Elektrikli Otomobillerde Renault-Nissan 200 bin satış rakamına ulaştı

Renault-Nissan İttifakı 200 bin’inci elektrik motorlu otomobilinin satışını gerçekleştirdi. İttifak, sıfır emisyonlu araçlar globalpazarının yüzde 58’ine sahip.

Renault ve Nissan’ın ürettiği elektrik motorlu otomobiller şimdiye kadar sıfır salımla 4 milyar kilometre yol kat etti. Bu, dünyanın etrafının 100 bin kez dönülmesi anlamına geliyor. Renault-Nissan elektrik motorlu otomobilleri toplam 200 milyon litre yakıt tasarrufu sağladı; söz konusu tasarruf miktarı ile 80 adet olimpik yüzme havuzunun doldurulması mümkün. İttifak’a ait elektrik motorlu otomobiller aynı zamanda sürüş esnasında etrafa 450 milyon kg CO2 yayılmasını engelledi.

İttifak, 200 bin’inci elektrik motorlu otomobilinin satışını, dünyanın ilk seri üretim elektrikli aracı olan Nissan LEAF’in lansmanından dört yıl sonra gerçekleştirdi. Nissan LEAF en çok satılan elektrik motorlu otomobil ünvanını koruyor.

Karşınızda Proton’un Elektrikli MPV’si Exora!

Proton elektrikli otomobiller üzerine üstünlüğünü her anlamda kanıtlıyor. Proton elektrikli Saga modeli yanı sıra yine global piyasaların ilk örneklerden biri sayılan MPV segmentindeki Exora EV‘yi geliştirmişti. Proton’un her iki modeli de İngiltre’de düzenlenen elektrikli otomobiller festivalinde büyük beğeni ve ilgi görmüştü. Şimdi ise seri imalata geçmek için global piyasalardaki alt yapının tam anlamıyla tamamlanması için gün sayılıyor.

Elektrikli Proton Saga modelinde olduğu gibi elektrikli Exora modelinde de normal benzinli versiyonuna kıyasla optimum düzeyde hafiflik sağlanmıştır. Araçta bulunan jeneratörler sayesinde batarya grubu otomatik olarak şarj edilebilme özelliğine sahiptir. Bu teknoloji elektrikli Lotus Evora modelinden esinlenerek Proton Exora’ya uyarlanmıştır ve böylece diğer elektrikli otomobillere göre tek bir dolum ile daha uzun bir sürüş menziline ulaşılmaktadır. Proton Exora EV hızlı şarj ve normal şarj niteliğine sahip özel dolum istasyonları haricinde aynı zamanda 220V şehir elektriği kullanılarak da şarj edilebilme özelliğine sahiptir. Yüzde yüz elektrikli bir otomobil olan Proton Exora EV’ de şanzıman olarak otomatik şanzıman kullanılmıştır

Proton yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre Proton elektrikli otomobil geliştirme çalışmalarına büyük bir ivme kazandıracak. Bu bağlamda C segmentinde yer alacak yeni elektrikli modellerin Preve ve Suprima üzerine olacağı açıklandı.

Karşınızda Elektrikli Proton Saga (REEV)!

3001Proton’ un elektrikli otomobil projesinin ilk örneklerinden biri B segmentinde konumlandırılacak olan Proton Saga REEV dir. Elektrikli Saga modelinde normal benzinli modele kıyasla optimum hafiflik sağlanmıştır. Araçta bulunan jeneratörler sayesinde batarya grubu otomatik olarak şarj edilebilme özelliğine sahiptir. Bu teknoloji elektrikli Lotus Evora modelinden esinlenerek Proton Saga’ya uyarlanmıştır ve böylece diğer elektrikli otomobillere göre tek bir dolum ile daha uzun bir sürüş menziline ulaşılmaktadır. Aracın sunroof bölümü aynı zamanda bir nevi güneş paneli olarak tasarlanmış ve bu sayede yine gerek batarya grubunu şarj etmek üzere, gerekse aracın çeşitli elektrik aksamlarının çalıştırılmasında kullanılmak üzere elektrik enerjisi elde edilmektedir. Proton Saga REEV hızlı şarj ve normal şarj niteliğine sahip özel dolum istasyonları haricinde aynı zamanda 220V şehir elektriği kullanılarak da şarj edilebilme özelliğine sahiptir. Yüzde yüz elektrikli bir otomobil olan Proton Saga REEV’ de şanzıman olarak otomatik şanzıman kullanılmıştır.

Elektrikli Proton Modelleri Malezya Devlet Adamları Tarafından Büyük Beğeni Gördü

Geçtiğimiz yıl ilk filo satışı Malezya Devleti’ne yapılmış olunan elektrikli Proton otomobilleri Exora ve Saga REEV devlet düzeyinde büyük beğeni gördü ve tam puan aldı. Proton’ un yeni yönetimi (DRB – HICOM) ile başlayan dönemde yeni model geliştirme çalışmaları ara vermeksizin devam ediyor. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre elektrikli Proton modellerinin devlet düzeyinde büyük beğeni görmesine paralel olarak seri imalat için tüm alt yapı çalışmalarının tamamlandığı ancak seri imalata başlamak için global pazarların teknik açıdan gerekli altyapı çalışmalarını tamamlamalarının beklendiği duyuruldu.

Elektrikli Avia’lar Hızla Yaygınlaşıyor

Alternatif yakıt sistemleri üzerine çalışmaların hızlan arttığı günümüz koşullarında çoğunlukla binek araç grubunda çeşitli uygulamalara rastlanıyor. Ticari grupta bu sayı binek gruba göre daha düşük olmasına rağmen Avia elektrikli kamyon üreten ve aynı zamanda başarılı bir satış grafiği yakalayan ender markaların başında geliyor. Özellikle İngiltere ve Amerika’da elektrikli Avia modellerinin satışı giderek artıyor. Bu rakamların yakın bir gelecekte yakıt fiyatlarının yüksek seviyelerde seyir ettiği Avrupa ve Türkiye pazarlarına da yansıması bekleniyor.

Avia’ nın elektrikli versiyonu D120 modeli üzerinden uyarlanmış olup 12 tonluk bir istihap haddine sahiptir. Yapılan testlere göre elektrikli Avia kamyonu tek bir dolum ile yaklaşık olarak 190 km’lik bir menzile ulaşabiliyor. Oldukça hafif gelişmiş bir manyetik elektrik motoru sayesinde güç kayıpları en aza indirgenmiş ve optimum verimlilik sağlanmıştır. Elektrikli Avia kamyonları daha çok yakıt giderlerini minimize etmek adına emisyonların en çok salındığı şehir içi taşımacılıkta tercih ediliyor. Ayrıca ‘0’ sıfır emisyon grubunda yer aldığından çevreye ve insan sağlığına oldukça duyarlıdır.

Avia Türkiye Distribütörü Ulucar Otomotiv yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre; ” Türkiye her geçen gün elektrikli araçların yaygınlaşmasına bir adım daha yaklaşıyor. İnanıyoruz ki gerekli alt yapı çalışmaları tamamlanması akabinde binek araç grubundan başlamak üzere pek çok uygulamaya daha sık rastlayacağız. Bunun emisyon salınımlarının en yüksek olduğu ticari grupta da yaygınlaşacağı kanaatindeyiz. Bu bakımdan elektrikli Avia modellerimizin yakın bir gelecekte tüm bu gelişmelere paralel olarak ülkemizde de hedeflenen noktaya geleceğine inanıyoruz.” şeklinde belirtildi.

AVIA HAKKINDA
Modeller
Kategorisinde 7.5, 10 ve 12 Ton olmak üzere 3 farklı tonajda yataklı, yataksız ve körüklü olmak üzere 5 tip şase seçeneği bulunmakla beraber şase yapısıyla da sınıfının en dayanıklı kamyon markalarından biri olan AVIA havalı koltuk, ABS ve klima donanımları ile ev konforunda şehir içi ya da şehirler arası seyahat yapma olanağı sunmaya devam etmektedir.
Ulubaşlar Holding bünyesindeki Ulucar Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünde ülkemizin yol şartlarına uygun olma niteliği ile özel olarak dizayn edilen AVIA Avrupa’ nın önde gelen diğer kamyon üreticilerinin de kullanmakta olduğu Albion dingillerini kullanmaktadır. Güçlü ve uzun ömürlü Euro5 emisyon seviyesinde cummins motora, Wabco fren sistemi ve ZF şanzımana sahip olan AVIA kamyonlarının zorlu koşullarda kullanım için 4×4 versiyonu da bulunmaktadır.

Garanti Ve Yol Yardım
Türkiye genelinde geçerli olmak üzere ücretsiz 7/24 Yol Yardımı ve Mobil Servis Hizmeti imkânları ile birlikte periyodik bakımlarda hesaplı fiyatlamalar, uygun ve yaygın yedek parça seçenekleri sunan AVIA 3 yıl sınırsız km ve 8 yıllık paslanmazlık garantili olup tüm modellerinde %15 yakıt tasarrufu sağlamaktadır.

BMW, Elektrikli Otomobiller İçin Akıllı Telefon Uygulamaları Peşinde!

Doğuştan Elektrikli BMW i Markası Geleceğe Hazırlanıyor!

 

BMW Grubu çatısı altında bulunan ve yepyeni bir alt marka olarak kademeli bir şekilde tanıtılmaya başlanan BMW i’nin model yelpazesi tamamiyle yeni elektrikli otomobillerden oluşuyor. Grup, BMW i’nin geleceğine yönelik aksiyonlar almaya kararlıkla devam ediyor. BMW Grubu’nun sürdürülebilirlik ve teknoloji ilkelerine uygun olarak elektromobilite alanında araştırmalarına devam eden BMW yetkilileri, toplam 80 bilgisayar programcısı ve yazılım geliştiricisinin katıldığı ve yaratıcılığı teşvik eden “Sürdürülebilir Hackaton” etkinliğini Kaliforniya ABD’de gerçekleştirdi. BMW Teknoloji Merkezi’nde düzenlenen bu etkinlik kapsamında BMW i modellerinde kullanılabilecek 7 ayrı kategoride 15 farklı akıllı telefon ve mobil telefon aplikasyonu birincilik için yarıştı.

BMW i markası için düzenlenen “Sürdürülebilir Hackaton”u kazananı ise şarj istasyonlarını verimli şekilde kullanmak ve bekleme sürelerini en aza indirmek amacıyla elektrikli otomobil kullanıcılarının birbirleriyle isim/kimlik kullanmaksızın hızlı ve kolay bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olmayı amaçlayan aplikasyon oldu. Mevcut şartlar altında elektrikli otomobillerin şarj istasyonlarında uzun süre kalmaları ve yaygınlık olarak şarj istasyonlarının çok yaygın olmamasından yola çıkarak geliştirilen akıllı telefon aplikasyonu, şarja daha çok ihtiyaç duyan elektrikli otomobil sahibinin bir diğeriyle irtibata geçerek otomobilini kısa bir süre şarj etmek için izin istemesine olanak sağlıyor. Şarj işlemi tamamlandığında, birinci otomobil şarj işlemine kaldığı yerden devam edebiliyor.

 

BMW i Markası!

Odak noktası sürdürülebilirlik ve ilham veren tasarımlar olan BMW i, sunduğu yeni premium özellikler ile geleceğe dönük otomobilleri ve mobilite hizmetlerini simgeler. BMW Grubu’nun, bugünkü bireysel mobilite tanımını yeniden şekillendirecek otomobil konseptleri de BMW i markası altında geliştirilmektedir. Bu geliştirme sürecinde öncü teknolojiler, akıllı hafif yapı ve malzemelerin yenilikçi kullanımı ile minimum ağırlığa, maksimum menzile, geniş alana, üstün sürüş özelliklerine ve maksimum güvenliğe sahip otomobiller yaratmak birinci önceliktir. BMW i model yelpezisi içinde hibrid BMW i8 Concept Coupe, BMW i8 Concept Spyder ve seri üretim versiyonu 2013 yılında tanıtılacak tamamiyle elektrikli BMW i3 yer almaktadır.

BMW i3 Yollara Çıkmak İçin Gün Sayıyor!

Doğuştan Elektrikli BMW i Markasından 2013 Müjdesi!

2012 yılında tarihinin satış ve karlılıklar açısından en başarılı dönemine imza atan BMW Group, tamamen yeni geliştirilen model yelpazesinden oluşacak elektrikli araç markası BMW i ile de atağa kalkmaya hazırlanıyor. 2020’ye yönelik net bir stratejilerinin bulunmasının geleceğe güvenle bakmalarına olanak sağladığına dikkat çeken BMW AG Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Norbert Reithofer, 2013 yılında “yeni premium” anlayışı ve “sürdürebilirlik” ilkesini yansıtan özellikleriyle dikkat çeken BMW i markası altında elektrikli otomobilleri seri üretime alarak yeni bir çığır açacaklarını dile getirdi. Seri üretim öncesi ilk BMW i3’ün geçtiğimiz günlerde Lepzig’deki üretim hattından indirildiğini açıklayan Dr. Norbert Reithofer, “BMW i3 kesinlikle pazara girmektedir. 2013 yılı sonlarında bu durum gerçeğe dönüşecektir. Gelecek, vizyonlarını gerçeğe dönüştürme cesaretine sahip olanların elindedir. Biz sürdürülebilir mobiliteye inanıyoruz. Birçok müşterimiz şimdiden, alışkın olmadıkları bir teknolojiye sahip, tanımadıkları bir otomobil olan BMW i3’ü satın almaya olan ilgilerini açıkça ifade ediyor” açıklamasını yaptı.

“Dünyanın En Beğenilen İlk 500 Şirketi” arasında ilk 15 içerisinde yer alan tek otomobil üreticisi ve tek Avrupa şirketi olduklarının altını da çizen BMW AG Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Norbert Reithofer, BMW’yi tanımlayan “Premium”un her zaman çıtayı yükseltmek anlamına geldiğine dikkat çekti. Yeni tesisler kurarken çoğu zaman eğilimlerin aksi yönünde hareket ettiklerini hatırlatan Dr. Norbert Reithofer, “1990’ların ortasında Spantanburg’daki fabrikamızı açtığımızda, ABD’li diğer otomobil üreticileri oradan ayrılmaktaydı. Çin’de, Shenyang fabrikamız 2003 yılında, orada yalnızca yaklaşık 18.000 otomobil satışı yaptığımız bir dönemde faaliyete geçti. 2012 yılında 320.000’den fazla otomobil ürettik. Bugün, bu tesisler global üretim ağımızın temel direklerini meydana getiriyor. Kısaca “Premium” olmak cesur ve konjonktür karşıtı kararlar almak anlamına da gelmektedir. Bu her zaman kolay değildir. Ancak bu tür kararlar alınmadan ve bu tür eylemlerde bulunmadan herhangi bir ilerleme gerçekleştirilmesi mümkün değildir” açıklamasını yaptı. BMW i markasıyla da elektro mobilite kavramına “Yeni Premium” anlayışıyla yaklaştıklarını ifade eden Dr. Norbert Reithofer, “Gelecek, vizyonlarını gerçeğe dönüştürme cesaretine sahip olanların elindedir. Biz sürdürülebilir mobiliteye inanıyoruz. Birçok müşterimiz şimdiden, alışkın olmadıkları bir teknolojiye sahip, tanımadıkları bir otomobil olan BMW i3’ü satın almaya olan ilgilerini açıkça ifade ediyor. Müşterilerimiz teknik bilgilerimize ve yenilikçiliğimizin gücüne güven duymaktadır. Elektrikli bir otomobille de BMW’nin “Gerçek Sürüş Keyfi”ni sağlayacağımıza güvenmektedirler” dedi.

BMW i3 Konsepti

Son olarak Cenevre Otomobil Fuarı’nda da tanıtılan BMW i3 konsepti, dört koltuğu, geniş açılan kapıları, yaklaşık 200 litrelik bagajı ve 170 HP güç üreten elektrik ünitesiyle sıfır emisyonlu mobilite sağlayan kullanışlı ve akıllı bir şehir otomobili olarak ön plana çıkıyor. İç mekanında deri, ahşap ve pamuk gibi malzemelerin kullanıldığı BMW i3 konseptinin gösterge panelinde okaliptüs ağacı, deri döşemelerinde ise kullanım ömrünü uzatan tabaklanmış zeytin yaprağı kullanımı gibi unsurlar dikkat çekiyor.

BMW i3 konseptinin alternatörü yüksek seviyede sürüş dinamikleri sağlayarak otomobil trafik ışıklarında bile kalkarken üstün bir çeviklik kazandırmaktadır. Elektrikli BMW i3 konsepti, 0’dan 60 km/sa hıza 4 saniyenin altında bir sürede ulaşırken, 0’dan 100 km/s hıza 8 saniyeden kısa bir sürede ulaşabiliyor. Yüksek tork seviyesi ise geniş bir motor devir aralığında kullanılarak homojen bir güç dağıtımı sağlar. Sürekli değişken vites ise gücü arka tekerleklere aktararak BMW i3 konsepti tork kesintisi olmadan 150 km/s hıza çıkarabiliyor.

LifeDrive mimarisi

BMW i modellerinin amaca yönelik temel yapısını oluşturan LifeDrive mimarisi, tek tanımlayıcı özelliktir. Bu konseptte, karbon fiber takviyeli plastik (CFRP) “Life” modülünde yolcu kabini yer alırken, “Drive” modülü tüm işlevsel çekiş işlevlerini bir araya getirir. Farklı iki yönlü ayrım otomobillerin tasarımına da yansıtılmaktadır. Modüller kısmen plastikten yan panellerle kaplanmıştır ancak açıkça ayırt edilebilmeleri mümkündür. Dışadönük yüzeyler ve belirgin hatlar ikisi arasında uyumlu bir geçiş oluşturur. BMW i dilinde “katmanlama” olarak adlandırılan, yüzeylerin bu şekilde kesişmesi ve bağlanması otomobillerin dış ve iç tasarımlarına damgasını vurur. Çarpıcı etkileşim, farklı yapıların birbirine bağlanmalarını ve LifeDrive mimarisi çerçevesi içindeki düzenlemelerini çarpıcı bir şekilde vurgular.

Hibrid elektrikli araçlarda kullanılacak bataryalarda hangi özellikler aranmaktadır?

Hibrid elektrikli araçlarda aracın durumunu ve karakteristiğini belirleyen en önemli bileşenlerden biri bataryadır. Hibrid elektrikli araçlarda kullanılacak bataryalarda;

–       Yüksek enerji yoğunluğu, düşük ağırlık

–       Uzun servis ömrü

–       Güvenilirlik

–       Geri dönüşüm kolaylığı

–       Yüksek şarj kabul kapasitesi

–       Düşük ısı üretimi

–       [-20, +50] derece aralığında performans isteklerinin karşılanması

–       Şarj kapasitesinin belirlenmesi kolaylığı

–       Kendi kendine düşük deşarj

–       Bakım ve hazırlama kolaylığı

gibi özellikler aranmaktadır.

Batarya geri dönüşümünün zor, batarya üretiminde kullanılan malzemelerin pahalı ve batarya servis ömrünün kısa olması, hibrid elektrikli araçlarda iyi bir batarya yönetimini gerekli kılmaktadır.

Kaynak: Ali Boyalı, Hibrid Elektrikli Yol Taşıtlarının Modellenmesi ve Kontrolü, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 2008.