“Gaflik” – Hüseyin Yayla – Kitap

otoguncel-bymarka-gaflik-huseyin-yayla

Gaflik gündelik iş hayatından ve sosyal hayattan gözlenmiş, düşünülmüş ve özümsenmiş kesitlerden oluşuyor. Kitapta yer alan metinler Yazarımız Hüseyin Yayla‘nın 25 yıllık deneyimin harmanlanmasının yanında, OtoGüncel web sitesindeki haftalık köşe yazılarının üç yıl zarfındaki serüveninden oluşmuştur.

Gaflik Kitabını Bilgisayarınıza İndirmek İçin Tıklayınız.

Gaflik – Önsöz

İnsanın düşünmek, okumak, konuşmak ve yazmak gibi özelikleri vardır. İnsan ruhun, aklın ve kalbin diliyle okumanın ve düşünmenin sonucunda konuşur ve yazar.

İnsanın dinlediğini, konuştuğunu, okuduğunu ve sonra yazdığını görürüz. Ancak, yazma eylemi öncesinde okumak ve gözlem yapmak vardır. İnsan okur, okudukça sever, sevdikçe düşünür ve düşündükçe yine okur.

Kitaplar geleceğe yazılmış mektuplar gibidir. Ondan dolayı insana büyük bir sorumluluk yükler. Gündelik hayata dair olaylardan esinlenerek yazarken, kelimeler adeta insanın dimağından fışkırır. Sonra onları bir kağıt üzerinde ya da bir bilgisayar dosyasında toplarsınız.

***

İnsan konuşmaya başladı mı,  şelaleden dökülen su gibi dökülür kelimeler… Ancak yazmak için aynı şeyi söyleyemeyiz. Yazmak için planlamaktan ziyade düşünmek, düşünmek ve tekrar düşünmek gerekir. Çünkü insan konuşmanın aksine yazarken; ruhundaki, aklındaki ve kalbindeki potansiyel kelimelerle ve cümlelerle yüzleşir. Karşısındakinin yüzüne değil kendi içine, bir bakıma kendi yüzüne çarpar tüm kelimeleri ve cümleleri…

***

Gaflik; gündelik iş hayatından ve sosyal hayattan gözlenmiş, düşünülmüş ve özümsenmiş kesitlerden oluşuyor. Kitapta yer alan metinler 25 yıllık bir deneyimin harmanlanmasının yanında, “otogüncel web sitesi”ndeki haftalık köşe yazılarımın üç yıl zarfındaki serüveninden oluşmuştur.

Kitaplar, dünya hayatının değerli ve sessiz arkadaşlarıdır. Bazen bizi sıksalar da, asla üzmezler. İnsanlar gibi, onların da kaderleri vardır ve kendi kaderlerini yaşarlar. Kitabımın kaderini hiç şaşmayan bir saat gibi işletecek olanlara emanet ediyorum. Bu çalışmanın sektörde ve sosyal çevremde nasıl karşılanacağının merakı ve heyecanını şimdiden duyumsuyorum.

Bu arada, elinizdeki çalışmaya fikirleriyle ve sektördeki duayen kimliğiyle değerli hocam Dr. Abdullah Demir’in; editoryal olarak da değerli kuzenim, ağabeyim M. Ayhan Kara’nın katkılarını anmalıyım. Kendilerine teşekkür ediyorum.