Endonezya seyahat notları – 1

Endonezya seyahat notları – 1

İstanbul Endonezya seyahatimiz 22 Eylül’ü 23’üne bağlayan gece başladı…

THY ile önce Singapur’a (Ara not: Singapur, Endonezya ve Malezya toprakları arasına sıkışmış, küçücük bir ada devletidir) 1 saat moladan sonra aynı uçakla Jakarta’ya ve oradan da yaklaşık 2 saat beklemeden sonrada Lion Air ile Palembang’a uçtuk.  Bu arada Palembang’a vardığımızda Sultan Mahmud Badaruddin II uluslararası havaalanına indik. Duraklamalarla birlikte yaklaşık 20 saatlik yorucu bir seyahatti… Dönüşte aynı seyahat kolları açmış bizi bekliyor :)

Ne diyelim bekletmeyelim özleyenin özlemini!

Sonra Palembang’ta Royal Asia Hotel’e yerleştik. Otele vardığımızda saat yaklaşık 23.30 sularındaydı.

Şunu not olarak düşelim ki Palembang güne İstanbul’dan yaklaşık 4 saat önce başlıyordu.

***

Türkiye’den yaklaşık 10.000 km uzakta olan Palembang’ta benim ne işim vardı?

Sebebi Endonezya’nın ev sahipliğinde düzenlenen, Türkiye’nin de 160 sporcuyla katıldığı 3. İslami Dayanışma Oyunları’nda Wushu (yaygın bilinen ismiyle “Kung-Fu”) mücadele sporunda uluslararası hakemlik için çağırılmıştım. Ancak bir ara notu da yazalım. Oyunlara, üye ülkelerin gayri Müslim sporcuları ve hakemleri de katılabiliyordu ve katıldı da…

***

Zaman farkı ve iklim koşulları dengemizi bozmadı desem yalan olur. Dengesizliklerle gün/ler/e başladık. Otelimiz küçük bir sanayi sitesine ve galerilere yakındı. Gündüz gözü ile Palembang’a baktığımızda;

Karınca sürüsü gibi motosikletlerin yollara yayılması,

Yollarda genellikle Japon üreticilerin MPV segmenti araçlarının hakimiyetinin olması,

Yapılaşması gecekonduyu andıran bir şehirde yollardaki araçların kalitesi ve binaların vermiş olduğu görüntülerin tenakuz oluşturması,

29 Eylül sabahı saat sabahın 05.30’larında yaklaşık 1.5 saat süren şiddetli yağmur sonrası hayatın felç olmaması ve gördüğüm kadarıyla hayatın ertelenmediği,

Endonezyalıların misafirlere -özellikle de bizlere- iklimleri gibi çok sıcak davranmaları,

Beni hayrete düşürmedi desem yalan olur.

***

Gezide duyduklarım ve gördüklerim bana sosyal hayata dönük bir sonuç çıkarmamı sağladı. “İnsan, vakti geldiğinde, çekilmeyi bilmezse, çekilmez oluyor.

Özetle zirvedeyken bırakmasını bilmeli insan!

Tenekci’den alıntı ile söze nokta koyalım.

“Zaman, hem iyi bir öğütçü, hem de öğütücüdür”.

Öğüdü okuyamayanlar öğütülür.

***

Oyunlar hakkında: İslami Dayanışma Oyunları Federasyonu’nun (ISSF) organizatörlüğünde, İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) üye ülkelerin katıldığı oyunların ilki, 2005 yılında Suudi Arabistan’da düzenlendi. Dört yılda bir yapılması kararlaştıran oyunların ikincisinin, İran’da düzenlenmesi bekleniyordu. İran’da ilk olarak 2009 Ekim ayında yapılmasına karar verilen oyunlar, bu ülke ile Arap dünyası arasındaki sorunlar nedeniyle 2010 Nisan ayına ertelendi. Ancak başka nedenlerden ötürü oyunların ikincisi gerçekleş/tiril/medi. Oyunlara, üye ülkelerin gayrimüslüm sporcuları ve hakemleri de katılabiliyor. İslami Dayanışma Oyunları’nın dördüncüsü, 2017 yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak.

 

Geziye dair bir not ve teşekkür: Marifet iltifata tabidir. Birçok sporcumuzun da yanımda ikrar etmiş olduğu bir gerçeği tüm kamuoyu ile paylaşalım. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü’ne tüm kafilelere kaliteli sporcu kıyafetleri tercihlerinden ve ayrıca kafilelere destek olmak üzere genel müdürlükten gelen yetkililerin/görevlilerin sıcak ilgilerinden dolayı teşekkür ederim. Bununla birlikte Wushu takımını yalnız bırakmayan gecesini gündüzüne katan Wushu Federasyonu İcra Kurulu Başkanı Sayın Abdurrahman Akyüz’e, federasyon yetkiliklerine ve sporcularına da teşekkür etmesem haksızlık olur. Bu organizasyondaki sonuçları, daha iyi başarıların habercisi olarak okumak istiyorum. Beni mahcup etmeyin gençler! Yaklaşık 25 gün sonra Malezya’da yapılacak olan dünya şampiyonasından müjdeli haberlerinizi bekliyor olacağım. Kendi çapımda üniversitedeki maarif davamı aksatmamak için orada sizlerle olamayacağım. Ancak kulağım sizlerde olacak. Bahtınız açık,  Malezya’dan dönüşünüz muhteşem olsun!

El Economista, Alfa Romeo 4C’yi “2013’ün En İyi Spor Otomobili” Seçti

Alfa Romeo’nun yeni Süper Coupe modeli 4C, İspanya’nın ekonomi gazetelerinden El Economista tarafından “2013’ün En İyi Spor Otomobili seçildi.

Tofaş’tan yapılan açıklamaya göre, henüz pazara sunulmayan 4c modeli, El Economista’nın 4. kez düzenlediği yarışmada okuyucu oylarının %50’den fazlasını aldı Dünya lansmanı, Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı’nda geçen yıl gerçekleştirilen Alfa Romeo 4C, henüz pazara sunulmadan, yeni bir ödüle daha layık görülmüş oldu.
Alfa Romeo 4C’nin ödülü, 2013 Barselona Motor Show’un açılışında, Fiat Otomobil Grubu İspanya CEO’su Luca Napolitano’ya takdim edildi. Alfa Romeo mühendisleri tarafından tasarlanan ve Maserati’nin İtalya’daki Modena fabrikasında üretilen süper coupe modeli 4C, alüminyum malzemeden yapılan ortada konumlanmış 4 silindirli 1750 cc’lik turbo benzinli motor, çift kavramalı TCT otomatik şanzıman ve arkadan itişli yapı özelliklerini barınıdırıyor.
Yaklaşık 4 metre uzunluğa ve 2.4 metrelik aks mesafesine sahip olan Alfa Romeo’nun iki kişilik coupe modeli 4C, karbon ve alüminyum kullanılan gövde ve şasi unsurları sayesinde 4 kilogram başına 1 HP’den fazla güç üretmesiyle de 4C maksimum 250 km/s hıza ulaşırken, 0-100 km/s hızlanmasını ise 4.5 saniyede tamamlıyor. Alfa Romeo’nun performans, tasarım ve teknik unsurlarını barındıran 4C’nin kökleri 1930 ve 1940’lı yıllardaki, 8 silindir ve 6 silindirli yarış ve binek modelleri olan 8C ve 6C’ye dayanıyor.
Alfa Romeo 4C daha önce de, Alman AutoBild dergisi tarafından verilen “2011 Yılının Tasarım Ödülü ve İngiliz WhatCar dergisi tarafından verilen “2013 Yılının En Heyecan Verici Otomobili Ödülüne layık görülmüştü.

Kaynak: Haber 7

Üstü açık spor otomobillerde hava akışının ayrılması

Üstü açık spor otomobillerde hava akışının ayrılması genellikle ön camın bittiği noktada başlar. Taşıtın neredeyse tüm kesit alanında hava boşluğu meydana gelmesini sağlar ve oluşan aerodinamik direnç oldukça artar. Maksimum kesit alanını mümkün olduğunca azaltmak aerodinamik direnci düşürmenin en iyi yoludur.

Kaynak: Mak. Müh. Tayfur Kerem Demircioğlu,  “Bir Araç Modelinin Aerodinamik Analizi ve Sonlu Elemanlar Yöntemi İle Simülasyonu”, Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Makine Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Balıkesir, Ağustos–2007

Otomobil sporlarında 2013 takvimi açıklandı…

Kısa adı TOSFED olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun 2013 Ulusal Yarışma Takvimi açıklandı. Takvimde, Avrupa Ralli Kupası ve bu sene başlayan TOSFED Ralli Kupası da dahil olmak üzere, toplam 60 yarışma bulunuyor.

Demir Berberoğlu başkanlığındaki TOSFED Yönetim Kurulu´nun 31 Ocak 2013 günü yaptığı toplantıda onaylanan 2013 Ulusal Yarışma Takvimi resmi web sitesinden ilan edildi. Ralli, pist, tırmanma, rallikros, karting, off-road ve klasik otomobil branşlarında toplam 60 Türkiye Şampiyonası yarışın yer aldığı takvim Mart ayından Aralık ayına uzanan geniş bir zaman dilimine yayılıyor…

Açıklanan 2013 takvimindeki en büyük yeniliklerden birisi olarak göze çarpan ve yeni başlayan daha az bütçeli sporcuların daha uygun bütçeyle yarışmalarına imkan tanıyacak olan yeni bir ralli kupası, 2013 sezonuyla birlikte başlıyor. TOSFED Ralli Kupası adıyla organize edilen bu kupa, 02-03 Mart tarihlerinde İzmir’de başlayarak 21-22 Aralık tarihlerinde Antalya ayağı ile sona erecek ve 6sı asfalt 5’i toprak zeminli toplam 11 yarıştan oluşacak. Bu kupada 11 yarışın en iyi 6’sından alınacak en çok puanı alan pilotlar, genel klasman için değil sadece kendi kategori birinciliği için yarışacaklar. Böylelikle tüm otomobiller kendi sınıflarındaki otomobillerle mücadele ederek farklarını göstermeye çalışacaklar. Bu kupaya son 10 yıl içerisinde Türkiye ralli şampiyonasına dahil rallilerde ilk 3’e girmiş sporcular katılamayacağı için gençlerin önü iyice açılmış olacak.

Türkiye Ralli Şampiyonası’nda ise perde 06-07 Nisan’da İzmir’de Ege Rallisi ile açılacak ve sırası ile 04-05 Mayıs Eskişehir Rallisi, 08-09 Haziran Avrupa Ralli Şampiyonası, 06-07 Temmuz Oyak Renault Yeşil Bursa Rallisi, 17-18 Ağustos Hitit Rallisi, 14-15 Eylül Ford Otosan Kocaeli Rallisi ardından 02-03 Kasım’da İstanbul Rallisi ile son bulacak. En az 6 yarışta start almanın zorunlu olduğu şampiyonada ekipler ayrıca 05-06 Ekim tarihlerinde KKTC’de düzenlenecek olan Atatürk Rallisi’nden yine 1 katsayı ile ve WRC, Avrupa ile Ortadoğu’da düzenlenen uluslararası rallilerden de şampiyonaya puan taşıyabilecekler. Rallilerdeki en büyük değişiklik ise 4 tane yeni grupla, homologasyonu 2008 yılında biten otomobillere de ulusal şampiyonada yarışma şansının verilmiş olması.

6 yarıştan oluşan ve bu yıl daha da renklenmesi beklenen Türkiye Pist Şampiyonası ise İzmir Ülkü ve İzmir Körfez pistlerinde koşulacak. Şampiyona 13-14 Nisan ve 01-02 Haziran İzmir, 29-30 Haziran Körfez, 07-08 Eylül ve 21-22 Eylül Körfez ile devam edip 09-10 Kasım İzmir ayağı ile tamamlanacak. Şampiyonada gruplar rekabeti arttırmak için güncellenerek, 3 sene sonranın da ilk defa hedefleri kurallara girdi. Böylelikle sporcuların dünya normlarında otomobillere yatırım yapmasının önü açılırken, 2016 senesinden itibaren Türkiye Pist Şampiyonası’nda FIA normu haricindeki otomobillerin yarışmayacağı bugünden deklare edilmiş oldu.

24-25 Ağustos tarihlerinde Ankara’daki ilk ayakla start alacak Türkiye Rallikros Şampiyonası ise 7 yarıştan oluşacak. Bursa, İzmir, Eskişehir, Kocaeli, Ankara yarışlarından oluşan şampiyona, 14-15 Aralık tarihlerinde Antalya’daki final yapacak.

Toplam 8 ayaktan oluşan Türkiye Tırmanma Şampiyonası ise 08-09 Mart tarihlerinde İzmir’de başlayarak sırası ile Sakarya, Bursa, İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir ayaklarının ardından 03-04 Temmuz tarihlerinde Kocaeli Kartepe Tırmanma Yarışı ile sona erecek. Bu şampiyonada da hummalı çalışmalar sonrasında, gruplar arasındaki eşitlik sağlanması amacıyla bir dizi değişiklik yapılarak kategori sayısı 6 ya çıktı.

Türkiye Karting Şampiyonası da 23-24 Mayıs tarihlerinde İzmir Ülkü pistinde başlayarak, Adana ve Körfez’deki yarışlarla devam edecek. 7 yarıştan oluşan şampiyona 26-27 Ekim tarihlerinde yine İzmir Ülkü Karting pistinde son bulacak. Karting şampiyonasının ana motoru Rotax olurken, lastiklerde de Mojo markası seçilerek bütçelerin daha optimize olması sağlandı.

4×4 arazi araçlarının yol dışı mücadelesi Türkiye Off Road Şampiyonası’nda heyecan, 13-14 Nisan tarihlerinde Ankara’da başlayacak. Sırası ile Bursa, Karabük, Sakarya, Sinop, İzmir, İstanbul yarışlarının ardından, sezon finali 30 Kasım-01 Aralık’ta yine Ankara’da olacak.

Türkiye Klasik Otomobil Şampiyonası ise, 20-21 Nisan Bahar Rallisi ile başlayarak 5 ayaktan oluşacak ve 26-27 Ekim tarihlerinde Cumhuriyet Rallisi ile sona erecek.

Modern ile gelenekseli birleştiren otomobil: Chevrolet Corvette C7

Modernle ile geleneği birleştiren 6000 d/d’de en az 450 hp’lık güç üreten 6.2 litrelik tabi emişli, direk enjeksiyonlu, değişken supap zamanlamalı ve silindir deaktivasyon (cylinder deactivation, cylinder shutdown) özelliklerine sahip V-8 üniteyle güçlendirilen C7 tıpkı bir uçak gibi inşa edilmiş.
Yakıt tüketimi açısından silindir deaktivasyon sisteminin devreye girmesiyle 3.1 litre V-4 motora dönüşen güç ünitesi, altı silindirli BMW Z4 sDrive35i, Lotus Evora, Mercedes SLK350, Nissan 370Z ve Porsche 911 gibi spor otomobillerle rekabetçi olabilmektedir.
Yedi ileri kademeli manuel şanzımanla kombine edilen Corvette C7, Brembo karbon-seramik fren disklerine emanet.

V Medya İstanbul’u Toyota GT86 ile fethetti

Toyota’nın yeni spor modeli GT 86, V Medya ve 60 kişilik ekibi tarafından hazırlanan filmle İstanbul’un altını üstüne getirdi. Haydarpaşa Limanı kapatılarak gerçekleştirilen 2 tane GT 86’nın birbirini kovalama sahneleri ise Autoshow fuarı için önünde uzun kuyruklar oluşan özel simülatöre uygulandı.

Toyota’nın yeni spor modeli GT 86, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yapılan çekimlerle ve farklı bir konseptte, otomobil severlerin bir kez daha kalbini fethetti.

Teması “İstanbul” olarak belirlenen ve yaklaşık 1.5 ay süren hazırlık döneminin ardından başlayan çekimler, İstanbul’un 2 yakasını da kapsayan farklı bölgelerinde gerçekleştirildi. İzleyenlerin, GT 86’nın Ortaköy’den Bağdat Caddesi’ne, Beşiktaş’tan Kız Kulesi’ne, Boğaz Köprüsü’nden Karaköy,  Eminönü, Sarayburnu ve Haydarpaşa Limanı’ndaki görüntüleri ile gerçek bir İstanbul Turu yaşadığı  reklam filmi, V Medya tarafından yapıldı. Toplam 60 kişilik bir ekibin görev aldığı çekimlerde, farklı özelliklerde toplam 12 ayrı, yüksek kalite kamera kullanıldı. Yaklaşık 30 saatlik kayıt alınan filmin montajı ise 15 gün sürdü.

Denizin üzerinde platform kuruldu

İstanbul Boğazı’nda ve Kız Kulesi’nin önünde yapılan çekimler, projenin en dikkat çekici görüntülerini oluşturdu. Bu çekim için özel olarak  hazırlanan platformun üzerine çıkartılan GT 86’lar, daha önce hiç denenmemiş bir şova imza attı. İki otomobilin, birbirleri etrafında 360 derece dönerek yaptığı bu şov, filmi izleyenler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Haydarpaşa Limanı’nın tamamen kapatılarak gerçekleştirildiği kovalamaca sahnesi ise, ayrıca Volkan Işık Akademi tarafından günler süren çalışmalar sonunda özel bir simulatore uyarlanarak, Auto Show Fuarı’nda davetlilere heyecanlı anlar yaşattı. İki otomobilin, aksiyon filmlerini aratmayan kovalamaca sahneleri, aynı anda 9 kişinin oturabildiği simulatörde, birebir uyarlanarak, binen kişilerin kendilerini Toyota GT 86’nın içindeymiş hissi yaşaması sağlandı.

Sinemalarda yayınlanmak üzere hazırlanan 35 saniyelik reklam filminin yanısıra, sosyal medya için hazırlanan uzun versiyon film, binlerce kişi tarafından beğenildi ve paylaşıldı.

V Medya tarafından yapılan produksiyon ve post produksiyon çalışmaları yaklaşık 2 ay sürdü. Filmin yönetmenliğini ise Orhan Kestek yaptı.

“V1 Challenge İzmir” 4 Kasım’da

İlk Türk yarış otomobili Volkicar için özel olarak tasarlanan konsept motorsporları organizasyonu V1 Challenge’ın 2’inci sezon 5’inci ayak mücadelesi, İzmir ile devam ediyor. 16 tane rengarenk Volkicar’ın aynı anda start alacağı V1 Challenge İzmir ayağı, 4 Kasım Pazar günü Ülkü Yarış Pisti’nde koşulacak.

Türkiye’den dünyaya yayılan ilk konsept motorsporları organizasyonu V1 Challenge, Tarsus, İzmit ve Aydın yarışlarının ardından İzmir ile devam ediyor. İzmir Ülkü Yarış Pisti’nde 4 Kasım Pazar günü saat:13.00’te başlayacak V1 Challenge 5’inci ayak mücadelesi, 16 tane rengarenk Volkicar’ın çekişmeli görüntülerine sahne olacak.

16 Volkicar aynı anda start alacak
Şu ana kadar dörtlü kalkış sistemiyle gerçekleştirilen yarışlar, bu kez farklı bir heyecana sahne olacak. İlk defa 16 tane Volkicar’ın aynı anda start alacağı V1 Challenge’ın 5’inci ayak mücadelesini izleyenler de seyir keyfi yüksek bir mücadeleye tanıklık edecek.
Birbirinden rekabetçi 2’si kadın toplam 16 pilot, diğer pist yarışlarında olduğu gibi yapılacak sıralama turları sonuçlarına göre start alacak. Motorsporu sevenlerin ücretsiz olarak izleyebileceği yarış iki ayak üzerinden yapılacak.

Toplu start sıralamayı etkiler mi?
Bugüne kadar gerçekleşen V1 Challenge yarışlarında yaşanan rekabet, podyumun ilk 3 basamağını her defasında değiştirdi. Bu sezon genel sıralamaya göre ilk 6 sırayı paylaşan pilotların arasındaki az puan farkı, V1 Challenge 5’inci ayak mücadelesinin de heyecanını artırıyor.
Geçtiğimiz sezonun şampiyonu Doğuş Çay sponsorluğunda yarışan Burak Çukurova ve Telia Sonera destekli aracıyla her yarışta tecrübesini konuşturan Yağız Avcı arasındaki çekişmenin en yakın ismi ise, önümüzdeki günlerde motorsporları organizasyonlarında adını sıkça duyacağımız genç yetenek Team 47 sponsorluğundaki Ümit Can Özdemir .

Telia Sonera’nın ana sponsoru olduğu V1 Challenge’a, Lassa, Castrol, ISS Catering Services, CMS, Vakkorama ve Power FM ise co-sponsor olarak destek veriyor.

“Saf Sürüş Zevki” sunan ödüllü spor otomobil Subaru BRZ İstanbul Autoshow’da

Performans tutkunlarının sabırsızlıkla beklediği SUBARU “BRZ” İstanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda otomobil severlerin beğenisine sunuluyor. Fuarda gerçekleştirilecek basın toplantısı ile lanse edilecek olan BRZ için şimdiden sipariş alınmaya başlandı. Fuarda Subaru’nun bir başka performans modeli olan SUBARU WRX STI Sedan da standın diğer gözdesi olacak.  

Subaru standında sergilenecek diğer modeller arasında ise; bu yıl Türkiye’de satışa sunulan sportif SUV Subaru XV, prestij modeli Outback ve markanın en çok tercih edilen modeli Forester yer alıyor.     

Bayraktar Grubu markalarından Subaru, bu yıl TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan İstanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda en beğenilen modellerini 6’ıncı salonda 510 metrekarelik fuar alanında sergileyecek.

1 Kasım günü saat 15:00’te Subaru Yurtdışı Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Mitsuru Takada’nın katılımıyla Subaru standında gerçekleşecek olan basın toplantısında SUBARU BRZ hakkında detaylı bilgiler paylaşılacak.

“Saf Sürüş Keyfi’nin adresi: BRZ

Yüksek performans ve üstün güvenlik özellikleri ile performans tutkunlarının tercihi olan Subaru’nun BRZ modeli ilk kez otomobil severlerle buluşacak.

“Saf Sürüş Zevki” sloganı ile yola çıkan ve kalbinde özel bir boxer motoru bulunduran BRZ, hafifliği, kompaktlığı ve düşük ağırlık merkezi ile dikkat çekiyor. Subaru’nun arkadan itişli platformu ile birleşen Subaru BRZ ağırlık merkezi düşüklüğünde yeni bir seviye yakalıyor. Otomobilin toplam ağırlığının yarısından fazlası diz seviyesinin altında konumlandırıldığı için özellikle yol tutuş konusunda fark yaratılıyor. Dünyanın en düşük yer çekimi merkezine sahip araçlardan biri olan BRZ harika bir sürüş performansı sunuyor.

BRZ modeli, spor otomobillerin yarattığı tutkuyu sonuna kadar yaşatıyor. Subaru’nun imzası haline gelen karşılıklı yatay 2.0 litrelik atmosferik Subaru Boxer motor teknolojisiyle can bulan BRZ, 2.0 Litrelik direkt enjeksiyonlu atmosferik motora sahip. 200 Hp’lik güç üreten motorunun maksimum torku 204 Nm.

Sportif sürüş hissi için vites hissine ve tepkiye odaklanan şanzımana sahip olan BRZ’de 6 vitesli direksiyondan kumandalı vites ve gaz kontrolü bulunuyor. Otomobil D modundayken bile yanlardaki kulakçıklardan vites değiştirilebiliyor. BRZ’ye özel otomatik şanzımanda Sport, Geçici Düz Vites ve Kar modu bulunuyor. Subaru’nun tüm modellerde standart olarak kullanılan VDC (Araç Dinamikleri Kontrolü) sistemi BRZ’de de kullanılıyor. Yana kayma gibi dengesiz durumları önlemek için çekişi ve frenleri kontrol eden VDC sistemi ayrıca sağ ve sol tekerlekler arasındaki farkı kontrol eden LSD fonksiyonuna sahip.

300 BG güç ve 407 Nm Tork: Subaru WRX STI Sedan

Standın gözdesi olacak diğer bir performans modeli ise Subaru WRX STI Sedan olacak.  WRX STI Sedan’nın sağlam şasi geometrisinden Simetrik Sürekli Dört Çeker (AWD) sistemine kadar tüm tasarım unsurları mükemmel bir uyum içerisinde çalışıyor. Ayrıca yeniden tasarlanan süspansiyon sistemi, sürücü ve araç arasında üst seviyede bir bütünlük yaratıyor. Eskisine oranla daha yüksek performanslı sürüş vaat eden WRX STI’ın gövdesinin altında 2.5 litrelik SUBARU BOXER motor yatıyor. 300 Bg güç ve maksimum 407 Nm tork üreten turbo beslemeli WRX STI, 0/100 km hızlanmaya 5.2 saniyede ulaşıyor. Çift aktif valf kontrol sistemine, optimum yakma performansına, serbest akışlı dört çıkışlı egzoz sistemine, çabuk hızlanma performansına, hassas tepki özelliğine sahip üstün performanslı Subaru WRX STI’ın tüm motor devirlerinden benzersiz bir motor sesi sunuyor. Subaru WRX STI, gelenekselleşen Subaru kalitesi, turbo beslemeli Boxer Motor ve Symmetrical AWD ayrıcalığı ve yepyeni tasarımı ile hız, performans ve güvenlik tutkunlarını heyecanlandırmaya devam edecek. Daha alçak tasarlanan yeni WRX STI, virajlarda daha çevik yol alıyor ve hassas bir direksiyon tepkisi sağlıyor. Yenilenen süspansiyon sistemi ile WRX STI, kontrolün tamamen sürücüde olduğunu hissettirerek benzersiz bir sürüş keyfi sunuyor.

Çocuk güvenliğinde birinci: Subaru XV

C sınıfı crossover kategorisine yeni bir soluk getiren Subaru XV, köklü geçmişinin en belirgin özellikleri arasında yer alan güvenlik, sağlamlık ve sportiflik unsurlarını barındırıyor. Tamamen yeniden tasarlanmış 1.6 litrelik boxer motorun yanı sıra düşük hızlarda bile üst seviyede tork üreten 2.0 litrelik dizel Boxer motor Subaru XV’nin kalbini oluşturuyor.

Dış görünümünde ön ve arkada altıgen tasarımlar, farlarda keskin kartal gözlerini öne çıkaran XV, iç tasarımda ise ferahlık ve güven duygusuyla ön plana çıkıyor. Bu ferahlık aynı zamanda yolculara güven hissi vererek, Subaru’nun “Confidence in Motion” marka sloganıyla da mükemmel bir uyum sağlıyor.

Subaru XV’de üst düzey konfor ve geniş kabin tasarımı kompakt ve hafif gövde yapısı ile harmanlanıyor. XV, Subaru’nun gelecek nesil motorları ve yenilenen şanzımanı ile mükemmel manevra kabiliyeti sayesinde üstün sürüş performansı ve yakıt verimliliği sunuyor. 1.6 motor, otomatik şanzıman ve sürekli dört çeker özelliklerini bir arada sunan piyasadaki tek araç olan yeni XV, Subaru’nun stratejik modeli olarak tanımlanıyor.

Direksiyon başında sürüş keyfi, konfor ve üstün güvenlik arayan sürücülerin tüm isteklerine cevap verecek özelliklerle donatılan Subaru’nun XV modeli Euro NCAP Güvenlik testlerinden alınabilecek en yüksek 5 yıldız notunu, çocuk koruma testinden ise tüm rakiplerini geride bırakarak teste girdiği tarihe kadarki en yüksek notu aldı.

Subaru’nun prestij modeli Outback

Kullanışlı araç boyutları, ekonomik motor ve üstün manevra kabiliyeti ile arazide ve şehirde benzersiz bir konfor sunan Outback, hacim odaklı ve özgün dizaynı ile dikkatleri üzerine çekiyor.

2010 yılında yenilenen Outback diğer crossover rakiplerine kıyasla daha “akıllı” boyutlara sahip. Outback’in hacim odaklı kabin tasarımı ile toplam yüksekliğin, genişliğin ve dingil mesafesinin artırılması ile yolcu kabinin ferahlatılması, genişletilmesi sağlanırken; yolcuların daha rahat edebileceği geniş koltukların kullanılmasıyla da yolculuklar keyifli hale getiriliyor.  Hem yolcu bölümü hem de arka yükleme alanı genişleyen Outback iç hacimde sunduğu konforu manevra kabiliyeti ile de pekiştiriyor.

Türkiye pazarına 2.5 Lt benzinli motor seçeneği ile satışa sunulan Outback, Subaru vazgeçilmezi olan Symmetrical AWD teknolojisinin kullanıldığının 2.5 lt.’lik benzinli Boxer Motor’a sahip. 167 PS / 5600 rpm beygir gücündeki Outback, Linear CVT şanzımanın sunduğu performans değerleri ile de oldukça iddialı. Karşılıklı – Yatay yerleştirilmiş 4 silindirli2.5 LitreSOHC, 16 valfli motora sahip Outback, kullanıcıya düşük devirlerden itibaren tork üretme özelliği ile kolay kullanım ve zarif bir hızlanma hissi veriyor.

Subaru’nun en çok tercih edilen modeli Forester

Subaru’nun en beğenilen modeli Forester ise, zarif ve kompakt tasarımı, rakipsiz arazi kabiliyetleri ve sadece Subaru’ya özgü Boxer motoru sayesinde rakiplerinden her zaman farklı bir konumda oldu.

Geçtiğimiz yıl geliştirilen yeni nesil Boxer motora sahip olan Forester, karşılıklı yatay 4 silindirli benzinli motora sahip. Subaru’nun Boxer motor teknolojisindeki benzersiz uzmanlığının bir yansıması olarak tanımlanan Boxer motor hem daha çevreci hem de sürüş performansı açısından daha güçlü bir karakter kazanmasını sağlıyor. Eski motora oranla yüzde 11 daha az yakıt tüketiyor ve tüm vites aralıklarında sağlanan yumuşak hızlanma ile üst düzey bir sürüş performansı sergiliyor. Sağlanan düşük CO2 emisyon oranı ise Forester 2.0X (5MT) için 173g/km.