Park (Tespit/El) freninin görevi nedir?

Park freni, sürücü olmaksızın da, aracı yokuş ve inişlerde hareketsiz tutabilmelidir. Sürücü, römorklar hariç, bu freni oturduğu yerden kumanda edebilmelidir. Park freni, etkisi kademelendirilebiliyorsa, yardımcı fren olarak da sayılabilir.

Park freni etkinleştirildiğinde ABS sistemi devreden çıkar.

park-freni-sinyal

ABS ikaz lambasının görevi nedir?

ABS ikaz lambası ABS arızalı olduğunda yanar. “Kontak” açıldıktan sonra kırmızı ABS ikaz lambası yanar ve kısa bir süre sonra söner. ABS ikaz lambası araç hareket ettiğinde sönmez veya hareket halinde yanarsa; ABS sisteminde arıza vardır ve/ya ABS sistemi devre dışıdır.

Offroad-ABS sisteminin normal ABS sisteminden farkı nedir?

Offroad ABS olarak da bilinen ABSplus, ABS kontrol ünitesine dâhil özel bir programdır.

Bu program, aşırı zorlu arazi kullanımlarda (özellikle 5 km/h’den düşük hızlarda ve orta diferansiyel kilitli durumda iken) otomatik olarak etkinleştirilir.

Offroad-ABS sistemine bağlı tekerlekler, sistem fren basıncını azaltmadan önce kısa bir süre bloke durumda kalmakta ve bu sayede tekerleğin önünde biriken zemin kaplama malzemesinden (örneğin çakıl ya da kum) küçük bir kama oluşturmaktadır. Bu kama, ekstra bir yavaşlatıcı etki ile fren performansını arttırır. Araç bu esnada hem yönlendirebilirliğini korur hem de belirgin oranda daha kısa fren mesafesi sunar.

Kaynak: Kia

Tam çekiş kontrol sisteminde motor torku nasıl hesaplanır?

ECM (Motor Kontrol Modülü) / PCM (Güç Aktarma Organları Kontrol Modülü) mevcut hava kütlesini ve gaz kelebeği konumunu motor tork bilgisine dönüştürür. Bu bilgi CAN-Bus’a iletilir. TCS/ABS kontrol modülü, motor torku ile ilgili bu bilgiyi mevcut tahrik tekerleği torkunu hesaplamak ve sistemdeki arızaları tespit etmek için kullanır. TCM (Şanzıman Kontrol Modülü), dişli oranı ve vites değiştirme bilgilerini CAN-Bus’a yerleştirir. Düz şanzımana sahip araçlarda vites oranı motor ve araç devrinin dışında hesaplanır. TCS/ABS kontrol modülü, motor torku ve seçilen vites ile ilgili bilgileri kullanarak tahrik tekerleği torkunu hesaplayabilir. Bu, uygulanan fren büyüklüğünü ve motor tork sınırını hesaplamak için kullanılır. Motor tork bilgisi hatalıysa, DTC ayarlanır ve TCS işlevi devre dışı bırakılır.

Kaynak: KİA, Fren

Sizi en iyi o taşır

Volkswagen Caravelle, geniş iç hacmi, konfor ve sürüş dinamikleri ile yolculukları zevke dönüştürmek için tasarlandığını kanıtlıyor.
=”http://www.otoguncel.com/wp-content/uploads/2013/11/img2-41d16740-f9c5-4bfe-99fc-df98be8e94ef-400×274.jpg” alt=”img2-41d16740-f9c5-4bfe-99fc-df98be8e94ef” width=”400″ height=”274″ class=”aligncenter size-medium wp-image-13577″ />
Konfor ve şıklığın yüksek teknolojiyle buluştuğu Caravelle, zengin standart donanım özelliğiyle kendi sınıfını yaratıyor.

Hafif ticari araç kullanıcıları iyi bilir; yolculuklarda karşılaşılan zorluklar, mesafeler ancak yol arkadaşınızın fedakârlığı, cesareti ve gücüyle daha kolay hale gelir. İşte o yüzdendir ki gerçek dostluklar yolculuklarda ortaya çıkar.

Volkswagen Caravelle de daha ilk bakışta bir yol dostu olduğunu gösteriyor.

Volkswagen teknolojisinin ulaştığı noktanın bir simgesi konumunda bulunan Caravelle, keyifli ve güvenli sürüşleri garanti ediyor. Geniş aileler, iş adamları, turizm ve servis taşımacılığı olmak üzere çok geniş yelpazede kullanılabilen ve artık BlueMotion teknolojisiyle de sunulan Caravelle, Trendline ve Comfortline olmak üzere 2 farklı donanım seviyesine sahip.

Konforun en önemli öğesi, geniş ve donanımlı yaşam alanı
=”http://www.otoguncel.com/wp-content/uploads/2013/11/img1-41d16740-f9c5-4bfe-99fc-df98be8e94ef-375×300.jpg” alt=”img1-41d16740-f9c5-4bfe-99fc-df98be8e94ef” width=”375″ height=”300″ class=”aligncenter size-medium wp-image-13576″ />
Volkswagen Caravelle, sunduğu ferah iç mekanıyla bu sınıftaki tartışmasız liderliğini gözler önüne seriyor. Tüm detayların düşünüldüğü geniş iç mekan Caravelle’in etkileyici karakterini ortaya koyuyor.

Caravelle konfor öğeleriyle de sınıfının çok ilerisinde: standart olarak sunulan klima sistemlerinin hem sürücü, hem de yolcu bölümünden üfleme özelliği sayesinde, yolcu bölümünde de etkin iklimlendirme sağlanıyor. Arka tavana entegre klima modülü sayesinde, yolcu bölümünden de iklimlendirme ayarları yapılabiliyor.

Trendline ve Comfortline modellerinde standart olarak bulunan otomatik yanan farlar, yağmur sensörü ve otomatik kararan iç dikiz aynası özellikleri Caravelle’in konforunu artırıyor ve sürüş kolaylığı sağlıyor.

Sınıfında sadece Caravelle’de bulunan servotronik, yani hıza duyarlı direksiyon, yüksek hızlarda daha güvenli, düşük hızlarda da daha konforlu bir kullanım avantajı getiriyor.

Geniş ailelerin tercihi

Kullanıcıların Caravelle’i tercih etmelerindeki en büyük etkenlerden biri, geniş aileler için kullanışlı ve rahat bir araç olması. Ayrıca Caravelle’i tercih edenlerin büyük bir kısmı da, tercihlerinde “Volkswagen” markasının satın almada büyük bir etkisi olduğunu söylüyor.

Sınıfının en güçlü motoruyla verimliliği birleştiriyor.

Model ailesinin en güçlü motor seçeneğini oluşturan ve Yeni BİTDI teknolojisiyle sunulan çift turboşarjlı 180PS’lik motor, 1500-2000 dev/dak aralığında 400 Nm’lik tork üreterek sportif sürüş ayrıcalığı yaşatırken 0 km/h’den 100km/h’ye sadece 11.3 saniyede ulaşabiliyor.

Caravelle’i en yakın rakiplerinden ayıran birçok özellik bulunuyor. Önden çekişi sayesinde, arkadan çekişli rakiplerine göre daha iyi bir yol tutuşu sağlarken, sürüşe duyarlı ön sis farı, viraj dengeleme sistemi ESP, çekişi artıran elektronik diferansiyel kilidi, aracın öne yığılmasını engelleyen EBC, yüke duyarlı devrilme kontrolü ARP, yağmurda fren desteği gibi sistemleri ile daha güvenli bir yolculuk sağlanıyor. Ayrıca sadece Caravelle’e özel 7 ileri DSG otomatik vites seçeneği ve 4 adet Isofix çocuk koltuğu bağlantı noktası da hem sürücü ve hem de minik yolcular için daha konforlu bir yolculuk vadediyor.

Tüm yolculuklar çok güvenli

Caravelle’de standart olarak sunulan güvenlik özellikleri her koşulda güvenli yolculuk etme olanağı tanıyor. ESP, ABS, sürücü ve yolcu hava yastıkları, ASR, EBC, EDL, ön ve arka viraj denge çubukları, dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, BAS, EBD, ARP, Prefill, FBS, Yağmurda Fren Desteği, Hillholder, ani frenlemelerde otomatik yanan dörtlü flaşörler. Ayrıca Caravelle’deki bir başka güvenlik unsuru da, çarpışma anında katlanabilen teleskopik direksiyon kolonu; olası bir çarpışmada direksiyon kolonu, sürücü hava yastığının açılması durumunda hava yastığı ile sürücü arasındaki mesafeyi koruyor.

Caravelle hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Bosch’tan Geleceğe Güvenli Sürüş

Bosch’ta sıfır kazayolunda önemli gelişmeler

 

„ 2014 yılındanitibaren araçların en az bir sürüş destek sistemine sahip olması zorunlu halegelecek

„

 

 

Bosch sıfırkaza çalışmaları için 5 bin mühendis çalışıyor

„ Sürüş desteksistemleri pazarının önümüzdeki 5 sene içinde %20 büyümesi öngörülüyor


 

 

 

Bosch Sürüş Güvenliği ve Destek SistemleriGeleceği Şekillendiriyor

Bosch’ta sıfır kazayolunda önemli gelişmeler

 

„ 2014 yılındanitibaren araçların en az bir sürüş destek sistemine sahip olması zorunlu halegelecek

„ Bosch sıfırkaza çalışmaları için 5 bin mühendis çalışıyor

„ Sürüş desteksistemleri pazarının önümüzdeki 5 sene içinde %20 büyümesi öngörülüyor

 

Dünyanın önde gelenotomotiv yan sanayi kuruluşlarından biri olan Bosch, sürüş destek sistemleribu sistemleri daha da geliştirmek için aktif şekilde çalışmalarına devam ediyor.Ürün gamında gerekli tüm teknolojilere sahip olan Bosch, güvenlik ve konforuartıracak daha güçlü fonksiyonlar sunabilmek için bu teknolojileri birbirine entegreçalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor. Otomasyonu daha da artırılan sürüşfonksiyonlarının her biri, ölümlü trafik kazalarının ortadan kaldırılmasınıhedefleyen “sıfır kaza” vizyonunagiden yolda önemli kilometre taşı görevi görüyor.

 

 

Sürücü destek sistemleri ile Bosch da büyüyor

 

2012 yılında Bosch,destek ve güvenlik sistemlerinde 5 milyar Avronun üzerinde ciro elde etti.Dünyanın dört bir yanında yaklaşık 5.000 mühendis bu sistemleringeliştirilmesinde görev alıyor.

Gelecekte Euro NCAP enyüksek notu olan beş yıldızı, sadece sürüş desteği fonksiyonlarına sahiparaçlara verecek; 2014 yılından itibaren araçların, en az bir sürüş desteğifonksiyonuna sahip olması; 2016 yılından itibaren ise, elektronik yaya koruma sisteminesahip olması gerekiyor.

Otomobil alıcıları,direksiyon başına her geçtiklerinde faydalarını hissedebildikleri desteksistemlerine büyük değer veriyorlar. Dolayısıyla, otomotiv üreticileri dearaçlarını rakiplerine fark yaratmaları için bu sistemleri araç özellikleriarasında sunuyorlar.

 

2000 yılında seriüretimin başlamasından 2013 yılı ortasına kadar geçen sürede Bosch, toplam 1milyon adet 77 GHz’lik radar sensörü üretti. 2 milyon sınırına 2014 yılı sonunakadar ulaşılacağı, 10 milyon çizgisinin ise 2016 yılında aşılacağı tahminediliyor. Bosch görüntü sensörlerinin satışı ise 2012 – 2013 yılları arasındaikiye katlandı. 1993 yılında seri üretimin başlamasından bu yana, Bosch 250milyon civarında ultrason sensör üretimi gerçekleştirdi. Bu, yaklaşık olarak 40milyon park yardımı sistemine tekabül ediyor.

 

Amaç: dünya çapında trafik kazalarında ölümsayısının azaltılması

 

Birleşmiş Milletler, 2010ila 2020 yılları arasında trafik kazalarında ölenlerin sayısının dünya çapındaneredeyse yüzde 50 artarak 1,3 milyondan 1,9 milyona yükseleceğini tahminediyor. Her yıl 100.000’in üzerinde insan Hindistan yollarında hayatını kaybediyorve ne yazık ki bu trendin azalacağına dair herhangi bir işaret görünmüyor. AmerikaBirleşik Devletleri’nde, trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 2000yılında 42.000’den 2010 yılında 33.000’e indi. Avrupa’da, trafik kazalarındahayatını kaybedenlerin sayısı ise 2001 yılında 54.000’den 2010 yılında 30.500’eindi.

 

Bosch sürücü desteğinde dönüm noktaları – uzun biruzmanlık geleneği

 

1978:   dünyanın ilk ticari olarak uygulanabilirkilitlenme önleyici fren sistemi (ABS)

1980:   dünyanın ilk elektronik hava yastığı kontrol ünitesi

1984:   motosikletler için kilitlenme önleyici frensistemi(ABS)

1989:   Bosch “TravelPilot” – Avrupa’nın ilknavigasyon sistemi

1993:   ultrason sensörlü park destek sistemi

1995:   dünyanın ilk elektronik stabilite programı(ESP®)

2000:   radar sensörlü adaptif hız sabitleyici (ACC)

2008:   yarı otomatik ultrason sensörlü park desteksistemi

2010:   dünyanın ilk ultrason sensörlü kör noktatespit sistemi

2010:   önleyici acil frenleme sistemi

2010:   yol işareti tanıma

2010:   şeritten ayrılma uyarı sistemleri

2013:   elektromekanik fren güçlendiricisi (iBooster)

 

 

Bosch sürüş destek sistemleri

 

Fren kontrol sistemleri: Elektronik stabilite programı (ESP®) aracınkaymaya başlaması halinde dengeler ve belirlenmiş durumlarda aracın bağımsızşekilde fren yapmasını sağlar. 2013 yılının sonlarında üretime girecek olaniBooster elektromekanik fren güçlendiricisi, fren güçlendirme teknolojisiningeleceğini temsil ediyor. Hava boşluğu olmadan çalışan iBooster sürücü frenebastığında duruma bağlı olarak destek sağlıyor. Ayrıca, iBooster donanımıelektrikli araçlar da yüksek geri kazanım düzeyleri sunarken destek sistemleride sağladığı hızlı ve sessiz tepkiden faydalanıyor.

 

Elektrik motorlu direksiyon sistemleri: ZF Lenksysteme GmbH ortak girişimi tarafındanüretilen bu ürünlerde, direksiyon desteğinin düzeyi sistem yazılımıkullanılarak değiştirilebiliyor. Otomatik dengeleyici müdahalelerde bulunabilendireksiyon sistemi ESP®’yi tamamlayıcı niteliktedir. Bu da, sistemi gelecektekidestek sistemlerinin hayati bir yapı taşı haline getiriyor.

 

Sensörler: Bir taşıtın algılayıcı birimleri. Radar sensörleri 200 metrenin üzerindekimesafelere kadar diğer araçların uzaklık ve hızını kesin şekilde ölçmeleriitibarıyla adaptif hız sabitleyici ve önleyici acil frenleme sistemleri içinideal bir temel sunarlar. Radar sensörleri için, Bosch özellikle daimi olarakdünyanın dört bir yanında otomotiv uygulamalarına adanmış olan yüksekkapasiteli 77 GHz frekans bandını kullanıyor. 2013 yılında, araçların önünde vearkasında kullanıma uygun yeni nesil uygun maliyetli orta menzil radar sensörleripiyasaya sürüldü.

 

Video sensörleri yolişaret ve işaretçilerinden yaya ve bisikletçilere kadar her şeyi tanıyabiliyor.2014 yılında seri üretime girecek olan yeni Bosch stereo video kamerasıbinoküler görüşe sahip olduğundan mesafeleri de ölçebiliyor. Bu tek sensörlüçözüm tüm yeni Euro NCAP gereksinimlerini kapsıyor. Geniş açılı videosensörleri park ve manevra desteği fonksiyonları için gitgide daha fazla kullanılıyor.Bu sensörler 360 derece görüşe (kuş bakışı bakış) izin verdiğinden, aracınetrafındaki tüm yakın mesafedeki alanı kapsıyor.

 

Ultrason sensörler: Yarasaların karanlıkta yolunu bulma yönteminitemel alan bu teknoloji maliyeti uygun olup yirmi yıldır mesafeleri ölçmekamacıyla park destek sistemlerinde başarıyla kullanılıyor.

 

Ağa bağlı navigasyon: Son derece etkin destek sistemleri ve genişkapsamlı otomatik sürüş fonksiyonları bir çevrimiçi bağlantı üzerinden düzenliolarak güncellenen kesin harita verileri gerektiriyor. Halihazırda “bulut”akaydedilen yol işaretlerini bildirebilen bir Bosch iPhone uygulaması bulunurken“elektronik ufuk” ise yol eğimleri ile viraj eğim dereceleri de dahil olmaküzere, güzergah hakkında kesin bilgi sağlıyor. Ağa bağlı araç fonksiyonlarıyakıt tüketimini azaltmak, elektrikli araçlar ise menzillerini artırmak için buverileri kullanıyor.

 

 

 

Kullanıcı ara yüzleri:

Destek sistemlerininkullanıcı ara yüzleri başarda kilit öneme sahiptir. Şayet destek fonksiyonlarıgitgide daha fazla sürüş görevini üstlenecekse sezgisel ve kolay kullanılabilirolmaları gerekiyor. Dolayısıyla Bosch, farklı muhtemel yaklaşımları etüt edipdeğerlendirirken, serbestçe programlanabilir görüntüleme sistemlerini ve başüstü göstergelerin de aralarında bulunduğu çeşitli çözümleri kullanıyor.Gelecekte, sürüş tavsiyeleri ve yakınlık ikazları gibi bilgilerin mevcut gerçektrafik durumunun üzerine gerçekçi şekilde yerleştirilmesi içinzenginleştirilmiş gerçeklik temelli yeni görselleştirme yöntemleri kullanılacak.Kullanıcı dostu uygulamalara bir diğer yaklaşım ise çok modlu konseptlerdir. Buara yüzler jestlere, dokunuşa ve sese  tepki verebilecek züzeye gelecek.

 

 

ABS ve cep telefonları

ABS hız algılayıcıları, tekerleğin dönüşünü izlemekle görevli olduğundan, aracın altında dış etkenlere açık bir şekilde konuşlandırılmaları gerekmektedir. Bu nedenle algılayıcı ucuna kaçacak metal parçacıkları, bu sensörlerin anormal çalışmalarına ve yanlış sinyal göndermelerine neden olmaktadır. Bu sinyaller doğrultusunda da ABS mikrodenetleyicisi ya ön paneldeki “ABS arıza” ışığını yakmakta, ya da tekerlekte kızaklama başladığını düşünerek o tekerleğe ait valfı çalıştırmaktadır.

Metal tozu haricinde, her türlü şiddetli manyetik alanın da teorik olarak algılayıcıları etkilemesi ve ABS’nin yanlış çalışmasına sebebiyet vermesi mümkündür. Cep telefonları da özellikle arama/aranma esnasında yaydıkları yüksek elektromanyetik dalgalar ile böyle bir etkiye yol açabilirler. Ancak günümüzde, -sensörlerin yerleşimi konusunda bir şey yapılamasa da-, gelen sinyallerin analizi ve doğru değerlendirilmesi adına oldukça etkili algoritmalar geliştirilmiş; özellikle CAN uyumlu akıllı algılayıcıların üretimiyle ABS donanımı, mümkün olduğunca cep telefonlarından etkilenmeyecek hale getirilmiştir.

ABS nedir?

ABS, kullanıldığı taşıtın kararlılığını, manevra ve durma yeteneğini artırabilen bir fren sistemidir. Dört-tekerlek ABS, tekerlek kilitlenmesini önleyerek, sürücülere acil frenleme durumlarında kararlılık ve yön kontrolü sağlamaktadır. İlk kez 1936 yılında Almanya’da geliştirilen ve patenti alınan ABS, Almanca “antiblockiersystem.” teriminden kısaltılmıştır ve İngilizcesi de benzer anlamdaki Anti-lock Brake System dir. ABS, her tekerleğin yakınında dönme hızını algılayarak tekerleklerin çekiş kaybettiği ve kilitlenmek üzere olduğunu algılayan sensörlere sahiptir. Elektronik kontrol ünitesi (ECU- Electronic Kontrol Unit) bu sinyalleri değerlendirerek, fren basıncını değiştirmek yoluyla tekerlek kilitlenmesini önleyen hidrolik kontrol ünitesine (HCU- Hydraulic Kontrol Unit) komutlar gönderir.