CarboGlide kaplamalı segmanlar

Segman sürtünmeleri, özellikle yüksek basınç uygulamalı turboşarjlı ve direk enjeksiyonlu motorlar başta olmak üzere içten yanmalı motorlardaki en büyük mekanik kayıplara neden olmaktadır. Piston segman sürtünmesinin azaltılmasının, hem yakıt tüketimine hem de egzoz emisyonlarındaki iyileşmelere önemli katkısı vardır. Federal-Mogul Firması tarafından segmanlara uygulanan CarboGlide kaplama, sekman sürtünmelerini %20’ye kadar azaltmaktadır. Bu sayede yakıt ekonomisinde artma ve dolayısıyla CO2 emisyonlarında azalma sağlanmaktadır.

CarboGlide kaplama yüksek aşınma direncinden dolayı, direk enjeksiyonlu ve turbo uygulamalı motorlarda dahi motorun ekonomik ömrü boyunca hizmet görebilmektedir. CarbonGlide ayrıca silindir yüzeylerinin kritik yağlama koşullarında dahi çizilmesini ve kazınmasını önlemektedir.

Üründe, çok katmanlı amorf mikroyapılı karbon (multilayer amorphous microstructure containing carbon) kullanılmaktadır. Kaplama, piston segmanları için özel olarak geliştirilmiş Fiziksel buhar çöktürme ile kimyasal buhar çöktürmenin (Plasma Enhanced Chemical Vapor Deposition) birleştirildiği gelişmiş bir prosesle uygulanmaktadır.
Uygulanan kaplama kalınlığı 10 mikrona (394 µin) kadar olabilmektedir. Bu kalınlık düzeyinin, DLC (Diamond Like Coating) yönteminden üç kat daha büyük olduğunu buraya not düşelim.

Kaynak: Stuart Birch’in 31-Ağu-2011 tarihinde sae.org’da yayımlanan “Federal-Mogul’s new take on friction reduction” konulu makalesinden Dr. Abdullah Demir tarafından derlenmiştir.

Araçlardan kaynaklanan CO2 emisyonlarının azaltması üzerine

Teorik olarak benzinli bir motorda tam bir yanma sağlandığında egzozdan çıkan zararlı maddeler azalmaktadır. İdeal yanma ortamında açığa yalnızca CO2 (karbondioksit) ve H2O (su) çıkmaktadır. Her iki maddede toksik açıdan zehirli değildir. Ancak karbondioksit, sera etkisine (greenhouse effect) sahip bir gazdır. Küresel ısınma yani sera etkisi dediğimiz olay atmosferin ısınmasıdır. Fosil yakıtların kullanılmasıyla meydana gelen karbondioksit gazının teknik olarak ortadan kaldırılması imkansız olduğundan tek çıkar yol azaltılmasıdır.
Avrupada 2008 yılı itibariyle otomobillerde CO2 emisyon hedefi, ortalama 140 g/km olarak ön görülmüş durumda. Bu amaca yönelik olarak otomotiv firmaları çok sıkı çalışmalar yürütmekte. Bu çalışmalardan biride motorların kendi hacmine göre daha büyük hacimli bir motor gibi davranması çalışmaları. Bu çalışma hem yakıt tüketimini hem de yakıt tüketimine bağlı sera etkisi oluşturan CO2 emisyonlarının azaltılmasını hedeflemek amacıyla yürütülmektedir. Diğer çalışmalar ise; bioteknoloji kullanımı ile gerçekleştirilen etanol üretimi, güneş pilleri, hidrojenin kullanılması, yakıt hücresi çalışmaları vs.
Düşük karbonlu yakıtların maliyeti konvansiyonel yakıtlardan daha yüksektir. Hibritler, sera etkisini azaltan emisyon seviyelerinden dolayı ulaşım sektöründe en düşük maliyetli alternatiflerdir.

Özetle dünya hepimizin. Daha ferah ve yaşanabilir bir dünya için çevreye daha duyarlı araç üretimini teşvik edecek uygulamaları destekleyelim. Ayrıca aracımızı çevreci bir mantaliteyle kullanalım. Bu bir insanlık vazifesidir diye düşünüyorum.