CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yıl dönümünde başta ulu önderimiz M. K. Atatürk olmak üzere emekleri geçenleri bir kez daha sevgi, saygı ve şükranla anıyorum. Bir ulus bütünlüğü içerisinde özgürlüğün tadını çıkararak nice coşkulu, sağlıklı ve huzurlu yıllara ulaşmayı dilerim. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.

Shell Eco-Marathon Heyecanını Paylaşanlar Kutlamada Buluştu

Shell Eco-Marathon Heyecanını Paylaşanlar Özel Kutlamada Buluştu

Gençleri geleceğin yakıt alternatifleriyle çalışan araçları geliştirmeye teşvik etmek ve verimlilik konusuna dikkat çekmek için her yıl düzenlenen Shell Eco-marathon yarışmasına Türkiye adına katılan ekipler ve organizasyona destek verenler, Shell Türkiye’nin düzenlediği özel kutlamada bir araya geldi.

Ev sahipliğini Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem’in yaptığı gecede, Mayıs ayında Rotterdam’da yapılan 29. Shell Eco-marathon’da Türkiye’yi temsil eden 13 takım üyeleri, Türk ekiplerin lojistik sponsorluğunu üstlenen Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan, Alışan Group Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, etkinliklere katılan basın mensupları ve Shell yöneticileri yer aldı.

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Türk takımlarına verdiği destek nedeniyle Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan’a teşekkür plaketi sunarken, Shell Eco-marathon’a katılan takımlara da ödüller verildi. Organizasyona katılan öğrenciler ise Alışan Group Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim’e teşekkür plaketi verdi.

Gençlerin yaratıcılıkları Shell’e ilham veriyor

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, yaptığı konuşmada enerji verimliliğinin dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ar-Ge çalışmalarına yılda 1 milyar doları aşkın kaynak ayıran Shell, ‘Akıllı Ulaşım’ yaklaşımı ile enerjinin verimli kullanımını teşvik ediyor, akıllı ürünler geliştiriyor. Shelll Eco-marathon organizasyonu da, bu yaklaşımın en köklü ve etkin örneklerinden biri. Her yıl Shell Eco-marathon’a katılan binlerce öğrencinin yarattığı bilgi birikimi, gelecekte enerjinin daha verimli kullanılması için büyük bir kaynak oluşturuyor ve kamuoyunda bu konudaki farkındalığı artırıyor. Biz de, geleceğin liderleri ve mühendislerinin zekâlarını, yaratıcı fikirlerini eyleme dökmelerini görmekten mutluluk duyuyoruz. Gençlerin yenilikçi yaklaşımları ve yaratıcılıkları, Shell’e ilham veriyor. Shell Türkiye, bu yıl 90’ıncı yaşını kutluyor. 90 yıldır Türkiye’yi yeniliklerle tanıştıran, yatırımlarıyla değer yaratan bir şirket olarak, enerji verimliliği alanında attığımız adımları çok önemsiyoruz. Shell Eco-marathon’un da bir parçası olduğu bu katkıları her zaman sürdüreceğiz.”

Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan ise şöyle konuştu:

“Alışan Lojistik olarak sektördeki yatırımlarımızın yanı sıra; sosyal sorumluluk bilinci ile gerçekleştirdiğimiz projelerimiz de bizim için büyük önem taşıyor. Bu kapsamda eğitim ve öğretime yönelik faaliyetlerimiz ile toplumsal gelişime destek vermeyi hedefliyoruz. Shell Eco-Marathon bu misyonumuz ile dahil olmak istediğimiz ve gönülden inandığımız projelerden biri. Alışan Lojistik olarak, Shell Eco-Marathon’a bir kez daha katkı sağlamaktan onur duyuyoruz. Sürdürülebilirlik gündemi içerisinde en önemli başlıklardan birisi olan enerji konusuna temas eden bir etkinlik olması sebebiyle; Shell Eco-Marathon’a katılan gençlerimize uluslararası bir platformda destek verebilmenin gururunu yaşamaktayız”

Shell Eco-marathon hakkında

Shell Eco-marathon her sene Avrupa, Amerika ve Asya kıtalarında öğrenci takımları arasında düzenlenen uluslararası nitelikli bir yarışmadır. Shell Eco-marathon Avrupa kapsamında, 24 ülkeden 16-25 yaş arasındaki geleceğin mühendisleri ve bilim adamları kendi tasarladıkları ve ürettikleri araçlarla yarışıyor. Yaratıcı tasarımları ve teknik bilgileri sayesinde 1 kWh ya da 1 litre yakıt ile en uzak mesafeyi kat eden takımlar ödüllendiriliyor.

Takımlar yarışa; “Prototip” ve “Şehir Konsepti” adlı iki kategori altında katılıyor. Geleceğin otomobillerini yansıtan prototipler, yaratıcı tasarımlara sahip araçlardan oluşuyor. Şehir Konsepti otomobilleri ise geleneksel taşıtlardan ilham alınarak tasarlanıyor ve dış görünüş olarak günlük yaşantımızda kullandığımız otomobil modellerine benziyor. Yarışlarda; araçlara güç vermek için dizel, benzin, likit petrol gaz (LPG), Gas-To-Liquid (gazdan sıvıya/GTL), etanol gibi konvansiyonel yakıtların yanı sıra hidrojen, güneş enerjisi, veya elektrik (güneş enerjisi destekli) gibi alternatif enerji kaynakları kullanılabiliyor. Bu yıl farklı olarak, güneş ve akü beslemeli elektrik kategorilerinin birleşimi olan yeni bir kategori daha yer aldı. Yarışmada toplam 7 farklı enerji/yakıt kaynağı kullanılabiliyor.

Alışan Lojistik

1985 yılında kurulan Alışan Lojistik, uzman kadrosu ile uluslararası lojistik hizmetleri konusunda sektöre yönelik talepler için farklı çözümler üretmektedir. Uluslararası taşımacılık, gümrükleme, gümrüklü ve gümrüksüz depolama, dökme sıvı (likit) ve toz kimyevi madde taşımacılığı, yurtiçi dağıtım şirketin faaliyet gösterdiği alanlardır. Alışan Lojistik’in kalite çalışmaları, 2000’li yılların başında Toplam Kalite şemsiyesi altında toplanmış ve sırasıyla; Kalite Yönetim Sistemi, Çevre Yönetim Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, EFQM Mükemmellik Modeli uygulamalarıyla geliştirilmiştir.

 

Şut ve Gol

Birkaç yıl öncesindeydi… O zamanlar TRT 1’de sunucu Erdoğan Arıkan, yorumcular Hakan Şükür, Mehmet Demirkol ve Ömer Üründül ile birlikte Stadyum programını yapıyorlardı. Onlara bir e-posta göndermiştim.

Spor programlarının içerisinde eskiden beri süregelen bir bölüm vardır; o hafta içerisinde atılan golleri gösterirler. İşte bu  “haftanın golleri” bölümüne alternatif olarak o haftaki maçlar içerisinde atılan şutları gösteren bir bölüm eklenmesini önermiştim.

Nedenine gelince;

Atılan şutlar o kadar kötü o kadar cılız ve o kadar isabetsiz ki insan ister istemez; “ben vursam daha iyi giderdi” demekten kendini alamıyordu.  Atılan her şuttan sonra;

Hay senin ayağına…

Şunu bizim marangoza gönderilim de yontsun biraz,

Senin ayağının balansı yok mu kardeşim?

Ben vursam kesin gol olurdu!

Seslerini duymuşsunuzdur çoğu zaman. (tabi bazı kelamları biz burada kaleme alamadık, anlayışınıza sığınarak :) )

Peki, sizce Türk futbolcusu şut atmayı bilmiyor mu?

Biliyor – bilmiyor; tartışılır. Aslına bakarsanız bir yandan da maç içerisinde şut atmaya korkuyorlar diyebiliriz. (çoğunuz gözünüzle tanıklık etmişsinizdir). Eğer birisi yanlışlıkla gaza gelip de şut atarsa – bir de şut atan kişi genç bir futbolcuysa – vay o futbolcunun haline! Hemen diğerleri (ağabeyler) ona dönüp kızgın gözlerle bakar, o da başını öne eğip gerisin geriye koşar. Bir daha şut atmak mı? – “Tövbe”.

Bazı ağabeyler daha da ileri giderek – ağzından köpükler saçarak- kızar, bağırır, el kol hareketleri yapar… Bir de atılan şut kötü olunca, sanki haklılarmış gibi görünür. Taraftar da kızar haliyle, hazmedemezler kötü şutu.

Bizim sektörde çalışanların hata yapma şansları çok az. Hele ki 0-0 berabere giden, gol atmazsan her şeyin biteceği, milyon dolarların kaybedileceği bir maçta 90. dakikada kaleciyle karşı karşıya kalıpta boş kaleye golü atamayan personelin halini düşünemiyorum bile!

Sıkıysa vur topa, dağlara taşlara gitsin.

Nereye vuruyorsun?

Müsait durumdaki arkadaşına pas vermek yerine topu Avut’ a atarsan yaşatmazlar seni, çiğ çiğ yerler!

Peki, bu profesyonel futbolcular bir yılda 365 gün ne yapıyorlar sizce? Ne kadar şut çalışması yapıyor, işlerini ne kadar ciddiye alıyorlar?

Biz otomotiv sektöründe sabah 07’de evden çıkıyoruz, en erken akşam 20’de evde oluyoruz. Haftanın minimum 6 günü çalışıyoruz. Bazen Pazar günleri bile çalışıyoruz. Ayda ortalama 26 gün hesaplarsak 338 saatimizi (işe gidip gelirken dâhil olmak üzere) işyerinde geçiriyoruz.

Acaba bir futbolcu ayda kaç saat çalışıyordur?

***

Bir öğretmen sınavda yanlış bir soru sorsa o anda belki de 40 yıllık meslek hayatını bitiriverirler

Sizce bir doktorun yanlış teşhis veya tedavi yapmak gibi bir hata şansı ne kadar olabilir?

Bir avukat, dosyasını iyi okuyup iyi hazırlanmadan mahkemeye çıkıp davayı kaybederse durumu ne olur?

Bir usta, aracın frenlerini iyi kontrol etmedi diye oluşabilecek kazalarda ne kadar affedilebilir?

Bir öğrenci, iyi hazırlanmadığı bir sınavda, bir de üstüne basit bir hata yaparak birkaç puanla kaybettiği sınav sonrasında sadece bir yılını mı kaybetmiş olur?

Bir şoför sadece bir saniyelik önüne bakmadığında neler olabilir? Bir restaurantta veya kafedeki garson tepsiyi devirdiğinde işine kaldığı yerden devam edebilir mi?

Kalabalık bir şirkete yemek veren firmanın aşçısı o gün kullandığı malzemelerin bozuk olduğunu fark etmezse ne sonuçlar doğurabilir?

Bir Mühendis’in üzerinde çalıştığı planda – çok küçük de olsa – bir hata yapması nelere mal olabilir?

Bir satış danışmanının (bir maçta) kaç hata yapma şansı var sizce?

***

En ufak bir olayda “Türkiye’de futbolcu kolay mı yetişiyor?” diyorlar.

Bir Öğretmen, Doktor, Avukat, Mühendis, Satış Danışmanı kolay mı yetişiyor sanıyorlar?

***

Yeni yılda attığınız her şutun gol olması dileklerimle,

“mutlu yeni yıllar”

OtoGüncel Ailesi Yeni Yılınızı Kutlar

otoguncel-2013-yeni-yil-kutlama

Değerli OtoGüncel Okurları,

2009 yılından bu yana karşılık beklemeksizin sizlere otomotiv sektöründen en güncel haberler, uzmanından teknik bilgiler, okurlarımızın sorularına cevaplar ve ikinci el araç almak isteyenlere tavsiyeler verdik. Yazar kadromuzu genişlettik.  Soru-Cevap forumumuzu hayata geçirdik. Otomobil videolarını sizlerle paylaştık. Yeni yılda da sizlere daha fazla ulaşabilmek için yepyeni özellikler üzerinde çalışıyor olacağız. Siz değerli ziyaretçilerimiz de bize sürekli takipçimiz olarak teveccüh gösterdiniz. Teşekkür ederiz. Yeni yılda da bizimle olmanızı dileriz.

2013 yılının sizlere ve ülkemize başarı ve mutluluk getirmesi dileklerimizle,

OtoGüncel Ekibi…

2012 Biterken

Biz gündemimize taşımadık ama son günlerde bir hayli konuşuldu. Maya Takvimi, bu yıl Pirelli Takvimini gölgede bıraktı. Biz yine dönelim kendi takvimimize bakalım.

Aya-Maya-Kumpanya-Kıyamet koptu kopacak derken birkaç gün sonra yeni bir yılın kapısı bizler için açılmış olacak.

Temennim eski yılı geride bırakıp bu kapıdan geçerken, bir takım kazanımlarımızı da beraberimizde götürebilmektir. 2012 yılı içerisinde sizlerle olmaktan ve bir şeyleri paylaşabilmekten çok büyük bir mutluk duyduğumu belirtmek isterim. Ümit ederim ki hep beraber; bildiklerimizi bir kez daha hatırlayabilmiş, bir takım alışkanlıklarımızı değiştirebilmiş, birçok yenilikleri zihnimizde canlandırabilmiş ve hayatımıza katabilmişizdir.

Yeni yıla yeni umutlarla geçerken 2012 yılında neler yaptık bir bakalım isterseniz;

  • Biz Adam Satmayız, Türk İnsanın hamurunda satış yoktur, gönülden vermek vardır. Bu nedenle başlangıç olarak sıkı bir satış eğitiminden geçirilmesi gerekmektedir.
  • Bütün Dünya Buna İnansa,  Hizmette sınır yok diyorsak, teknoloji ile barışık olmak, donanım ve kullanım açısından güncelliği yakalamak lazım.
  • Sarı Öküzü Vermeyecektin Müdürüm,  Hedefleri yakalamak adına karsız satışlar yapmanın temelinde, maliyetlerin paylaşılması yatmaktadır. Sonuç olarak da hem işvereni hem de çalışanı mutsuz kılmaktadır.
  • Ayinesi İştir Kişinin Lafa Bakılmaz, İlk karşılaşma çok önemlidir. Güler yüzlü ve kaliteli müşteri karşılamanın temelinde çalışanların mutlu olması, işini sevmesi ve sayması yatmaktadır. Lakin bir yerlerde bir şeyler eksik.
  • Kurtlar Puslu Havayı Sever, Otomotiv sektörü adına yapılmış çok önemli bir organizasyon gerçekleştirdik. Sektörün geleceği için herkesin ortak çabası gerekmektedir. Buradan yeni yılda da bu tür organizasyonların devam edeceği müjdesini şimdiden verebiliriz.
  • Kahvenizi Nasıl Alırdınız?  Otomobil satın alma konusunda en yalın ve samimi anlatımıyla büyük bir beğeni toplayan ve klasikler arasında yerini alan yazımı bir kez daha paylaştık. Herkesin bir uzmanlık alan vardır ve zamanını bu konuda harcamalıdır.
  • Eti Senin Kemiği Benim,  Her alanda Eğitimin şart olduğunu vurguladık. Bugün Türkiye’mizde birçok sektörde istihdam edilen çalışanlar, o sektör hakkında hiçbir bilgiye ve eğitime sahip olmadan işbaşı yapmaktadır. Kalifiye eleman demek, daha fazla ücret ve daha fazla sosyal haklar demektir.
  • Hastalıkta ve Sağlıkta, Tercih ne olmalıdır? Uzun ve hantal geçen mesai saatleri mi, yoksa verimli geçen esnek çalışma saatleri mi? Çok çalışmakla – verimli çalışmak arasındaki çizgiyi iyi yakalamalıyız.
  • Darısı Başımıza Diyelim, Türk Otomotiv sektörünün showroom olayını yeniden gözden geçirmesi gerekmektedir.
  • Aklın Yolu Bir’dir, Ben yaptım oldu değil de biz bir ekibiz, beraber başardık felsefesini benimsemek, sistemler ve metotlar üreterek, gelecek kuşağın önünü açmak lazım.
  • Alaylılar Mektebi,  Türkiye’deki 2.el sektörü için eğitimli personel açığı var ve çıtayı yükseltmek adına Akademik Eğitim ihtiyacı bulunmaktadır.
  • Aşağı – Yukarı, Toplantı kültürünü, beyin fırtınasını ve fikir alışverişini firmanızın olmazsa olmazları arasına yerleştirin. Eleştiriye açık olun, tüm personelinizi işe katın, heyecanlarını canlı tutun.
  • Afiyet Olsun, Sabahları poğaça, simit v.b. ürünlerle kahvaltıyı geçiştiren şirket personeli, öğle yemeklerinde de sağlıksız ve dengesiz, besin değeri düşük, meyve ve sebzeden yoksun yemekleri yediklerinde verimsiz bir iş günü geçirmeye aday oluyorlar.
  • Alex Gibi Abin Olsun,  Her sektör gibi Otomotiv sektörünün de bilgili ve tecrübeli ağabeylere ihtiyacı vardır. Ağabeylere sahip çıkalım, gençlere örnek olacak ve onları yetiştirecekleri şekilde istihdam edilmelerine olanak sağlayalım.
  • Atacaksın Arkadaş, Ne işle meşgul olursanız olun işinizin ehli olmalısınız. İşinizin gereklerini yerine getirebilmek adına çok çalışmalısınız. Ya işinin hakkını vermelisin ya da bu işi bırakmalısın.
  • Koçum Benim,  Şu anki sistemde yöneticiler iş ile yönetim arasında sıkışıp kalmaktadır. Oysaki kafasını kaldırıp ileriyi görebilmeli, çalışanın gelişmesinde rol almalı ve zaman ayırabilmelidir. Zira çalışanın menfaati ve mutluluğu, şirketin gelişmesi ve karlılığı açısından önem arz etmektedir.
  • Allaha Emanet, Kurumsal firmalar için en büyük referans dışarıdan bakıldığında ilk görülen resimdir. Profesyonel güvenlik yerine amatörlerle çalışan firmalar, kurumsal kimliğini yeterince yansıtamayabilir, hatta müşterinin gözünde hak ettiği itibarı kazanamayabilirler.
  • Adam Dediğin, İşini seven ve sahiplenen güzel arkadaşlarımızı andık. Ne iş yaparsanız yapın, en iyi şekilde yapın.
  • Zor Müşteri,  Fark ettik ki, biz işimizi iyi bildiğimiz ve iyi uyguladığımız sürece Zor Müşteri diye bir şey yoktur. İyi dinlemeli ve doğru cevapları vermeliyiz.
  • Argo ve Kaba, Her alanda eğitimin şart olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
  • Alışkanlıklar,   Dünya hızla değişirken bizler alışkanlıklarımızı yavaş yavaş terk ediyoruz. Anladık ki, alışkanlıklarımız biz terk etmez, biz onlardan kurtulmalıyız. Yeniliklere açık olmalı, işimize müşterilerimizin gözünden bakabilmeliyiz.
  • Çalışan Engelliler, İşyerlerinde istihdam yapılırken, eğitimli ve işinin gereğini iyi yapabilen personele öncelik tanınmalıdır. Amaç ucuz istihdam değil, kaliteli hizmet olmalıdır. Ucuz istihdam aynı zamanda gerçek çalışanın verimliliğini de düşürmektedir.
  • Okumak mı Zor, Anlamak mı?  Günümüzde dikkat eksikliği hızla yaygınlaşmaktadır. Bunun başlıca sebebi yeterince okumamaktan geçiyor. Bu sorun günlük hayatımıza ve işimize de yansımakta, hızı ve verimliliği düşürmektedir.
  • Nasıl Yardımcı Ola-maya-bilirim? Kimse kimseye yardımcı olmuyor, olmak istemiyor. Büyüklük gözetmeksizin tüm firmalarda kimse bir diğerinin işine hâkim değil, bir başkasının telefonunu cevaplamak veya işini kolaylaştırmak zulüm geliyor. Hiç kimse müşteriye yardımcı olmak ve çözüme ulaşmak peşinde değil. Firmanızı ve müşterinizi sahiplenmelisiniz.

2013 yılından başlıklar;

  • Şut ve Gol
  • Bir Yıldız Daha Kaydı

Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun…