Bakanın Nasreddin Hoca’lı “Yerli Otomobil” çıkışı!

Ergün, Kocaeli ve çevre illerin yaşadığı değişime paralel olarak, Kalibre Boru’nun da özellikle otomotiv sektöründe uzmanlaşmaya gittiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
”Biz, ‘Bu ülkede artık otomotiv sektörünün Türkiye’ye özgü bir marka oluşturması gerekir’ derken, işte bu güçlü yan sanayimize güvenerek bunu söylüyoruz. Bir otomobil, binlerce parçadan oluşuyor ve bunu yüzlerce firma üretiyor, bu binlerce parçayı üreten yüzlerce işletme, bu ülkede var. Önemli olan bunları bir marka altında birleştirecek bir değişim gerçekleştirmektir. Bu girişimci ruh da Türkiye’de var. İnşallah onu da gerçekleştirmiş olacağız. Sadece Kalibre Boru bile, rot, şaft ve amortisör gibi 500’e yakın parçayı üretmeye hazır ise bu ülkede marka oluşturmamak için herhangi bir neden yok. Nasreddin Hoca’nın hikayesi gibi, un var, yağ var, şeker var, niye helva yapmıyoruz? Türkiye’de onu da yapacak ustalar var, inşallah o ustalar bu helvayı yapacaklardır.”
Rekabetçilikte öne çıkan başka önemli bir konunun da çevre hassasiyeti olduğunu ifade eden Ergün, tüketicilerin artık kalite ve emniyet gibi özellikler kadar, ürünün hem kendisinin hem de üretilme şeklinin çevreyi nasıl etkilediğiyle de yakından ilgilendiklerini söyledi.
Ergün, otomotiv sektöründe görüldüğü gibi, birçok sektörde yeşil ekonomiye geçiş anlamında ciddi hareketliliklerin yaşandığına dikkati çekerek, Türkiye’deki firmaların da kendilerini bu yeni sürece adapte etmelerinin ekonomik hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bugün tüm dünyada yeni ürünler ve üretim sistemleri geliştirebilen firma veya ülkelerin rekabet yarışında öne çıktığını belirten Ergün, bu gerçeği bildikleri için sanayicileri yenilikçilik, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım gibi alanlara yönlendirmeye büyük önem verdiklerini bildirdi.
Ergün, bu nedenle, geçen yıl bakanlıklarının yapısında radikal bir değişiklik yaparak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na dönüştürdüklerini hatırlatarak, geçen yıl uygulamaya başladıkları sanayi stratejisinde yer alan 72 eylemden 23’ünü firmaların teknolojik gelişimi için hazırladıklarını kaydetti.
Son teşvik programında ileri teknoloji gerektiren ve yüksek katma değer oluşturan sektörlere daha fazla destek sağlayan bir sistem kurguladıklarını anımsatan Ergün, bakanlık olarak, üzerinde en çok durduğu konuların başında üniversite-sanayi işbirliğinin geldiğini söyledi.
Ergün, bu nedenle, teknoparkların sayısını ve niteliğini artıracak çalışmalara, SAN-TEZ gibi destek programlarına büyük önem verdiklerini belirterek, ”Zira üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaları ve üretilen bilgileri, nihai ürünlere dönüştürecek mekanizmaları kurmamız gerekiyor. Üniversitedeki bilgiler rafta duran kuru bilgidir. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum, üniversiteler sanayileşmede yardımcı oyuncu değil, başrol oyunculardır. ABD, Japonya, Almanya gibi gelişmiş ekonomileri, güçlü sanayileri incelediğimizde, bu başarıda üniversitelerin temel bir rol oynadığını görüyoruz” diye konuştu.
AA, habertürk