Volkswagen Passat’ın Başarısının Sırrı!

Orta sınıfın vazgeçilmezi VW Passat, geçtiğimiz aylarda tamamen yenilendi. Modelin başarısından söz etmeden önce yeni Passat’a bir göz atalım:

Tasarım

Son derece şık bir görünüme kavuşan ve 85kg kadar hafifleyen otomobilin yeni nesil MQB platformda üretildiğinden söz etmemize gerek yok(!) Fakat platform tamamen değişse de tasarımın ana karakteri korunmuş durumda. Öncekinden bambaşka bir tarza sahip olmayan Passat, bu konuda Volkswagen’in şaşırtmayı sevmeyen tutucu ve ağırbaşlı karakterini yansıtıyor. Dış tasarımda son derece ciddi bir tasarım benimsenmiş ve derin ütü izlerinin kullanımıyla da hantal görünümün önüne geçilmiş. Coupe formunun başarıyla kullanılması tasarımın bütünlüğünü ve akıcılığını korumuş. Bu haliyle yeni Passat, CC modeline daha yakın bir görünüm sergilemiş. Boyutları hemen hemen aynı kalan otomobilin aks mesafesi ise 7,9cm artırılarak daha konforlu olması hedeflenmiş. İç mekanda da tipik VW özelliklerini görmek mümkün. Orta konsola yerleştirilmiş multimedya ekranı, gizli havalandırma ızgaraları ve yeni gösterge tablosuyla iç mekan hayli kaliteli görünüyor.

Motorlar

VWPassat-8Passat’ın motor seçenekleri ise ülkemizde vergi avantajı sağlayan turbo dizel ve turbo benzinli ünitelerden oluşuyor. 1.6 TDI CR motorun 120hp’ye çıkarılan gücü, ülkemizde en çok rağbet görecek olan motor seçeneği konumunda. 1.4 TSI 125hp ve 1.4 TSI ACT 150hp benzinli motorlar VW Golf’ten tanıdık. 2.0 TDI motorlar ise 150hp, 190hp güç çıkışıyla üretiliyorlar. Çift turboya sahip versiyonu ise 240hp güç üretiyor. Tüm motorları DSG çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine etmek mümkün.

Başarının ardındaki sır

Yıllardır ülkemizde ve dünyada yüksek satış rakamlarına ulaşan Passat’ın bu başarısının arkasındaki nedenler, ülkemizde nasıl otomobil satılabileceğini de rakiplerine öğretir nitelikte. Peki nedir Passat’ı bu kadar başarılı kılan?

Der neue Volkswagen Passat und Passat VariantÖncelikle Volkswagen’in yüksek marka değeri her geçen gün daha da artarak Premium rakipleriyle yarışır hale geldi. Fiyatları yüksek olsa da ödenen tutarın karşılığını veren kalite ve dayanıklılık marka değerini artıran başlıca etken. VW’nin otomobillerini sık sık yenileme yada makyaj operasyonuna tabi tutmaması, yani aldığınız otomobilin birkaç yıl sonra “eski model” olmayacağını bilmek de tüketiciler için pozitif bir durum. Örneğin bundan bir önceki nesil Passat, 2005 yılında tanıtılmıştı. Yani 9 yıl sonra yeni modeli tanıtılmış oldu. Bu durum markanın ikinci elde değerinin yüksek olmasını sağlıyor.

Der neue Volkswagen PassatBaşarının farklı bir boyutu da vergilerle ilgili. Aşırı beslemeli motorlar kullanan VW, 1600cc ve aşağısı hacimdeki motor çeşitliliğinin fazla olması sayesinde yüksek ÖTV oranlarından kurtulmuş oluyor. Bu sayede ÖTV, minimum tutar olan %45’in üzerine çıkmıyor. Hatta pek çok VW modelinin 1600cc üzeri motor hacimleri ithal edilmiyor bile.

Benzer bir durum otomatik şanzıman talebini karşılamayla ilgili. Satış başarısının önemli bir payı da, VW modellerinin hemen her motor seçeneğinde DSG çift kavramalı otomatik şanzıman sunabiliyor oluşu. Ayrıca bunu her donanım paketiyle sunması da cabası.

VWPassat-12Ve son olarak kalite… Volkswagen, sadece iç mekanda kullanılan ve hissiyata dayalı kaliteyle değil, otomobilin en ince ayrıntılarındaki kalitesiyle de ilgileniyor. Mekanik, yürüyen aksam, motor, iç mekan… Direksiyon sisteminin daha sessiz çalışabilmesi için bile ayrı bir çalışma yürütülüyor. Bu da uzun yıllar sonra bile yeni kalabilen ve yeni hissettirebilen otomobiller üretilmesine olanak veriyor.

Passat ile VW, adından uzunca yıllar daha söz ettirecek gibi görünüyor. Kardeşi CC ve kuzeni Skoda Superb’in yeni modelleri de merakla bekleniyor!

Görüşmek dileğiyle,

Enis BÜYÜKTAŞ

Golf VII’de uygulanan modüler platform yönetiminin kapsamı nedir?

Volkswagen’nin ilk kez Golf VII modeli ile kullanmaya başladığı MQB (Modularen Querbaukasten – Modular Transversal Matrix) yani enlemesine yerleşimli motorlar için modüler platform yönetimi, segmentler arası da kullanılabilen, yani sadece A segmenti değil, A0’dan B’ye kadar tüm segmentlerde kullanılabilen bir yapıya sahiptir. Bu sayede, artık B segmentine ait olan teknolojiler, A ve A0 segmentinde dahi görülebilmektedir.
MQB, aynı zamanda üretim hattında ve aracın yaşamı boyunca karşılaşabileceği onarımlarda standardizasyon anlamına da gelmektedir. Örneğin, Golf VI’da benzinli motorlar aracın önüne doğru 10 derecelik bir eğimle yerleştirilirken TDI motorlar 12 derecelik bir eğimle aracın arkasına doğru bir açıya sahipti. Golf VII’de ise tüm motorlar arkaya doğru 12 derecelik açı yapacak şekilde monte edilmektedir. Bu, hem montaj noktalarının standardizasyonunu sağlamakta hem de aracın ağırlık merkezini daha ortaya yaklaştırmak suretiyle aracın dengesine de olumlu yönde katkı sunmaktadır.
MQB platformunun sağladığı en büyük gelişimlerden biri de şüphesiz ağırlık tasarrufu olmuştur. Golf VII, genişleyen boyutları ve artan teknolojilerine rağmen, Golf VI’dan modele ve konfigürasyona bağlı olmakla birlikte 100 kg daha hafif olabilmektedir. Örneğin gövde genelinde daha yaygın olarak kullanılan ısıl işlemle şekillendirilmiş çelikler (hot formed) sayesinde 18 kg tasarruf sağlanmıştır. Aracın A ve B direklerinde, orta aks tüneli ve zemin plakaları ile kapı içlerinde kullanılan bu çelikler daha yüksek mukavemeti daha ince ve hafif yapılarla sağlamanın önünü açmaktadır.
Bununla birlikte, motor bloklarında alüminyum kullanılmasıyla 21 kg’lık ek tasarruf sağlanmıştır. Daha hafif HVAC ünitesi (kalorifer ve iklimlendirme sistemi), daha hafif koltuk iskeletleri ve daha pek çok unsurla birlikte toplam tasarruf, verimliliği fark edilebilir seviyeye çıkarmak için yeterli olmaktadır.
Sistemin Audi’de Modular Longitudinal System (MLB) ve Porsche’de ise Modular Standard System (MSB) olarak anılmaktadır.
Kaynak: VW, Derleme