Michelin’in üç ilkesi: Rekabet, inovasyon, hızlı büyüme

Dünyanın en büyük lastik üreticilerinden Michelin, sürdürülebilir ekonomi, çevre ve sosyal kalkınma alanındaki uygulamaları ile dikkat çekiyor. Tüm performans ve sorumluluk süreçlerine bu ilkeleri de dahil eden Michelin, bu sayede sürdürülebilir, dengeli ve sorumlu büyümeyi şirket çalışanlarına benimsetmeyi hedefliyor. Dünya çapında birçok ülkede faaliyet gösteren Michelin, ‘Sürdürülebilirlik’ felsefesi ile “Rekabet, inovasyon ve hızlı büyüme” ilkelerini benimsiyor.

Performansının merkezinde insan bulunuyor

Michelin’in üretim ve satış performansının odağında insan kaynağı bulunuyor. “Birlikte İlerlemek” programı Michelin’in büyüme stratejisinde çok önemli bir yer tutuyor. Program kapsamında Michelin’in tüm çalışanları “Performans ve Sorumluluk Yaklaşımı”nı benimsemeleri için teşvik edilirken, takım içinde daha yüksek işbirliği hedefleniyor. Michelin Grubu İcra Kurulu Başkanı ve  Yönetici Ortağı Jean-Domınıque Senard, konuya ilişkin olarak “Michelin’i tartışmasız olarak sürdürülebilir hareketliliğin lideri, dünyanın en inovatif ve sorumluluk sahibi şirketlerinden birisi yapmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

Michelin ‘Yeşil Lastik’te lider

Michelin’e göre ‘Yeşil Lastik’ler sayesinde 20 içinde 16 milyon litre yakıt tasarrufu sağlanabilir. Bu sayede 41 milyon ton karbondioksit salınımının önüne geçilebileceği tahmin edilirken, 2012 yılında binek otomobiller için 4, ağır vasıtlara içinse 3’üncü nesil ‘Yeşil lastik’leri üreten Michelin, bu alanda küresel lider konumunu da elinde bulunduruyor.

Michelin, çevreye saygı bilinciyle üretim aşamalarında da enerji verimliliğine dikkat ediyor. Michelin yaptığı çalışmalar sonucunda üretim hatlarındaki enerji kullanımını ciddi oranda azaltmayı başarırken, 2005 yılından bu yana lastiklerinin çevreye olan etkilerini de yüzde 33 düşürdü.

Michelin’in en büyük zenginliği ödülleri

Michelin, gösterdiği başarılı ticari faaliyetlerinin yanı sıra aldığı uluslararası ödüllerle de dikkat çekiyor. 2012 yılının Mart ayında ‘Sosyal Sorumluluk Sahibi Şirket’ seçilen Michelin, Fortune Dergisinin listesinde 2012 yılının en çok beğenilen lastik üreticisi unvanını aldı. Michelin bunların ayanı sıra, Lastik Teknolojileri Uluslararası İnovasyon Ödülleri’nde “Yılın Lastik Üreticisi” ödülünü almaya hak kazandı. 2012 Finans Markaları Küresel 500 Raporunda Michelin 37 sıra yükselerek 271’inci olan Michelin, bu sıralamada alınan sonuç ile dünyanın en değerli markalarından birisi olduğunu da ortaya koydu.

 

Rakamlarla Michelin

  • Dünya çapında toplam 113.443 çalışanı bulunuyor.
  • 21.5 milyar Euro net satış ve 2.42 milyar Euro operasyonel gelir elde ediyor.
  • 18 ülke, 69 tesiste 166 milyon lastik üretimi bulunuyor.
  • 29 ülkede 3,418 dağıtım ve hizmet merkezi bulunuyor.
  • 170 ülkede pazarlama operasyonuyla faaliyet gösteriyor.
  • Dünya lastik pazarının yüzde 14.6’sını Michelin oluşturuyor.
  • Michelin’in marka değeri 3,886 milyon dolar

 

Michelin, rekabet gücünü kullandı “verimli” sonuçlara ulaştı

Michelin, lastik pazarındaki küresel daralma ve durgunluğa rağmen 2012 yılında net kârını bir önceki yıla göre artırdı.

170 ülkede faaliyet gösteren lastik sektörünün lider markası Michelin, 2012 yılını başarılı finansal sonuçlarla kapadı. Tüm dünyanın krizle mücadele ettiği 2012’de Michelin, net kârını artırarak 1 milyar 571 milyon Euro’ya çıkarmayı başardı.

2012 yılı finansal sonuçlarını açıklayan Michelin, 2012 yılında daralma yaşayan dünya lastik pazarına rağmen, konsolide net satış gelirlerini yüzde 3.6 artışla 21 milyar 474 milyon Euro’ya yükseltmeyi başardı. Önceki yıla oranla faaliyet kârını da yüzde 25 yükselterek 2 milyar 423 milyon Euro’ya ulaştıran Michelin, böylelikle faaliyet kâr marjını 2 puanlık artışla yüzde 11.3’e çıkarmış oldu. Michelin’in 2012 yılı net kârı ise 1 milyar 571 milyon Euro olarak gerçekleşti.

Zor yıl, iyi sonuç

Michelin’in finansal sonuçlarına bakıldığında en dikkat çeken noktalardan biri de zor geçen 2012’ye rağmen iyi sonuçlar alabilmesi oldu. Michelin, lastik pazarındaki küresel daralma ve durgunluğa rağmen, verimli fiyatlandırma politikası, yapısal olarak yüksek nakit yaratma becerisi, kamyon lastiklerindeki toparlanma, iş makineleri ve endüstriyel lastik satışlarından sağlanan yüksek kârlılık ile 2012 itibariyle başlatılan yeni rekabet planı sayesinde başarılı finansal sonuçlar açıkladı. Grup, 2012’nin ‘durgun pazarları’ olarak gösterilen ülkelerde bile güçlü kazançlar elde ederek başarısını perçinlemiş oldu.

2012 net kârı 1 milyar 571 milyon euro

Michelin’in 2012 yılı konsolide net satışları, 2011’deki 20 milyar 719 milyon Euro’ya göre yüzde 3.6 artışla 21 milyar 474 milyon Euro olarak gerçekleşti. Özellikle Avrupa pazarlarındaki zayıf talep, grubun adet bazında toplam satışlarını yüzde 6.4 azalttı. Buna karşılık Euro’nun ABD doları karşısında değer kazanması, Michelin’in net satış gelirlerine yüzde 4.2 katkı sağladı. 2011’de tekrarlanmayan (bir defaya mahsus) kalemler hariç konsolide faaliyet kârı 1 milyar 945 milyon Euro’yu bulurken, bu rakam net satışların yüzde 9.4’üne karşılık geliyordu. Bu sonuç, Michelin’in 2012’de yaklaşık 2 puan daha yüksek faaliyet kârlılık marjıyla çalıştığı anlamına geliyor.

2015’te ‘daha güçlü Michelin’ hedefi

Michelin’in 2012 yılı finansal sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan Michelin CEO’su Jean-Dominique Senard, 2013 ve 2015 yılı hedeflerinden de bahsetti. Senard, 2013 yılındaki satış hedeflerinin başında, doygun pazarlar yerine, büyümekte olan pazarlarda kalıcı olmak geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Michelin olarak 2 milyar Euro olarak belirlediğimiz yatırım programından alacağımız güçle, büyümekte olan pazarlarda üretim kapasitesini artırarak hedeflerimizi destekleyecek adımlar atmayı planlıyoruz. Michelin’in yatırım programının ana hedefinde ise doygun pazarlarda rekabeti artırmak ve teknolojik inovasyona yön vermek var. Rekabetçi yapısı ve diğer güçlü yönleriyle Michelin, yönetim sistemlerini geliştirmeye yönelik başlattığı proje sayesinde 2015 hedeflerini bir kez daha teyit etmiş oldu. 2013 yılında dengeli bir esas faaliyet kârı raporlamayı, yatırım harcamalarından yüzde 10 geri dönüş elde etmeyi ve yine olumlu bir serbest nakit akışına sahip olmayı hedefliyoruz.”

Avrupa’da yola çıkan araç sayısı son 17 yılın en düşüğü

2012 yılında Avrupa genelindeki orijinal ekipman anlamında lastik talebi yüzde 5 daraldı. Avrupa Birliği ülkelerinde trafiğe çıkan yeni araç sayısı son 17 yılın en düşük seviyesine geriledi. Buna karşılık Doğu Avrupa’daki pazarlar büyümeye devam ederek yıl içerisinde yüzde 11 artış kaydetti. Yine 2012 yılında, Kuzey Amerika lastik pazarındaki yeni araç satışları sayesinde yüzde 16’lık büyüme yakalanırken, Hindistan haricinde Asya pazarında toplam talep yüzde 11 arttı. Hâlâ hareketli olmasına rağmen Çin ekonomisindeki durgunlaşma dikkat çekerken, Çin lastik pazarı yılı yüzde 6’lık artışla kapadı. Güneydoğu Asya’da önce deprem, ardından tsunami ve sel felaketleri nedeniyle sekteye uğrayan talepte belirgin bir artış gözlendi. Japonya’da yüzde 11, Güneydoğu Asya genelinde ise yüzde 38 gibi ciddi bir talep artışı oluştu. Güney Amerika pazarı yılı dengeli sonuçlarla tamamlarken, Brezilya’daki talep yüzde 3 arttı.

Avrupalılar ‘değiştiremedi’

Avrupa’daki belirsiz ekonomik ortam nedeniyle lastik değişim pazarı 2012 yılında yüzde 10 daraldı. Özellikle Batı Avrupa’da rekor seviyede talep düşüşü yaşandı. Beklendiği gibi kış lastiği pazarında da yüzde 16 oranında düşüş oldu. Bu dönemde, Kuzey Amerika’daki talep ise yüzde 2 oranında geriledi. Çin’in ithalatındaki artıştan önemli ölçüde etkilenen ABD pazarı da yüzde 3 daraldı. Hindistan hariç Asya pazarları yılı toplamda yüzde 2 artışla kaparken, Çin’deki talep yüzde 4 arttı. Japonya’da talep yüzde 1 düşerken, Güney Kore’deki gerileme yüzde 6’yı buldu.

Yolcu sayısı arttı, uçak lastikleri ‘uçuşa’ devam etti

Sektörün farklı oyuncuları olan iş makinesi, tarım, iki tekerlekli araçlar ve havacılık lastiklerindeki hareketlilik de dikkat çekiyor. İş makinesi lastikleri madencilik sektörünün büyümesine paralel olarak gelişimini sürdürürken, tarım lastiklerinde gerileme görüldü. Durgun ekonomiden etkilenen motosiklet segmentleri ise Kuzey Amerika dışında doygun pazarlarda geriledi. Ticari havacılık segmentinde de hem yurtiçi hem de uluslararası rotalarda yolcu sayısındaki artış sürdü. Bu da havacılık için üretilen lastiklerdeki gelişimi devam etmesini sağladı.

Kamyoncular da değişimi erteledi

Kamyon ve ağır vasıta pazarına bakıldığında da gerilemenin hakim olduğu görülüyor. Orijinal ekipmanlara bakıldığında Avrupa’da talep yüzde 4 azalırken, Kuzey Amerika pazarı ikinci yarıda yüzde 2 artış gösterdi. Hindistan hariç Asya pazarında yüzde 9 talep gerilemesi yaşanırken, çok dikkat çekici bir artış radyal lastiğe geçen Güneydoğu Asya pazarında oldu. Bu pazar yüzde 42 artışla aktif bir yıl geçirirken, Japonya da yüzde 12 artışla bu yükselişe katıldı. Kamyon ve ağır vasıta değişim pazarında ise Avrupa’da yüzde 14 gerileme kaydedildi. Kuzey Amerika’da yüzde 2, Asya’da yüzde 6, Çin’de yüzde 7, Japonya’da yüzde 6 talep düşüşü oldu. Güney Amerika pazarı ise bu süreçte yüzde 3 artış kaydetti.

MICHELIN’DE 2012 YILINDA ÖNE ÇIKANLAR

* 9 Şubat: Michelin’in Pau-Brezilya fabrikasında ilk otomobil ve hafif ticari araç lastiği üretildi.

* 23 Mart: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, Michelin’in kredi notunu BBB+’ya yükseltti.

* 10 Nisan: Kuzey Amerika’da iş makinesi lastiği üreten yeni fabrika üretime başladı. Diğer bir fabrikanın da üretim kapasitesi artırıldı. Böylece Michelin’in iş makinesi lastiklerindeki global liderliği daha da güçlendi.

* 24 Nisan: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Michelin’in kredi notunu Baa1’e yükseltti.

* 11 Mayıs: Michelin CEO’su Michel Rollier, 11 Mayıs’ta düzenlenen yıllık Hissedarlar Toplantısı’nda görevi Jean-Dominique Senard’a devretti.

* 18 Haziran: Michelin Performans ve Sorumluluk Raporu’nun 10’uncu yıldönümü kutlandı.

* 18 Eylül: Michelin’in Çin’in Shenyang şehrinde kurulan ikinci fabrikasında ilk kamyon lastiği üretildi.

* 20 Eylül: Hannover’de düzenlenen IAA Show’da yeni kamyon lastiği serisi Michelin X Line Energy tanıtıldı.

* 24 Eylül: Michelin’in yeni iş makineleri lastik serisi Las Vegas’ta düzenlenen MINExpo Trade Show’da görücüye çıkarıldı.

* 5 Kasım: Fransa, Ladoux’daki Michelin Teknoloji Merkezi’nde “Yatırımcı Günü” düzenlendi.

 

Farklı markalarda Şubat ayı fırsatları

Türk otomotiv pazarında faaliyet gösteren firmalar, soğuk, kar ve buza itibar etmeden kampanyalarını sürdürürken, kıyasıya rekabette gaz kesmedi.

Firmalar, kur sabitleme, anahtar teslim fiyatı üzerinden yüzde 14’e varan indirim ya da 5 bin TL’ye varan peşin fiyat indirimi, 24 aya kadar sıfır faiz imkanı gibi cazip fırsatlar sunuyor.

Fiat

Fiat Ticari Araçlarda, 29 Şubat’a kadar tüm Ducato’lara 20 bin TL 20 ay yüzde ”0” faiz; Yeni Doblo, Doblo Classic, Fiorino ve Scudo modellerine ise 15 ay vadeli 15 bin TL kredi ve yüzde ”0” faiz avantajı sunuyor.

Şubat ayında, ister kredili ister nakit alımlara, Fiorino Combi Emotion&Trekking modellerinde yüzde 14, Doblo Classic Combi’lerde yüzde 12 ve Yeni Doblo’nun Premio&Elegance&MyLife versiyonlarında yüzde 11 indirim uygulanıyor. Nakit alımlarda Ducato’larda ilave yüzde 4, diğer tüm ticari araçlarda ise yüzde 2 indirim imkanı bulunuyor.

29 Şubat’a kadar Linea, Bravo, Punto Evo, Grande Punto ve Punto S6 modellerine 20 bin TL’ye 20 ay yüzde ”0” faiz; Panda, Fiat 500, Palio Sole ve Albea Sole modellerine 15 ay vadeli 15 bin TL kredi ve yüzde ”0” faiz avantajı sunuluyor.

Palio Sole, Albea Sole, Punto Evo ve G.Punto’ya yüzde 7, Punto’ya yüzde 5, Linea Dizel’e yüzde 12 ve Linea benzinliye yüzde yüzde 6 indirim oranları uygulanıyor.

Bu ay kredi imkanından yararlanmak istemeyen müşterilere ise yüzde 4’e varan ilave indirim imkanı tanınıyor.

Ford

Ford, bu ay 18 bin TL’ye 18 ay vade ve yüzde ”0” faiz imkanıyla Ford Fiesta ve Transit Connect veya 24 bin TL’ye 20 ay vade ve yüzde ”0” faiz avantajıyla diğer tüm Ford binek modellerine sahip olabilme imkanı veriyor.

Citroen’in, şubat ayına özel kampanyası, tüm modellerde 18 bin TL için 18 ay yüzde ”0” faiz avantajı sunuyor.

Binek modellerde peşin alımlarda 4 bin TL’ye ticari modellerde ise kredi avantajıyla birlikte 5 bin TL’ye varan ekstra indirim imkanı getiriliyor. C3 modeline 2 bin 250, C4 Picasso modeline 4 bin, C5 modeline 2 bin ve C3 Picasso modeline 2 bin 400 TL indirim avantajıyla sahip olunabiliyor.

Nissan

Nissan, şubat ayı kampanyası kapsamında, Juke, Qashqai ve Qashqai 2′ nin tüm versiyonlarında 13 bin TL için 13 ay boyunca yüzde ”0” faizli kredi, Micra ve Note’un tüm versiyonlarında ise 10 bin liralık krediye 12 ay boyunca yüzde ”0” faiz imkanı sunuyor.

Kampanya kapsamındaki modellerden Nissan Micra 30 bin 764 TL, Nissan Note 35 bin 520 TL, Nissan Juke 43 bin 362 TL, Nissan Qashqai 51 bin 341 TL, otomatik vites Qashqai 61 bin 469 TL, Nissan Qashqai 2 ise 65 bin 269 TL’den başlayan anahtar teslim satış fiyatlarına sahip.

Peugeot

Peugeot, şubat ayında Boxer Midibüs’te 30 bin TL’ye 24 ay yüzde ”0” faizli, dosya masrafsız kredi imkanı tanıyor.

”Böyle şubat 4 yılda bir gelir” sloganını kullanan Peugeot, Partner Tepee’de ise 20 TL krediye 20 ay yüzde ”0” faiz uyguluyor.

Renault

Renault’ta, şubat ayında ”Otomatik Vites Günleri” kampanyası kapsamında, düz vites ve otomatik vites arasındaki farkın yüzde 25’i avantajı ile tüm Renault benzinli ve dizel otomatik vites seçeneği olan modellere sahip olabilme imkanı sunuluyor.

”Otomatik Vites Günleri” fırsatı Fluence, Megane HB, Megane Coupe, Megane Sport Tourer, Grand Scenic, Megane Coupe Cabriolet modellerinin benzinli, dizel EDC versiyonlarında bulunuyor. Ayrıca Fluence, Clio, Megane HB modelleri 1.6 benzinli otomatik vites, Latitude ve Koleos 2.0 dCi otomatik vites versiyonlarına da bu fırsat ile sahip olunabiliyor.

Şubat ayı boyunca cazip kredi imkanları da sunan Renault’ta, 48 bin TL tutarında kredi için 48 aya kadar tüm vadeler yüzde 0,99 sabit faiz oranına sahip. Bu fırsat kısa ve uzun vadeli kredi kullanımında tek bir faiz oranı ile avantaj sağlıyor. Trafic ve Master için özel olarak 24 bin TL, 24 ay yüzde ”0′, ayrıca Yeni Kangoo Multix için özel olarak 15 bin TL, 15 ay yüzde ”0” kampanyası ile görücüye çıkılıyor.

Volkswagen

Volkswagen, 2011 sonundaki tüm cazip Volkswagen tekliflerini, şubat ayında da sürdürüyor.

7 Şubat 2012 tarihinden itibaren Golf ve Jetta’da, manuel şanzımana sahip benzinli motor seçeneklerinde yüzde 4’e varan, manuel şanzımana sahip dizel motor seçeneklerinde ise yüzde 2,5’a varan indirim uygulanıyor.

Tüm Scirocco modellerinde ve Tiguan 4×4 160PS TSI Manuel modelinde, 1 avroyu 2,09 TL’ye, CC ve diğer tüm Tiguan modelleri için 1 avroyu 2,19 TL’ye sabitleyen Volkswagen, Passat Variant 1,4 TSI 122 PS Comfortline Manuel benzinli araçlarda anahtar teslim fiyatlarda 3 bin TL indirim imkanı sunuyor.

Volkswagen, 7 Aralık 2011 tarihinden itibaren Touareg modelinde de çok özel bir fırsat sunuyor. 1 Avro’nun 2,29 TL’ye sabitlendiği bu kampanya şubatta da kısa süreliğine devam ediyor.

Volkswagen Ticari Araç’ta da cazip indirimler sürüyor. Kampanya kapsamında Volkswagen Caddy’ler yüzde 4,2’lere varan indirimler uygulanıyor. Caddy Kombi 1.6 TDI Trendline 3 bin 613 TL indirimle 42 bin 500 TL’den, Caddy Kombi 1.6 TDI Comfortline ise 4 bin 124 TL indirimle 48 bin 520 TL’den başlayan kampanyalı anahtar teslim fiyatlarla satın alınabiliyor.

Transporter ve Caravelle modellerinde de yüzde 8,5 oranında indirimlerin sunulduğu kampanyada, Transporter City Van 102PS 4 bin 441 TL indirimle 52 bin 254 TL’den, Caravelle Trendline 2.0 TDI Uzun Sasi 102PS 5 bin 564 bin TL indirimle 65 bin 459 TL’den başlayan kampanyalı anahtar teslim fiyatla alınabiliyor.

Crafter modellerinde de 3 bin 662 bin TL’ye varan indirimler uygulanırken, Crafter Servis Uzun Sasi 163 PS Midline, 3 bin 279 TL indirimle 81 bin 970 TL’den satışa sunuluyor.

Şubat süresince devam edecek kampanyada, Vdf (Volkswagen Doğuş Finans) ile ortaklaşa yürütülen 1,19’luk faiz oranı imkanından yararlanmak da mümkün.

AA, Haber7

Yerli otomobil ve rekabet

Yılda bir milyonluk satışa doğru emin adımlarla yürüyen otomotiv pazarında, yerli otomobilin devreye girmesiyle birlikte rekabet de daha yoğunlaşacak.

Geçtiğimiz 2 yılı rekorlarla kapatan otomotiv pazarı, yerli otomobil tartışmalarının iyice alevlendiği bu dönemde rekabetin en yoğun yaşandığı sektör haline geldi.

1 milyonluk iç pazara doğru hızlı adımlarla ilerleyen otomotiv sektörü, yerli markasını çıkarmak için de gaza bastı. B veya C sınıfı sedan pazarına girmesi beklenen yerli otomobil, hem pazarı büyütme hem de cari açığı azaltma görevlerini yerine getirecek.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün yaptığı açıklamalara göre B ya da C sınıfı sedan olması ve 4 yıl içerisinde 200 bin adet üretilmesi planlanan yerli otomobile ilişkin ilk somut adım Koç Grubu’ndan gelmişti.

Geçtiğimiz günlerde Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Fiat ve TOFAŞ ortaklığı ile yeni bir modelin üretileceğini açıklamasıyla, yeni modelin B segmentinde olma ihtimali arttı.

Sedan pazarı olarak tanımlanan Türkiye’de en çok otomobilin satıldığı segmente giriş yapacak olan yerli model, hem pazarı büyütme hem de kendi pazarını yaratma gibi bir misyona sahip olacak. Türkiye’de B ve C sınıfı sedan pazarı, yıllardır liderliği kaptırmayan modellere sahip bulunuyor.

Geçen yılın tamamında 71 bin 591 adet B sınıfı sedan otomobil satışı gerçekleştirildi. Bu sınıfta liderliği Renault, Symbol modeliyle aldı. Aynı zamanda Türkiye’de en fazla satılan otomobil olan Symbol, 37 bin 478 tüketici tarafından tercih edildi. Symbol’ü satışlarda 17 bin 499 adetle Hyundai Accent Era, 8 bin 946 adetle Fiat Albea Sole izledi.

C sınıfı sedan pazarında ise rekabet çok daha şiddetli hissediliyor. 2011 yılında C sınıfı sedan pazarı 151 bin 205’den kapandı. 33 bin 762 adet ile geçen yıl bu sınıfta liderliği Fiat Linea elde etti. 30 bin 287 adetlik satışla yakın takipteki model ise Renault Fluence oldu. 18 bin 505 adetle Toyota’nın Corolla modeli de bu iki modeli takip etti.

Geçen yıl 12 aylık toplam otomobil satış verileri segmentlere göre değerlendirildiğinde, en yüksek satış adetine yüzde 48 oranıyla C segmenti ve hemen ardından yine yüzde 35 pay ile B segmenti ulaştı. Bu segmentlerin ardından yüzde 13 pay ile D segmenti yer aldı.

Geçen yıl ocak ayında B ve C segmentindeki satışların dengeli dağıldığını görülürken, bu yılın ocak ayında ise B segmentinin yüzde 32’ye gerilediği, C’nin ise 42’den 53’e çıktığı görülüyor. B segmentinden bir miktar C segmentine ocak ayında kayış olduğunu gözlemleniyor.

Fiyatlar

B sınıfı sedan otomobillerin fiyatları 26 bin lira seviyesinden başlıyor. Bu sınıfın en çok satan aracı olan Renault Symbol’un satış fiyatı ise donanım ve motor seçeneğine göre 27 bin 550 ile 39 bin 250 lira arasında değişiyor. İkinci sıradaki Hyundai Accent Era’nın fiyat aralığı ise 29 bin 600 ile 35 bin 100 lira olarak belirlenmiş durumda.

Üçüncü sıradaki Fiat Albea Sole ise aynı zamanda bu sınıfın en uygun otomobili. Fiyat aralığı ise 26 bin 330 ile 34 bin 490 lira arasında bulunuyor.

Yerli aracın bu sınıfta yer alması durumunda ciddi bir fiyat rekabeti oluşacak. Yapılan tüm açıklamaların ortak noktasında yerli otomobilin 20-25 bin lira aralığında satılması öne çıkıyor. Hatta verilecek teşvikle bu fiyatın 20 bin liranın altına inmesi bile gündemde olacak.

Böyle bir durumda diğer modellerin rekabet edebilme şansı agresif satış politikalarına yönelmeleriyle doğru orantılı olarak gerçekleşecek.

Yerli otomobilin C sınıfı sedan segmentinde yer alması durumunda ise rekabetin boyutu oldukça değişecek. Bu sınıfın en fazla satan otomobili olan Fiat Linea, 32 bin 190 lira ile 43 bin 240 lira aralığında satılıyor.

İkinci sıradaki Renault Fluence’nin ve ardından Toyota Corolla geliyor. Bu araçlardan Fluence’nin satış fiyatı 45 bin 600 ile 63 bin 850, Corolla’nın ise 41 bin 900 ile 63 bin 300 lira arasında değişiyor.

AA, Haber7