Mesafe takip sistemleri beklenen güvenliği yeterince sağlıyor mu?

Mesafe takip sistemleri yeterince güvenli mi? Bu sistemlerin araç üzerinde güvenirlikleri nasıl test edilmektedir? 

Mesafe takip sistemleri, çok yoğun trafiğin olmadığı bir otoyolda 100 ile 130 km/h arasında yol alırken büyük rahatlık sağlıyor. Sürücünün dalgın olduğu anlarda sistemin ona yardım etmesi ise büyük bir kazanç. İyi olmayan şey ise adaptif hız kontrol (adaptive cruise control -ACC) sisteminin sürücüyü habersiz yakalayıp, onu tehlikeli bir durumla karşı karşıya getirmesi. Mesafe korumamak, sollarken yeterince hızlanmamak ve geç frenlemek gibi büyük hatalar. Güvenirlilikleri sabit olmayan bu sistemler, yağmur gibi kötü hava koşullarında oldukça büyük zafiyetlere sahip. Duran objeler, bu sistemler tarafından hala iyi bir şekilde algılanamamaktadır. Sonuç olarak, güncel teknolojiye tam olarak güvenmek gerçekten de tehlikeli olabilir.
Peki mesafe takip sistemlerinin kıyaslanmasında nasıl bir ölçüm tekniği kullanılmaktadır? Auto motor und sport’un kullanmış olduğu test tekniğinden bahsedeceğim. Mesafe takip sistemleri, ölçüm teknikleri açısından ciddi zorluklar taşıyor. Ölçülen otomobilin hızı ve konumu, öndeki araçla eşdeğer olmak zorunda. En küçük bir uyumsuzluk bile ölçümlerde birkaç metrelik fark oluşturabiliyor. Bu yüzden Auto motor und sport bu testi TÜV Süd Automotive ile birlikte gerçekleştirmektedir. TÜV Süd’ün Automotive Dynamic Motion Analyzer ekipmanı doğru pozisyonu çok hassas belirliyor. GPS sapmaları, sabit bir noktadaki istasyonun ek sinyaliyle düzeltiliyor. TÜV mühendisleri, 80 ölçüm kanalından topladıkları 5000 veriyi ACC sistemlerinin tepki profilleriyle ilişkilendiriyor. Aracın önüne başka bir otomobilin çıkma durumunu canlandırmak için, öndeki araca çok hassas ve komutları doğru uygulayabilen uzaktan kumandalı yönlendirme robotu yerleştirilmektedir.

Mesafe takip sistemlerinin zaafları?

Radar ve kamera ile yoğun trafiğin içinde süzülerek gitme fikri kulağa oldukça hoş geliyor. Ancak günümüzde kullanılan teknolojiyle beklenenin aksine genelde sorun yaşanıyor. Sabit hızlı bir konvoyda konforlu bir şekilde yolculuk etmek aslında bütün mesafe takip sistemleriyle mümkün. Oysa tecrübeli bir sürücü, koşullar değişir değişmez sistemin daha etkin bir şekilde cevap vermesini bekliyor. Şiddetli hızlanma, ani ve sert fren, ayrıca mesafe takibinin tamamen ortadan kalkması gibi oldukça sıkıcı durumlar ortaya çıkıyor. Buna karşın bu sistemler kazaları önlemede başarılı hamleler de gerçekleştiriyor. Erken uyarı ve gerektiği hallerde otomatik yavaşlama, güvenliği artıran önemli unsurlar.

Kaynak: auto motor & sport dergisinde 08/2008 tarihinde yayımlanan “Güvenli Takip”(Yazı: Jörn Thomas / Ümit Akkuyu) yazısından derlenmiştir.

Mesafe takip sistemlerinin çalışma prensibi nedir?

Mesafe takip sistemleri genellikle uzun mesafe radarıyla çalışır. Bu sistem 77 GHz frekanstaki sinyalle çalışıyor. Nesnelerden yansıyan sinyaller sensör tarafından algılanıp mesafe ve hız farkı hesaplanıyor. Yakın bir alanı daha geniş taramak için üreticiler 24 GHz frekanslı radar sensörünü ek olarak koyma yoluna gidiyor. Bu durum, özellikle sabit nesneleri algılama açısından büyük fayda sağlıyor. 24 GHz frekanslı radar sensörüne alternatif olarak çift kameralı sistem de gösterilebilir. Çift kameralı sistem, sensörlü 24 GHz radarının yapamadığı daha farklı görevleri de yerine getirme özelliğine sahip.
Kaynak: auto motor & sport dergisinde 08/2008 tarihinde yayımlanan “Güvenli Takip”(Yazı: Jörn Thomas / Ümit Akkuyu) yazısından derlenmiştir.