Autoshow 2015 İçin Geri Sayım Başladı

“Dünyanın Harikaları”

İstanbul Autoshow 2015’te bir araya gelecek

 

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 22-31 Mayıs 2015 tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Autoshow 2015 için geri sayım başladı.

Dünyanın yeni harikaları olan çok sayıda marka ve modelin bir arada sergileneceği İstanbul Autoshow 2015, sektöre ivme kazandıracak.

 

ODD (Otomotiv Distribütörleri Derneği) ve TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. işbirliği ile 22-31 Mayıs 2015 tarihleri arasında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde düzenlenecek İstanbul Autoshow 2015 için hazırlıklar başladı. Dünyanın yeni harikaları olan son model otomobillerin, 14 salon ve toplam 120.000 metrekare kapalı alanda sergileneceği fuarla birlikte, otomobil tutkunlarının kalbi bu yıl yine TÜYAP’ta atacak.

 

İstanbul Autoshow 2015 hazırlıklarıyla ilgili basın toplantısı, ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, ODD Genel Koordinatörü Dr. Hayri Erce, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal ve TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Autoshow Başkanı İlhan Ersözlü’nün katılımıyla 21 Ocak Çarşamba günü İstanbul’da gerçekleştirildi.

Dr.Hayri+Ece-Mustafa+Bayraktar-Bulent+Unal-Ilhan+Ersozlu-2

Basın toplantısında konuşan ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, fuarın, ülkemizin ve otomotiv sektörünün yurt içi ve yurt dışındaki itibarına ve bilinirliğine katkı sağlayacak en önemli etkinliklerden birisi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Autoshow, 2006 yılında, Uluslararası Otomotiv Sanayicileri Birliği OICA’nın fuarlar takvimine girerek uluslararası bir nitelik kazanmıştı. Fuarımızın ülkemizde olduğu kadar, yurt dışındaki bilinirliğinin de artması ve dünyada söz sahibi fuarlar ile yarışabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabii ki bu uzun ve meşakkatli bir yol, her sene sağlam adımlar atıyoruz ve bunun gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Bir fuarın uluslararası anlamda kabul görmesi için en önemli gerekliliklerden birisi, modern, Avrupa standartlarına uygun bir fuar alanında yapılmasıdır. TÜYAP bize bu standartları sağlıyor ve her sene de geliştirmeye devam ediyor, bu da bizi memnun ediyor. Bir diğer önemli unsur da tarih konusu. İstanbul Autoshow’un uluslararası kimlik kazanması için önemli bir başka unsur ise dünya ve Avrupa lansmanlarına ev sahipliği yapabilmesini sağlayacak bir tarihte düzenlenmesiydi. Uzun süredir sonbahar aylarında düzenlenen fuarın Mayıs 2015’e alınmasıyla bu anlamda da daha doğru bir noktaya gelinmiş oldu.”

Fuarın konseptine ilişkin de kısa bir değerlendirme yapan Bayraktar, “Otomobil markaları artık fuarları sadece yeni modellerini sergileyecekleri bir alan olarak değil aynı zamanda geleceğin teknolojilerini tüketici ile tanıştırmak için bir platform olarak da görüyorlar. Fuarlarda birkaç sene önce konsept bir araçta gördüğümüz ve ‘acaba gerçeğe dönüşür mü, çok mu fütüristik?’ diye düşündüğümüz bir teknolojinin bugün satışa sunduğumuz modellerde yer alması biz sektör mensupları için olduğu kadar, siz basın mensupları ve müşterilerimiz için de çok heyecan verici bir duygu. Son dönemde yeni teknolojilerin hayata geçme süresi de oldukça kısaldı. Birkaç yıl önce hayalini bile kuramayacağımız bir özellik hızlıca gerçeğe dönüşebiliyor. Fuarların hayalleri gerçeğe dönüştürebilen sihirli bir gücü olduğuna inanıyoruz. Bu fantastik duygudan yola çıkarak bu seneki fuarımızın konseptini ‘harikalar diyarı’ olarak kurguladık. Otomobillerimizi de bu konsept dahilinde ‘dünyanın yeni harikaları’ olarak tanımladığımızı ifade etmek isterim.”

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Autoshow Başkanı İlhan Ersözlü ise basın toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İstanbul Autoshow 2015 için çok heyecanlıyız ve yoğun bir şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde, 120.000 metrekare kapalı ve 25.000 metrekare açık olmak üzere toplam 145.000 metrekare fuar alanında, katılımcılara ve ziyaretçilere her türlü konforu sunacağız. Dünyanın yeni harikalarını otomobilseverlerle buluşturacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerek katılımcı gerek ziyaretçi profiliyle dünyanın en önemli otomobil fuarları arasında yer alan İstanbul Autoshow, hem yaratıcı konseptiyle hem de markalarıyla bu yıl da ziyaretçileri büyüleyecek.”

 

21 Mayıs’ta basın ve VIP açılışı yapılacak olan fuar, 22-31 Mayıs 2015 tarihleri arasında ziyaretçilere açık olacak. Otomobil markaları en dikkat çekici standları, organizatörler ise en keyifli etkinlikleri sunmakiçin şimdiden hazırlıklara başladı. Sektörü müşterileriyle aynı çatı altında buluşturan fuar, yeni harikalarıyla göz kamaştıracak. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde gerçekleşecek İstanbul Autoshow için ziyaret saatleri hafta içi 12:00 – 21:00, hafta sonu ise 11:00 – 21:00 olarak belirlendi.

 

İlk günden bu yana sürekli gelişen ve büyüyen İstanbul Autoshow, bugün sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en önemli otomobil fuarlarından biri. İstanbul Autoshow, 2006 yılında uluslararası otomotiv üreticileri derneği OICA tarafından Uluslararası Otomotiv Fuarları Takvimi’ne alındı ve resmi olarak dünyaca kabul gören bir fuar haline geldi. Otomotiv fuarları içinde belli bir düzeye ve kaliteye ulaşanların alındığı takvime girebilmiş olmak, Türkiye otomotiv sektörünün uluslararası alandaki prestiji açısından da son derece önemli.

 

İstanbul Autoshow 2015’in ana sponsorluğunu Shell, ulaşım sponsorluğunu Continental, etkinlik sponsorluğunu Çelik Motor Filo, hizmet sponsorluğunu ise Generali Sigorta üstleniyor.

 

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Hakkında

 

1979 yılında kurulan TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. 1996 yılında hizmete giren TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde katılımcı ve ziyaretçilere 120.000 metrekare kapalı ve 25.000 metrekare açık olmak üzere toplam 145.000 metrekare fuar alanında, uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, bugüne kadar yurtiçinde 1.397 ve yurtdışında 36 ülkede 158 olmak üzere toplam 1.555 fuar düzenledi. 97 ülkeden 263.177 katılımcı kuruluşa, 165 ülkeden 42.521.243 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. 14 sergi salonu, uluslararası standartta teknik alt yapı, gelişmiş hizmet donanımı, 550’nin üzerinde insan kaynağı ile TÜYAP, İstanbul, Bursa, Konya, Adana, Diyarbakır ve Samsun’da sahibi olduğu fuar alanlarında, 2014’te 110 fuar düzenleyerek, 4 milyona yakın ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

 

TÜYAP, uluslararası standartta teknik alt yapı olarak pnömatik sistem, 8 – 10 bar basınçlı hava sistemi, su, atık su sistemi, 28.800 kVA/h elektrik gücü, 11.090 kVA/h jeneratör gücüne sahip. Kesintisiz telefon, faks ve kablosuz internet erişimi olan fuar alanında ayrıca, toplam etkinlik alanı 8.000 metrekare olan servis binası, 750 kişiye kadar değişen kapasitede çok amaçlı 28 adet farklı ölçülerde toplantı salonu, tam ofis donanımlı basın, özel protokol ve yönetim odaları, 10.000 metrekare kongre ve hizmetler bölümü bulunuyor.

 

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Hakkında

 

1987 yılında, tümü Avrupa otomobil markalarının Türkiye Mümessili olan 5 firmayı temsil eden 10 iş adamı/yönetici girişimci tarafından kurulan Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin 2015 yılı itibariyle 45 uluslararası markayı temsil eden 29 üyesi bulunmaktadır. ODD, sektörün gelişmesine yardımcı olacak şekilde misyonu doğrultusunda çalışmalar yapmaktadır. Dernek faaliyetleri, istatistiklerin oluşturulması, ilgili kurum ve üyelerle paylaşılması, mevzuat çalışmalarında kamu kuruluşlarına istişari katkı sağlanması, otomotiv fuarlarına destek verilmesi şeklinde sürmektedir. Fuarların otomotiv sektörünün geniş kitlelere tanıtımını sağlamadaki yararını gören ve sektörün sürekli gelişimini hedefleyen Derneğin çabaları ile İstanbul Autoshow Fuarı, 2006 yılından itibaren OICA’nın Uluslararası Fuarlar takvimine kabul edilmiştir.

 

 

Bayraktar: Dünyada yüzde 100 yerli oto yok

 

Otomotiv Distribütörleri Derneği Başkanı Mustafa Bayraktar, dünyanın hiçbir yerinde yüzde 100 yerli otomobil olmadığını söyledi. Cari açık savunması yaptı vergiler düşsün istedi.
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, yüzde 100 Türk malı, yüzde 100 Alman malı, yüzde 100 Amerikan malı, yüzde 100 Fransız malı diye bir otomobilin dünyada olmadığını belirterek, ”Dünyada otomobil sektörüne ülkeler ve kıtalar olarak bakmak değil de belki de aya gidip bir dünyaya bakmak lazım. Aslında dünyada tek bir otomobil sektörü  var” dedi.
Otomotiv sektöründeki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, geçen yıl otomotiv pazarının binek ve hafif ticari olarak yaklaşık 865 binlik adetlik bir satış rakamıyla kapandığını anımsattı.
Bayraktar, 2011 yılında otomotiv pazarında bir önceki yıla göre yüzde 13’lük bir artış olduğunu dile getirerek, otomotiv pazarında asıl büyümenin geçen yılın birinci ve ikinci çeyreğinde yaşandığını, ekonomik büyümenin yavaşlamasıyla birlikte ikinci yarıdan itibaren satışlardaki artış hızının eksiye düştüğünü anlattı.
Bütün bunlara rağmen geçen yılki yaklaşık 865 binlik pazarın tüm zamanların satış rekoru olduğuna işaret eden Bayraktar, bu satış rakamlarına ağır vasıta araçlar da eklendiğinde pazarın 900 binleri aştığını kaydetti.
Mustafa Bayraktar, Türkiye otomotiv pazarının potansiyelinin hep konuşulan 1 milyon adetlik rakamların çok daha üzerinde olduğuna işaret ederek, ancak otomotivin üzerindeki yüksek vergilerin bu pazara ulaşılmasına engel teşkil ettiğini söyledi.
2011 yılında, Türkiye’nin ekonomik büyümesiyle birlikte bu rakama biraz daha yaklaşıldığına değinen Bayraktar, ancak gelecek yıl büyümenin yüzde 8’lerden, tahmin edilen yüzde 4’lere gerilemesiyle birlikte bu yılki otomotiv satış rakamlarının mevcut sistem değişmediği sürece biraz daha aşağıya geleceğini ifade etti.
”ÖTV artışı 3. çeyrekte geldiği için gerçek etkisini bu yıl göreceğiz”
Mustafa Bayraktar, otomotiv sektörünün cari açık konusunda biraz günah keçisi olduğunu belirterek, cari açığı artırıcı kalemler arasında otomotiv sektörünün gösterilmesine rağmen, bunun böyle olmadığını, daha önceleri sektörün dış ticarette fazla veren bir konumda olduğunu, 2011 yılında da bu durumun sıfır noktasında olacağını dile getirdi.
Bu yıl otomotiv pazarının 800 bin adetler civarında olacağını ifade eden Bayraktar, bu yılki toplam pazarın oluşmasının; kısa dönemli kur seviyesi, ilk çeyrekte Türk ekonomisinin büyümesi ile çok ilintili olacağını kaydetti.
Bayraktar, otomotiv sahipliğini etkileyen en önemli faktörün satın alma gücünün artması olduğuna işaret ederek, ”Türk tüketicisinin satın alma gücü son 3 yıldır artarak, yukarı doğru gidiyor. Bununla beraber talep de yukarıya doğru gitti. Türkiye’de araç sahipliği hala dünya ortalamasının altında” dedi.
Geçen yıl ekim ayında 1600 CC üzerindeki araçlarda gerçekleştirilen ÖTV artışına da değinen Bayraktar, ”1600 cc üzerindeki araçların toplam pazar içindeki payı yüzde 10. 2000 CC üzerindeki araçların payı ise yüzde 2. Dolayısıyla cari açığa bu mu çare olacaktı? Hayır. Pazarın 1 milyona gelmesine bu mu engel oldu? Ona da hayır. ÖTV artışı 3. çeyrekte geldiği için gerçek efektini bu yıl göreceğiz” diye konuştu.
ODD’nin yeni çalışması…
Bayraktar, otomotiv sektörü üzerinde uygulanan vergilerin enine boyuna tartışılıp, değişik senaryoların biraz da korkmadan değerlendiriliyor olmasını arzuladıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Bu konuyla ilgili biz ODD olarak yaklaşık 3 yıl önce bir çalışma yaptık. Yani otomotiv sektörünün 10 yıllık yol haritasını belirlemek için, talep 1 milyona nasıl gelir? neler yapılırsa iç pazar 1 milyonu bulur? diye bir çalışma yaptık. Bununla ilgili bir bilimsel yayın da hazırlattık.
Şu anda bu bilimsel yayının geçmişten bu güne gelen bir değerlendirilmesi yapılıyor. Önümüzdeki yıllara göre de yeni bir strateji ortaya koyacak. Bu çalışma 3 yıl önce başladığı zaman Türkiye’de ömrünü tamamlamış araçlarla ilgili bir çalışma yoktu.
Bu düzenleme yaklaşık 1,5 yıl evvel tamamlandı. Bir aracın nasıl ortadan kalkacağı ile ilgili bir düzenleme yoktu, bu düzenleme tamamlandı. Ama bu düzenlemenin iyi çalışıyor olabilmesi için vergi sisteminin de bu sistemin çalışmasına uygun bir şekilde adapte edilmesi gerekiyor. O da nedir?
Kullanımda ödenen motorlu taşıt vergileri arabanın yaşı ilerledikçe aşağı doğru giderse ortada tüketicinin eskiyen, hurdaya dönmüş aracı ortadan kaldırması için bir motivasyon olması gerekiyor. Aslında sistemin bacaklarından bir tanesi eksik.
Çalışmada yapılan şu; çalışmaya ilk başladığımızda şöyle demiştik, Türkiye’de 1 milyon araca varabilmek ve vergi gelirlerinin de azalmaması ile birlikte nasıl 1 milyon adetlik araç pazarına varabiliriz diye yapılan bir çalışmaydı bu.
Bu vergilerin optimizasyonu üzerine yoğunlaştık. Burada da birçok şey de ortaya koyduk, araç parkı artarken, değişim olurken çevre etkisi nasıl izale edilir. Hurdaya çıkmış araçların yeni araçlarla değiştiriliyor olması, çevreye nasıl bir etki yapar bunlara bakıldı.
Ama yeni çalışmada biraz da tüm marka ve modellerin emisyon oranlarının da birazcık dikkate alıp, geçtiğimiz yıllarda yaptığımız çalışmayı biraz daha detaylandıracağız.”
Bu yıl Türkiye ekonomisinde büyümenin yüzde 4 civarlarında olacağını tahmin ettiklerini ifade eden Bayraktar, 2012 yılına ilişkin ne çok kötümser ne de çok iyimser olduklarını söyledi.
Bayraktar, geçen yıl avro kurunun yüzde 25 oranında arttığını, ancak bunun yüzde 10’luk kısmının tüketiciye yansıtıldığına değinerek, 2012 yılında da otomobil fiyatlarında çok fazla artış beklemediğini dile getirdi.
Yerli otomobil
Mustafa Bayraktar, Türkiye’de kişi başına milli gelirin 10 bin dolar civarında olduğunu ve tüketicilerin bir yıllık geliri ile otomobil alabilmeleri gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
”Türkiye’de 10 bin dolara tüketicinin bir arabaya sahip olabilmesi için yerli otomobil olmasına gerek yok. Zaten vergileri belli bir optimizasyon seviyesine getirirseniz, Türkiye’de mevcut üretilen araçlar da, yurt dışında gelecek olanların bir kısmı da zaten bu seviyeye inebilir.
Amaç otomobil sahipliğini artırarak, pazarda yeni bir potansiyel yaratmaksa bu ancak tüketicinin erişebileceği bir aracı yaparak piyasada ekstra bir yer alabilir yeni marka kendine.
Yüzde 100 Türk malı, Yüzde 100 Alman malı, yüzde 100 Amerikan malı, yüzde 100 Fransız malı diye bir otomobil dünyada yok. Dünyada otomobil sektörüne ülkeler ve kıtalar olarak bakmak değil de belki de aya gidip bir dünyaya bakmak lazım.
Aslında dünyada bir tane otomobil sektörü diye bir şey var. Yani Türkiye’nin, Kore’nin, Almanya’nın, Japonya’nın, kendisini diğer pazarlardan ayrıştırması diye bir şey olamaz. Yüzde 100 Türk malı, yüzde 100 Amerikan, yüzde 100 Alman malı böyle bir mefhum aslında yok.”
TOFAŞ ve FIAT işbirliği ile üretilecek otomobil gibi Türkiye’de bir çok üretimin yapıldığına işaret eden Bayraktar, ”Bir marka çıkmış demiş ki; ‘Ben Türkiye’de üretilecek bir tane daha model yapacağım’, Türkiye’de yaşayan, Türkiye’yi seven herkese; ‘eline sağlık, Allah yolunu açık etsin, kolay gelsin’ demek düşer” şeklinde konuştu.
AA, Haber7

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar ÖTV Artışlarını Değerlendirdi

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, otomotiv sektörüne uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasını değerlendirerek, sektör olarak yapılan değişiklik ve uygulamalara her zaman saygı duyduklarını açıkladı. Bayraktar, “ODD olarak otomotiv sektöründeki vergi yapısının yeniden düzenlenmesi konusunu zaten kamuoyunun gündemine getiriyorduk. Ancak biz, Otomotiv Strateji Belgesi kapsamında meselenin tüm yönleriyle ele alınmasını ve sektördeki tüm paydaşların görüşlerinin bir arada değerlendirilmesini bekliyorduk ve bunu yeğlerdik” diye konuştu.

Sektörün köklü vergi düzenlemelerine ihtiyaç duyduğunu, bu düzenlemeleri her zaman kendilerinin de istediğini hatırlatan Bayraktar,  “Türkiye’nin küresel oyuncu olması ve sektörün geliştirilmesi, büyütülmesi ve daha cazip hale getirilmesinin gündemde olduğu şu günlerde, yapılan büyük ve ani değişikliklerin gerek pazar, gerek yatırım ortamı açısından uzun vadeli karar almayı zorlaştırdığına inanıyoruz. Bu değişiklik basit değil, etkisi çok büyük bir değişikliktir. Bu nedenle, böyle büyük değişikliklerde kısa da olsa bir geçiş sürecinin muhakkak olmasını tercih ederdik. Bu artış sektöre büyük bir yük getirecek, geçiş süreci olmaması nedeniyle, stok yönetimi açısından ciddi zorluk ve ek maliyet yükleyecektir” şeklinde konuştu.

Bayraktar, motor hacmine bağlı olarak vergi oranlarını düzenlemenin çağdaş bir yöntem olmadığını belirterek, “Bunun yerine genel ekonomik ve çevre etkilerinin dikkate alınarak vergi oranlarının yeniden yapılanmasını savunuyoruz” dedi.

En son değişikliğin 2000 cc üzerindeki araçların satışını durdurma noktasına getireceğini, 1600 -2000 cc arasındaki araç satışlarının yavaşlayacağı ve büyük ölçüde 1600 cc segmentinin altına kaymasına yol açacağını belirten Bayraktar, hafif ticari araçlara ilişkin ÖTV artışının ise, toplam pazarda belirli bir düşüş yaratacağını, esas olumsuz etkilerinin ise 2012 yılında daha fazla hissedileceğini söyledi.

Ayda 100 TL taksitle yerli otomobil hayal değil

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Mustafa Bayraktar, “Doğru stratejiyle Türk malı oto hem iç pazarı büyütür hem de otomobil hayali bile olmayan kişileri otomobil sahibi yapabilir. TOKİ modeli yerli otomobil projesinde uygulanabilir” dedi.

HÜKÜMETİN ‘Türk malı otomobil’ projesine ithal markaların çatı örgütü Otomotiv Distribütörleri Derneği’nden (ODD) destek geldi.

Yerli otomobile en çok karşı çıkması beklenen ODD’nin Başkanı Mustafa Bayraktar, projeye çok sıcak baktığını belirterek, doğru stratejiyle Türk malı otonun hem iç pazarı büyüteceğini hem de otomobil hayali bile olmayan kişileri otomobil sahibi yapabileceğini söyledi.

Bayraktar, yerli oto satışlarının ilk etapta 200 bin adedi bulmasa bile 100 bin adetlik yeni bir pazar yaratabileceğini vurguladı.

Ayda 100 TL taksit imkanı

Frankfurt Otomobil Fuarı’nda görüştüğümüz Bayraktar, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın TOKİ modelini yerli otomobil projesinde uygulatabileceğinin altını çizdi. Bayraktar, “Nasıl Türkiye’de TOKİ’nin (Toplu Konut İdaresi) ucuz konutları sayesinde 100 binlerce kişi ayda 100 TL’lik taksitlerle ev sahibi olduysa, yerli otoda da devletin desteğiyle hiç otomobil sahibi olmayanlar ilk otomobillerini alabilir” dedi. Bayraktar, önerisini şöyle açtı:

 “Bugün TOKİ sayesinde çok düşük peşinat ve 15 yılı bulan vadelerle ayda 100 ila 200 liraya yüzbinlerce insan, hiç aklında olmayan evleri aldı. Türkiye’de 1000 kişiye düşen otomobil sayısı dünya ortalamasının çok altında.

Bunun sebebi, nüfusun büyük bölümünün otomobil alacak gücü yok. Devlet, bu yüzden hurda araçların vergisini düşük tutarak, bu insanların elindeki otomobilleri almak istemiyor. Aksi takdirde çevreyi kirleten, yüksek yakıt sarfiyatına sahip hurda araçların vergisi yükseltilip, trafikten çekilmesi gerekiyor.”

20 bin TL’nin altında olur

Devletin yerli oto konusunda o aracın yer aldığı segmente destek vermesi halinde otomotiv pazarının büyüyeceğini kaydeden Bayraktar, şu örneği verdi:

“Bugün 1.3 litre ve altı motor hacmine sahip araçlara hükümet ÖTV desteği verip, yerli otomobil de bu sınıfta yer alsa o zaman çok rahatlıkla günümüz teknolojileriyle 20 bin TL’nin altında bir aracı piyasaya sürebilirsiniz.

TOKİ modelinde olduğu gibi uzun vadeli, düşük faizli krediyle desteklenmesi halinde hem elinde hurda aracı olanlar bu araçları trafikten çıkartıp yeni araç alabilir, hem de yüzbinlerce insan ilk kez otomobil sahibi olabilir.”

Lojistik avantajı olacak

Bayraktar, bu sayede sadece yerli otomobilin değil, tüm markaların vergisel destekten yararlanabileceğini belirterek, “Ama ithal otomobille yerli otomobil arasında en azından lojistik maliyeti olacağı için yerlinin avantajı daha fazla olacaktır. Ayrıca devlet hem çevreyi kirleten araçlardan kurtulacak hem de akaryakıt sarfiyatını düşürecek” dedi.

Hafif ticari örneği var

Türkiye’de benzer durumun hafif ticari araçlarda yaşandığını hatırlatan Mustafa Bayraktar, hafif ticari araçlara uygulanan yüzde 10’luk ÖTV’den tüm markaların yararlandığını ama yerli modellerin avantajının ve pazar payının daha yüksek olduğunu belirtti.

Kaynak: Hürriyet, Haber 7