DS SERİSİNİN YENİ MÜCEVHERİ “WILD RUBIS”

Wild Rubis; DS3, DS4, DS5 ve Numéro 9 konseptinin ardından , DS serisinin  en son temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Wild Rubis’in sofistike ve eşsiz stili  DS serisinin genlerini temsil ediyor. Wild Rubis konsepti DS serisinin gelecekteki SUV kategorisinin sinyallerini veriyor.

Dünyanın ilk Citroen  DS showroomuna ev sahipliği yapan Şangay kentindeki otomobil fuarında tüm teknolojik yenilikleri ile otomobil severlerin karşısına çıkacak olan Wild Rubis full- hybrid , plug – in teknolojilerini bünyesinde barındırıyor.

Fransız tarzı lüks kavramının yeni ifadesi

Paris, dünyanın moda ve mücevher merkezi.. Wild Rubis konsepti de bu merkezde DS serisi için özel olarak tasarlandı. DS serisinin rafine kodları ile bir SUV’un güçlü duruşu Wild Rubis konseptinin  eşsiz profilinde birleşti.

4.7 metre uzunluğa sahip olan Wild Rubis 2,9 metrelik oldukça uzun bir dingil mesafesine sahip. Konseptin yüksekliği  1,59 metre iken genişliği  1,95 metre olarak tasarlanmış. Wild Rubis konseptinde  21 inçlik özel tasarımlı jantlar kullanılıyor.

Hipnotize eden bakışlar

Wild Rubis ön far tasarımı ile Numéro 9 konseptinden de izler taşıyor. Konsept aracın ön kısım tasarımı karakteristik bir şekilde radyatörün üst kısmına yerleştirilmiş üç boyutlu kabartma DS logosu  ile tamamlanıyor. Izgara tabanında kaydırma gösterge ışıkları ile çevrili üç mobil aydınlatma modülü oluşturan eşsiz tam LED farlar, ve kenarında bir akort çatalı şeklindeki ışık imza şeklinde akar. Bu tasarım Vahşi Rubis’e gerçek bir mücevher gibi cesur, hipnotik ve benzersiz bir bakış sağlar.

Arka tasarım yine mücevher etkili tasarımı ile öne çıkıyor. Arka farların bagaj kapağının bir parçası şeklindeki tasarımı ile bütünlük sağlıyor.  Mükemmellik duygusu, DS logosu üzerinde ince aydınlatma efekti ile son buluyor. Wild Rubis tamponlarındaki iki egzoz çıkışlarını birleştiren krom kaplama ise arka tasarımının bir diğer dikkat çeken noktası.

Her detay , Wild Rubis’i 1955 DS’e layık varis yaratmak için özenle ele alındı. DS serisinin tüm ayırt edici özellikleri bu konsept otomobil için rafine hale getirildi. Anlamlı yan krom detay, ön ve arka ışık imzası ve asil malzemelerin kullanımı bunu ispatlıyor. Wild Rubis konseptin renk tonları vahşi ama sofistike bir görünüm vermek üzere tasarlandı. Işığın yoğunluğu ile yakut kırmızısı karoser, heykelsi şekiller vurgulayan rengini her açıdan yansıtıyor.

916 PS’lik gücüyle “Yeni McLaren” plug-in hibrit

McLaren Automotive’nin yeni P1 plug-in hibrit  süper otomobile benzinle beslenen V8  bir ünite hayat veriyor. Motor, 7500 d/d’de 737 PS (727 hp) güç ve 4000 d/d’de 720 N·m (531 lb·ft) tork üretiyor. P1 güç aktarma kombinasyonuyla güç 916 PS’ye (903 hp) ve tork ise 900 N·m’ye (664 lb·ft) çıkmaktadır. Emisyon düzeyinin ise 200 g/km’nin altında olduğu da iddia edilmektedir.

 

Detaylı okuma için:

New McLaren plug-in hybrid features 903-hp powertrain

McLaren Automotive‘s new P1 plug-in hybrid supercar, to be unveiled at the 2013 Geneva Motor Show, will be propelled by a “substantially revised” 3.8-L twin-turbo V8 gasoline engine coupled to an electric motor—a powertrain combination generating a claimed 916 PS (903 hp) and 900 N·m (664 lb·ft). Formula One-derived DRS (drag reduction system) and IPAS (instant power assist system) technologies offer an increase in straight-line speed and instant power boost. The V8 is an updated version of the company’s M838T unit, with optimized cooling and durability under the higher loads. It generates a claimed 737 PS (727 hp) at 7500 rpm and 720 N·m (531 lb·ft) from 4000 rpm. The unique cylinder block casting incorporates the electric motor. All drive is channelled through the dual-clutch seven-speed gearbox to the rear wheels. In developing the IPAS technology for the P1, engineers prioritized power delivery over energy storage. This is achieved via a lightweight (212 lb/96 kg) battery pack offering what McLaren claims is greater power density than any other automotive battery pack on sale today. The pack’s sophisticated thermal management system is flow-balanced, so that each individual cell is cooled to precisely the same temperature, says the company.  / Patrick Ponticel – SAE Web site

Volvo V60 Plug-in Hybrid güvenlik testinde zirveye çıktı…

Volvo V60 Plug-in Hybrid Euro NCAP’te bir elektrikli otomobil için şimdiye kadar verilen en yüksek güvenlik

Volvo Car Group’un, bir elektrikli aracın diğer herhangi bir yeni Volvo otomobil kadar güvenli olması gerektiği yönünde bir felsefesi var. Son Euro NCAP sonuçları da bu felsefeyi vurgular nitelikte. Yeni Volvo V60 Plug-in Hybrid,  bir plug-in hybrid için verilen şimdiye kadarki en yüksek puanı elde etti. 64 km/s hızla önden çarpışmayı da içeren yeni testte kazanılan beş yıldız, V60 Plug-in Hybrid’in standart V60 ile aynı güvenlik seviyesine sahip olduğunu gösteriyor.

Volvo Car Corporation’ın Güvenlik Stratejisi ve İhtiyaçlarından Sorumlu Kıdemli Müdürü Jan Ivarsson, “Biz tüm ürünlerimiz için aynı yüksek standartları uyguluyoruz. Euro NCAP skoru, marifetli V60 Plug-in Hybrid’in standart otomobille aynı üstün güvenlik seviyesine sahip olduğunun ispatı,” diyor.

Avrupa çarpışma güvenliği enstitüsü Euro NCAP, test edilen her otomobil modeli için genel bir değerlendirme sunuyor. Ayrı testler, genel bir değerlendirme elde etmek için kullanılan dört alt kategoride yürütülüyor.  Testler ve sonuçlarıyla ilgili detaylı bilgiye erişmek için: euroncap.com

Benzersiz güvenlik yaklaşımı

Pil takımının entegrasyonu ve pillerin yarattığı ilave ağırlık, V60 Plug-in Hybrid’in geliştirilmesi esnasında benzersiz bir güvenlik yaklaşımı gerektirdi. Yüksek bir güvenlik seviyesi sağlamaya yardımcı olacak kontrollü bir deformasyona imkân tanımak için ana yapı değiştirilip, güçlendirildi. V60 Plug-in Hybrid’in içindeki pil takımı kapsül halinde bagaj zemininin altına yerleştirildi.

Jan Ivarsson; “Plug-in Hybrid, geliştirme aşamasında, tıpkı diğer tüm yeni otomobillerimiz gibi kapsamlı bir test programına maruz kaldı,” diyor. “Bu program, önden çarpma ve pil teknolojisinin de katı güvenlik gereksinimlerimizi karşıladığını doğrulamak için yandan ve arkadan çarpma gibi farklı yük durumlarını kapsayan tam ölçekli çarpışma testlerini içeriyor. V60 Plug-in Hybrid, aynı zamanda Şehirde Güvenlik, Tam Otomatik Frenli Çarpışma Uyarı Sistemi ve Yaya Algılama Sistemi gibi tüm eşsiz Volvo aktif güvenlik fonksiyonlarını da sunuyor.

Önceden tükendi

Yeni V60 Plug-in Hybrid’in üretimi artıyor ve ilk 1000 ‘Pure Limited’ otomobil henüz Volvo yetkili satıcılarına bile varmadan satılmış durumda. 2013 model yılı için üretilen bu ilk otomobillerden sonra, Plug-in Hybrid’in üretimi 2014 model yılı için 4000-6000 otomobile yükselecek ve gelecek yılın üretim bantları hâlihazırda doluyor.

Volvo V60 Plug-in Hybrid, Volvo Car Group ve İsveçli elektrik tedarikçisi Vattenfall arasındaki yakın işbirliğinin sentezi. İki şirket, geliştirme projesini ortaklaşa finanse ediyor.

Üç otomobil bir arada

V60 Plug-in Hybrid sürücülerinin, otomobilin üç farklı sürüş modunu kullanırken sürüşlerinden hiçbir taviz vermeleri gerekmiyor: Pure, Hybrid ve Power. Hybrid modunda (NEDC sürüş döngüsü) yakıt tüketimi sadece 1.8 lt/100 km (48 g/km CO2).

Ayrıca sürücü, sıfır egzoz emisyonuyla, elektrik enerjisini kullanarak 50 kilometreye kadar ulaşan bir menzile sahip olabiliyor. İstenildiği takdirde 215+70 beygir gücü, 440+200 Nm tork ve 0-100 km/s’ye 6.1 saniyede hızlanma sağlayan bir performans otomobili yaratmak için dizel motorla elektrikli motorun ortak kapasitesini açığa çıkarabiliyor.

Toyota, 2013 modellerini Autoshow’da görücüye çıkarıyor

Tutkulu ve heyecan verici modeller üretme kararlılığını ürünlerine yansıtan Toyota, 2013 yılında pazara sunacağı hatchback modeli Yeni Auris ve Auris Touring Sports ile birlikte daha sportif bir görünüşle Yenilenen Verso’yu Türkiye’de ilk defa İstanbul Auto Show’da beğenilere sunuyor. Hibrit teknolojisinin lideri Toyota, Autoshow’da ayrıca en yeni ve gelişmiş hibrit modelleri olan Yeni Prius Plug-in Hybrid ve Yaris Hybrid’in yanısıra yarış otomobilinde devrim yaratan TS030 HYBRID modelini de sergiliyor.

Toyota, 2013 yılında pazara sunacağı C- hatchback modeli Auris’in yeni neslini Türkiye’de ilk kez İstanbul Autoshow’da otomobil meraklılarının beğenisine sunuyor. Görünüm ve donanımı baştan sona değişen Yeni Auris şimdi çok daha cesur ve dinamik özelliklere sahip bir otomobil olarak dikkatleri üzerinde topluyor. Bagaj kapasitesi, tasarımı ve dinamik yapısıyla yepyeni Toyota modelleri arasındaki yerini alan Yeni Auris Touring Sports modeli de Autoshow’un gözde modelleri arasında öne çıkıyor. Avrupa’da tasarlanan ve Türkiye’deki üretimine devam edilecek olan Yenilenen Verso da Autoshow’da sahne almaya hazırlanıyor. 2013 yılında müşterilerle buluşacak olan Yenilenen Verso, Toyota’nın “Keen Look – Keskin bakış” ve “Under Priority – Öncelikli” yeni tasarım anlayışını mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Üstün performanslı TS030 HYBRID de Autoshow’da

4 milyonun üzerinde satış adediyle hibrit teknolojisinin lideri Toyota, İstanbul Autoshow’da hibrit teknolojisinin en yeni ve gelişmiş modellerini sergiliyor. Toyota, daha önce konsept olarak sergilediği ilk şarj edilebilir hibrit otomobili Prius Plug-in Hybrid’in üretim versiyonunu ve geçtiğimiz günlerde pazara sunduğu erişilebilir ve sportif hibrit Yaris Hybrid’i de Autoshow’da sergiliyor.
Toyota’nın motor sporlarında devrim yaratan yüksek performanslı hibrit teknolojisi ile geliştirdiği TS030 HYBRID yarış otomobili de İstanbul Autoshow ziyaretçileri ile buluşmak için gün sayıyor.