Ferrari Yılın Performans Motoru Ödülünü Aldı

Ferrari’nin 458 Italia ve 458 Spider modellerinde kullandığı 4.5 litrelik V8 yapılı atmosferik motoru,  2015 Uluslararası Yılın Motoru yarışmasında “Yılın En İyi Performans Motoru” ödülüne layık görüldü. 2011, 2012 ve 2014 yıllarında da aynı ödülü kazanma başarısını gösteren Ferrari’nin litre başına 127 HP güç üretimi sunabilen V8 motoru, bu ödülü 4. kez alırken, Ferrari 2013 yılında da F12berlinetta modelinin V12 motoruyla aynı ödülü kazanmıştı.

Tüm dünyada büyük ticari başarı kazanmaya devam eden Ferrari’nin arkadan itişli ve orta-arka motorlu spor otomobil serisinin evrimini simgeleyen Ferrari 458 Italia ve 458 Spider modellerinde görev yapan 4.5 litrelik V8 motor, 31 ülkeden gelen uzman otomotiv gazetecilerden oluşan EOTY (Engine Of The Year) jürisi tarafından “Yılın En İyi Performans Motoru” seçildi. Ferrari’nin atmosferik yapılı 570 HP güç ve 540 Nm tork üretmesiyle dikkat çeken V8 motoru 2011, 2012, 2014 ve 2015 yıllarında olmak üzere toplam 4 kere bu ödüle layık görüldü. “En İyi Performans Otomobili” dahil olmak üzere bugüne kadar 40’tan fazla uluslararası ödül kazanan Ferrari 458 Italia ve 458 Spider modellerinin kalbini oluşturan 4,5 litrelik atmosferik V8 motoru, 458 Speciale ve Speciale A modellerinde ise zirveye ulaşarak 9000 devirde 605 HP’lik güç ortaya koyabiliyor.

Aralarında Otohaber Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Halit Bolkan ve Auto Motor & Sport Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Volkan Demirkuşak gibi Türkiye’den 2 jüri üyesinin yer aldığı “Uluslararası Yılın Motoru” yarışmasında çok sayıda rakibini geride bırakan Ferrari’nin performans abidesi, aynı zamanda 4.0 litre ve 4.5 litre üstü kategorilerinde de yılın en iyi motoru unvanına da bir kez daha sahip olmayı başardı.

Volvo EC350D Türkiye’de

Beklenen Performans ile Tanışın: Volvo EC350D Türkiye’de

EC300D ile ekskavatör pazarında dengelerini değiştiren Volvo, Ekim ayı itibarıyla pazara sunduğu EC350D ile ekskavatördeki ürün gamını 70 tona kadar tamamladı. Ascendum Makina Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Polat, yüksek tonajlı Volvo EC350D model ekskavatörlerin kendi segmentlerinde bir pazar egemenliği sağlayacağını öngörüyor.

“Volvo olarak 40 tonaj ekskavatörle pazarda etkin bir konumdaydık; fakat 35 tonajlık makinalar için müşterilerimizden çok yoğun talep almaktaydık” diyen Ascendum Makina Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Polat,  EC350D’nin bu nedenle tamamlayıcı bir ürün olduğunu ifade ediyor.

EC350D ile ağırlıklı olarak hafriyat ve taş ocağı çalışmalarını hedeflediklerini belirten Polat, bu sene içinde tanıttıkları iki modelden biri olan EC300D’nin dengeleri değiştirmeye başladığını söylüyor ve ekliyor; “Şimdiye kadar 35 ton sınıfında ekskavatörümüz olmadığı için müşterilerimizden gelen taleplere 40 ton ile cevap vermeye çalışıyorduk. EC350D ile birlikte müşterilerimizin 35 ton istekleri karşılığını tam olarak almış olacak.” Volvo EC350D ise pazar dengelerini ve pazar algısını değiştirdiği gibi aynı zamanda sektörü yönlendirecek bir makina. Polat, pazardaki bu değişimi “Kova hacmi yüksek olan ve çok beğenilen EC300D’nin üzerine 37 tonajlı EC350D’nin gelmesi, o segmentte tamamen Volvo’nun hükmetmesine yol açacak” sözleriyle ifade ediyor.

EC350D’de Volvo’nun birikimini ve teknoloji yatırımını görmenin mümkün olduğunu söyleyen Tolga Polat, “Seneler önce yükleyiciyle birlikte pazara giren Volvo şu anda pazarı yönetiyor. Volvo bu birikimini ekskavatörde de kullanmaya başladı. Yükleyici ve ekskavatörle pazara zaten egemen olan Volvo, bu iki ürünle pazar yelpazesini genişletti” diyor.

EC 350 D Türkiye ekonomisi için bir yatırım

2014 yılı için sektörde hiçbir şekilde daralma beklemediğini açıklayan Polat, 2014 yılının 2013 yılı rakamlarıyla biteceği görüşünü paylaşıyor. Polat, sektördeki son 3 aydaki durgunluğa karşın Ascendum Makina’nın pazar payını artırdığını kaydediyor. Bunun nedeni ise ekskavatörde piyasa sürülen yeni ürünler. Ekskavatör bağlamında 2014 yılında sürprizlerin devam edeceğini söyleyen Polat, ürün yelpazelerinin genişleyeceği bilgisini veriyor.

Yükleyicilerden daha fazla yedek parça gereksinimi olan ekskavatörler, teknik kadro istihdamını da doğrudan etkiliyor. Polat, 2014 yılında da yeni servis noktalarıyla birlikte bu yöndeki istihdamın süreceğinin altını çiziyor. 2014 yılında büyüme değil fakat istikrarlı bir pazar seyri öngören Polat, “Yanı başımızda Avrupa krizden kavruluyorken biz 2014 yılında 2013 pazarını yakalıyorsak bu Türkiye ekonomisi açısından da bir başarıdır” diyor. Polat, bu yönüyle EC350D’yi sadece kendi segmenti için değil Türkiye ekonomisi için de “kan kaybını” önleyecek bir yatırım olarak değerlendiriyor.

 

İtalya Motosiklet ve Performans Ekipmanları Markası POLINI Türkiye’de

İtalya’nın ünlü markası Polini Mini motosikletleri ve performans ekipmanları ile Türkiye’de ilk defa Volkan Işık Karting Arena’da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Volkan Işık grup şirketlerinden LİMİT Eğitim’in Türkiye distribütörü olduğu ve tüm motosiklet markaları için performans ekipmanlarının satışa sunulacağı Polini’nin Mini Motosikletlerini kiralayarak deneme şansı ise Volkan Işık Karting Arena’da…

Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde yer alan Volkan Işık Karting Arena, ziyaretçilerine bundan sonra Polini Mini motosikletleri kiralayarak deneme imkanı sunuyor. 4 tekerlek sevenlerin karting eğlencesine alternatif olarak 2 teker severlerin de artık POLINI mini motosikletleri var. İsteyen herkesin kiralayarak pistte kullanabileceği bu mini motosikletlerle tecrübe kazanmak ve keyifli vakit geçirmek mümkün.

2 Farklı Tip Polini Motosiklet…

Volkan Işık Karting Arena pistindeki son yenilik Polini Mini motosikletler… 2 farklı tipi bulunuyor; 7 adet 70cc Minimotard Air ve 3 adet 40cc AIR Junior motosikletler misafirlerin kullanımına sunuluyor. Ufak boyuttaki bu motosikletlerin kullanımı çok eğlenceli ve zevkli. Volkan Işık Karting Arena’nın tecrübeli eğitmenleri motosiklet sevgisinin ve bilincinin yayılması için Türkiye’ye ilk kez getirilen Polini mini motosikletlerle trafik sıkışıklığı çözümüne de fayda sağlamayı umuyor.

Bir Fil Daha Ne İsteyebilir?

20 Ağustos 1994’te Honolulu şehri sirk gösterisini izliyordu; sirkte 20 yaşında bir fil vardı, adı Tyke’tı.

Fil, işvereninden ve şirketinden artık iyice bezmişti. Eğlence parklarına ya da sirklere çıkmaktan, tehlikeli çalışma koşullarından yorulmuştu. Rutin dayaklar, tedavi edilmeyen yara ve bereler, sürekli seyahat etmek canına tak ettirmişti. Artık, yemeğin olmamasından ya da yemeğin kötü olmasından; sağlığının önemsenmemesinden, sağlık önlemlerinin olmamasından ama esas olarak, her gün sirke çıkmaktan bezmişti.

Tyke, daha bir yıl önce Pennsylvania’da sahneden kaçmış, binanın kapılarını kırmıştı. Üç ay sonra, Dakota’da gösteri sırasında terbiyecisini ezmiş ve ortadan kaybolmuştu. Her iki olayda da terbiyeciler Tyke’ı sakinleştirmeyi başardılar ama Honolulu’da Tyke’ın sabrı taşmıştı. Tyke, yüzlerce izleyicinin gözü önünde terbiyecisini öldürdü, bakıcısını yaraladı, sokağa kaçtı. Sokakta bir palyaçoyu ayaklarının altına aldı ve sirkte çalışan bir adamı ezdi. Polis hiç zaman kaybetmedi. File 89 el ateş edildi.

1993 yılında Honolulu polisi gene böyle kalın derili söz dinlemez bir hayvanı vurarak öldürmüştü.

Ancak bazı okurların düşüncesinin tam tersine Tyke’ın o günkü eylemi hiçbir şekilde boşa gitmedi. Aslında şehre, devlete ve Hawthorn Şirketine yüzlerce dava açıldı. Halk nezdinde tartışmalar başladı. Sirk konusunda olumlu düşünmeyen birçok insan eylemlere katılmaya başladı. Hayvan hakları kuruluşları destek gördü. Büyük tepki oldu. Protestolar ve boykotlar yaşandı. ABD Tarım Bakanlığı (endüstriyi denetleyen bakanlık) daha ciddi yaptırımlar uygulanması, daha ihtiyatlı davranılması ve cezaların artırılması konusunda uyarılmış oldu. 1994’te federal hükümet Hawthorn’un sahibi John Cueno Jr.’ın sirkindeki 16 file el koydu. Tyke’ın o Ağustos günü gösterdiği direniş toplumsal değişimin gelişmesine destek oldu. Tyke tarih yazdı. [1]

***

Filler için “hisli hayvanlardır” denir. Atlar için de böyle söylerler, kediler ve köpekler için de…

Aslında tüm hayvanlar hisli canlılardır. Yani canlıların doğasında vardır “hissedebilmek”.

İnsan da bir canlı olduğu için o da hissedebilir. Hisleri vardır insanın, kendini iyi hissettiği noktada her şeyin üstesinden gelebilir. İyi hissetmezse kibrit çöpünü bile yerinden oynattıramazsınız ona. Yani motivasyon denilen şeyden bahsediyoruz kısacası.

***

Tabi şimdi ben düşünüyorum da bu filin hikâyesini okuyan hemen herkesin aklına hayvan hakları ve insanların hayvanlara yaptığı eziyet veya işkencelerle ilgili bir düzine senaryo gelebilir. Haklılar da…

Hayvan hakları tabi ki de önemli ama bu yazıyı okuyunca benim aklıma iş dünyası ile ilgili bir konu geldi. Özellikle de Her gün sirke çıkmaktan bezmişti cümlesini okuyunca…

***

İşkence tarzı eziyetleri başka bir platformda konuşmak üzere bir kenara ayıralım ve her gün aynı şeyleri yapma konusundaki sıkıcılık ve eziyeti ele alalım.

Belki de bu hayvancağızın -başkaldırı adına- yaptıklarını bugün iş dünyasında birçok çalışan, farklı şekilde, kendince bir çözüm bulmaya çalışarak yapıyor olabilir. Belki sevgili Fil’imiz konuşabilseydi; “Nedir bu kardeşim? Her gün çık, insanları eğlendir. Yeter yahu, sıkıldım… Ben artık yetenekli ve tanınan bir filim. Bana artık başka görevler verin. Şirketinizin tanınmasında ve kârlılık konusunda farklı misyonlar üstleneyim” diyecekti. Belki de hareketleri ile bunları söylemeye çalıştı ama insanlar onu anlamamış ya da yanlış anlamış olabilirler.

Zaten insanlar neyi anlıyorlar ki?

Belki de bu yüzden birçok insanın ömrü “Bir gün beni de anlayan biri çıkacak” diye beklemekle geçiyor.

***

İş dünyasına geri dönersek; insanlar sürekli aynı işleri yapmaktan bıkıyorlar ve bir süre sonra motivasyonları düşüyor. Sürekli değişiklik arıyor ve yeni bir şeylerin peşinde koşuyorlar. Evet, gerçek hayat böyle, bu insanın doğasında var.

Sürekli aynı işyerinde, aynı pozisyonda çalışan personel bir müddet sonra sıkıldığını hisseder. Her şey üstüne üstüne geliyordur. “Kimse beni anlamıyor” diye düşünür. Arkasından gidip konuşması gereken kişiyle konuşmak yerine hiç ilgisi olmayan kişilere dert yanar. Sonra da kendi içerisinde bir çıkmaza girer. Devam mı tamam mı bir türlü kara vermez. En kestirme yol, bir iş yerinden ayrılıp başka bir işyerine başlamaktır. Bu neyi düzeltecekse artık?

İşte burada da hikâyenin sonundaki cümle çok önem taşıyor.

Sevgili filimiz ne yaptı?

Cümleyi hatırlarsak; “toplumsal değişimin gelişmesine destek oldu” diyordu.

Hımm, değişim ve gelişme…

Performansı düşen veya ayrılıp giden her personelin ardından patronlar ya da yöneticiler kendilerine merakla şu soruyu soruyorlardır herhalde; “Ne istese verdik, maaşı da iyi, bu adam daha ne istiyor?”…

İşte, çözüm sorunun içerisinde zaten. Bu adamlar ne isteyebilir diye bakmak lazım. Adamın derdi monotonluk mu para mı terfi mi ekip arkadaşları mı yoksa ekip olamamak mı? Dinle, anla ve çözümle…

Birçok kurumsal firma bu derde şöyle bir çare getirmiş durumda; birkaç yıl aynı pozisyonda çalışan personelini -özellikle de başarılı olmuşsa- farklı bir departman veya göreve atayarak hem onu motive ediyor hem de verimi düşük olan departmana bir ivme kazandırmış oluyor. Ne de olsa yeni pozisyonda yeni bir göreve getirilen personel bir şeyler başarmak isteyecek dolayısı ile de oraya bir hareketlilik gelecektir.

Özetle, yeni atamalar için; “yeni bir konsantrasyon, yeni bir motivasyon ve performans zenginliği oluşturacaktır” diyebiliriz.

En önemlisi de “iç huzuru” olur sanırım…

[1] Facebook

 

Doğru lastik seçimi performans, konfor ve tasarrufu bir arada sunuyor

Yol, yaya ve sürücünün maksimum güvenliğini sağlamak için sürekli yeni ve öncü teknolojiler geliştiren Michelin, doğru lastik seçiminin pek çok tehlikeyi engelleyebileceği konusunda sürücüleri uyarıyor.

100 yılı aşkın deneyimiyle lastik sektöründe en yüksek performans, en konforlu ve güvenli sürüş koşullarını sunmak için hizmet veren Michelin, doğru lastik seçiminin hayati önem taşıdığı konusunda farkındalık yaratmaya devam ediyor. Michelin, doğru lastik seçimi konusunda verdiği ipuçlarıyla sürücülere maksimum güvenlik ve performans elde etmeleri için yol gösteriyor.

Aracın dayanıklılığı ve bakımı kadar büyük bir öneme sahip olan doğru lastik tercihi araçtan yüksek performans alabilmek için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. İşte Michelin’den doğru lastik tercihini yapabilmenizi sağlayacak ipuçları:

Uygun lastik ebadını öğrenin

Aracınız için doğru lastik ebadını öğrenmek en önemli önceliğiniz olmalıdır. Üstelik uygun lastik ebadını öğrenmek için tek yapmanız gereken araç veya lastik üreticinizin talimatlarını uygulamaktır.

Lastik ebatlarını değiştirmek istiyorsanız, güvenliğiniz için, orijinal dış çapa mümkün olduğunca uygun ebatlar seçin. En iyi sürüş kalitesini devam ettirmek için jant genişliğinizi değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Ancak bu kararı vermeden önce bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin.

Yaşadığınız iklimi göz önünde bulundurarak tercih yapın

Mevsime göre lastik kullanımı lastiğin performansını ve ömrünü artırarak daha güvenli bir sürüş sağlıyor. Kış aylarında mevsimin zorlu şartlarının yaşandığı bir yerde yaşıyorsanız ıslak zemin, kar ve buzlanmanın yarattığı tehlikelerden korunmak için kış lastiklerinizi kullanmanız gerekiyor. Kışlastikleri güvenli bir yolculuk için hayati önem taşıyor.Yaz mevsiminde ise havaların ısınmasıyla yumuşayan kış lastikleri yol güvenliğini tehdit edebiliyor ve yapısı yaz koşullarına uygun olmayankış lastikleri, kuru asfaltta daha fazla yakıt tüketimine yol açıyor.

Lastiğinizi kullanım amacınıza göre seçin

Aracınızı ağır yükler için kullanıyorsanız şüphesiz lastik seçiminiz de taşıdığınız yük segmentine uygun şekilde olmalıdır. Güvenli bir sürüş deneyimi için araç üreticinizin talimatlarına uyarak doğru yük sınıfına ait lastiği seçtiğinizden emin olun.

Lastiğinizin bütün özelliklerini kontrol edin

Her yönden iyi bir lastik size hem güvenlik, hem yüksek performans hem de düşük maliyet getirecektir. Islak zeminde daha kısa mesafede durmanızı sağlarken; aynı zamanda uzun ömürlülüğüyle diğer lastiklerden daha uzun bir sürüş keyfi yaşatacaktır. Sıradan lastikler, bu performans faktörlerinden en az birini sunar. Ancak hepsini birarada sunabilen lastikler hem hayatınızı hem cebinizi koruyacaktır.

Uzun vadeli düşünerek maliyeti düşürün

Aracın lastikleri, yolculuk sırasında güvenliği sağlayan en önemli faktörlerden birisidir. Lastik satın alırken düşüneceğiniz en önemli konu size sağlayacağı güvenlik olmalıdır. Bu yüzden öncelikle size kısa vadede cazip görünen lastiğe değil uzun vadede kar getirecek lastiğe yönelmelisiniz. Size yüksek performans sunan lastiklerle hem aynı lastikle daha uzun sürüş deneyimi yaşayacak hem de yakıt tasarrufu sağladıkları için benzin alış verişlerinizde kar edeceksiniz.

Sınıfının en güzel aracı: SEAT Leon ST

SEAT’ın tamamen yenilenen ve pazara sunulduğu günden itibaren büyük beğeni toplayan modeli Yeni Leon ailesine üçüncü üye eklendi: SEAT Leon ST.

SEAT Leon ailesinin genç, dinamik, tasarım odaklı ve sportif özelliklerini, sıra dışı düzeyde kullanışlılıkla bir araya getiren yeni üyesi Leon ST tanıtıldı. Leon ailesinin üçüncü üyesi Leon ST, spor karakteri ile günlük kullanımdaki kolaylığı bir arada sunan özellikleriyle sınıfında son derece iddialı.

En ince ayrıntısına kadar etkileyici derecede çok yönlülük ve işlevsellik sunan Leon   ST, işçilik ve üst seviye kalitedeki malzemeleriyle öne çıkıyor. Leon ST’nin 587 litre olan bagaj kapasitesi, arka koltuk arkalıkları yatırıldığında 1470 litreye yükseliyor ve oldukça geniş bir taşıma alanı sağlıyor.

SEAT tasarım dilinin yanı sıra malzeme ve işçilikteki yüksek kalite geleneğinin devam ettiği Leon ST, yol tutuş özellikleri itibarıyla da ailenin diğer iki üyesi; Leon ve Leon SC kadar hassas ve dinamik. Üstelik, Full-LED far ve yorgunluk tespit sistemi gibi ilerici teknoloji seçenekleri de müşterilere opsiyonel olarak sunuluyor.

Belirgin sportif özelliklerin yanı sıra üstün bir verimlilik seviyesinin de geliştirmede ön plana alındığı Leon ST, 1.2 ile 2.0 litre arasında değişen hacimlerde, 105 hp ile 265 hp arasında güç üreten, yakıt verimliliği yüksek TDI ve TSI motorlarla alınabiliyor.

Sınıfının en hafif ağırlıktaki modeli

Leon ST’de sağlanan etkileyici yakıt tasarruf değerleri, hafif yapı teknolojisinin bir sonucu. Baz versiyonda ağırlığı sadece 1233 kilogram olan Leon ST, beş kapılı Leon’a göre sadece 45 kilogram fazla. Bu değeriyle sınıfının en hafif modeli olan Leon ST, aynı zamanda günlük hayatta kullanışlılık açısından büyük yarar sağlayan birçok işlevsel ayrıntıya da sahip. Bagaj bölmesinden kolaylıkla yatırılabilen arka koltuk arkalıkları, yükleme ve boşaltmayı kolaylaştıran zemin, uzun eşyaların taşınmasına olanak sağlayan yatırılabilen yolcu koltukları bu detayların başında geliyor.

Benzersiz tasarım dili

Leon serisinin beğeni toplayan tasarım dili, ST için daha da vurgulu bir hale getirilmiş. Yan taraf boyunca şekillendirilmiş olan çizgiler, ışık ve gölge arasında etkileyici bir görsellik sunuyor. Leon ST’de ayrıca, enerji ve canlılığı simgeleyen keskin çizgiler ve hassas köşeler yer alıyor. 27 santimetre uzatılmış olan arka bölüm, cömert bir yük alanı sağlarken, açılı arka cam, kibarca yuvarlatılmış tavan çizgileri ve kaslı omuzlar, otomobilin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Leon ST’nin teknik zarafeti, isteğe bağlı Full LED farlar ve LED arka farlarla daha da güçleniyor.

Dinamik ve verimli motorlar

Yeni Leon Sport Tourer’de bulunan teknoloji paketi, Leon ve Leon SC’dekiyle büyük oranda benzerlikler içeriyor. 105 HP güç üreten 1,2 litrelik TSI motor, manuel ve DSG olmak üzere iki versiyon halinde sunuluyor. Her iki versiyon da 100 km’de ortalama 4.2 litre yakıt tüketiyor. 140 HP gücüne sahip 1,4 litrelik TSI motor, yalnızca 5,3 litrelik yakıt tüketimiyle en yeni teknolojiyle üretilmiş güç ünitesi olma özelliğine sahip.

Yeni Leon ST’nin 105 HP güç üreten 1,6 litrelik TDI motoru manuel ve DSG olarak iki versiyon halinde sunuluyor. 1500-2750 devir aralığında 250 Nm tork üreten 1.6 TDI motor, manuel seçeneğinde 99 g/km’lık çok düşük bir karbon emisyonuna sahip ve 100 km’de ortalama 3,8 litre yakıt tüketiyor. Ailenin 265 HP güç üreten sportif üyesi 2,0 litrelik TSI CUPRA, manuel ve DSG motor seçenekleri sunuluyor.

En Yeni Teknolojiye Sahip Bilgi-Eğlence Sistemleri

Bilgi-eğlence sistemleri söz konusu olduğunda yeni SEAT   Leon ST, en yeni teknolojilerle donatılmış bir otomobil. Bilgi ve eğlence yönetimini yapan SEAT Easy Connect işletim sistemi mükemmel araç içi eğlence sistemleri için temel oluşturuyor. Arayüze, kokpitte bulunan ve büyüklüğü 5,8 inçe kadar çıkabilen dokunmatik ekrandan ulaşılıyor.

Peugeot Sport imzası ile yüksek performans “RCZ R”

Peugeot, Goodwood “Hız Festivali”nde, tasarım ve sürüş deneyimi açısından Peugeot’nun bilgi birikiminin sembolü olan sportif coupe modeli RCZ’nin “supercharged” versiyonu RCZ R modelinin örtüsünü açtı.

270 hp gücündeki 1,6 l silindir hacimli yeni motoru, sadece 145g/km düzeyindeki düşük CO2 emisyon seviyesiyle RCZ R’i benzeri görülmemiş bir performans ve verimlilik düzeyine taşıyor.

Bu motor ile uyumlu olarak, Torsen kilitli diferansiyelle eşleşen özel yürüyen aksamı  yüksek verimlilik düzeyi ile birlikte dinamik sürüş performansı vaat ediyor.

RCZ R Eylül ayında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyeri ile tanıtılacak ve 2014 yılının başlarında pazara sunulacak.

“Yeni RCZ’nin güçlü tasarımı, sportif model meraklılarına yönelik bu R versiyonun son derece dinamik performansı ve 270 hp gücü ile daha da yüceltildi. ”

Xavier Peugeot, Peugeot Ürün Direktörü

“Yarış için geliştirilen RCZ Peugeot Sport modelinin sportif başarıları ve otomobil severlerde uyandırdığı tutku cevapsız kalamazdı. Yeni RCZ’nin daha sportif ve daha yüksek performanslı bir seri versiyonunun Peugeot Sport tarafından geliştirileceği belliydi! ”

Bruno Famin, Peugeot Sport Direktörü

Benzersiz performans ve verimlilik

“Şartnamemiz iddialıydı; RCZ’nin daha yüksek, yani pistte kullanmaya dönük, fakat gündelik kullanıma da izin verecek konfor ve keyif niteliklerini aynen koruyan ve aynı zamanda referans teşkil edecek yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları sergileyen ultra performanslı bir versiyonunu geliştirmek.”

Xavier Nicolas, RCZ Ürün Müdürü

RCZ R versiyonu 270 hp / 199 kW gücüyle Peugeot tarihinin en güçlü seri üretim modeli ünvanına sahip oldu.

0’dan 100 km hıza 6 saniyeden kısa sürede ulaşarak güçlü bir ivmelenme performansı gösteren yeni versiyon spor coupe sınıfında referans oluşturacak şekilde sadece 145 g / km’lik CO2 emisyonlarıyla Peugeot’nun bu alandaki uzmanlığını bir kez daha kanıtlıyor.

Bu sonuç downsizing teknolojisine hâkimiyet, aerodinamik optimizasyon ve hafifletme çalışmaları sayesinde elde edildi.

“Downsizing sadece seri üretimde kullanılan güçlü bir eğilim değil, aynı zamanda motor sporlarında da görülüyor. Günümüzde ana branşlarda 1.6 l’lik turbo motorlar kullanılıyor, hatta Formula 1’de bile 2014 yılında bu teknoloji kullanılmaya başlanacak! ”

Cyrille Jourdan, RCZ R Teknik Sorumlusu

Sadece 1,6 litre silindir hacmiyle 270 hp güç üreten yeni motoru THP sınıfında spesifik güç rekorunu kırdı; yaklaşık 170 hp/l ile bir seri üretim otomobil için dünyanın en iyileri arasında yerini aldı ve şimdiden Euro 6 emisyon standartlarına uyum gösteriyor.

Aerodinamik üzerinde yapılan çalışmalar yüksek hızlarda yol tuşunu arttıran yeni bir spoyler ile arkada sürükleme kuvvetini azaltmadan downforce (yere basma gücü) kuvvetinin 15 kN arttırılmasını sağlıyor.

Otomobili hafifletme arayışı da özel parçaların geliştirilmesinde öncelikle dikkate alındı. Böylece 200 hp’ik RCZ’e kıyasla 17 kg’lık bir kazanç elde edildi. RCZ R versiyonunun 1280 kg ağırlığı ile yalnızca 4.7 kg / hp’lik bir ağırlık/güç oranı sergiliyor.

Özel bir imza

Dış tasarım

“RCZ R için özel olarak tasarlanmış her parça yeni dinamik performansına katkıda bulunuyor ve RCZ’nin saf, asil ve zarif özgün kimliğini yüceltiyor. ”

Pierre Paul Mattei, RCZ Tasarım Sorumlusu

Siyah Mat tavan kuşakları ve koyu Titanyum maskeli Bi-xenon farlarla donatılmış  RCZ R dinamizmi  arttıran ve özgün olarak  tasarlanan sportif unsurları ile ayırt ediliyor.
Yol tutuşu ve aynı zamanda çekişi arttıran 10 mm alçaltılmış şasi ve  geniş 19 inç alüminyum alaşım jantları RCZ R’ye özgün bir stil katıyor ve  araç yere “yapışık” gibi görünüyor.

Otomobilin teknik ve sportif tasarımlı  çift renkli jantları, doğrudan alaşım içine işlenmiş R harfi ile damgalandı. Jantlar yeni büyük frenleri kapsayacak şekilde soğutmayı  maksimize etmek üzere tasarlandı;  kırmızı kaliperler Peugeot Sport imzasını taşıyor..

Kaputa entegre büyük  arka spoyler  arkadan bakıldığında silueti uzatırken, aynı zamanda daha yüksek bir ‘downforce (yere basma gücü)’ sağlıyor.  Arka difüzör RCZ R’nin arka tasarımını karakterize eden stili ile uyum gösteriyor. Performans ve ses için yeniden tasarlanan egzoz sistemi iki yanda simetrik  krom egzoz çıkışları içeriyor.

Radyatör ızgarası üzerindeki kırmızı Peugeot yazısı ve ayrıca arkada da bulunan R amblemi RCZ R’nin dış tasarımını tamamlıyor.

Kişiselleştirme ve zengin donanım gamı

Ateş Kırmızısı, İnci Siyahı, Sidobre Grisi ve Buzul Beyazı olmak üzere 4 renk seçeneği: sunulan RCZ R yarı mat ya da parlak karbon tavan,   stikerlar ve parlak siyah dikiz aynası kapaklarından  oluşan bir kişiselleştirme paketi ile de müşterinin beğenisine sunuluyor.

Yüksek güvenlik ve konfor donanımları RCZ R’de  sürüşe duyarlı Xenon farlar ve far yıkamasi  WIP Nav Plus multimedya sistemi ile tamamlanıyor.

Yoğun sürüş keyfi

Duyguları harekete geçiren  kokpit

Kapı açıldığında sürücünün keyif ve duyularına adanmış, otomobilin dış görünüşüyle uyumlu bir kokpit ortaya çıkıyor. “Pilot” anında ince ve seçkin bir spor atmosfer içine giriş yapıyor.

Peugeot Sport imzalı kapı eşiğinden itibaren, aracın sportif ve özel karakteri güçlendirildi.
Kırmızı dikişler ön panelin yumuşak, teknolojik ve prestijli malzemesi ile deri direksiyonu, vites körüğünü, kapı içlerini , kolçak ve koltukları boydan boya kat ediyor.

Yeni sportif ve keskin tasarımlı koltuklar, Nappa deri ve Alcantara karışımı bir malzeme ile kaplı ve üzerlerinde işlenmiş  “R” amblemi yer alıyor.

Kromajlı ve kırmızı kaplamalı “R” harfi, orta konsol üzerindeki yerini alıyor.  Havacılıktan esinlenen bu plaket Peugeot Sport amblemini zerafetle taşıyor.

Aracına binen pilot, RCZ R’sinin dinamik niteliklerin tadını çıkarmak için ideal ergonomik sürüş konumunu rahatlıkla bulabiliyor.

Küçük boyutlu direksiyon simidi, kısa vites kolu, kırmızı şeritli özel alüminyum topuzu ve Peugeot Sport tarafından geliştirilen – takviyeli bel destekli ve RCZ R’nin performans düzeyi ile uyumlu – yeni spor koltuklar sürüş keyfini arttırıyor..

Görme ve dokunma ile birlikte işitme duyusu da unutulmadı! Emme manifolduna yerleştirilen  özel ses sistemi (Sound System) ile yeniden tasarlanan egzoz hattı, kabin içinde de hızlanma ve vites değiştirme aşamalarında RCZ R’nin sportif karakterinden tam anlamıyla yararlanmayı sağlıyor.

Dinamik ve sportif sürüş

“Yarış ‘koşullarında’ performans ve verimlilik arayışı, deneyimli ve hırslı pilotların pistte derece yapmalarını sağlamak üzere, çekiş ünitesinin, yürüyen aksamın, frenlerin ve lastiklerin alışılmış seri üretim kriterlerinin ötesinde boyutlandırılması ve geliştirilmesi başta olmak üzere, geliştirme sürecinde çok sayıda seçimimize yön verdi. ”

Budar Pierre, RCZ R Proje Yöneticisi

RCZ R’nin sportif karakteri rakamlara da yansıyor : 250 km/h maksimum hıza ulaşan araç (elektronik olarak sınırlı) 0-100 km /h hızlanmasını 5.9 saniyede tamamlıyor, start aldıktan sonra 400 m mesafeyi 14,2 saniyede, 1000 metre mesafeyi 25,4 saniyede kat ediyor.

Otomobilin ara hızlanmaları da üst düzeyde: Son viteste 80 km/h’den 120 km/h hıza 6,8 saniyede ulaşıyor. 6 ileri manuel vites kutusunun özel dişli oranları aracın ivmelenme ve ara hızlanma performansını arttırıyor.

Alçaltılmış ağırlık merkezi, gelişmiş aerodinamizm (downforce-yere basma gücü), özel yürüyen aksam ayarları (tekerlek izleri, kaster ve kamber açıları, + 0,5 inç genişletilmiş jantlar) ve 235/40 R19 ebatlı  lastikler tutunmayı maksimize ediyor ve üstün yol tutuşu sağlıyor.

Süspansiyonda yay sertliği arttırılarak yeni amortisör ayarları kullanıldı ve viraj demiri daha geride merkezlenerek araca daha fazla çeviklik kazandırıldı.

Torsen kilitli diferansiyel, yüksek motor torkunun 1900 d/d’dan itibaren maksimum ölçüde değerlendirilmesini ve bu şekilde çekişin arttırılmasını sağlıyor ve bu arada RCZ R’ye virajlarda yüksek denge ve hassas yol tutuşu özelliği kazandırıyor.

RCZ R’nin performans ve çevikliği özellikle Peugeot Sport test pilotlarının pistlerde gerçekleştirdikleri çok sayıda deneme, ayar ve onay seanslarının sonucunda elde edildi.

Test pilotlarının frenaj konusundaki talepkârlıkları doğal olarak teknik tanımın pedal sertliğinden ve dolayısıyla strokundan kazanç sağlayan ve aynı zamanda asılı olmayan kütlelerin azaltılmasına olanak veren 4 pistonlu sabit kaliperlerin benimsenmesine yol açtı.

380 mm çapında ve 32 mm kalınlığındaki diskler bir alüminyum poyra üzerine hareketli olarak monte edildi. Bu poyra, Alcon’un yarış deneyiminin sonucunda optimize edilen diskin iç hava kanalcıkları gibi, hafifletme ve soğutmaya katkıda bulunuyor.

Bunların tümü fren sistemine kusursuz bir dayanıklılık sağlıyor ve RCZ R’ye sıradışı güvenlik ve performanslar kazandırıyor; böylece 130 km/h hızla seyreden yeni versiyon, 61 m’den daha kısa mesafede durabiliyor.

Seri üretim sağlamlığı ile pist için tasarlanmış bir çekiş ünitesi

“1.6 litre silindir hacimli ve pistte sportif kullanım koşullarına dayanabilecek seri üretim bir motordan 270 hp güç ve 330 Nm tork elde etmek için, çok üst gam veya yarış dünyasından alınan yeni çözümlerin benimsenmesi gerekiyordu. Peugeot Sport bunu yapmak için gerekli tüm yetkinliğe sahiptir, Grubun Araştırma ve Geliştirme ekipleri de sürdürülebilirlik ve endüstriyel uygulama sağlamak için kendi deneyim ve uzmanlıklarını ortaya koydular. ”

Thierry Chauvet, RCZ R Çekiş Ünitesi Geliştirme sorumlusu

RCZ R versiyonu yeni direkt enjeksiyonlu 1.6 THP turbo benzinli motor ile donatıldı. Motor 199kw (270 hp) maksimum gücünü 6000 d/d’da ve 330 Nm maksimum torkunu 1900 d/d ila 5500 d/d arasında üretiyor.
Bu yeni motor ‘EP6CDTR’ kapsamlı bir geliştirmeden yararlandı; bu düzeyde yüksek bir performansı elde etmek ve seri üretim motorların sağlamlığı ile sportif kullanım koşullarını karşılamak için birçok parçası değiştirildi veya tamamen yeniden geliştirildi.

Motor bloğu da  özel bir işlem ile takviye edilerek, dayanıklılığı arttırıldı. Twin-scroll turbo bu uygulama ve yüksek performans seviyesi için ideal bir boyutlandırmadan yararlanmak üzere özel olarak geliştirildi.

Yarışlardan esinlenen benzersiz tasarımlı bir çelik egzoz manifoldu ile birleşen turbo daha yüksek çalışma sıcaklıklarına dayanabiliyor.

MAHLE Motorsport ile birlikte geliştirilen ve 9,2’lik sıkıştırma oranı sağlayan yeni pistonların Formula1’de kullanılan alüminyum dövme gövdeleri,  iki jiklör yardımıyla soğutuluyor.

Biyel kolları da motorun yüksek devirlerde kullanımına dayanacak şekilde geliştirildi. Polimer kaplı yatakları daha yüksek silindir basınçlarına dayanım sağlıyorlar. Mahle tarafından 2011 yılında tanıtımı yapılan patentli silindirler dünyada ilk kez RCZ R’nin seri üretiminde uygulandı.

Günlük kullanımda konfor ve sürüş keyfi

RCZ R Peugeot Sport tarafından pistte sportif kullanım koşularını karşılayan bir yarış versiyonu olarak geliştirildi,aynı zamanda trafikte günlük kullanım için de uyumlu olmayı biliyor. Nitekim, motor-şanzıman grubunun kalibrasyonu, pistte sportif sürüş gerekleriyle gündelik kullanım koşullarını bağdaştırıyor. Sürücünün kulanım tarzını ortaya koyan gaz pedalı üzerine uygulanan baskı ve motor devrine bağlı olarak, otomobilin dinamik sürüş karakterini konfor-şehir veya spor-performans modları arasında ayarlama olanağına olanak sağlıyor.

Ayrıca  düşük motor devirlerinde elde edilen tork seviyesi günlük kullanımda canlılık ve yüksek düzeyde sürüş keyfi sağlayacaktır.

Özel süspansiyon ayarı RCZ 1.6 THP 200hp versiyonunkine yakın bir konfor seviyesinin korunmasını sağlayan bir uzlaşma ile birlikte RCZ R’in çevikliğini ve keskin karakterini daha da üst düzeye çıkarıyor.

Öte yandan, kokpitin kaliteli malzemeleri ve ergonomisi, üst gam donanımları ve normal kullanım koşullarında sınıfonda referans olan düşük yakıt tüketimi (ama parkurda 100 km’de 6,3 l)  RCZ R’nin pist dışında da kullanımı rahat ve keyifli kolay bir spor coupe olmasını sağlıyor.

Michelin yüksek performans lastiklerindeki iddiasını gösterdi

Dünyanın en büyük lastik üreticilerinden Michelin, 18-19 Haziran tarihlerinde İstanbul Park’ta yüksek performans lastiklerine yönelik bir aktivite gerçekleştirdi. Michelin, aktivite kapsamında, dünya çapındaki yüksek performans lastiklerinde olan liderliğini pekiştirmek amacıyla tüketicilerin beklentilerini karşılayabilmek için bayileri ve satış ekibi ile bir araya geldi.

Michelin satış ekibi ve uzman bayileri aktivitede, ıslak ve kuru zeminde yol tutuş, slalom workshoplarının yanı sıra pistte de yüksek performans otomobili Porsche’ler ile profesyonel pilotlar eşliğinde co-drive yaptı. Bu sayede lastiklerin yüksek performansı ve dayanıklılığı test edilmiş oldu.

Organizasyona Michelin Türkiye Genel Müdürü Marco Giuliani, Michelin Türkiye Operasyon Direktörü Sertan Akçagöz ve Michelin Türkiye Eğitim Merkezi Müdürü Emir Aydemir katılarak, bayi ve satış ekibinebu segment müşterileri ve yüksek performanslı lastik pazarı hakkında bilgiler verdi.

17’’ jant ve üstü tüm dünyada büyüyor

Michelin’in dünya çapında lider olduğu yüksek performans lastikleri kategorisinin Türkiye’de 3 yıl içerisinde yüzde 40’ın üzerinde büyümesi bekleniyor. Hem otomotiv şirketleri hem de lastik şirketleri performans lastikleri üretimine ağırlık veriyor. Bu segmentteki müşterilerin otomobil ve lastik bilgilerinin de yüksek olması, şirketleri tüketicinin bu talep ve beklentilerine karşı hazırlıklı olmaya yönlendiriyor.