Bu Kadar Makyaj Neden?

Otomobil üreticileri genellikle yeni bir otomobil ürettikten sonraki beşinci yılda o otomobili makyajlarlar. Yedi yıl sonra da tamamen yenilerler.  İstisnalar olmakla beraber en azından şimdiye kadar bu durum böyleydi. Fakat son zamanlarda kimi otomobil üreticileri (daha ziyade Japon ve Güney Kore’li üreticiler) ürünlerini henüz daha üç yıl geçmeden makyajlıyorlar. Bu makyaj operasyonları, araçlarını yeni satın almış olan müşterilerin pek hoşuna gitmiyor. Otomobil piyasaya yeni model diye lanse edileli henüz iki yıl olmadan o otomobilin makyajlı halinin kamuflajlı fotoğrafları internet sitelerine yansıyor. Hatta otomobilin henüz “yeni model” reklamları bitmeden makyajlı versiyonları satışa çıkıyor. Peki bu durum neden kaynaklanıyor?

Öncelikle yeni bir otomobil her zaman çekici oluyor. Sadece yeni piyasaya çıktığı için tercihini o otomobilden yana kullanan insanların sayısı hiç de az değil. Yeni ve daha önce görülmemiş, tasarımına alışılmamış bir otomobil, trafikte dikkat çekici oluyor. Çevredekilerin meraklı bakışları, park halindeyken aracı incelemeleri, otomobil sahiplerinin hoşuna giden bir durum. İşte bu yüzden kimi otomobil üreticileri otomobillerinin görünümünü taze tutarak satışları diri tutmaya çalışıyor. Ayrıca makyajla birlikte, son teknolojilerini de beklemeden otomobillerine adapte ederek “makyajlı” olmasının verdiği avantajla bu teknolojilerini de bu sayede tanıtmış oluyorlar.

Fakat bu durumun dezavantajları da var. Öncelikle yeni aldığınız otomobilinizin keyfini uzun süre yaşayamadan makyajlı versiyonun trafikte yanınızdan geçmesi moralinizi bozuyor. “Yeni” otomobil sahibi olabilmek için kredi çekmiş olabilirsiniz ve kredisi bitmeden yenisi çıkıyor. Bu durum gerçekten de sinir bozucu. Ayrıca makyajlı versiyon ile beraber insanlardaki “yeni model” algısı, sizin otomobilinizin ikinci el değerini düşürüyor. Tüm bunlar, markanın satışlarını makyajlı versiyonla birlikte kısa süreliğine artırsa bile, orta ve uzun vadede marka prestijini olumsuz yönde etkiliyor. Kısa zaman da tabiri caizse “eskiyecek” bir otomobili ben şahsen almak istemem.

Öte yandan Avrupalı ve daha ziyade Alman otomobil üreticileri de tam ters bir politika izleyerek otomobillerini uzun süre piyasada tutuyorlar. Mesela Skoda Octavia MkII, 2004 yılında tanıtılıp beş yıl sonra yani 2009’da makyajlandı ve 2013 yılında tamamen yenilendi. 2. nesil Octavia’nın ömrü 8 sene sürdü. Benzer şekilde VW Passat, 2005 yılında tanıtıldı ve aradan beş sene geçtikten sonra 2010 yılında makyajlandı. Şu anda makyajlı versiyonun üretimi devam ediyor. Yani bu otomobil 9 senedir üretiliyor. Bu gibi politikalar otomobilin ikinci el değerinin yüksek olmasını sağlıyor. Ayrıca markanın saygınlığını ve prestijini artırıyor. Biliyorsunuz ki aldığınız otomobiliniz uzun süre “yeni” kalmaya devam edecek.

Haftaya görüşmek dileğiyle,

Enis BÜYÜKTAŞ

Brisa, 2015’te cirosunu 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor

Türkiye lastik sektörünün lider markası Brisa’nın, 21 Mayıs 2013 Salı günü gerçekleştirdiği Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda katılımcılara seslenen Brisa Genel Müdürü Hakan Bayman, 2013’te 25. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Brisa’nın başarısını uzmanlaşmaya ve müşteri memnuniyetini arttırmaya yönelik çalışmalara borçlu olduğunu belirtti. 2013 yılının ilk çeyreğine ait verilerin paylaşıldığı toplantıda Brisa tarafından sunulan Mobilfix, Tripin ve lastik.com.tr gibi yenilikçi hizmetler de katılımcılara tanıtıldı. Bayman, şirketin 2015 ciro hedefinin ise 1 milyar dolara ulaşmak olduğunu açıkladı.

Sabancı Holding ile dünyanın en büyük lastik üreticisi Japon Bridgestone Corporation’ın ortak kuruluşu olan Brisa, yıllık değerlendirme toplantısını 21 Mayıs 2013 Salı günü Grand Hyatt Otel’de gerçekleştirdi. Basın toplantısında söz alan Brisa Genel Müdürü Hakan Bayman, başarılı geçen 2012 yılının ardından Brisa’nın 25. yılının kutlandığı 2013’e yine hızlı bir başlangıç yaptıklarına değinerek, Ocak – Mart 2013 döneminde 318.929.716 TL’lik satış geliri elde ettiklerini belirtti. Bayman, Brisa’nın net karının ise geçen yılın aynı dönemine göre %103 oranında büyük bir artış göstererek 25.832.510 TL olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Farklı sektörlerin temel ihtiyacı akümülatörlerde Entel Enerji çözümleri…

Farklı sektörlerin temel ihtiyacı akümülatör tedariğinde köklü bir geçmişe sahip Entel Enerji alternatifli çözüm önerileriyle ülke ekonomisine katkıda bulunuyor…

1990 yılında Elektronik Yüksek Mühendisi Nadir Zeren tarafından kurulan ENTEL Enerji, hem distribütörlüğünü yapmakta olduğu hem de kendi markası olan ürünler ile farklı kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarına alternatif çözümler üretiyor.

Dünyanın en büyük akü üreticisi Yuasa’nın distribütörlüğü ile başlayan serüven…

Geniş ürün yelpazesi ile akümülatör sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Entel Enerji dünyanın en büyük akü üreticisi Japon YUASA markasının endüstriyel akü grubunun Türkiye ve Türki Cumhuriyetler distribütörlüğü ile faaliyet vermeye başladı. Pazardaki potansiyelin farkedilmesiyle birlikte 2004 yılında aynı markanın otomotiv, motosiklet ve marin akü grupları da Entel Enerji’nin ürün yelpazesine eklendi.

Sektörün en prestjli markalarından oluşan ürün portföyü…

Japon devi Yuasa dışında kendi ürünü olan Select akülerini 15 yıllık titiz bir çalışma ile ürün grubuna dahil eden Entel Enerji, 2006 yılında dünya çapında 5 kıtaya hizmet veren Hazeakülerinin de Resmi Türkiye Distribütörlüğünü üstlendi.

Entel Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Ahucan Zeren Çeken “Çeyrek asra yakın bir süredir sektöre katma değer kazandırmak adına çalışıyoruz, farklı sektörlerde güçlü markalar ile işbirliğine giderek çözümler üretiyoruz. Yuasa, Haze gibi dünyaca ünlü markaların dışında tescilli markamız olan Select ile de ciddi başarılar elde ettik. Sektörün en prestijli markalarıyla çalışmayı prensip haline getirdik, 2006 yılında ise pazardaki boşluğu fırsata çevirerek dünya lideri olan D.I.D motosiklet zincirlerinin distribütörlüğünü de Entel Enerji çatısı altına ekleyerek motosiklet gurubunda da hizmet yelpazemizi geliştirdik” şeklinde konuştu.

Subaru’nun “Kansha Day” etkinlikleri 18 Kasım’da başlıyor…

Japon otomobil markası SUBARU’nun, Japonya’da gelenekselleşmiş son birkaç senedir de Avrupa ülkeleri ile Rusya ve Ukrayna’da uygulanmaya başlanmış “Kansha Day” etkinlikleri Bayraktar Otomotiv’in Ankara Şubesi’nden sonra İstanbul Şubesinde de organize ediliyor. 18 Kasım Pazar günü İstanbullu Subaru sahipleri aileleri ile birlikte “Kansha Day” etkinliklerine katılarak keyifli bir gün geçirebilecek.

Japon otomobil devi SUBARU’nun anavatanında gelenekselleşmiş “Kansha Day” günü Bayraktar Otomotiv’in Ankara Şubesi’nden sonra 18 Kasım Pazar günü İstanbul’daki İstinye şubesinde de organize ediliyor. “Kansha Day” etkinlikleri ile Subaru müşterilerinin servise aileleriyle birlikte gelerek teknisyen nezaretinde araçlarının bakım ve onarımları gerçekleştirmeleri hedefleniyor. Ailelere özel aktivitelerin de yapılacağı bu özel günde, yeni Subaru modelleri de test edilebilecek, avantajlı fiyatlarla sunulan aksesuar ve yedek parça da satın alma şansına sahip olunabilecek.

Otomobiller bakıma, minikler eğlenceye…

“Kansha Day” etkinlikleri kapsamında gün boyunca sürecek aktivitelerde; çocuklara özel oyun alanları oluşturulacak, çeşitli yarışmalar ve çekilişler düzenlenecek. Etkinlik kapsamında; orijinal aksesuar, Motul Motor Yağları, periyodik bakım ve yedek parçalarda ise yüzde 25 indirim fırsatı sunulacak. Ücretsiz check up & bakımlarda ücretsiz işçilik fırsatı sunulacak ve kış şartlarında sürüş eğitimi düzenlenecek.

Japon kültürünün minnettarlık duygusu:Kansha Day”

Japon kültüründe ayrı bir öneme sahip olan “teşekkür etme” geleneğini uygulayan Subaru, “Kansha Day” günü ile müşterilerine “teşekkürlerini” sunuyor. Japonya’da ailelerin hep birlikte katıldığı geleneksel “Subaru Kansha Day” etkinlikleri son birkaç yıldır Belçika ve Hollanda gibi bazı Avrupa ülkeleri ile Rusya ve Ukrayna’da da düzenleniyor.

INFINITI, İstanbul Autoshow’da İlham Veren Modellerini Sergiliyor

İstanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda Infiniti standının yıldızı, yüzü yenilenen Infiniti FX oldu. Infiniti’nin konsept modeli Essence’dan ilham alınarak tasarlanan yeni FX, yenilenen ızgara ve ön tampon bölümü ile çarpıcı bir görünüm sergiliyor. Yeni FX tasarımı ile ‘premium’ algısını zirveye taşıyor.

Infiniti’nin fuarda sergilenen diğer modelleri arasında ise; Infiniti M ve Infiniti G serisi Cabrio modelleri bulunuyor. 11 Kasım Pazar gününe kadar otomobilseverlere açık olacak fuarda Infiniti’nin birbirinden özel modelleri görülebilecek.
Bu yıl 2-11 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 14. İstanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda Bayraktar Grubu markalarından Infiniti’nin modelleri 6’ıncı salonda sergileniyor. 510 metrekarelik Infiniti standında yeni FX, Infiniti M ve Infiniti G serisi Cabrio modelleri yer alıyor.

Zarafet ve gücün mükemmel birleşimi yeni FX

Spor otomobil ile SUV’un mükemmel birleşimi olarak tanımlanan Infiniti’nin ikonik modeli FX yenilenen görüntüsü ile Infiniti DNA’sını üst düzeye taşıyor. Avrupa’nın en çok tercih edilen Infiniti modeli olan FX’de yapılan değişiklikler belirgin fark yaratıyor. Ön tamponunda, ön ızgara tasarımında, jant ve renk seçeneklerinde yapılan yenilikler FX’i daha etkileyici bir siluete sokuyor. Yeni FX’in heyecan veren performansı, taviz vermeyen yol tutuşu, üst düzey güvenlik özellikleri ve donanım seçenekleri değişmiyor. Infiniti’nin konsept modeli Essence’dan ilham alınarak tasarlanan ve üzerinde küçük değişiklikler yapılan ızgara ve yeniden şekillendirilen ön tampon bölümü ile modelde çarpıcı bir görünüm elde edilmiş.

Yeni FX’de çift kollu tasarlanmış 20 inç jant ile GT ve GT Premium donanımlarda sportif karakter ön plana çıkıyor. Arka Tekerlek Aktif Yönetim Sistemi – RAS (Rear Active Steering) ve spor süspansiyon özelliği ile yol tutuşunu mükemmelleştiren, S ve S Premium donanımı, 21 inç jantlarla sunuluyor. İridyum Mavisi ve Graphite Shadow ile FX kullanıcılara sunulan gövde rengi seçenekleri daha da genişliyor. 2012 FX modeli üç ayrı motor seçeneği ile Avrupa ve Türkiye’de satışa sunuluyor. Modelin en yüksek performansa sahip FX50 serisinde kullanılan 390 hp güç üreten 5.0 litre V8 motor sadece S Premium versiyonunda sunuluyor. FX37 serisi ise, 320 hp güç üreten 3.7 litrelik benzinli V6 motora sahip ve GT, GT Premium, S ve S Premium donanım seçeneği ile sunuluyor. FX30d (dizel) serisi, 238 hp gücünde ve 550 Nm tork üreten 3.0 litrelik V6 dizel motoru ve GT, GT Premium, S ve S Premium donanım seçenekleri ile sunuluyor.

Sportif Premium Sedan Infiniti M

Yine Infiniti’nin Essence konseptinden esinlenilerek tasarlanan sportif sedanı M serisi standın en önemli modelleri arasında yer alıyor. Sedan karosere sahip olmasına karşın son derece sportif bir görünümü olan yeni M serisi sedan sınıfını hem iç ve dış tasarım olarak hem de sürüş performansı açısından daha üst bir seviyeye çıkartıyor. Sınıfının en uzun dingil mesafesine sahip M serisi, çekici bir görünüme sahip olmasının yanı sıra daha geniş bir iç kabine ve daha üstün bir sürüş performansına sahip. Arka tekerlekten çekiş özelliğine sahip ve 4.945 mm uzunluğundaki Infiniti M, bünyesinde bir sedanın sahip olabildiği mükemmel tasarım özelliklerini barındırıyor.
Infiniti’nin doğasından gelen performans özellikleriyle donatılan M serisinde, adaptif teknoloji, yarış motoru tasarımı, mükemmel ağırlık dağılımına sahip gelişmiş şasi tasarımı, sportif yol tutuş teknolojisi ve 4 Tekerlekte Aktif Direksiyonla (4WAS) birlikte kullanılan süspansiyon sistemi yer alıyor.
Infiniti M’de 3.0 litrelik dizel motor 238 beygir güç üretirken 0-100 km/s hızlanmasını 6.9 saniyede tamamlıyor. 1750 rpm’de ulaşılan 550 Nm’lik tork kesintisiz bir gücün ayaklarınızın altında olduğunu size hissettiriyor. Bu etkileyici performansla birlikte altı silindirli dizel motor 100 km’de ortalama 7.5 lt gibi makul bir yakıt tüketim değeri sunuyor.

Japon zarafetinin izi: G37 Cabrio

Premium segmentte sınıfının lideri donanıma sahip G37’nin Cabrio versiyonu da standın göz dolduran modelleri arasında yer alıyor. 2009 yılından bu yana yollarda olan Cabrio 3,7 litre silindir hacimli 320 Bg gücünde V6 motora sahip ve 7 ileri otomatik vites seçeneği bulunuyor. Birinci sınıf güvenlik koşullarının sağlandığı araçta özel olarak geliştirilen kaporta sayesinde yaya güvenliği ön planda tutuluyor. Premium segmentte sınıfının lideri donanıma sahip G37’de Akıllı Anahtar Sistemi, Sabit Hız Kontrolü bulunuyor. Infiniti’nin tüm modellerine ait özel bir tasarım hikayesi bulunuyor. Japon DNA’sında bulunan özgünlük ve detaylarda saklı zarafet anlayışı G37’de de belirgin şekilde hissediliyor.

INFINITI, birbirinden güzel modelleri ile Autoshow’da

Istanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda Infiniti standının yıldızı yüzü yenilenen Infiniti FX olacak. Infiniti’nin konsept modeli Essence’dan ilham alınarak tasarlanan yeni FX, yeni ızgara ve yeniden şekillendirilen ön tampon bölümü ile çarpıcı bir görünüm sergiliyor. Yeni FX yenilenen görünümü ile ‘premium’ algısını zirveye taşıyor.

Infiniti’nin fuarda sergilenecek diğer modelleri arasında ise; Infiniti M ve Infiniti G serisi Cabrio modelleri bulunuyor.

Bu yıl 2-11 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 14. İstanbul Autoshow 2012 Fuarı’nda Bayraktar Grubu markalarından Infiniti’nin modelleri 6’ıncı salonda sergilenecek. 510 metrekarelik Infiniti standında yeni FX, Infiniti M ve Infiniti G serisi Cabrio modelleri sergilenecek.

 

Zarafet ve gücün mükemmel birleşimi yeni FX

Spor otomobil ile SUV’un mükemmel birleşimi olarak tanımlanan Infiniti’nin ikonik modeli FX yenilenen görüntüsü ile Infiniti DNA’sını üst düzeye taşıyor.  Avrupa’nın en çok tercih edilen Infiniti modeli olan FX’de yapılan değişiklikler belirgin fark yaratıyor. Ön tamponunda, ön ızgara tasarımında, jant ve renk seçeneklerinde yapılan yenilikler FX’i daha etkileyici bir siluete sokuyor. Yeni FX’in heyecan veren performansı, taviz vermeyen yol tutuşu, üst düzey güvenlik özellikleri ve donanım seçenekleri değişmiyor.  Infiniti’nin konsept modeli Essence’dan ilham alınarak tasarlanan ve üzerinde küçük değişiklikler yapılan ızgara ve yeniden şekillendirilen ön tampon bölümü ile modelde çarpıcı bir görünüm elde edilmiş.

Yeni FX’de çift kollu tasarlanmış20 inçjant ile GT ve GT Premium donanımlarda sportif karakter ön plana çıkıyor. Arka Tekerlek Aktif Yönetim Sistemi – RAS (Rear Active Steering) ve spor süspansiyon özelliği ile yol tutuşunu mükemmelleştiren,  S ve S Premium donanımı,21 inçjantlarla sunuluyor. İridyum Mavisi ve Graphite Shadow ile FX kullanıcılara sunulan gövde rengi seçenekleri daha da genişliyor.

2012 FX modeli üç ayrı motor seçeneği ile Avrupa ve Türkiye’de satışa sunuluyor. Modelin en yüksek performansa sahip FX50 serisinde kullanılan 390 hp güç üreten 5.0 litre V8 motor sadece S Premium versiyonunda sunuluyor. FX37 serisi ise, 320 hp güç üreten 3.7 litrelik benzinli V6 motora sahip ve GT, GT Premium, S ve S Premium donanım seçeneği ile sunuluyor. FX30d (dizel) serisi, 238 hp gücünde ve 550 Nm tork üreten 3.0 litrelik V6 dizel motoru ve GT, GT Premium, S ve S Premium donanım seçenekleri ile sunuluyor.

 

Sportif Premium Sedan Infiniti M

Yine Infiniti’nin Essence konseptinden esinlenilerek tasarlanan sportif sedanı M serisi standın en önemli modelleri arasında yer alıyor. Sedan karosere sahip olmasına karşın son derece sportif bir görünümü olan yeni M serisi sedan sınıfını hem iç ve dış tasarım olarak hem de sürüş performansı açısından daha üst bir seviyeye çıkartıyor. Sınıfının en uzun dingil mesafesine sahip M serisi, çekici bir görünüme sahip olmasının yanı sıra daha geniş bir iç kabine ve daha üstün bir sürüş performansına sahip. Arka tekerlekten çekiş özelliğine sahip ve4.945 mmuzunluğundaki Infiniti M, bünyesinde bir sedanın sahip olabildiği mükemmel tasarım özelliklerini barındırıyor.

 

Infiniti’nin doğasından gelen performans özellikleriyle donatılan M serisinde, adaptif teknoloji, yarış motoru tasarımı, mükemmel ağırlık dağılımına sahip gelişmiş şasi tasarımı, sportif yol tutuş teknolojisi ve 4 Tekerlekte Aktif Direksiyonla (4WAS) birlikte kullanılan süspansiyon sistemi yer alıyor.

Infiniti M’de 3.0 litrelik dizel motor 238 beygir güç üretirken 0-100 km/s hızlanmasını 6.9 saniyede tamamlıyor. 1750 rpm’de ulaşılan 550 Nm’lik tork kesintisiz bir gücün ayaklarınızın altında olduğunu size hissettiriyor. Bu etkileyici performansla birlikte altı silindirli dizel motor 100 km’de ortalama 7.5 lt gibi makul bir yakıt tüketim değeri sunuyor.

 

Japon zerafetinin izi: G37 Cabrio

Premium segmentte sınıfının lideri donanıma sahip G37’nin Cabrio versiyonu da standın göz dolduracak modelleri arasında yer alıyor. 2009 yılından bu yana yollarda olan Cabrio3,7 litresilindir hacimli 320 Bg gücünde V6 motora sahip ve 7 ileri otomatik vites seçeneği bulunuyor. Birinci sınıf güvenlik koşullarının sağlandığı araçta özel olarak geliştirilen kaporta sayesinde yaya güvenliği ön planda tutuluyor. Premium segmentte sınıfının lideri donanıma sahip G37’de Akıllı Anahtar Sistemi, Sabit Hız Kontrolü bulunuyor. Infiniti’nin tüm modellerine ait özel bir tasarım hikayesi bulunuyor. Japon DNA’sında bulunan özgünlük ve detaylarda saklı zarafet anlayışı G37’de de belirgin şekilde hissediliyor.

Honda, selden zarar gören araçları imha etmeye başladı

Japon otomobil üreticisi Honda, bu yıl Tayland’ı vuran sel felaketinde zarar gören 1055 aracı imha etmeye başladı. Araçlar, Ayutthaya Bölgesi’ndeki Rojana sanayi sitesi’nin içinde imha edilmeye başlandı. Son 50 yılın en kötü sel felaketiyle karşı karşıya kalan Tayland’da en az 760 kişinin hayatını kaybettiği ve milyarlarca dolar zarar olduğu belirtiliyor.
Honda Tayland’ınYönetim Kurulu Başkanı Pitak Pruittisarikorn yaptığı açıklamada “Honda müşterilerine daima en yüksek kaliteyi sunacağı sözünü verdi. İşte görün bugün burada sizlerin tanıklığında selden zarar gören 1.055 aracı imha ediyoruz” dedi.

Japon otomobil üreticisi Honda, bu yıl Tayland’ı vuran sel felaketinde zarar gören 1055 aracı imha etmeye başladı. Araçlar, Ayutthaya Bölgesi’ndeki Rojana sanayi sitesi’nin içinde imha edilmeye başlandı.
Son 50 yılın en kötü sel felaketiyle karşı karşıya kalan Tayland’da en az 760 kişinin hayatını kaybettiği ve milyarlarca dolar zarar olduğu belirtiliyor.

Honda Tayland’ınYönetim Kurulu Başkanı Pitak Pruittisarikorn yaptığı açıklamada “Honda müşterilerine daima en yüksek kaliteyi sunacağı sözünü verdi. İşte görün bugün burada sizlerin tanıklığında selden zarar gören 1.055 aracı imha ediyoruz” dedi.

Habertürk

Çin böyle büyüdü

1958’de ilk binek otomobilini inşa eden Çin bugün 18 milyon adedi aşan yıllık üretim kapasitesiyle dünyanın en büyük otomobil piyasası durumunda.
Çin’de otomobil 1958’de üretildi. Ancak sektörün başarı hikâyesi 1980’li yıllarla birlikte başladı. Bu dönemde yürürlüğe giren reformlar çeşitli sanayi kollarının hızla gelişmesine neden oldu. Otomotiv sanayii ise merkezi yönetim tarafından en çok desteklenen sektörlerin başında geldi.
İlk aşamada Plan Ekonomisi prensiplerine göre işleyen sektör daha sonra yabancı ortaklarla varılan üretim anlaşmaları sonucu hızla evrim geçirdi. 1983’te ABD’li AMC (Chrysler) ile başlayan yabancı ortaklıklarına daha sonra Volkswagen ve Toyota da katıldı. Devletin özellikle üretim konusunda sağladığı teşvikler Çin’i 1992’ye gelindiğinde yılda 1 milyonluk üretim rakamına taşıdı.
1994’te hayata geçen yeni kalkınma planı kapsamında sektöre vergi avantajları sağlanırken tüketimi destekleyici adımlar da hayata geçirildi. Plan sonucu aralarında Changhe, BYD, Brilliance ve Geely’nin bulunduğu çok sayıda yerli marka ortaya çıktı. 2001’de Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne girmesi ile sektör yabancılar tarafından çok daha cazip hale geldi. Sektör 2002’de 3 milyonluk üretim sınırını aşarken 2010’da 18 milyon sınırını geride bırakarak Çin’i dünyanın en büyük otomobil üreticisi durumuna getirdi.
Kopyayla Başladılar
Halen başta Japon ve Alman olmak üzere çok sayıda üretici kuruluş ile Çinli üreticiler arasında kopya davaları devam ediyor. Çinli üreticiler ise kendi ürünlerinin Batılı rakipleriyle bazı ‘benzerliklerinin’ bulunduğunu kabul etmekle birlikte daha ileri teknolojiye sahip olduklarını ileri sürüyor. en çok yeni elektrikli oto teknolojilerinin kopyalanmasından çekiniyor.
Reformlarla İlk Adım Atıldı
1980’li yıllarda hayata geçen reformlar kapsamında çok sayıda sektörün önü açıldı. Otomotiv sektörü merkezi hükümet tarafından büyük destek aldı.
Yabancılarla Üretim Değişti
1983’ten itibaren Batılı üreticiler Çinli şirketlerle ortak üretime başladı. Başlangıçta Plan Ekonomisi’ne göre yapılan üretim hızla evrim geçirmeye başladı.
Yerli Markalar Piyasaya Çıktı
1994’te hayata geçen yeni kalkınma planı kapsamında sektöre vergi avantajları sağlandı. Hayata geçen plan sonucu çok sayıda yerli marka ortaya çıktı.
Küreselleşme Başarıyı Getirdi
2001’de Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne girmesi ile sektör yabancılar tarafından çok daha cazip hale geldi. Hem iç pazar hem de dünya için üretim başladı.
Kaynak: Mahmut Sancak- Gazete Haberturk