Flex Ray nedir?

Flex Ray, araç bileşenleri arasında veri aktarımını hızlandıran yeni geliştirilmiş bir seri veri yolu sistemidir. Flex Ray, farklı sistemlerin güvenli ve hassas bir şekilde birbirine bağlanmasına olanak verir. Yeni ve hızlı sürücü destek sistemleri ile yürüyen aksam kontrol sistemleri daha güvenli ve daha konforlu sürüş anlamına gelir.

Elektronik sürücü destek sistemlerinin karmaşıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Yeni şasi ve hareketli aksam kontrol sistemleri, etkin bir şekilde işlev görebilmek için son derece yüksek veri aktarım hızlarına ihtiyaç duymaktadır. Bu artan gereksinimleri karşılamak için BMW, otomotiv uygulamalarında gerekli olan güvenlik, hız ve yüksek kaliteyi sağlayabilecek yeni bir veri yolu sistemi geliştirmek için konusunda uzman firmalar ile işbirliğine girdi. 2007 yapımı BMW X5, dünyada bu yeni teknolojiyi kullanan ilk standart üretim otomobil oldu. Flex Ray, Adaptif Sürüş yürüyen aksam kontrol sisteminin optik veri yolunu kontrol eder ve amortisörlerin elektromanyetik valfleri ile dengeleyicileri kontrol etmekte kullanılır, bu sayede Adaptif Sürüş, araç gövdesinin yana yatma etkisini ortadan kaldırır.

Flex Ray’in en önemli avantajlarından biri yüksek veri aktarım hızlarıdır: Saniyede 10 MBit’e varan bu hız, geleneksel CAN veri yolu sistemine göre yirmi kat daha fazladır. İkinci bir Flex Ray iletişim kanalı, güvenliği her zaman mükemmellik düzeyinde tutabilmek için yedek görevi görür. Eğer kanallardan biri işlevini yerine getiremez duruma gelirse, diğeri kullanılabilir durumda kalır. Güvenlik tehlikesi taşımayan sistemlerde, tek bir kanalın kullanımı ile daha yüksek bir veri aktarım hızı elde edilebilir.

Bu avantajlar, araç üzerindeki sistemlerin birbirleri ile daha hızlı ve daha güvenli iletişim kurmasına olanak vererek, sürüş konforunu ve güvenliğini önemli ölçüde artırır.

Kaynak: “BMW.com.tr” web sitesi, BMW Teknoloji Rehberi (Erişim Tarihi: 03/04/2014).

Zaman Serileri (Time Series) nedir?

İstatistiksel bir araştırmada yapılan gözlemlerin belirli zaman dilimlerinde aldıkları değerle­rin biraraya getirilmesiyle oluşan seriler.

Kaynak: Ömer Demir ve Mustafa Acar, “Sosyal Bilimler Sözlüğü”, Ankara, Kasım 1991.

YOKOHAMA’nın “BluEarth” Serisi ile Uzaklar Daha Yakın Olacak

YOKOHAMA’nın Yakıt Tasarrufu Sunan “BluEarth” Serisi ile Uzaklar Daha Yakın

Üstün ve yenilikçi teknolojisi ile dünyanın lider lastik firmaları arasında yer alan Yokohama’nın enerji verimliliğini gözeterek ürettiği BluEarth (AE-01) serisi her türlü yol koşulunda üstün performans sunuyor.

Dünyanın lider otomobil üreticilerinin tercihi YOKOHAMA’nın, enerji verimliliğini ön planda tutarak ürettiği “BluEarth Konseptli” çevreci lastikleri özellikle yaz mevsiminde üstün performans sunuyor. Asimetrik taban deseni ve yakıt tasarrufu sağlayan yapısı ile ıslak ve kuru tüm zeminlerde güvenli ve sessiz sürüş imkanı sunan BluEarth lastikler aynı zamanda dayanıklı olması sebebi ile de binek otomobillerde tercih ediliyor.

Bir depo yakıtla yüzde 10 daha fazla yolculuk

Asimetrik tasarım, iç ve dış yapısındaki desen tasarımının uyumu sayesinde ıslak zeminde mükemmel kavrama sağlıyor. İçeriğindeki tüm maddelerin yenilendiği bu yakıt tasarruflu yapı, mükemmel performans dengesi, güvenlik ve sağlamlık sunuyor.

Binek otomobillere özel olarak tasarlanan BluEarth AE-01 lastiği kompakt araçlara özel üretildi. Yakıt tasarruflu AE-01 lastiği, aerodinamik tasarım, ağırlık azaltımı, yüksek güvenlik seviyesi ve konfor sunuyor. AE-01’in 205/55R16 91H’den 155/80R13 79T’ye kadar 40 farklı ölçüsü bulunuyor.

Yokohama’nın nano-blend lastik ve portakal yağı gibi özel malzemelerle ürettiği lastikler, global çevre korumasına daha fazla katkı sağlıyor.

Yakıt ve aşınma tasarrufu

Dengesiz sıcaklık değişiklikleri yüksek yuvarlanma direnci ve lastiklerde hızlı aşınma meydana getirmekte. BluEarth1’de yer alan anti sıcaklık bileşimi lastiğin yanağında ve tabanında oluşan çevresel etkileri minimuma indiriyor. Hafif yapısı sayesinde lastik yanağını sabit tutarak düzenli bir sürüş performansı sağlanıyor.

Geliştirilmiş iç astar, hava geçişini önleyen yapısıyla diğer konvansiyonel lastiklere göre hava kaybını %36’ya kadar azaltıyor. Bu özellik lastik içindeki havanın uygun koşullarda muhafaza edilmesini ve gerçek sürüş performansının gerçekleştirilmesini sağlıyor.

“Çevre ve İnsan Dostu” Global BluEarth Lastiğin Özellikleri

Lastiğin Asimetrik Taban Deseni ve Yakıt Tasarrufu Sağlayan Yapısı sayesinde ıslak zeminde mükemmel kavrama sağlanıyor. İçeriğindeki tüm maddelerin yenilendiği bu yakıt tasarruflu yapı, üstün performans dengesi, güvenlik ve sağlamlık sunuyor. Lastiğin merkezindeki dalgalı oluklar tabana indikçe daralmaya başlıyor. Oluklardaki artan kenar efekti ıslak zemindeki performansın azalmasını önlüyor. 5 farklı eğime sahip taban deseni mükemmel derecede sessizlik sağlıyor. BluEarth’de geliştirilmiş iç astar, hava geçişini önleyen yapısıyla diğer konvansiyonel lastiklere göre hava kaybını yüzde 36’ya kadar azaltıyor. Bu özellik lastik içindeki havanın uygun koşullarda muhafaza edilmesini ve gerçek sürüş performansının gerçekleştirilmesini sağlıyor.

 

DS SERİSİNİN YENİ MÜCEVHERİ “WILD RUBIS”

Wild Rubis; DS3, DS4, DS5 ve Numéro 9 konseptinin ardından , DS serisinin  en son temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Wild Rubis’in sofistike ve eşsiz stili  DS serisinin genlerini temsil ediyor. Wild Rubis konsepti DS serisinin gelecekteki SUV kategorisinin sinyallerini veriyor.

Dünyanın ilk Citroen  DS showroomuna ev sahipliği yapan Şangay kentindeki otomobil fuarında tüm teknolojik yenilikleri ile otomobil severlerin karşısına çıkacak olan Wild Rubis full- hybrid , plug – in teknolojilerini bünyesinde barındırıyor.

Fransız tarzı lüks kavramının yeni ifadesi

Paris, dünyanın moda ve mücevher merkezi.. Wild Rubis konsepti de bu merkezde DS serisi için özel olarak tasarlandı. DS serisinin rafine kodları ile bir SUV’un güçlü duruşu Wild Rubis konseptinin  eşsiz profilinde birleşti.

4.7 metre uzunluğa sahip olan Wild Rubis 2,9 metrelik oldukça uzun bir dingil mesafesine sahip. Konseptin yüksekliği  1,59 metre iken genişliği  1,95 metre olarak tasarlanmış. Wild Rubis konseptinde  21 inçlik özel tasarımlı jantlar kullanılıyor.

Hipnotize eden bakışlar

Wild Rubis ön far tasarımı ile Numéro 9 konseptinden de izler taşıyor. Konsept aracın ön kısım tasarımı karakteristik bir şekilde radyatörün üst kısmına yerleştirilmiş üç boyutlu kabartma DS logosu  ile tamamlanıyor. Izgara tabanında kaydırma gösterge ışıkları ile çevrili üç mobil aydınlatma modülü oluşturan eşsiz tam LED farlar, ve kenarında bir akort çatalı şeklindeki ışık imza şeklinde akar. Bu tasarım Vahşi Rubis’e gerçek bir mücevher gibi cesur, hipnotik ve benzersiz bir bakış sağlar.

Arka tasarım yine mücevher etkili tasarımı ile öne çıkıyor. Arka farların bagaj kapağının bir parçası şeklindeki tasarımı ile bütünlük sağlıyor.  Mükemmellik duygusu, DS logosu üzerinde ince aydınlatma efekti ile son buluyor. Wild Rubis tamponlarındaki iki egzoz çıkışlarını birleştiren krom kaplama ise arka tasarımının bir diğer dikkat çeken noktası.

Her detay , Wild Rubis’i 1955 DS’e layık varis yaratmak için özenle ele alındı. DS serisinin tüm ayırt edici özellikleri bu konsept otomobil için rafine hale getirildi. Anlamlı yan krom detay, ön ve arka ışık imzası ve asil malzemelerin kullanımı bunu ispatlıyor. Wild Rubis konseptin renk tonları vahşi ama sofistike bir görünüm vermek üzere tasarlandı. Işığın yoğunluğu ile yakut kırmızısı karoser, heykelsi şekiller vurgulayan rengini her açıdan yansıtıyor.

Peugeot Sport 2013 Model Serisi…MUHTEŞEM GALERİ

Peugeot Sport’un müşteri yarış programına 2013 yılında piyasaya çıkacak yeni ürünler ve geliştirmeler damgasını vuracak. 208 modelinin T16, R2 ve Racing Cup olmak üzere üç farklı “yarış” versiyonu satışa çıkmaya hazırlanırken, RCZ Racing Cup 2. yılında popülerliğini bir kez daha kanıtlıyor.

208 T16: En üst düzeydeki yarışçı!

2012 yılının Eylül ayında Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılmasının ardından 208 T16 çok sıkı testlerden geçmekte olup, bu yıl düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nda da sergilenecek. Geliştirme programının bir parçası olarak yılın ikinci yarısında asfalt ve toprak pistlerdeki yarışlara katılacak olup, onaylanmasından önce test için en az 10.000 km kat etmesi hedefleniyor.

208 T16 FIA’nın R5 teknik düzenlemeleri ile uyumlu ve 2014 yılından itibaren, özel ve kurumsal takımları, ulusal seviyede Avrupa Ralli Şampiyonası gibi yarışlarda zafer için birbirine meydan okur hale getirecektir.

208 T16’nın başlıca karakteristik özellikleri: 280hp motor gücü (tip EP6 CDT), dört tekerlekten çekişli, ileri beş vitesli şanzıman, 1.200kg.

208 R2: Genel istek üzerine…

208 R2, kariyerinin ilk yılını noktalarken ne kadar büyük bir uluslararası başarı olduğunu kanıtladı. Günümüze kadar olan satışlar 16 ülkede (Belçika, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İngiltere, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya, İsveç ve İsviçre) 74 araca ulaşmıştır. Bu sene 208 Rally Cup Fransa ve Belçika’da düzenlenecek.

208 R2, Ocak ayında ilk defa katıldığı ve özel firmalara bağlı rakipleri karşısında arka arkaya kazanmış olduğu Monte Carlo Rallisi’nin sonucu ile de kendini kanıtlayarak sınıfında bir kalite referansı olarak ortaya çıkmıştır.

208 R2’nin başlıca karakteristik özellikleri: 190hp motor (tip EP6C), önden çekişli, ileri beş vitesli şanzıman,1.030kg.

208 Racing Cup: motor yarışları sıralamasında bir adım daha       

208’in “pist yarış” versiyonu heyecan ve keyifli bir kullanım ile düşük işletme giderleri sunuyor. Spesifikasyonları standart araçlara benzemekle birlikte, belirli konfor öğeleri çıkarılmış olup, motor sporlarında kullanım için ilave güvenlik ekipmanlarına sahiptir. Daha da yüksek bir sürüş keyfi için 208 Racing Cup ayrıca 208 R2’de görülen belirli özelliklerle donatılmıştır. Masrafları en aza indirmek için yol lastikleri ile donatılmıştır ve bu seneki Peugeot Sport yarış organizasyonlarında yıldızının parlaması beklenmektedir. 30 adetlik satış hedefine şimdiden erişilmiş olup, uluslararası talebi karşılamak adına bu sene yeni bir üretim tasarlanmaktadır.

208 Racing Cup modelinin başlıca karakteristik özellikleri: 140hp motor (tip EC5M FF), ileri beş vitesli manuel ‘H’ şanzıman, 970kg.

RCZ Racing Cup: Yarışçı aslan

RCZ Racing Cup, 2012 yılında piyasaya çıktı ve sipariş edilebilen dönüştürülebilir kiti sayesinde “dayanıklıdan” “hızlı” düzene kolaylıkla geçiş yapabilir. Fransa ve İtalya’da üretilen serisi görünüşüyle yarışçıların kalbini kazanırken, “dayanıklı” yarış versiyonu 2012 yılında hem VLN serisini hem de Nürburgring 24 Saat yarışını kazandı. Araç bu yılın başında da Bathurst 12 Saat yarışında Avustralya’da da başarılı oldu.

RCZ Racing Cup modelinin başlıca karakteristik özellikleri: 250 hp motor (tip EP6 CDT), altı ileri vites şanzıman direksiyondan vites değiştirme düğmeleri ile 1.080 kg.

Yokohama, yeni nesil Advan serisi “Sport V105” ile Cenevre Fuarı’nda…

Üstün teknolojisi ile dünya çapında tercih edilen lastik markası YOKOHAMA, 83. Cenevre Otomobil Fuarı’nda yüksek hızlarda dayanıklılığın yanı sıra ıslak ve kuru zeminlerde benzersiz performans sunan Advan serisine ait yeni “Sport V105” lastiğini sergileyecek. “Love Driving” (Sürüş Aşkı) konsepti ile tasarlanacak YOKOHAMA standında Advan markasının yeni ürünü “Sport V105” premium performans otomobili Mercedes-Benz SL ile sergilenecek.

Otomotiv sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan Cenevre Fuarı 7 Mart tarihinde tüm sektör temsilcilerine, markalara ve otomobil tutkunlarına kapılarını açarken, dünyanın lider otomobil üreticilerinin tercihi YOKOHAMA da fuarda yenilikçi ürünlerini tanıtacak. Yokohama’nın amiral gemisi niteliğindeki markalarından ADVAN serisinin, yeni “ADVAN Sport V105” modeli ile markanın çevreci konsept anlayışı ile geliştirdiği “BluEarth-1”, “BluEarth AE-01” ve “Geolander SUV” ürünleri de fuarda yer alacak.

Sessiz sürüş yüksek konforla buluşuyor

“ADVAN Sport V105” eski versiyonu olan “ADVAN Sport (V103)”’ün sağladığı süper yüksek hızlardaki dayanıklılığın yanı sıra, ıslak ve kuru zeminlerde ve frenleme esnasında geliştirilmiş bir performansa sahip. Sessiz sürüşün yüksek seviyede konforla dengelendiği “Advan Sport V105MO”, Mercedes-Benz A-Class, B-Class, C-Class, SLK-Class, SL-Class ve CLS-Class araçlarında orijinal ekipman olarak kullanılıyor. Eski versiyon olan “ADVAN Sport (V103)” ise Audi S8, A7, Q7, Porsche 911, Carrera 4, Cayenne ve Bentley Continental markalarında orijinal ekipman olarak tercih ediliyor.

“Sürüş Aşkı” konsepti ile tasarlanan stantta ayrıca YOKOHAMA’nın binek araçlar için üretilen tüm “ADVAN” lastikleri de sergilenecek. Bu seride; ADVAN Sport (V103) ile spor SUV’lar için, “ADVAN S.T.” ve şehir içi spor araçlar için yüksek tutuşlu “ADVAN NEOVA AD08R” modelleri yer alacak.

Pirelli ağır vasıta 01 serisi lastikleri etiketleme uygulamasında en iyi değerleri aldı…

Temmuz ayından itibaren üretilen, Kasım 2012 tarihinden itibaren de pazara sunulan lastikleri kapsayan Avrupa Lastik Etiketleme Yönetmeliği’ne göre, Pirelli’nin yeni nesil çevre dostu 01 serisi ağır vasıta lastikleri, ıslak zemin ve dönme direnci özellikleri ile en iyi değerleri alarak rakiplerini geride bıraktı.

2012 yılında Türkiye’de yürürlüğe giren Avrupa Lastik Etiketleme Yönetmeliğine göre Pirelli’nin İzmit tesislerinde üretimi gerçekleştirilen çevre dostu 01 serisi ağır vasıta lastikleri en iyi değerleri alarak rakiplerine fark attı. 01 serisinin en yeni üyesi treyler ve semi-treyler için özel olarak üretilen ST:01 lastiklerinin 19,5” ve 22.5” jantlarda bir ölçü dışında bütün ölçülerde, ıslak zeminde yol tutuşu “A” etiket değeri, FH:01 ön aks lastiklerinin birçok ölçüsü ise dönme direncinde “B” etiket değeri ile rakiplerini geride bıraktı.

Islak zeminde yol tutuş özelliği, yağmurlu havalarda fren mesafesini ortaya koymasıyla bir lastiğin en önemi güvenlik kriterlerinden birini oluşturuyor. Örnek olarak C ve B etiket değerlerine sahip ağır vasıta lastikleri arasında yüzde 17’ye kadar fren mesafesi farkı bulunabiliyor. Her bir etiket değeri arasındaki fark, 80 km/s hızda, ıslak zeminde, fren mesafesinde yaklaşık 2,6 metre azalma veya artış anlamına gelebiliyor.

Pirelli AR-GE direktörü Maurizio Boiocchi, lastik etiketleme uygulaması ile ilgili olarak: “Yeni Avrupa lastik etiketleme yönetmeliği tüketiciler açısından lastiklerinin dönme direnci, gürültü ve ıslak zemin fren mesafesi özelliklerini tanımaları açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu, tüketicilerimize lastikleri en iyi şekilde değerlendirmelerini ve seçim yapmalarını sağlıyor. Ancak, bir lastiğin tüm özelliklerinin ortaya konması pek mümkün olamıyor. Bir lastiğin tüm parametrelerinin değerlendirilmesi için kuru zemin fren performansı, ıslak-kuru zeminde ve virajlarda yol tutuş özelliklerinin de değerledirilmesi gerekiyor. Etiketler aynı zamanda kilometre performansı ve ağır vasıta için önemli bir kriter olan kaplanabilirlik özellikleri ile ilgili bilgi içermiyor. Kış lastikleri için ise herhangi bir kriter yer almıyor. Bu nedenle tüketicilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için uzmanların tavsiyeleri hala önem taşıyor.” şeklinde konuştu.