İşin Özünde Heyecan Varsa…

Yapılan bir araştırmaya göre müşterinin sizi terk etmesindeki en büyük faktör insan hatası olarak değerlendirilmiştir. Merak edenler için söyleyeyim; sonuç %68…

İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Yapılan yatırımın büyüklüğü ne olursa olsun, işin içerisine ne kadar teknoloji katarsanız katın alınacak iyi veya kötü tüm sonuçlar kişilere dayanmaktadır.

***

Müşteri, şartlar her ne olursa olsun ilgi ister.

İlgisizlikten kaynaklanan müşteri memnuniyetsizliği, üründen veya fiyattan kaynaklanan memnuniyetsizliklerden çok daha fazladır.

Hal böyle iken birçok firma halen müşteriyi ucuz fiyatla çekmeye çalışmaktadır. Mağazaların vitrinlerini kaplayan indirim etiketlerinden içerisi görünmez durumdadır. Peki, sürekli indirim rüzgârları müşteriyi çekmeye yeterli mi?

Bir zamanlar -fiyatlar sürekli artarken- aybaşında “geçen ayın fiyatları” sloganı kullanıldı ve iş yaptı. Daha sonra ay sonlarında “son üç gün” gibi sloganlar kullanıldı ve bu da bir müddet iş yaptı. Arkasından peşin fiyatına taksitli seçenekler geldi, sonra 0,99’lu rakamlarla tanıştık. Yetmedi %0 faiz seçenekleri devreye girdi, yetmedi peşin alana indirim yapıldı. Daha da cabası %50-%70’lere varan indirimleri gördük ama anladık ki bunların hepsi gelip geçiciydi…

Müşteri geliyor, ucuz fiyata işine yarayanı alıp gidiyor ve bir daha geri gelmiyordu.

Pazarlamacılar müşteriyi çekebilmek adına bıkmadan usanmadan sürekli yeni yöntemler geliştirmeye devam ettiler.

Bir müddet cep telefonlarına sms gönderimi yoluyla müşteri ilgisi sıcak tutulmaya çalışıldıysa da aşırı sms’lerden şikâyetler gelmeye başladı.

Artık gazete ilanları da iş yapmıyordu ki insanoğlu interneti keşfetti. Bu yeni oluşum müşterilerde merak ve heyecan duygusu ile birleşince zirve yaptı. Maliyet bakımından da en uygun yol olan internet üzerinden yapılan iletişimler halen karşılığını alıyor gibi görünse de özellikle sanal mağazacılıkta üründen kaynaklı şikâyetlerde geri dönüşler çok sancılı olmaktadır.

Sonunda iş döndü dolaştı, yine “insan” faktörüne dayandı.

İşin içerisinde satış varsa insan faktörü de önemli olmaktadır. Ancak buna rağmen, bugün birçok sektörde hala satış danışmanları deneyimsizdir.

***

Yine en başa dönersek deneyimsiz ve özellikle de heyecansız satış danışmanlarının ilgisizliği önemli sayıda müşteri kaybına neden olmaktadır.

Şimdi sizlere bir soru sorsam ve desem ki; “Bir günde ne kadarlık satış yaptınız?”, hemen kasanıza bakar cevap verirsiniz; “Şu kadarlık ciro yaptım, bunun şu kadarı kâr.”. Hatta daha detaylı muhasebesel hesaplarla -gider kalemlerini de hesaplayarak- net kârınızı söyleyebilirsiniz.

Peki ya size; “Bugün ne kadarlık satış kaçırdınız?” diye sorsam net bir cevap verebilir misiniz? Sanırım veremezsiniz, çünkü ölçülemeyen bazı değerler vardır…

Meselâ bir müşteri içeri girer ve kendisiyle birkaç dakika içerisinde ilgilenmediğiniz için alışveriş yapmadan işyerinizi tek edebilir.

Bir başka müşteri kendisi ile ilgilenen danışmanın güler yüzlü olmaması, ilgisiz davranışı, bilgisizliği veya çok teknik bir dil kullanması gibi davranışlardan dolayı alışveriş yapmadan işyerinizi terk edebilir.

Bir başka müşteri fiyatı pahalı bulabilir, bir diğeri fiyatın ucuzluğundan şüphelenip ürüne güvenemediği için alışveriş yapmadan dükkânınızı terk edebilir.

Aslında tüm bu nedenlerin altında müşteri ile geçirilen zamanın kalitesizliği yatmaktadır. Bakın “çok” veya “az” demiyorum, “kaliteli zaman” diyorum.

Burası çok önemli!..

Müşteriye gerekli zamanda gerekli soruları sorup gerekli cevapları verebileceğiniz, onu dinleyip anlayabileceğiniz, onun sizin tavsiyelerinize uyacak kadar size güvenmesini sağlayabileceğiniz, aldığı ürüne karşılık yapmış olduğu ödemenin uygun olduğuna inandırabileceğiniz v.b. iletişimleri sağlıklı olarak kurabileceğiniz bir süreçten bahsediyorum.

Bunu başarmanın tabanında, “sürekli ölçmek” yatmaktadır. Neyi iyi yaptığınızı ve yapmaya devam ettirmeniz gerektiğini, neleri iyileştirmeniz gerektiğini ve neyi yapmasanız daha iyi olur (terk etmeniz gereken davranışlar) gibi birçok şeyi ölçebilirsiniz. Sürekli kendinizi yenilemek kadar, aynı zamanda müşteri ile aranızdaki bağı sıcak tutan nedenleri de korumalısınız.

Sürekli kendinize “Müşteri ne ister?” diye sorarken aynı zamanda da personelinizin heyecanını en üst noktada tutmalısınız.

Unutmayın ki; içerisinde heyecan olmayan hiç kimse hiçbir konuda başarılı olamaz.

İçinizde heyecan yoksa; ne sanatsal ne sportif ne akademik yönden ne alışta ne de satışta, hiç ama hiçbir konuda bir adım bile ilerleyemezsiniz.

Siz kendiniz bile içinizde bir heyecan hissetmediğiniz takdirde bırakın satış ya da alışveriş yapmayı, oturduğunuz yerden kalkmak bile istemezsiniz.

Neden insanlar kışın evden çıkmazken baharla birlikte sürekli kendini dışarı atmak isterler? Çünkü baharın sıcaklığı ve renkleri onları heyecanlandırmaktadır.

İnsanlar neden fuarlara hücum ederler? Çünkü yeni çıkan otomobiller onları heyecanlandırmaktadır.

Neden yeni açılan bir AVM’ye giderler? Çünkü gezmek, görmek, keşfetmek, yeniliği yaşamak heyecan vermektedir.

Bir düşünsenize, birçok insanın “Deli mi bu adam?” diye sorguladığı yamaç paraşütçüleri neden o kadar yüksekten atlıyorlar? Cevap basit, heyecan peşinde koştukları için.

Dağcılık veya bungee jumping, zor bir spor olmaktan çok heyecan verdiği için tercih edilmektedir.

22 kişi topun peşinde koşarken milyonlarca insan heyecanlandıkları için futbol sevgisi bu kadar zirvededir.

O halde, işyerinize olan ilgiyi zirvede tutmak istiyorsanız personelinizin ve müşterinizin heyecanını her zaman üst seviyede tutabilecek yöntemler geliştirmek zorundasınız.

Unutmayın! Ne yaparsanız yapın, içine bir tutam heyecan katın…

***

Dipnot: Bir insan işini sevmiyorsa, en önemlisi de o işle ilgili hayalleri yoksa inanın ki heyecanı da yoktur.

Laguna’da kupa yok ama büyük bir heyecan var

Bu hafta sonu düzenlenecek Red Bull US Grand Prix’te Moto2 ve Moto3 yok ama onları aratmayacak kadar fazla Rookie başarısı olabilir. Dünya çapındaki GP’lerin çoğunda eski Rookie’ler Moto3 ve Moto2 sınıflarında yarışıyor, Luis Salom da Moto3 Dünya Şampiyonası’nda lider durumda.

Laguna Seca’da Red Bull MotoGP Rookies Cup olmamasına rağmen GP’de birçok eski ve yeni Rookie bulunuyor. Şu an Rookie olan 16 yaşındaki Los Angeles’lı Joe Roberts Super Sport 600 yarışına katılırken eski Rookies Cup şampiyonları Jake Gagne ve JD Beach de Daytona SportBike kategorisinde yarışıyorlar.

Gagne GoPro için hazır

GoPro Daytona SportBike yarışına geçen hafta sonu Mid-Ohio’daki rauntta her iki yarışta ikinci ve üçüncü olan Beach ile Gagne’in ikisinin de katılması muhtemel görünüyor. İki sürücü RoadRace Factory takımı adına yarışıyorlar ve Laguna’da oldukları için çok heyecanlılar. California’nın Ramona kentinden gelen 19 yaşındaki Gagne, “Bu muhteşem bir yarış, dev bir seyirci topluluğu önünde yarışmak harika bir duygu,” diyor. “Sanırım Laguna’da hem ben, hem motosikletim çok iyi iş çıkaracağız. Geçen yıl oldukça iyiydi (5. oldum), bu yılki yarışı iple çekiyorum ve başladıktan sonra hemen havaya gireceğime inanıyorum.”

“Yeniden Grand Prix’ye katılmak çok güzel, o her hafta sonu padokta GP yıldızlarıyla birlikte olmak Rookies Cup’ın en iyi yanlarından biriydi. Rookies Cup’ta geçirdiğim yıllar çok güzeldi ve o sayede iyi bir sürücü oldum, yarışmaya orada başladım, orada çok şey öğrendim ve yarışlara alıştım,” diye sözlerini tamamlayan Gagne 2010’da Red Bull MotoGP Rookies Cup şampiyonu olmuştu, şimdiyse SportBike sıralamasında başka bir eski Rookie olan Cameron Beaubier’in arkasında ikinci sırada yer alıyor. Bu sezon on yarış daha yapılacak.

Beach geçmişi
hatırlıyor

Sıralamada üçüncü sırada Gagne’in takım arkadaşı JD Beach yer alıyor. Beach 2007 Red Bull MotoGP Rookies Cup’ta şu anki Moto3 Dünya Şampiyonası lideri Salom’u yenilgiye uğratmıştı. Kentucky’nin Philpot kentinden gelen 21 yaşındaki sporcu da Gagne gibi Cup’ta geçirdiği yılların onun için çok önemli olduğunu söylüyor. “Rookies Cup bana yarış hakkında çok şey öğretti, çünkü hepimiz aynı motosikletleri kullanıyorduk, bu yüzden gerçekten iyi sürmemiz gerekiyordu. Ayrıca bence bize kendimizi nasıl sunmamız gerektiğini de öğretti, çünkü hepimizin iyi görünmesi ve yarışlardan sonra yarış raporları yazmak gibi bazı şeyler yapması gerekiyordu, yani bize sadece iyi birer yarışçı olmayı değil, sponsorlarla iyi ilişkiler kurmak gibi şeyleri de öğretti.”

Roberts ileriye bakıyor

Şu anda yedinci sezonunda olan Rookies Cup genç yarışçılar yetiştirmeye devam ediyor. Bunlardan biri olan Roberts bu yıl seride üçüncü yılını geçiriyor ve doğal olarak kariyerindeki bir sonraki adımı düşünüyor. Cup yarışları arasında Haziran’daki Barber Motorsports raundunda California Superbike Okulu ve Roadracingworld.com adına M4 Team Hammer Honda CBR600RR ile ilk defa SuperSport600’a katıldı ve hafta sonuna damgasını vurdu. Her antrenmanda ve sıralama turunda en hızlı sürücü oldu, her iki yarışı kazandı ve sınıf tur rekorunun altındaydı. 250 cc’lik tek silindirli Moto3’ten dört silindirli 600 cc’lik bir supersport makinesine geçtiği düşünülürse hiç fena değil.

Takım Sahibi John Ulrich etkilendi: “O şu ana kadar beraber çalıştığım 16 yaşındaki sürücülerin en etkileyicisi. Takıma tamamen kendini veriyor ve her zaman görevine konsantre oluyor ve başka bazı sürücüler gibi etrafta dolaşma eğilimine girmiyor.”

Roberts Laguna’da bir kere daha o %100 konsantrasyona ihtiyaç duyacak. Artık motosikleti tanıyor, ama pist yeni. M4 Team Hammer takımında yine eski bir Rookie olan Benny Solis ile takım arkadaşı olan Roberts, “İki yıl önce bir 125 ile iki kere oradan geçtim, ama sağanak yağmur yağıyordu, pistte su ve çakıllar akıyordu, bu yüzden pisti yeniden öğrenmem gerekiyor,” dedi.

Farklı bir zorluk seviyesi

Pist değişimi muhtemelen motosikleti de etkileyecek. Roberts bu durumu şöyle açıkladı: “Tamamen farklı bir pist olan Barber’dan geldiğimiz için bazı değişiklikler yapmamız gerekebilir, ama gerçekten harika bir takımımız var ve ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar, bu da çok yardımcı oluyor.” Sürücü arıca ABD’deki yarışları biraz farklı bulduğunu da söyledi. “AMA’da yarışan biri olarak padoktaki diğer sürücülerin bazılarından daha saldırgan olduğumu söyleyebilirim, mücadele etmem gereken sadece iki ya da üç kişi var. Rookies oldukça sıra dışı, herkes birbirine çok yakın, aynı beceri seviyesinde ve ayrıca çok zekice yarışıyorlar. Bir Rookies Cup yarışında tek bir hata yaparsam muhtemelen on sürücü beni geçecektir.”

 

Shell Eco-Marathon Heyecanını Paylaşanlar Kutlamada Buluştu

Shell Eco-Marathon Heyecanını Paylaşanlar Özel Kutlamada Buluştu

Gençleri geleceğin yakıt alternatifleriyle çalışan araçları geliştirmeye teşvik etmek ve verimlilik konusuna dikkat çekmek için her yıl düzenlenen Shell Eco-marathon yarışmasına Türkiye adına katılan ekipler ve organizasyona destek verenler, Shell Türkiye’nin düzenlediği özel kutlamada bir araya geldi.

Ev sahipliğini Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem’in yaptığı gecede, Mayıs ayında Rotterdam’da yapılan 29. Shell Eco-marathon’da Türkiye’yi temsil eden 13 takım üyeleri, Türk ekiplerin lojistik sponsorluğunu üstlenen Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan, Alışan Group Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, etkinliklere katılan basın mensupları ve Shell yöneticileri yer aldı.

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Türk takımlarına verdiği destek nedeniyle Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan’a teşekkür plaketi sunarken, Shell Eco-marathon’a katılan takımlara da ödüller verildi. Organizasyona katılan öğrenciler ise Alışan Group Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim’e teşekkür plaketi verdi.

Gençlerin yaratıcılıkları Shell’e ilham veriyor

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, yaptığı konuşmada enerji verimliliğinin dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ar-Ge çalışmalarına yılda 1 milyar doları aşkın kaynak ayıran Shell, ‘Akıllı Ulaşım’ yaklaşımı ile enerjinin verimli kullanımını teşvik ediyor, akıllı ürünler geliştiriyor. Shelll Eco-marathon organizasyonu da, bu yaklaşımın en köklü ve etkin örneklerinden biri. Her yıl Shell Eco-marathon’a katılan binlerce öğrencinin yarattığı bilgi birikimi, gelecekte enerjinin daha verimli kullanılması için büyük bir kaynak oluşturuyor ve kamuoyunda bu konudaki farkındalığı artırıyor. Biz de, geleceğin liderleri ve mühendislerinin zekâlarını, yaratıcı fikirlerini eyleme dökmelerini görmekten mutluluk duyuyoruz. Gençlerin yenilikçi yaklaşımları ve yaratıcılıkları, Shell’e ilham veriyor. Shell Türkiye, bu yıl 90’ıncı yaşını kutluyor. 90 yıldır Türkiye’yi yeniliklerle tanıştıran, yatırımlarıyla değer yaratan bir şirket olarak, enerji verimliliği alanında attığımız adımları çok önemsiyoruz. Shell Eco-marathon’un da bir parçası olduğu bu katkıları her zaman sürdüreceğiz.”

Alışan Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Alışan ise şöyle konuştu:

“Alışan Lojistik olarak sektördeki yatırımlarımızın yanı sıra; sosyal sorumluluk bilinci ile gerçekleştirdiğimiz projelerimiz de bizim için büyük önem taşıyor. Bu kapsamda eğitim ve öğretime yönelik faaliyetlerimiz ile toplumsal gelişime destek vermeyi hedefliyoruz. Shell Eco-Marathon bu misyonumuz ile dahil olmak istediğimiz ve gönülden inandığımız projelerden biri. Alışan Lojistik olarak, Shell Eco-Marathon’a bir kez daha katkı sağlamaktan onur duyuyoruz. Sürdürülebilirlik gündemi içerisinde en önemli başlıklardan birisi olan enerji konusuna temas eden bir etkinlik olması sebebiyle; Shell Eco-Marathon’a katılan gençlerimize uluslararası bir platformda destek verebilmenin gururunu yaşamaktayız”

Shell Eco-marathon hakkında

Shell Eco-marathon her sene Avrupa, Amerika ve Asya kıtalarında öğrenci takımları arasında düzenlenen uluslararası nitelikli bir yarışmadır. Shell Eco-marathon Avrupa kapsamında, 24 ülkeden 16-25 yaş arasındaki geleceğin mühendisleri ve bilim adamları kendi tasarladıkları ve ürettikleri araçlarla yarışıyor. Yaratıcı tasarımları ve teknik bilgileri sayesinde 1 kWh ya da 1 litre yakıt ile en uzak mesafeyi kat eden takımlar ödüllendiriliyor.

Takımlar yarışa; “Prototip” ve “Şehir Konsepti” adlı iki kategori altında katılıyor. Geleceğin otomobillerini yansıtan prototipler, yaratıcı tasarımlara sahip araçlardan oluşuyor. Şehir Konsepti otomobilleri ise geleneksel taşıtlardan ilham alınarak tasarlanıyor ve dış görünüş olarak günlük yaşantımızda kullandığımız otomobil modellerine benziyor. Yarışlarda; araçlara güç vermek için dizel, benzin, likit petrol gaz (LPG), Gas-To-Liquid (gazdan sıvıya/GTL), etanol gibi konvansiyonel yakıtların yanı sıra hidrojen, güneş enerjisi, veya elektrik (güneş enerjisi destekli) gibi alternatif enerji kaynakları kullanılabiliyor. Bu yıl farklı olarak, güneş ve akü beslemeli elektrik kategorilerinin birleşimi olan yeni bir kategori daha yer aldı. Yarışmada toplam 7 farklı enerji/yakıt kaynağı kullanılabiliyor.

Alışan Lojistik

1985 yılında kurulan Alışan Lojistik, uzman kadrosu ile uluslararası lojistik hizmetleri konusunda sektöre yönelik talepler için farklı çözümler üretmektedir. Uluslararası taşımacılık, gümrükleme, gümrüklü ve gümrüksüz depolama, dökme sıvı (likit) ve toz kimyevi madde taşımacılığı, yurtiçi dağıtım şirketin faaliyet gösterdiği alanlardır. Alışan Lojistik’in kalite çalışmaları, 2000’li yılların başında Toplam Kalite şemsiyesi altında toplanmış ve sırasıyla; Kalite Yönetim Sistemi, Çevre Yönetim Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, EFQM Mükemmellik Modeli uygulamalarıyla geliştirilmiştir.

 

Merak ilmin yarısıdır

Geçen günü bir paneldeydim. Panelde konuşmacılardan biri konuşmasının bir yerinde “aksiyom” kelimesi hakkında bazı açıklamalarda bulundu…

Her ne kadar atalarımız/büyüklerimizMerak insanı mezara sokar” ya da  Fazla merak iyi değildir” demişse de, insan merak etmeden bir şeyleri öğrenemez, merak etmeden başaramaz, anlayamaz, sorgulayamaz, tanıyamaz, tanımlayamaz ve hatta sevemez de.

Yine büyüklerimiz “Merak ilmin yarısıdır” demişler. Her iki söz tezat gibi duruyorsa da öyle değil.

Neden mi!

Çünkü bu konuda da atalarımız “Her şeyin azı karar çoğu zarar” demişler.

Buna merak ta dahil.

Ancak meraksız insan da olmaz ki!

Olmamalı da.

Çünkü öğrenme isteği; bir bilginin doğru, sağlam ve kalıcı olarak öğrenilmesi için ilk şarttır. Öğrenme yollarının başında da bilmediğimiz konuları ilgili kaynaklarda aramak ya da bilenlere danışmak ve sormak gelir.

“Aksiyom”u öğrenme merakım üzerine internetten TDK’nın web sitesindeki Güncel Türkçe Sözlüğe müracaat ettim.

Ne göreyim!

Fransızca “axiome” kökenli bir kelime. Hem de mantık kategorisinde. Ya Türkçe karşılığı. Oda Belit”.

Tabiî ki “belit”te aksiyom gibi bana pek tanıdık gelmedi. Bu sefer merakımı belit ile sürdürdüm.

Belit ise “Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme” olarak yazılmış. Bunlardan başka; “mütearife” ve “aksiyom”da verilmiş.

Aksiyom daha yalın hali ile  “Bir sistemin ya da şeyin olmazsa olmaz öğesidir./parçasıdır. Aksiyomlardan biri olmazsa ya da eksik kalırsa o sistem ya da şey sekteye uğrar ya da olmaz”.

***

Merakın neticesinde yeni şeyler keşfetme ve öğrenme isteği bende hep bir heyecan oluşturmuştur ve oluşturuyorda.

Bu tür meraklanmalarımda bugünkü öğretim sistemimizin kısırlığını ve sığlığını bir o kadar daha çok fark ettim ve ediyorum.

Buda başta beni üzüyor.

Hem kendim hem de vatanımın sakinleri için üzülüyorum.

Yazık ettiler.

Hem de ne yazık!

***

Nasıl ki dünya ahiretin tarlasıysa, merakı da bu tarlaya ekilen bir mahsul/ekin olarak düşünülebiliriz.

Niçin merak etmeliyiz? diye sorduğunuzda;

“Allah için merak etmeliyiz” derim.

Merakınız, heyecanınızın yakıtı olsun. Ancak kontrolsüz olmasın…

Sağlıcakla kalın.

 

İlgilisine Deyişler…

Güzel soru, ilmin yarısıdır. Hz. Muhammed (S.A.V.)

Merak; dinç ve gayretli kafaların, devamlı ve kesin karakteristiklerinden biridir. Samuel Johnson

Dimağı gençleştiren şeyler sürpriz, merak ve sevgidir. Harold Nicolson

Merakı olmayan hiçbir şey öğrenemez. J. W. Goethe

İki Heyecan Bir Aradaydı

Türkiye Pist Şampiyonası´nın 4. ayak yarışları ile Türkiye Karting Şampiyonası 6. ayak yarışları 22-23 Eylül tarihlerinde Körfez Yarış Pisti´nde gerçekleştirildi.
Geçtiğimiz hafta sonu Körfez Yarış Pisti’nde iki heyecan bir arada yaşandı… Türkiye Karting Şampiyonası’nın altıncı ayağı ile Türkiye Pist Şampiyonası’nın dördüncü ayak yarışı 22-23 Eylül tarihlerinde Körfez Pisti’nde düzenlendi.
Pistlerin en genç sporcularıyla, en tecrübeli isimlerinin bir araya geldiği hafta sonuna sporseverler de büyük ilgi gösterdi.
Türkiye Pist Şampiyonası’nda 4. ayak yarışları Süper, Maxi ve 1600 Grup olmak üzere üç farklı kategoride 29 pilotun katılımına sahne oldu.

MAXI GRUP

Maxi Grupta cumartesi günü gerçekleştirilen ilk yarışlarda; Ülkü Motorsporları takımından Ümit Ülkü birinciliği, Levent Kocabıyık ikinciliği ve Loft Oil T-Max Racing Team takımından Ayhan Germirli üçüncülüğü elde ettiler. Pazar günü koşulan Maxi Grup ikinci yarışlarında ise genç pilot Levent Kocabıyık birinciliği elde ederken, Loft Oil T-Max Racing Team takımından Ayhan Germirli ikinci ve Ülkü Motorsporları takımından M.Ali Ülkü üçüncü oldular.

SUPER GRUP

Super Grup ilk gün yarışlarında Loft Oil T-Max Racing Team takımından Ayhan Germirli yeni otomobili Opel Corsa S1600 ile birinciliğin sahibi olurken, Borusan Otomotiv Motorsport takımından Kaan Gürgenç ikinci ve Ülkü Motorsporları takımından Ümit Ülkü üçüncülüğü elde ettiler. Pazar günü koşulan Super Grup ikinci yarışlarında ise Borusan Otomotiv Motorsport takımından Kaan Gürgenç birinciliği elde ederken, Loft Oil T-Max Racing Team takımından Taner Şengezener ikinciliği ve yine aynı takımdan Ahmet Berkel üçüncülüğü kazandılar.

GRUP1600

Tek yarış olarak konuşan Grup 1600’de ise Ülkü Motorsporları takımından Egemen Çivicioğlu birinciliğin sahibi olurken, Serhat Susuzluoğlu ikinci ve Sedat Yılmaz üçüncü oldular.

KARTING’DE HEYECAN DORUKTAYDI

Mini, KF3, Rotax Max Junior ve Rotax Max Senior kategorilerinde 23 sporcunun kayıt yaptırdığı Türkiye Karting Şampiyonası’nda 6. ayak yarışları ise büyük çekişmeye sahne oldu.

Mini kategoride Mehmet Mert 17 turluk iki yarışı da ilk sırada tamamlayarak birinciliği elde ederken, İzel Karasu ikinci ve Bora Özcan üçüncü oldular.

KF3 kategorisinde ilk yarışı birinci ikinci yarışı ikinci sırada tamamlayan Berkay Besler birinciliği, ilk yarışı üçüncü ikinci yarışı ise birinci sırada tamamlayan Yiğit Çetin ikinciliği ve Emir Kalafatoğlu da üçüncülüğü elde ederken ödüllerini TOSFED Spor Kurulu Başkanı Metin Çeker’den aldılar.

Rotax Max Junior’da Berkay Besler bir kez daha birincilik kürsüsüne çıkan isim olurken, Azeri sporcu Gülhüseyn Abdullayev ikinciliğin ve Süleyman Berkel de üçüncülüğün sahibi oldu.

Rotax Max Senior’da her iki yarışta da ilk 3 değişmedi ve Batuhan Ünlü birinci, Gün Taşdelen ikinci, Berk Durak da üçüncü oldular.

Türkiye Karting Şampiyonası’nın final ayağı 20-21 Ekim tarihlerinde yine Körfez Karting Pisti’nde gerçekleştirilecek.