24 Soruda “Otomobilinizi Kışa Hazırlayın”

İstatistiklere göre kışın hem trafik kazaları hem de yolda kalma oranları artmaktadır. Sürücüler, araçlarını kışa uygun hale getirirse bu oranlarda da azalmalar görülmektedir. Yurdumuzun birçok bölgesinde kış yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladı. Artık aracın kontrollerini geciktirerek, riskinizi büyütmemelisiniz!

Kış koşullarına hazırlanmamış araçlarda oluşabilecek sorun ve aksaklıklar can ve mal kayıplarına neden olabiliyor. Genel kanının aksine, otomobillerin kış bakımlarının yapılması için kar yağışının başlaması veya hava sıcaklıklarının eksi derecelere düşmesi gerekmiyor. Unutmamalıdır ki ideal ve sorunsuz sürüş, sürekli bakımlı olan araçlarla mümkün olabilmektedir.

Yola çıkmadan önce gerekli hazırlıklar/kontroller yapılmalıdır. Kasım ayında kış lastiklerinizi taktırmak, bir sonraki kış döneminde kullanmak üzere nisan ayında çıkartmak en önemli husustur.

Önemli Hatırlatma: 2012 yılında yayınlanan bir genelge ile tüm Türkiye’de hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonlara kış lastiği takma zorunluluğu getirildi. Bu uygulama 01 Aralık – 1 Nisan tarihileri arasındadır.

Kış bakımı neden önemlidir?

Sıcaklıkların büyük ölçüde düştüğü ve soğukların kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde sorunsuz bir otomobil için mutlaka otomobilinizi kışa hazırlamalısınız. İklim koşullarının ani değişmeler gösterdiği bir dünya gerçeği var ortada. Bundan dolayı sonbaharda bile sıfırın altında sıcaklarla, karla, buzla ve aşırı derecede yağışlarla karşılaşmak mümkündür. Normal şartlarda sorun olmayan bir olumsuzluk, kış şartlarında tehlikeli olabilmektedir. Bu nedenle, kış bakımı büyük önem taşımaktadır. Yoğun yağışlı ve sert kış şartlarında hasar ve yaralanmalı kazalardan korunmanın yolu, mecbur kalmadıkça araç kullanmamaktır.  Soğuk, sisli, yağışlı ve karlı havaların yaklaştığı şu günlerde otomobil kullanmak her zaman olduğundan daha fazla risklidir.

Otomobiliniz kışa ne kadar hazır?

Havaların soğumasıyla birlikte öncelikle antifrizinizin donma derecesi ayarlanmalı, termostatın durumu kontrol edilmelidir. Soğutma sisteminde kaçak olup olmadığı kontrol edilmeli, kalorifer sistemi gözden geçirilmeli ve lastiklerin kontrolü ve hava ayarları yapılmalıdır. Kışın kullanacağınız lastiklerin diş derinliğinin de en az 4 mm olmasına azami önem göstermelisiniz. Akü kontrol edilmeli, aydınlatma sisteminin ayarları kontrol edilmeli, fren sisteminin performansı gözden geçirilmelidir. Silecekler ve su püskürtme sisteminin iyi durumda olması sağlanmalı ve en önemlisi araçta bulundurulması zorunlu olan araç ve gereçlere, kar zinciri ve çekme halatı eklenmelidir. Soğukların da etkisiyle yollardaki çukurlar, lastik ve tekerlere zarar verebilir. Ayrıca, tuzun paslanmaya sebep olduğunu ve küçük çakıl taşlarının da boyayı zedelediği akıldan çıkarılmamalıdır. Kullanılan yağların viskozitelerine (akıcılık özelliklerine) azami dikkat sarf edilmelidir. Kış geldiğinde pek tabi olarak dışarıdaki sıcaklık düşer. Gecenin tüm soğuğundan sonra motorun içindeki yağın akıcılık özelliği azalır yani viskozitesi artar. İlk çalışma anında katılaşmış yağın motor içindeki dolaşımı akıcılığı yüksek olan yağ kadar iyi olmaz. Ayrıca kirli yağ motor içinde temiz yağ kadar kolay dolaşmaz.

Kış aylarında motor bakımında nelere dikkat edilmelidir?

Otomobilin mekanik aksamlarının bakımı kış aylarında kritik öneme sahiptir. V kayışının, hava filtresinin ve motorun soğutma işlevini sağlayan antifriz sıvısının kontrolünün yapıldığından emin olunmalıdır. Özellikle eski model araçlarda termostat ve devirdaim pompasındaki işlev bozuklukları, motorun ısınma/soğutma standartlarını değiştirerek yakıt tüketimini artırır ve arıza durumunda kalıcı hasarlara yol açabilir. Bulunduğunuz bölgenin sıcaklık değerlerine uygun antifriz sıvısı ve yüzdesinin kullanıldığından emin olunmalıdır.

Antifriz kontrolü neden önemlidir?

Antifriz, sıfır derece ve altında radyatör suyuna katılarak suyun donmasını önleyen kimyasal madde. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır. Türkiye iklim koşullarında maksimum koruma için %33 ile %50 arasında antifriz kullanımı tavsiye edilmektedir. Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekir. Çünkü sert sular antifrizin içindeki koruyucu katıkların etkisini azaltır. Bu nedenle musluk suyu yerine yumuşatılmış ve distile edilmiş su kullanılması tavsiye edilir.

Aracınızın radyatöründeki antifriz ve su karışımının ideal ölçüde olması gerekir. Bu karışımdaki ölçünün değişmesi, sıcak ve soğuk koşullarda aracın performansını olumsuz yönde etkiler.

Isıtma ve klima sisteminde nelere dikkat edilmelidir?

Tüm teknik ve mekanik kontrolleri yaptıktan sonra aracın kalorifer ve klima sisteminin verimli çalıştığından emin olunmalıdır. Kalorifer hortumları ve radyatörünün sürüş sırasında arızalanması yalnızca üşümenize değil, camlarda oluşacak buharın giderilmesinde güçlüğü de neden olabilir. Klimalı araçlarda polen filtresinin performansı önemlidir. Ayrıca cam ve varsa ayna ısıtıcılarının fonksiyonu da kontrol edilmelidir.

Elektrik sisteminde ne gibi kontroller yapılır?

Sürekli sıcaklık değişimlerine bağlı olarak eski model araçların motor elektrik aksamlarında oksitlenmeler vuku bulabilir. Bu durum iletkenliğin azalmasına sebep olur. Ayrıca bağlantı kabloları ile varsa distribütör ve platin gibi ateşleme sistemi elemanları kontrol edilmelidir.

Kışın sürekli gereksinim duyacağınız farlar, fren, sinyal ve sis lambalarının yandığından ve ayarlarının uygunluğundan emin olunmalıdır. Bunlara ilave olarak buji kontrollerini yaptırın ve gerekiyorsa değiştirin.

Kış koşullarında akülerin performansı azalır mı?

Soğuk havalarda aküdeki kimyasal reaksiyonlar yavaşlar ve doğal olarak performansı da bir miktar düşer. Buna ek olarak kış aylarında rezistans ve far gibi elektrikli ekipmanların daha fazla kullanılması nedeniyle akü daha büyük bir yük altında çalışır. Bakımlı tip akülerde, akü suyu ve asit yoğunluğu gibi kontrollerin yapılması yolda kalmamak adına önemlidir. Ömrünü doldurmaya yakın aküler kış ayının sertliği hissedilmeden önce değiştirilmelidir.

Kış aylarında silecekler ve silecek suyu kontrollerinde dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Kış aylarında güvenli bir sürüş için silecekler ve silecek sıvısı önemlidir. Yağışlı havalarda en büyük yardımcınız olacak bu konular sürekli kontrol edilmelidir. Silecek lastiklerinde herhangi bir aşınma ve yırtılma varsa yada çok gürültülü ve atlayarak silme sağlıyorsa silecek lastiği hemen değiştirilmelidir.

Sıfır derecenin altındaki sıcaklıklarda, sileceklerin donarak cama yapışmaması için araç park edildiğinde sileceklerin kaldırılması, silecek suyunun donmaması için de özel silecek sıvısının kullanılması gerekir. Donma eşiği yüksek silecek sıvısı kullanılmalı, kireçli su kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca silecek suyu püskürtücülerinde bir tıkanıklık varsa bunlar toplu iğne ile açılabilir ve yönleri ayarlanabilir.

Kış aylarında araçların el freni çekilmeli midir? Neden?

Bu durum özellikle kampanalı fren tertibatına sahip araçlar için geçerlidir. Islak zeminlerde kampanalar arasına giren su, soğuk kış gecelerinde donarak balataların kampananın iç yüzeyine yapışmasına neden olmakta ve fren sistemi arızalanabilmektedir. Park yeriniz düz bir zeminse, araç vitese takılı ve uygun önlemler alınarak park edilmelidir.

Kış lastiği nedir?

Kış lastiği ile ilgili RMA (Rubber Manufacturers Association – Kauçuk Üreticileri Birliğinin) ve ASTM (American Society for Testing Materials – Amerikan Malzeme Test Birliği) şartlarını sağlayan lastiklerde kar tanesi (snowflake) işareti/sembolü kullanılır. Bu sembolü taşıyan lastikler, kış lastiğidir. Yaz lastiklerinin malzemesi 7 °C’nin altındaki sıcaklıklarda sertleştiği için yol tutuşu azalmaktadır. Kış lastiklerinin ise, özel profillerinin yanı sıra, üretildikleri malzeme daha yumuşaktır ve 7 °C’nin altındaki soğuk hava şartlarında kuru asfalt, kar ve buzda tutunmayı artırmaktadır. Kış lastiği diye adlandırılan lastik, fren özelliğinin yanında çekiş özelliği de artırılmış lastiklerdir. “Kış lastiği risk yönetimi sağlarken, kar zinciri kriz yönetimine sebebiyet verir”.

Kış lastiklerindeki kar tanesi snowflake işareti

Kış lastiklerindeki kar tanesi (snowflake) işareti/sembolü

Dört mevsim lastiği ile kış lastiğinin farkı nedir?

Dört mevsim lastiği olarak da bilinen M+S lastikleri (M= Mud/Çamur, S = Snow/Kar) ancak kış lastiği sembolünü taşıyorsa M+S kış lastiği olarak değerlendirilebilir. Kış lastiği sembolünü taşımayan M+S lastiklerinin kar üzerinde fren mesafelerinin yaz lastiklerinden daha kısa, ancak kış lastiklerinden daha uzun olduğu saptanmıştır. Kış lastiği sembolünü taşımayan M+S lastiklerin, kışın iyi bir kış lastiği, yazın da iyi bir yaz lastiği olamayacağı bilinmelidir.

lastikte_m_s_isaretlemesi_a

M+S kış lastiği
Hangi araçlarda kış lastikleri zorunludur?

Ticari araçlarda kış lastiği kullanma zorunluluğu 1 Aralık’ta başlamaktadır. Teknik açıdan, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düşünce kış lastiği kullanılmalıdır. Aracın fabrika verilerine uygun ebatta lastik seçilmeli ve en az 4 mm diş derinliğinde kış lastiği kullanılmalıdır.

Yasal olarak 2012 yılında yayınlanan bir genelge ile tüm Türkiye’de hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların 01 Aralık – 1 Nisan tarihileri arasında kış lastiği takması zorunludur.

Kış lastiğinin araca takılmasında nelere dikkat edilmelidir?

Kış lastikleri dört tekerleğe de takılmalıdır, çünkü aracın en kısa mesafede durması hareket edebilmesinden daha önemlidir. İyi bir frenleme performansı ve kararlılık için 4 tekerlekte de kış lastiği şarttır. Sıcaklığın 7 °C’nin altında olduğu yerlerde ambulans, itfaiye, belediye araçları, polis, jandarma, okul servisi, taksi gibi görev araçlarına ve tabii ki şehiriçi ve şehirlerarası yolcu otobüslerine kar yağmadan, yollar buz tutmadan, henüz kışın başında iken kış lastiği takılmalıdır.

Araçlara takılması gereken kış lastiği araç üreticisinin önerdiği kış lastiği etiketine uygun olmalıdır. Burada belirtilen lastik etiketindeki hız endeksi dikkate alınmalıdır. Genellikle kış lastiklerinde müsaade edilen azami hız yaz lastiklerine göre daha düşüktür. Kış lastikleri kullanılması durumunda;

  • Bunları dört tekerlekte de kullanın.
  • Lastik imalatçısının belirlediği maksimum hızları kesinlikle aşmayın.
  • Aracınızın lastiklerini, mutlaka lastik imalatçısının belirttiği lastik basıncında kullanın.

Kış lastiğinin faydaları ve seçerken dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Kış lastiği seçilirken mutlaka araç üreticisinin önerdiği lastik ölçüsü kullanılmalıdır. Bu bilgiler kullanıcı el kitabında veya araç üzerinde (genellikle ön kapının iç kısmında) belirtilmiştir. Aracın yetkili servislerinden de bu konuda bilgi alınabilir.

  • Kış lastiğinin diş derinliği yaz lastiğine göre daha fazladır. Böylece; kış lastiğinin karlı ve buzlu zeminde yol tutuşu artar. Bu da tüketiciler için, çok daha güvenli sürüş performansı demektir.
  • Lastikte bulunan testere şekilli merkezi kanal yapısı frenleme anında etkili kar küreme işlevi görür. Değişken kenar açılı testere şekli, karlı ve buzlu zeminlerde üstün çekiş gücü sağlar. Zorlu kış koşullarında bu özelliğe sahip lastikler tercih edilmelidir.
  • Tüm kış lastikleri aynı değildir. Her kış lastiği bünyesinde farklı teknik özellikleri barındırabilir. Aracınıza ve sürüş koşullarınıza en uygun kış lastiğini seçerken bayideki yetkili kişilere danışınız.
  • Seçilen lastiğinin üzerinde kar tanesi (snowflake) sembolü olmalıdır.
  • Kullanılması gereken kış lastiği yaşanılan bölgeye göre değişiklik gösterebilir, iklim koşulları dikkate alınarak lastik seçimi yapılmalıdır.
  • Kış lastiği ne kadar fazla diş derinliğine sahipse, kışın yollarda o kadar iyi performans gösterir. Kış lastiklerinin diş derinliği 4 mm’nin altında olmamalıdır.
  • Kış lastiğinin üretim yılı kontrol edilmelidir. Son 5 yıl içerisinde üretilmiş olan lastikler tercih edilmelidir.
  • Kış lastikleri 4 tekerleğe de takılmalıdır. 2 adet kış lastiği, sürüş güvenliği açısından yeterli gelmeyebilir.
  • Kış lastiklerinin değişimi mümkünse en geç Kasım ayı içerisinde yapılmalıdır.
  • Güvenliğin yanı sıra yakıt tasarrufu ve uzun ömürlü lastikler tercih edilmelidir.
  • Kış lastiğinin garanti şartları öğrenilmelidir.

Karlı havalarda tekerlekleri patinaja düşürmemek için ne yapılmalıdır?

Tekerleklerin patinaj yapmasını engellemek için tekerleklere aktarılan çekiş kuvvetini düşürmek gerekir. Bu da kuru yol ortamında kullanılan vites konumundan bir üst viteste araç kullanmakla sağlanabilir. Kuru zeminlerde aracı ikinci viteste kullanırken, buzlu zeminlerde aynı hızda üçüncü viteste gidilmelidir. Otomatik vitesli araçlarda varsa kış modunda kalkış sağlanmalıdır.

Karlı havalarda ve buzlu zeminlerde araç sürerken nelere dikkat edilmelidir?

  • Yola çıkmadan önce silecek lastiklerinin cama “yapışmamış” olduğunu kontrol ediniz.
  • Klima sisteminin hava girişindeki karları temizleyiniz.
  • Düşük hızda gidiniz.
  • Eğer yollar karla kaplı ise, zincir kullanınız.
  • Esas olarak motor frenini kullanınız ve kesinlikle sert fren yapmaktan kaçınınız.
  • ABS sistemi olmayan otomobillerde fren yaparken, fren pedalına uyguladığınız basıncı değiştirerek tekerleklerin kilitlenmesini engelleyiniz.
  • Aniden gaza basmayınız ve direksiyonu kırmayınız.
  • Kışın, kuru görünen yollarda buzlu bölgeler olabilir. Bu sebeple, fazla güneş görmeyen, kenarlarında ağaçlık ve kayalık bölgeler bulunan yollardan geçerken, buzlar erimemiş olabileceğinden dolayı dikkatli olunuz.
  • Önünüzde giden otomobil ile aranızda uygun bir mesafe bırakınız.
  • Kar yüksekliğinin fazla olduğu yerlerde, motor çalışır halde uzun süre kalmayınız. Bu durum egzoz gazlarının yolcu kabinine girmesine sebep olabilir.
  • Mutlaka kış lastiği kullanılmalıdır. Çünkü hava sıcaklığı +7 derecenin altına düştüğü koşullarda kış lastiği kullanılmıyorsa lastiğin yol tutuşu zayıflar ve fren mesafesi uzar.
  • Karlı ve buzlu zeminlerde düşük hızda seyir etmek gerekir. Çünkü lastiğin yol tutuşu normal hava şartlarına göre daha düşüktür.
  • Gizli buzlanma tehlikesi olan alanlara girerken hız düşürülmelidir.
  • Güvenli sürüşün temel önceliği duruş mesafesidir. Buzlu ve karlı zeminlerde takip mesafesini iki katına çıkarmak gerekir.
  • Yakın mesafede takip eden araç varsa sağ şeride geçilerek araca yol verilmelidir.

4X4 araçlarda kış lastiği kullanımı gerekli midir?

4×4 araçların çekiş gücüne güvenerek bu araçlarda kış lastiği kullanılmasına gerek olmadığı yönünde yanlış bir kanaat mevcuttur. Güvenli bir sürüş ve yol tutuş kabiliyeti için soğuk havalarda karlı ve buzlu yollarda 4×4 araçlarda da kış lastiği kullanılmalıdır.

Niçin araçta dört lastikte kış lastiği olmalıdır?

Araçta sadece 2 lastiğin kış lastiği olması ani frenleme, viraj alma gibi manevralar sırasında aracın kontrolünü zorlaştırır. Bu nedenle kış lastiklerinin dörtlü set olarak kullanılması önerilmektedir. “Güvenli sürüş için 4 lastiği de değiştirin”.

4X4’lerin kış bakımlarında nelere dikkat edilmelidir?

Aracınızın, dört-teker çekiş özelliğini test edin. Kaygan koşullarda üstün çekiş sağlaması, dört çeker araçların en büyük satış nedenidir. Çoğu sürücünün yaz aylarında 4 çekişe ihtiyacı olmaz. Çok düşük bir bakım gerektirmekle birlikte dört çeker sisteminin kıştan önce düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol etmekte fayda vardır. Yukarıdaki uyarı ve önerilerimiz tabiî ki bu araçlar içinde geçerlidir.

Kış mevsiminde gövde altı bakımında nelere dikkat edilmelidir?

Donma ve buzlanma olasılığına karşı kış aylarında yollar sık sık tuzlanmaktadır. Araç sürülürken yoldan sıçrayan tuzlu suların aracın bazı bölgelerine temas ederek korozyona neden olabildiğini unutmamak gerekir. Bu nedenle özellikle çamurluk civarı ve diğer kısımların sık sık yıkanması gerekir.

Kış aylarında buzu ve karı gidermek için kullanılan korozif maddeler gövde altında toplanır. Bu tür maddelerin giderilmemesi, korozyon ve paslanmayı hızlandırır. Aracınızın altında bulunan bu maddeleri gidermek için düzenli olarak normal su ile aracınızın altını yıkamalısınız. Çamur ve diğer maddelerin birikebileceği alanları temizlemeye dikkat edin. Su ile yıkamadan önce, topraklanmış yerleri gevşetin ve yumuşatın. Motor bölmesini yıkadığınızda, yakıt, yağ veya gres artıkları çevreye yayılabilir. Motor bölmesini, araç yıkama kısmında bir yağ ayırıcı bulunan yetkili servislerde veya bir başka yerde yıkayın. Kullanılmış motor yağı, fren sıvısı, şanzıman sıvısı, antifriz, aküler ve lastikler yetkili tasfiye servisleri tarafından veya bu tür malzemelerin değiştirilmesi durumunda bu yükümlülüğü üstlenen satıcı tarafından tasfiye edilmelidir. Bu malzemeler, ev atıklarına veya kanalizasyon sistemlerine atılmamalıdır. Bu tür potansiyel tehlikeli maddeler, çevrede kalıcı kirliliğe yol açabilmektedir. Araç bakımlarını daha çevreci bir düşünceyle gerçekleştirmek gerekir. Çünkü dünya bize emanet ve tabi olarak hepimizin.

Araçtan çıkarılan lastikler nasıl muhafaza edilmelidir?

Araçtan çıkarılan lastikler; kuru, serin, güneş ışığı almayan ortamlarda güvenli bir şekilde saklanmalıdır. Ya da bu amaca yönelik özel yapılmış depolama tesislerinde muhafaza edilmelidir.

Lastik zincirlerinin kullanımında nelere dikkat edilmelidir?

Lastiğe, zinciri takmadan önce varsa jant kapakları çıkartılarak çizilmeleri önlenmelidir. Ayrıca zincir imalatçısının talimatlarına uyulmalıdır. Başka lastik boyutlarında zincir kullanılmamalıdır. Zincir takıldıktan yaklaşık 1 km sonra, zincir yeniden sıkılmalıdır. Kar zincirlerinin kullanımı esnasında araç sürüşündeki konforsuzluk doğaldır. Kar zinciriyle araç kullanımlarında;

  • 50 km/h hız veya zincir üreticisinin önerdiği hız sınırı, hangisi daha düşükse, aşılmamalıdır.
  • Keskin dönüşlerden, tümseklerden ve çukurlardan kaçınılmalıdır.
  • Tekerleğin bloke olmuş bir şekilde frenlenmesinden kaçınılmalıdır.
  • Araç üreticisinin önerdiği zincirler kullanılmalıdır.
  • Zincirin araca temas ettiğini işitecek olursanız, derhal aracı durdurun ve zinciri tekrar sıkın.
  • Sürtme devam ediyorsa, kesilene kadar aracınızı yavaşlatın.

Neden aracınızda kış bakım seti olmalıdır?

Soğuk ve yağışlı havalar için içerisinde yedek silecek sıvısı, çekme halatı, buğu önleyici, buz çözücü, kar kazıyıcı ve ön cam için yağmur kaydırıcı bulunan bir bakım seti edinilmesi faydalı olur. Bazı durumlarda şehirlerarası yolculuklarda kış koşulları hızla değişkenlik göstereceğinden bu önlem yaşamsal öneme sahip olabilmektedir.

Araçta bulundurulması gereken ekipmanlar nelerdir?

Sürücüler her türlü olumsuz durumda sorunlarını halletmesi için gerekli ekipmanları araçlarında bulundurmalıdırlar. En başta karlı ve buzlu yollar için kar/kış zinciri gereklidir. Takoz ve çekme halatı da hayat kurtaran ekipmanlardandır. Yedek lastik, takviye akü kablosu ve ilk yardım seti de vazgeçilmezlerden olmalı. Bunlara ilave olarak; el feneri, reflektör, yangın söndürme tüpü, kriko, battaniye, eldiven ve bir miktar içme suyu araçta bulundurulmalıdır.

Sonuç:

Özetle yapılması gerekenlerin başında; öncelikle diş derinliği uygun olan kış lastiği kullanımıdır. Radyatördeki suyun donmasını engellemek için motor suyunun antifriz miktarının yeterliliğinden emin olunmalıdır. Kış aylarında araçlar daha fazla elektrik sarf eder. Başta buji kabloları kontrol edilmeli ve ardında da akü kutup başları temizlenmelidir. V kayışı gerginliği, sileceklerin iyi çalışıp çalışmadığını, hava, yağ ve yakıt filtrelerinin bakımlı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Silecek suyu eksikse tamamlanmalıdır. Ayrıca su fışkırtma fıskiyelerinin açısının uygun ve ucunun açık olduğundan emin olunmalıdır. Dona maruz kalmış araç camlarına sıcak su dökülmemelidir. Bu durum camların çatlamasına sebep olabilir. Motor yağı kontrol edilmelidir. Isıtma, havalandırma ve klimatizasyon sisteminin performansı kontrol edilmelidir. Gerekirse klimanın polen filtresi değiştirilmelidir. Karbüratörlü araçlarda, gerek varsa karbüratör ve ateşleme sisteminin bakımları da yaptırılmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DEMİR

Otogüncel Web Sitesi Genel Yönetmeni

Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi

Pirelli Bitkiden Performans Lastiği Üretti

Pirelli, lastik hammaddesi olarak kullanılan kauçuğun elde edildiği Hevea Brasiliensis bitkisine önemli bir alternatif olan Guayule’den performans lastiği üretti. İki yıl süren laboratuvar testleri sonrasında, Guayule’den elde edilen doğal kauçukla üretilen prototip performans lastikleri, Vizzola ve Balocco pistlerindeki turlarından başarıyla ayrıldı.

Genelde kurak iklimlerde yetişen, besin maddesi olarak kullanılmayan, az miktarda suya gerek duyan ve böcek ilacı kullanmadan büyüyebildiği için kauçuk üretiminde kullanılan Hevea Brasiliensis bitkisine bir alternatif olan Guayule’deki kauçuk, Pirelli’nin ultra yüksek performans lastiği prototipine hammadde oldu.

Geçtiğimiz günlerde Vizzola ve Balocco pistlerinde Maserati Ghibli üzerinde test edilen prototip, iki yılda geliştirildi. İtalya’daki pistte, lastikler ıslak zemin koşullarının da bulunduğu zorlu kullanım testlerine tabi tutuldu ve petrol bazlı sentetik polimerlerden üretilen eşdeğer lastiklerle aynı performansı sergiledi. Başarılı geçen ilk fazın ardından Pirelli şimdi de bu prototip lastikleri kış şartlarında denemeyi planlıyor.

2013 yılında Versalis (Eni) ile lastik üretmek amacıyla guayule doğal kauçuğunun özel tedariki için anlaşma imzalayan Pirelli, yeni hammaddenin özelliklerini yolda kullanıma en iyi nasıl uygulanabileceklerini değerlendirmek amacıyla laboratuvar koşullarında bir program yürüttü.

Versalis’in kauçuk elde etmekte kullandığı teknolojileri içeren bir araştırma projesi kadar, bitkinin Pirelli’nin performansın yanı sıra, bir lastiği oluşturan elastomerik olmayan parçalarla uyumluluk gereksinimlerini karşılamaya yetecek bir madde elde etmesine izin veren doğası da, bu programın mümkün olmasını sağladı.

Petrokimyasal polimerleri alternatif ve yenilenebilir ana maddelerle değiştirmek, yıllardır sürdürülebilir mobilite çözümlerinde lider olan Pirelli’nin araştırma bölümü için önemli bir hedeftir. Bu yeni biyopolimerlerin lastik hamurları için ana bileşenlerden biri olarak geliştirilmesinin yanında, Pirelli hâlihazırda yenilenebilir hammaddelerle lastik üretiyor (örneğin pirincin yenmeyen ve genellikle yakılan çeltiklerinden elde edilen silis). Bu sadece performansta sürekli bir geliştirmenin değil, aynı zamanda her iki ürünün ve üretim sürecinin çevresel sürdürülebilirliği açısından daha yüksek standartlara sürekli olarak taşınmasını sağlıyor.

Kış lastiği yönetmeliğindeki son karar Valiliklerde

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 3 sene önce yürürlüğe giren “Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkındaki Yönetmelik“e göre, kış lastiği takılmamış araçların yola devam etmelerine izin verilmiyor ve araçların işletmecilerine 519 lira para cezası uygulanıyor. Bu kural esasen şehirlerarası yük ve yolcu taşıyan ticari araçları kapsamakla beraber, valilik kararı ile şehir içinde binek araçlara da kış lastiği zorunluluğu getirilmesi mümkün.

Kış lastiği takma zorunluluğu, 1 Aralık – 1 Nisan dönemi içinde geçerlidir. Ancak kış lastiklerinin değişimi mümkünse Kasım ayı içinde yapılmalıdır.

2012’de kış lastiğiyle ilgili yönetmeliğin hayata geçmesiyle ve 2013’teki uygulamalarla beraber, zorunluluk getirilmeyen segmentlerde de kış lastiğinin kullanımı konusunda farkındalık oldukça arttı. Araç sahiplerindeki bu hassasiyetin kış lastikleri pazarına önemli oranda yansımaları oldu. Türkiye’de %15-18 aralığında olan olan kış lastiği penetrasyonu, 2012 yılında yönetmeliğin hayata geçmesiyle beraber %30’ların üzerine çıktı. 2013 ve 2014’te bu oran bir miktar daha yükselerek İtalya gibi birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı. 2015 yılında binek araç kis lastikleri pazarında, son 5 yıla göre daha düşük bir oranda da olsa büyüme beklentimiz devam ediyor. Hafif ticari araç kış lastikleri pazarının ise doygunluğa ulaştığını ve geçen sene ile aynı adetlerde seyredeceğini tahmin ediliyor.

10 Maddede Otomobilinize Kış Hazırlığı

Kış geliyor, otomobiliniz kışa hazır mı? Kendimizi, evimizi nasıl kışa hazırlıyorsak araçlarımızı da hazırlamalıyız. Kış hazırlığının ilk maddesi kış lastiği takmaktır.

İşte aracınızı kışa hazırlamak için yapmanız gerekenler:

  1. Kış lastiğinizi taktırın. +7 C’nin altındaki sıcaklıklarda, yaz lastiklerinin yola tutunma özelliği önemli oranda azalır. Oysa kış lastikleri özel sırt karışımı ve tasarımı sayesinde daha güçlü yol tutuşu ve kısa fren mesafesi sağlar ve hayat kurtarır.
  2. Aracınızın rutin bakımını yaptırın ve herhangi bir sorun olmadığından emin olun.
  3. Akü kontrolünü yaptırın.
  4. Antifriz, kışın aracınızın soğutma sisteminin donmasını önler. Radyatör sistemindeki suyun donmaması için mutlaka antifriz kullanın.
  5. Soğuk ve yağışlı havalarda görüş mesafesi azalacağı için sileceklerinizin aşınma olasılığı da oldukça yüksektir. Sileceklerinizin bakımı, kontrolü ve gerekiyorsa değiştirilmesi önemlidir. Silecek suyunuzun, cam yıkama sistemini donmaktan koruyan alkol içermeyen uygun bir sıvı olmasına dikkat edin.
  6. Aracınızın sürüş problemlerini gözden geçirin. Motorun ilk harekette zorlanması, bozuk rölanti ve avans ayarı, stop etme, düşük güç gibi sürüş problemleri varsa, uygun bir serviste aracınızın ayarlarının yapılması gerekir.
  7. Yakıt sistemindeki nemin donmasını önlemek için, depoya ayda bir kez bir şişe buz önleyici katkı ekleyin. Yakıt deposunun yarıdan fazla dolu tutulması gerekir, çünkü dolu tutulan yakıt deposu, borulardaki donmayı önleyecektir.
  8. Motorunuzun yağını ve yağ filtresini; aracınızın teknik ve bakım kitabında belirtilmiş olan kilometrelerde değiştirin.
  9. Araç bagajınızda mutlaka ilk yardım çantası, uyarı araçları, marş takviye kablosu, kum veya paspas (çekiş için) çekme halatı, tekerlek zincirleri, el feneri, buz kazıyıcı, kar fırçası, küçük bir kürek, eldiven ve battaniye gibi yardımcı aletler bulundurun.
  10. Aracınızı kullanırken, kış koşullarına uygun özel sürüş tekniklerini uygulayın. Takip mesafesine dikkat edin; hızınızı düşürün; savrulmayı ve patinajı önlemek için ani hızlanmalardan kaçının. Durmak veya yavaşlamak için vites küçülterek motor frenini kullanın.

Neden Kış Lastiği?

Kış lastiği sadece kar yağdığında kullanılır düşüncesi son derece yanlış. Kış lastikleri, sanılanın aksine, ek bir maliyet olarak algılanmamalı. Çünkü tüm yıl boyunca kullanılan lastikler, mevsime uygun kullanılan lastiklere göre çok daha fazla yıpranıyor ve ömürleri daha kısa oluyor.

  1. Kış lastikleri özel karışımı sayesinde ağır kış şartlarında sertleşmeyerek, tutunma özelliklerini korur ve sürüş emniyeti sağlar.
  2. İçeriğindeki yüksek silika oranıyla ıslak zeminde sürüş emniyetini artırır.
  3. Karlı, erimiş karlı ve çamurlu yüzeylerde yaz lastiklerine göre çekiş gücünde %25’e varan avantaj sunar.
  4. Yaz lastikleriyle 50 km/s hızla giden bir aracın fren mesafesi 44 metre iken, kış lastikleriyle bu mesafe 36 metreye kadar düşer. Bu kısalan 8 metrelik fren mesafesi de yaklaşık iki binek araç boyuna denk gelmektedir.
  5. Karlı bir yüzeyde 45 km/s hızla yol alan bir aracın fren mesafesi, zincir takılmış lastikle 31 metre iken kış lastiği ile 12 metreye düşer.
  6. Kış lastikleri, hava koşullarına uyumlarına göre iki farklı şekilde markalanır: M&S (Mud&Snow – Çamur ve Kar) ve Snowflake (Yoğun kar). M&S markalaması, çamurlu ve/veya karlı zeminlerde daha iyi performans gösteren lastiklerin yanaklarında bulunur.
  7. Araçta sadece 2 lastiğin kış lastiği olması ani frenleme, viraj alma gibi manevralar sırasında aracın kontrolünü zorlaştırır. Bu nedenle kış lastiklerinin 4’lü set olarak kullanılması gerekir.

Emniyetli bir sürüş için, mevsimine göre lastik kullanımı büyük önem taşıyor. Havaların soğumasıyla beraber yaz lastikleri yumuşaklığını kaybederek, yola tutunmayı zorlaştırıyor ve trafik kazalarına yol açabilir. Buna karşın, kış koşullarına özel olarak üretilen kış lastikleri, yüksek silika içeren özel karışımları sayesinde sertleşmeyerek fren mesafesini yaz lastiklerine oranla 8 metreye kadar kısaltarak maksimum sürüş emniyeti sağlar.

Kış Lastiği Zorunluluğu Başlamadan Önleminizi Alın!

Soğuk hava koşullarında yaz lastikleri daha çabuk sertleştiği için tutunma kabiliyetleri kış lastiğine göre çok düşüktür. Kış lastikleri, yapısal özellikleri itibariyle hava sıcaklığının 7 derecenin altında olduğu zamanlarda kuru asfalt, kar ve buzda daha iyi tutunma ve dolayısıyla daha güvenli sürüş imkânı sağlar.

Kış dönemi yaklaşırken sürüş güvenliği açısından hayati önem taşıyan ve riskleri azaltan kış lastiği seçiminde sürücülerin dikkat etmesi gereken noktalara dikkat edin.

Kış lastiği seçiminde hangi kriterlere dikkat edilmelidir?

  1. Kış lastiği takma zorunluluğu, 1 Aralık – 1 Nisan dönemi içinde geçerlidir. Ancak kış lastiklerinin değişimi mümkünse Kasım ayı içinde yapılmalıdır.
  2. Kış lastiği seçilirken mutlaka araç üreticisinin önerdiği lastik ölçüsü kullanılmalıdır.
  3. Kullanılması gereken kış lastiği yaşanılan bölgeye göre değişiklik gösterebilir, iklim koşulları dikkate alınarak lastik seçimi yapılmalıdır.
  4. Lastiğin kuru ve ıslak yolda fren, karda fren ve karda çekiş özelliklerine önem sırası ile dikkat edilmelidir.
  5. Seçilen kış lastiğinin üzerinde “Kış Lastiği” işareti olmalıdır.
  6. Kış lastiklerinin diş derinliği 4 mm.’nin altında olmamalıdır.
  7. Kış lastiğinin üretim yılı kontrol edilmeli, son 5 yıl içerisinde üretilmiş olan lastikler tercih edilmelidir.
  8. Güvenliğin yanı sıra yakıt tasarrufu ve uzun ömürlü lastikler tercih edilmelidir.
  9. Kış lastikleri 4 tekerleğe de takılmalıdır. 2 adet kış lastiği, sürüş güvenliği açısından yeterli değildir.
  10. 4×4 araçların çekiş gücüne güvenerek bu araçlarda kış lastiği kullanılmasına gerek olmadığı yönünde yanlış bir algı mevcuttur. Güvenli bir sürüş ve yol tutuş kabiliyeti için soğuk havalarda karlı ve buzlu yollarda kış lastiği 4×4 araçlarda mutlaka kullanılmalıdır.

Otomobil Alırken, Doğru Bilinen Yanlışlar!

Otomobil ile çok küçük yaşlarda tanıştım. Kendimi bildim bileli hep otomobilimiz vardı. Ne de olsa baba tarafından aile boyu otomobilciydik. Hemen hemen herkes otomotivin bir iş kolundan tutmuş, geçinip gidiyorduk.

Ben daha çocukken bile, babamla birlikte oto tamirhanelerine giderdim. Orada ustalara yardım ettiğim bile olurdu. En çok yaptığım iş ise oksijen kaynağını tutmaktı. Bekir Usta’dan bu konuda çok şey öğrendim. Daha sonraki yıllarda birlikte çok iş birliği yaptık.

70 yılların başında, henüz Amerikan araçları piyasalarda iken hepiniz şahit olmuşsunuzdur. Bu, sonraki yıllarda yerli araçlarda (Tofaş ve Renault) da görüldü. O yılların teknolojisi ve kimyası ile üretilen kaporta boya ürünleri tabi ki günümüze göre farklıydı.

Yedek parça bu kadar yaygın değildi. Olsa bile bütçeyi zorluyordu. Bu sebepledir ki hasar gören kaporta parçaları değiştirilmek yerine düzeltilip boyanıyordu.

Bir aracın kaportası hasar gördüğünde önce kaportacı tarafından düzeltilir, daha sonra boyacıya giderdi. Boyacı önce “yoklama” adı verilen işlemi yapardı. Bu işlem, önce kalın macun çekilerek kaportadaki “dalgalanma” denilen rötuşların giderilmesidir. Sonrasında bir hafta kadar bu macunun kuruması beklenilir, ikinci ve üçüncü işlemlerden sonra astar ve boya işlemi uygulanırdı. Bu işlem iki üç hafta kadar sürerdi. Bu süreç içerisinde araçlar macunlu şekilde trafikte dolaşırdı. Hepimiz tanık olmuşuzdur.

Aradan yıllar geçtikçe teknoloji ve kimya da gelişti. Bu süreç giderek kısalmaya başladı. Günümüzde iki üç gün içerisinde işlem bitmektedir.

Asıl olarak yedek parça gelişti ve ucuzladı. Bunun yanı sıra yetkili servisler çoğaldı. Kasko ve trafik sigortası yaygınlaştı. Tüm bu bileşkeler içerisinde artık kaporta işlemlerinde düzeltmek yerine değiştirme işi daha fazla tercih ediliyor. Bu hem sanayiciye hem de kullanıcıya zaman da kazandırmaktadır.

Asıl gelelim işin püf noktasına…

Amerikan araçlarının kaporta parçaları kalın sac tabakasından üretilirdi. Onları düzeltmek için de kaynak ile ısıtmak ve ağır çekiçler kullanmak gerekiyordu. Yedek parça stoku olmadığından tüm hasarlar düzeltme yöntemi ile giderilirdi.

Ülkemizde, Tofaş-Renault yaygınlaşmaya ve eski Amerikan araçları piyasalardan yok olmaya yüz tuttuğunda farklı bir dönem başlıyordu. Sac kalınlıkları incelmişti. Ayrıca kalıp sanayi de giderek yaygınlaşmaya ve yan sanayi ürünler üretilmeye başlanmıştı.

İnce saçtan üretilen kaporta parçaları kaynak ile ısıl işleme tabi tutulduğunda paslanma ve çürüme oranı artmaktaydı. Artık kaporta parçalarını değiştirmek gerekiyordu ama kullanıcı buna hazır mıydı acaba? Maalesef ki bizim ülkemizde alışkanlıklar kolay kolay terk edilmiyordu…

http://www.otoguncel.com/yazarlar/huseyin-yayla/aliskanliklar/

Alınan kaporta parçaları kesilerek “yama” işlemi uygulanmaya başlandı, yani araçlarda “değişen yok boya var” modası halen devam ediyordu.

Geçtiğimiz yıllarda Renault Fransa’dan ziyaretçileri misafir ettik. Adamlar bizim araçları gördüklerinde şaşırdılar. Araçların her tarafında küçük ezik ve çizikler mevcuttu.

“Bunları neden boyatmıyorsunuz?” diye sordular.

“Biz de orijinallik önemli” dedim. “Bizim Türk milletinde at, avrat, silah kıymetlidir, orijinal olmalıdır” diye de espri yapıp güldük. Şimdilerde atın yerini araçlar aldı haliyle, fazla kurcalamaya gelmez.

Fransızlar şaşkınlık içerisinde “Bizim ülkemizde araçları bu şekilde satamazsınız.” dediler.

Biz de “Bizim ülkemiz de boyatırsanız satamazsınız, maalesef.” dedik.

Neyse uzatmayalım, işin doğrusu yani işin teknik kısmına bakarsak; bazı parçaların boyanması bazı parçaların da değiştirilmesi uygundur.

Özellikle bir noktaya dikkat çekmeliyim ki, araçların tamponları kaporta aksamından ayrı tutulmalıdır ve değişmesinde veya boyanmasında kesinlikle sakınca yoktur.

http://www.otoguncel.com/yazarlar/huseyin-yayla/bir-musibet-biraz-da-nasihat/

Eski araçlarda demir olan tamponlar günümüzde plastik olarak adlandırılmaktadır. Oysaki yine içeride demir korucu vardır. Dışarıdaki plastik aksamlar hem estetik görüntü hem de (ve asıl olarak) yayayı korumak içindir.

Kısacası değiştirilmesinde ve boyanmasında sakınca yoktur.

Gelelim işin diğer boyutuna, komple kapının değişmesi veya çamurluk değişmesine…

Eski ve hasarlı parçanın atılarak yeni (galvanizli saçtan üretilmiş ve ısıl işleme tabi tutulmamış) parçanın sadece dört cıvata ile tutturulması sonucu araca monte edilmesinde de hiçbir sakınca yoktur.

Bilinenin tam tersine, bu parçaların düzeltilmesi yani ısıl işleme tabi tutulması sırasında sacın içerisindeki galvaniz ile olan kimyasal bileşimi yok ediyorsunuz. Bu da o parçanın daha hızlı çürümesine ve kaza anında mukavemetinin azalmasına yol açar.

Biraz daha toparlarsak, vida ile tutturulan parçalar yani ön ve arka kaput/bagaj kapakları, ön çamurluklar ve kapıların değişmesi daha faydalıdır.

Tavan ve arka çamurlukların ise boyanması daha iyi sonuç alabilir.

Niye değiştirilmesin? derseniz; değiştirilmesi sırasında (parçaların araca özel perçinlerle tutturulduğu yerler) ısıl işleme tabi tutulacağı için buralardan paslanma ve çürüme yüzdesi artar.

Bununla birlikte araç alırken öncelikle bakılması gereken yerler; aracın ön şasi, iç podya, amortisör kuleleri, yan direkler, arka bagaj havuzu ve tavan olmalıdır. Bunun dışında kalan parçaların değişmesi çok sakıncalı değildir, bilakis değiştirilmesi daha faydalıdır.

Tabi ki araç alırken bakılması gereken birçok nokta var. Mekanik ve elektronik aksamların kontrolü, lastik durumu vb.

Bunlara da daha sonra değinelim deyip konuya burada nokta koyalım.

Asıl önemli olan işi bir bilenine bırakalım dersek daha doğru yapmış oluruz.

http://www.otoguncel.com/yazarlar/huseyin-yayla/kahvenizi-nasil-alirdiniz/

Sonuç ne olursa olsun, yeni aracınız hayırlı olun.

Kazasız ve keyifli sürüşler dilerim.

Otomobil Kış Lastikleri Nasıl Saklanmalıdır?

Kış lastiği uygulamasının sona ermesiyle birlikte, Nisan ayından itibaren yaz lastiklerini kullanmaya başlayan araç sahipleri, kış lastiklerini çeşitli şekillerde depolamaya başladı.

Kış lastiklerinin depolama/saklama koşullarıyla ilgili yapılacak yanlışlıkların, lastiğe zarar verebileceğini hatırlatan Türk Pirelli, doğru lastik depolama konusunda yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.

Lastiklerin tüm kullanım ömrü boyunca, aynı performansı ve güvenliği sağlaması için uygun koşullarda saklanmasının gerektiğini belirten Türk Pirelli Pazarlama Müdürü Erkal Özürün, mevsim geçişlerinde kullanılmayan lastiklerin doğru şekilde saklanmasının ayrıca maliyet açısından da çok önemli olduğunu söyledi. Uygun koşullarda saklanan lastiklerin kullanım ömrünün de uzayacağını belirten Özürün,

“Pirelli olarak tüketicilerimize yetkili satıcılarımız aracılığıyla sağladığımız lastik saklama ve depolama hizmetiyle mevsime uygun lastik kullanımını destekliyoruz” dedi.

PIRELLI’DEN KIŞ LASTİKLERİNİN DOĞRU SAKLANMASIYLA İLGİLİ TAVSİYELER

  • Lastik depolarında serin, kuru ve tozsuz bir ortam sağlanmalı ve depo mutlaka havalandırmalıdır.
  • Lastiklerin doğrudan güneş ışınları ile temasını önleyecek bir pencere ve çatı sistemi bulunmalıdır.
  • Depoların dış ortam koşullarına özellikle sıcaklıktaki düşmelere, hava akımı ve su sızıntılarına karşı koyacak izolasyonu olmalıdır.
  • Lastik, su boruları, radyatör gibi su ve ısı kaynaklarıyla temas etmemelidir.
  • İç ışıklandırma için düşük mor ötesi veya kızıl ötesi ışınlar yayan florasan tipi lambalar kullanılmalıdır. Civalı tip lambalar, özel işlemden geçirilerek veya mor ötesi ışınlarının yüzde 90’ını emen bir cam örtü ile kullanılmalıdır.
  • Depo içinde elektrik motorları, doldurulan aküler, elektrikli kaynak makinaları, fotokopi makinası ve video terminalleri gibi ozon kaynakları bulunmamalıdır.
  • Depo temizleme yöntemleri lastiğin görünümünü olumsuz etkilememelidir.
  • Depodaki lastiklerin rotasyonu düzenli olarak yapılmalı, böylece lastiklerin istifteki konumları da eşitlenmiş olur. Daima depoya giren ürün ilk çıkmalıdır.

Sıcaklık

Depolama sıcaklığı mutlaka 35°C’nin altında, hatta tercihen 25°C’nin altında olmalıdır. Bunun üzerindeki sıcaklıklarda stoklar uygun bir şekilde alt-üst yapılmalıdır. Aksi halde lastiğin kalitesini ve kullanım ömrünü olumsuz etkileyecek bozulmalar oluşabilir. Lastiklerin ısıtıcı veya kaloriferle teması bulunmamalıdır.

Oksijen, ozon ve kimyasal maddeler

Ozon üreten cihazların depolama alanında bulundurulmaması gerekirken foto-kimyasal süreçler aracılığıyla ozon üretebilecek gaz ve buharlar da alandan uzak tutulmalıdır. Depolama alanında veya kullanılan aletlerde ürünün görsel yönlerine ve özelliklerine zarar verebilecek çözelti, yanıcı madde, yağ, kimyasal ürün, asit, dezenfektan, kauçuk solüsyonu. vb. izleri bulunmamalıdır.

Uzun süreli depolama

Depolamada lastik profilinin zarar görmemesi için en iyi yöntem, yanaklar dikey konumda, yer seviyesinden en az 10 cm yükseklikte ve raflar üzerinde sıralı olarak saklanmasıdır. Diğer rafların veya paletlerin etrafı ya da sıralanışı lastiklerin profilini bozmamalıdır. Sıra başına lastik sayısı yanakları tehlikeye atmayacak kadar olmalıdır.

Lastiklerin deforme olmalarını önlemek için ayda bir çeyrek veya yarım tur döndürülmesi de faydalıdır.

Kısa süreli depolama

Kısa süreli depolamalar maksimum 4 hafta ile sınırlıdır. Lastikler biri diğerinin üzerinde, tercihen sabit bir raf üzerinde veya istiflenebilir paletler üzerinde olacak şekilde ve her hafta lastiklerin sırası değiştirilmek suretiyle depolanmalıdır.