elemanlarını saran siyah nubuk kaplama, aracın işçiliğine ve kaliteli malzemelere örnek olarak gösterilebilir.

Ford Edge Konsept, tasarımı; yakıt verimliği, sürüş dinamiği ve sürücünün kendisini daha güvenli hissetmesini sağlayan müşteri odaklı teknoloji unsurları gibi özelliklerle ön plana çıkıyor ve global müşterilerin en çok değer verdikleri özellikleri kendinde barındırarak SUV segmentinde kendi farkını yaratıyor ve dikkatleri üzerine çekiyor.

 

Bridgestone Ecopia Ailesi’nin 4×4 ve SUV segmentindeki en yeni üyesi: EP850

Çevre Dostu Bridgestone Ecopia Ailesi’nin 4×4 ve SUV segmentindeki en yeni üyesi EP850, konforuyla dikkat çekiyor

Bridgestone, Ecopia serisinin en yeni üyesi EP850 ile konfor, sessizlik ve yatkıt tasarrufunu bir arada sunuyor. Ecopia EP850, emniyetten ödün vermeden, düşük yuvarlanma direnci ve uzun ömürlü oluşuyla da çevreye duyarlı 4×4 ve SUV kullanıcılarının beğenisini kazanıyor.

Türkiye’de 25. kuruluş yıldönümünü kutlayan lider lastik üreticisi Brisa tarafından piyasaya sunulan Bridgestone’un 4×4 ve SUV segmentindeki en sessiz ve en konforlu ürünü EP850, aracını asfalt yolda kullanan ve maksimum konfor beklentisi içinde olan şehirli sürücülere hitap ediyor.